KÜLTÜR SANAT - 02 Haziran 2024 Pazar 10:39

Kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı kapı tokmağı geleneği 300 yıldır devam ediyor

A
A
A
Kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı kapı tokmağı geleneği 300 yıldır devam ediyor

Görenleri adeta başka bir zaman dilimine götüren ve nostaljik anlar yaşatan, bir kısmı restore edilmiş 300 kadar ’düğmeli ev’de Osmanlı Hükümdarlığı’ndan günümüze kadar gelen, kadınlar için ince erkekler için tok ses çıkartan motifli tarihi kapı tokmakları zamana direniyor.


Antalya’nın İbradı ve Akseki ilçelerinde yaklaşık 150-300 yıllık tarihi düğmeli evlerin kapılarında, Osmanlı döneminde dövme demirden yapılan, her biri sanat eseri sayılabilecek tokmaklar günümüzde de kullanılıyor. Özellikle İslam geleneğinde ev halkının gelen misafirlerin cinsiyetine göre kıyafetlerine dikkat etmesini sağlamak amacıyla ustalarca yapılıp kapılara takılan iki farklı tokmak, eve gelen misafirin cinsiyeti konusunda ev sahibine bilgi veriyor.


Dönemin ustaları tarafından yapılıp kapılara takılan iki tokmaktan tok ses çıkartan biri eve gelen misafirin erkek, tiz ses çıkartan diğer tokmak ise kadın olduğu anlamına geliyor. Eskiden belde, Büyükşehir Yasası ile günümüzde mahalle olan Ormana Mahallesi’nde geçmişte adeta görüntülü kapı sistemi olan bu yöntemi kullanmaya devam ediyorlar.


Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi’nde evlerin kapılarına takılan tokmaklar sayesinde ev sahipleri, kapıyı çalan misafirlerini görmeden kadın ya da erkek olup olmadığını anlayabiliyorlar.



"Günümüzde bu gelenek halen sürdürülüyor"


Ormana’da alternatif turizm işletmeciliği yapan Tolga Özgüven, Ormana’da günümüzde birçok geleneklerin halen sürdürüldüğünü söyledi. Bu geleneklerden bir tanesinin tarihi düğmeli evlerin kapılarında bulunan tokmakların halen kullanıldığını söyleyen Özgüven, "Ormana’da bulunan tarihi düğmeli evlerinin kapılarındaki bulunan iki tokmaktan kalın ses çıkaranını erkekler, ince ses çıkaranını ise kadınlar çalıyor. Böylece evdekiler gelen misafirin erkek mi kadın mı olduğunu anlayabiliyor" dedi.



"Her kapının desenlerinin dili var"


Toroslar’da Akseki, İbradı bölgesinde bulunan düğmeli evlerin kapıları tarihi geleneklere sahip olduğunu söyleyen Özgüven, "Bu düğmeli evler ilk yaşam alanlarıdır. Daha sade kapılarla başlamış fakat son 150-200 yıl önce ahşap oymacılığı eklentileri kapıların üzerlerine ilave edilmiş. Baktığınız zaman her bir kapının tarihi, tarihçesi, desenlerinin dili var. Kapılara baktığınız zaman hayat ağacı motifleri, kaplumbağa kafası, kolları, uzun hayatı sembolize eden detaylar gözüküyor. Bu tarihi kapılarda sağ ve sol kapıda tokmaklar bulunmaktadır. Her ne kadar birbirine benzese de farklı ses çıkarırlar. Geleneksel olaraktan sağdaki tokmaklar erkekler, soldaki tokmaklar ise bayanlar için kullanılıyor. Ses tınısı farklıdır. Çıkan sesi ev halkı biliyor. Sese göre kapıdakinin erkek veya bayan olduğunu biliyor. Eğer gelen bir erkekse evin hanımı örtünüyor. Gelen bir bayan ise evin hanımı kapıyı açıyor" diye konuştu.



"Kapı tokmaklarından başka gelenek de var"


Özgüven, "Burası Osmanlı’ya bağlı bir köy olmasından dolayı daha sonrasında zil sistemleri ufak tefek değişimler görmüş ve çevirmeli zır zır ziller ilaveler yapılmış. Kapılara cumhuriyetin habercisi ay yıldızlı motifler işlenmiş. O dönemde Harf Devrimi bölgeye gelmediğinden dolayı kapıların kimlerin yaptığı Osmanlıca olarak kapıların üzerine yazılmıştır. Kapı tokmakları ile başka geleneklerimiz de var. Kapıyı çalınca evde kimse olmayınca kapı tokmağına herhangi bir şey asılarak eve bir misafirin geldiğini anlayabilirler" dedi.



