KÜLTÜR SANAT - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 13:04

Kepez’de sünnet şöleni

A
A
A
Kepez’de sünnet şöleni

Kepez Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Uluslararası Kültür Festivali renkli etkinliklerle devam ederken, festival atmosferiyle birleşen geleneksel sünnet şöleni hem çocuklara hem de ailelerine unutulmaz anlar yaşattı.


Dokumapark’ta 24 Ağustos Pazar akşamı çifte bayram yaşandı. Bir yanda Kepez Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Kültür Festivali, diğer yanda ise geleneksel sünnet şöleni bir arada yapıldı. Festival atmosferiyle birleşen bu anlamlı gün, hem çocuklara hem de ailelerine unutulmaz hatıralar sundu. Sünnet şöleninde gün boyu süren etkinliklerle çocuklar doyasıya eğlendi. Renkli şovlar ile başlayan programda minikler sahneye çıkarak keyifli anlar yaşadı. Ardından sahne alan Burak Onurlu, sevilen çocuk şarkılarıyla alandaki coşkuyu zirveye taşıdı. Neşeli dakikaların yaşandığı konserde, çocuklar dans edip şarkılara eşlik ederken, aileler de bu özel anları gururla izledi.



"Büyük bir aileyiz"


Antalya’nın Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de Dokumapark alanında 425 çocuğun sünnet mutluluğunu paylaştı. Başkan Kocagöz, sahneye çıkarak hem çocuklara seslendi hem de bu özel günün anlamını vurguladı. Çocuklara hitaben yaptığı konuşmada "Sevgili çocuklar, bugün sizin gününüz. Bugünü hiçbir zaman unutmayacaksınız" diyen Başkan Kocagöz, sözlerini "Biz Kepez’de büyük bir aileyiz. Burada her çocuk birbirinin kardeşidir. Bizim ayrımız gayrımız yok" diyerek sürdürdü.


Kepez Kültür Festivali’nin ilkini geçen yıl gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Kocagöz, bu yıl festivali çok daha görkemli bir şekilde düzenlemek istediklerini belirterek, "Belediye başkanlarımızın özgür olmamaları bizi o coşkudan biraz mahrum etti ama biz ülkemizin geleceği için kuşku değil umut doluyuz" dedi. Bu yıl 425 çocuğun sünnetinin Kepez Belediyesi’nin Sağlık Merkezi’nde yapıldığını belirten Başkan Kocagöz, "Bu hizmet, çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği için büyük bir titizlikle yapıldı. Hekim arkadaşlarımıza, sağlık çalışanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"Çocuklarımızın geleceği için çalışıyoruz"


Sünnet şöleninin Kepez’de 2005 yılında 20 yıl önce başladığını hatırlatan Kocagöz, "O zaman belediye başkan yardımcısıydım. O günden bugüne bu güzel gelenek devam ediyor. Çünkü biz biliyoruz ki, gelenekleri yaşatmak geleceğe kurulan en güçlü köprüdür" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir" sözünü de hatırlatan Başkan Kocagöz, "Biz de bu anlayışla çalışıyoruz. Çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak için var gücümüzle çalışacağız" dedi.


Konuşmasının sonunda Başkan Kocagöz, sünnet olan her bir çocuğa aileleriyle birlikte vakit geçirebilmeleri için eğlence parkı bileti hediye etti.



Kepez’de sünnet şöleni

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bursa Mudanya Çayönü Mahallesi’nde yağlık ay çiçek tohumu dağıtımı yapıldı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Alanlarının Kullanımını Etkinleştirilmesi (TAKE) Proje çalışmaları sürerken, Bursa’da toplamda 369 üreticiye 9 bin 262 dekar alanda uygulanmak üzere 3 ton 720 kilogram ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan alanlarda uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanılarak bitkisel üretimin arttırılmasına yönelik projeler Bursa’da uygulanmaya devam ediyor. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt’un verdiği bilgilerde, Proje Kapsamında Mudanya İlçesi Çayönü Mahallesinde gerçekleşen tohum dağıtım programına katılan Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, dağıtılan yağlık ayçiçek tohum çeşidinin ürün verimi olarak üstün bir çeşit olduğunu belirtti. Ayçiçek tohumunun yetiştirilme süreci hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde bilgi alınabileceğini vurgulayan Sülün, dağıtılan tohumların tüm üreticilere ve ülkemize hayırlı olmasını temenni etti. 2026 yılında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Müdürlüğümüzce teklif edilen projelerden Ayçiçeği Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi (Bakanlık Katkısı 1 milyon 593 bin TL) kabul edilmiştir. Bu yıl İlimizde yürütülecek olan Yağlık Ayçiçeği projemiz Kestel, Karacabey ve Mudanya İlçelerimizde gerçekleşecektir. Dağıtım törenine Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ercan Yavuz, AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak katılım gösterdiler.
Bursa Öğretmen ve öğrenciler çiçeklerle karşılandı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından, Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden bir gurup öğrenci, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çiçeklerle karşıladı. Bursa Osmangazi Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınlarından sonra farkındalık oluşturmak adına anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sabah okula gelen öğretmenlerini çiçeklerle ve pankartlarla karşıladı. Öğrenciler, ‘öğretmene silah değil, çiçek uzatılır’ ve ‘Vatanı korumak çocukları korumaktan başlar’ pankartlarıyla arkadaşlarını karışlayan öğrenciler, ayrıca tüm öğretmen ve öğrencilere karanfil dağıttı. Öğrencilerinin bu duyarlılığının kendilerini çok duygulandırdığını ifade eden Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mehmet Niyazi Köse, "Eğitimci olarak bizler on iki günde meslek hayatlarının en zor dönemini yaşadık. Bu süreç öğrencilerimiz için çok daha zordu. Ancak onlar kendi zorluklarını unutarak arkadaşlarına ve bizlere büyük bir sürpriz yaptı. Kendileri küçük de olsa kalplerinin ne kadar büyük olduğunu bize gösterdiler. Bizim tahayyül ettiğimiz Türk Gençliği işte tam olarak budur. Öğrencilerimiz kutluyor ve onların öğretmenleri olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.