ASAYİŞ - 26 Kasım 2025 Çarşamba 18:36

Kendi doğum gününde barışmak için buluştuğu husumetlisini öldürmüş

A
A
A
Kendi doğum gününde barışmak için buluştuğu husumetlisini öldürmüş

Antalya’da aileler arasındaki husumeti bitirmek amacıyla bir araya geldiği akrabasını tabancayla öldüren zanlı, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Şüphelinin ifadesinde daha önce tehdit ettiği için olay yerine silahla gittiğini söylediği öğrenilirken, olay gününde ise doğum günü olduğu ortaya çıktı.


Olay, Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2383 Sokak’taki bir apart otelde dün akşam yaşandı. Aileler arasında süregelen husumeti sonlandırmak amacıyla akrabası Doğan Duman ile otelin kafeteryasında buluşan yabancı uyruklu Imad Almograbi, çıkan tartışma sırasında tabancayla ateş ederek Duman’ı öldürdü. Maktulün cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.



Kaçarken yakalandı


Cinayetin ardından otomobille uzaklaşan Almograbi, Güzelyurt Mahallesi Şehit Mustafa Göktürk Caddesi üzerinde Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince durdurularak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.



"Ailem İsrail’de saldırıya uğradı, bana baskı yaptılar"


Savcılık sorgusunda tercüman eşliğinde ifade veren Imad Almograbi, beş buçuk yıl önce ailesiyle Türkiye’ye geldiğini, konut alımının ardından Türk vatandaşlığına geçtiğini ve Antalya’da ticaret yaptığını belirterek şöyle dedi: "Türkiye’ye ailemle huzurlu bir yaşam kurmak için gelmiştim. Ancak diğer aile bireylerim İsrail’de kaldı. Üç hafta kadar önce İsrail’de olan ağabeyimin iki çocuğu, uzaktan akrabalarımız tarafından öldürülmüş. Ağabeyim de olayda bacaklarından yaralandı. Taziye için İsrail’e gittim, sonra tekrar Türkiye’ye döndüm. Doğan Duman’ın yeğeni M.M.E. beni arayıp ağabeyimin ifadesini değiştirmemi istedi. Olayın beni ilgilendirmediğini söyledim. Bu kez Doğan Duman’ın kardeşi Samir A. ısrarla arayınca görüşmeyi kabul ettim."



"Tehdit ettiği için silahımı yanıma aldım"


Görüşmeye giderken hem çocuklarının evde yalnız olması hem de ölüm tehditleri nedeniyle silahını aldığını belirten Almograbi, savcıya şu ifadeyi verdi: "Konuşma yeri olarak belirlenen Güzeloba Mahallesi’ndeki iş yerine tek başıma gittim. Gitmeden önce evde çocuklarım yalnız olduğu için bulundurma ruhsatlı silahımı yanıma aldım. Bunun yanında Doğan Duman beni tehdit ettiği için de silahı yanıma almıştım. Doğan Duman daha önce İsrail’deki olay nedeniyle kuzenlerim aracılığıyla bana haber gönderip ağabeyimin ifadesini değiştirmezsem beni ve ailemi öldüreceğini söylemişti. Benim ailede sözüm geçtiği için bu şekilde ağabeyime baskı yapmamı istiyordu. Yaklaşık yarım saat, bir saat kadar yanlarında kaldığımda bu kişi bana bağırıp çağırıp yüzüme tükürüp üzerime kahve döküp sonra ayağa kalkarak suratıma yürüdü, ancak araya girilmesi nedeniyle vuramadı. Bu esnada bana sürekli küfürler edip tehditlerde bulundu. Bana ‘senin eşini kendime alacağım, anneni mezardan çıkarıp sinkaf edeceğim’ şeklinde küfürlerde bulundu. Kendisi benim ailem büyüğü olduğu için cevap vermedim."



"Silahını çıkarınca korktum, ateş ettim"


Almograbi, tartışma esnasında Doğan Duman’ın silahına davrandığını ileri sürerek, "Ancak sonrasında oradan kalkıp gideceğim sırada "senin yeğenlerini öldürdük, seni ve çocuklarını öldüreceğim" deyip elini beline atınca ben üzerimde bulunan silahı kendimi korumak maksadıyla kullandım. Silahı kullandıktan sonra sonrasını hatırlayamıyorum. Şahsın bana söylediği hakaret ve tehditler zoruma gittiği için kendimi kaybettim. O yüzden kaç el ateş ettiğimi bilemiyorum" ifadelerini kullandı.



"Pişmanım"


Almograbi, olay sonrası paniğe kapılarak uzaklaştığını belirterek, "Olay sonrası aracıma binip, hareket ettim amacım polise gitmekti ancak sonradan durdum. Olayın etkisiyle ne yapacağımı bilemediğim ve arabayı kullanabilecek durumda olmadığım için arkadaşım olan Basam F.’yi aradım. Silahı bulunduğum yerdeki boş araziye gömdüm. Basam F. geldiğinde ona olayı anlatmadım. Onun aracındayken de polisler beni yakaladı. Bu olaydan dolayı son derece pişmanım. Ölen kişi benim akrabam olmaktadır" dedi.


Öte yandan tutuklanan Imad Almograbi’nin olayın işlendiği 25 Kasım tarihinin doğum günü olduğu öğrenildi.,


Kasten öldürmeden tutuklandı


Savcılık sorgusunun ardından Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilen Imad Almograbi, çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.