"Eskiden kalma bir gelenek"


200 yıllık tarihi düğmeli evde oturan 73 yaşındaki Nermin Aldemir, "Bu geleneğimiz yeni değil. Bu geleneğimiz eskiden kalma bir gelenektir. Ormana da bu sistem tarihi düğmeli evlerin hepsinde var ve bu geleneklerimiz devam etmektedir. Kapı tokmağı çalınca kapıyı evin ikinci katından ip çekerek açıyoruz. Ayrıca evin üst kadında da tahtanın arasında bulunan delikten kimin geldiğini görebiliyoruz” şeklinde konuştu.



Kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı kapı tokmağı geleneği 300 yıldır devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bayram öncesi Tatvan’da yoğun güvenlik uygulaması Bitlis Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Tatvan genelinde geniş kapsamlı "Şok Aranan Şahıslar Uygulaması" gerçekleştirildi. İlçede meydana gelebilecek asayişe müessir olayların önlenmesi, aranan şahısların tespiti ve yakalanması amacıyla ilçe genelinde farklı noktalarda yoğun denetimler yapıldı. Saat 20.00 ile 22.00 arasında gerçekleştirilen uygulamalarda ekipler, hem trafik hem de asayiş yönünden kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Uygulamalar; ilçe genelindeki ana cadde ve sokaklar, bazı uygulama noktaları ile umuma açık alanlar ve sahil bandında bulunan işletmelerde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Toplam 13 ekip ve 82 personelin görev aldığı uygulamalarda 195 araç ve 1228 şahıs kontrol edildi. Yapılan denetimlerde 8 yoklama kaçağı şahsa gerekli tebligatlar yapılırken, trafik yönünden yapılan kontrollerde 20 araca toplam 315 bin 226 lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca 1 şahıs hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (bıçak bulundurma) suçundan işlem yapıldığı öğrenildi. Yetkililer, uygulama süresince bunların dışında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını bildirdi. Kurban Bayramı dolayısıyla ilçede trafik ve insan yoğunluğunun arttığını belirten Yiğit Yaşar Demir, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirebilmesi adına emniyet güçlerinin sahada yoğun mesai yürüttüğünü söyledi. Kaymakam Demir, "9 günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ilçemizde hem şehir içi hem de transit araç yoğunluğu artmış durumda. Bayram süresince yaşanabilecek trafik kazalarının ve asayiş olaylarının önüne geçebilmek amacıyla emniyet güçlerimiz farklı noktalarda denetim ve rehberlik faaliyetlerini sürdürüyor. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği bizim önceliğimizdir. Tatvan’ın huzuru ve güvenliği için arkadaşlarımız büyük bir özveriyle görev yapmaktadır" dedi. Yetkililer, Kurban Bayramı boyunca vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde madde bağımlılığına karşı panel Kastamonu Üniversitesi, gençliği tehdit eden madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversitenin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Madde Bağımlılığı ile Mücadele Paneli", öğrenci ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Teknokent Ilgaz Salonu’nda düzenlenen panel, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Programın oturum başkanlığını, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Anabilim Dalı Başkanı ve geçmişte Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan Doç. Dr. Evren Atış üstlendi. Panelde, bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir tehdit olduğuna dikkat çekildi. Alanında uzman isimlerden Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ömer Erdoğan, madde bağımlılığının fiziksel, psikolojik ve sosyal etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda özellikle üniversite gençliğinin bilinçlendirilmesi, aile-üniversite işbirliği ve erken farkındalığın hayati önemi vurgulandı. Etkinliğe ayrıca, akademik danışmanlığını Doç. Dr. Evren Atış’ın yürüttüğü Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Topluluğu da destek verdi. Topluluğun çalışmaları ve sosyal sorumluluk yaklaşımı, gençlerin sağlıklı yaşam bilinci kazanmasına yönelik örnek bir dayanışma modeli olarak değerlendirildi. Yoğun katılım ve güçlü mesajlarla tamamlanan panel, madde bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca güvenlik veya sağlık boyutuyla değil; eğitim, bilinçlendirme ve toplumsal dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversite yönetimi ve akademisyenler, benzer farkındalık çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.