ASAYİŞ - 08 Mayıs 2026 Cuma 12:30

Muhittin Böcek, duruşmanın dördüncü gününde özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi

A
A
A
Muhittin Böcek, duruşmanın dördüncü gününde özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde tutuklu sanıklar savunma yaptı. Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "İddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. Özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine de tepki gösteren Muhittin Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ise "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullanırken, Fazlı Ateş de savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu.


Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor. Dava kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.


Duruşmanın dördüncü gününde, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve iş insanı Fazlı Ateş’in müdafileriyle birlikte savunmada bulundu.



41 sanıklı dava Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. İddianamede, sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlamalarına yer verildi. İddianamede bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı.



İddianamede 258 milyon 600 bin TL’lik müsadere talebi


İddianamede, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi talep edildi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Davanın ilk duruşmasında Mehmet Okan Kaya ve İlker Arslan adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.



"Hiçbir müşteki doğrudan benim tehdit ya da zorlama yaptığıma dair beyanda bulunmamıştır"


Tutuklu sanık Muhittin Böcek, duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları değerlendirdi. Böcek, "Duruşmaların başladığı günden bugüne kadar şahsıma yöneltilen suçlamalara yönelik tüm ifadeleri dikkatlice dinledim ve önceki ifadelerini de dikkatlice okudum. Bu suçlamalarda hiçbir müşteki doğrudan benim tarafımdan kendilerine dönük bir tehdit ya da zorlama yapıldığına dair beyanda bulunmamıştır. Hatta bu müştekilerin büyük çoğunluğu, ne ihbar suretiyle kendilerinden talepte bulunduğuma dair ne de sonrasında benimle herhangi bir görüşme yaptıklarına dair beyanda bulunmamıştır" dedi.


Bazı müştekilerin ilk ifadelerinde adını dahi anmadığını savunan Böcek, "Geriye kalan bazı müştekiler ise ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamışken, sonrasında ya tutuklanınca çıkmak için ya da tutuklanmak korkusuyla ispatı mümkün olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunmuşlardır. Özetle, iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.



"Mal beyanımı yasal sürelere uygun olarak verdim"


Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, 18 Nisan 1999’dan bu yana yasal sürelere uygun şekilde mal beyanında bulunduğunu söyledi. Böcek, "18 Nisan 1999’dan bugüne kadar yasada yer alan sürelere uygun olarak mal beyanı verdim. Benim tüm mal varlığım, rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında 107 dönüm yeri olan, babamdan kalan yerlerdir. Antalyalı hemşehrilerimiz beni 6 defa seçerken, o insanlar benim hayırseverlikte ilk sırada olduğumu bilir. Bu süreçte kaynağı belirsiz ve fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastine uğruyorum ve çok üzülüyorum. Ben hayatım boyunca milletin parasını millete harcadığım için bu insanları kimseye aşağılatmadım. Bunlar son derece üzücü ve dava siyasidir" dedi.



"Gizlilik kararına rağmen karalama yapıldı"


Savunmasında basına yansıyan iddialara da tepki gösteren Böcek, gizlilik kararına rağmen hakkında karalama yapıldığını öne sürdü. Böcek, "Günlerdir Antalya kamuoyunda, gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı olmasına rağmen, o gün sonrası benim avukatlarımda dahi olmayan bilgilerle, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşörün yaptığı karalamalarla her türlü alçaklığı yaptılar. Onlarla ilgili davam da devam edecek" ifadelerini kullandı.


Cep telefonunun şifresini devlete ve adliyeye güvendiği için tereddüt etmeden verdiğini söyleyen Böcek, özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" diye konuştu.



"Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu?"


Sağlık durumuna ilişkin raporlara da değinen Böcek, hastalıklarının raporlarda yer aldığını ancak cezaevinde kalmasına engel bulunmadığı yönünde sonuç verildiğini söyledi. Böcek, "Sağlık raporuna gelecek olursak, hastalığımın gerçekliği satır satır yazılmışken, sonucunda cezaevinde yaşamaya devam edilebilir sonucu çıkmıştır. Heyet raporu çıkmadan kendini gazeteci sananlar, ‘Rapor olumsuz çıkacak’ diye yazdı. 32 yıldır görev yapıyorum, bir kez rapor almadım. Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu? Eğer iyiysem, cezaevine girdiğimden beri neden 15 kez hastaneye gittim? Bir diğer rahatsızlığım uyku apnesi. Apneye dair kullanmam gereken ekipmanlar, şartlar gereği mümkün olmamaktadır. Gelinen aşama itibarıyla tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi.



"Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum"


Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de duruşmada savunma yaptı. Böcek, savunmasında hakkındaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek, "Avukatım açıklamada bulunacak. Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Somut zorlama yoktur"


Mustafa Gökhan Böcek’in savunmasının ardından müdafisi söz aldı. Avukat, iddianamede müvekkili hakkında yer alan suçlamalara ve "suçu meslek edinen kişi" değerlendirmesine ilişkin beyanda bulundu. Avukat, dosyada müvekkili yönünden somut zorlama bulunmadığını savunarak, "Birinci olay üzerinde somut zorlama yoktur. İkinci olayda şahsın belediyede imza yetkisi yoktur. Savcılığa şunu sormak istiyoruz; fiili yetkisi olmayan kişi süreci nasıl etkilesin? Selahattin Artun açıkça belirtmiştir ki, hak edişlerin geciktirilmesi ya da öne alınması mümkün değildir. Öznel korku ile icbar aynı şey değildir" dedi.



"Zeynep’e alınan ev borç ilişkisidir"


Gökhan Böcek’in müdafisi, Zeynep Kerimoğlu’na alındığı belirtilen eve ilişkin olayın borç ilişkisi olduğunu savundu. Avukat, "Zeynep’e alınan evle ilgili olayın borç ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Yusuf Yadoğlu, verdiği ifadesinde müvekkilin 30 milyonu borç olarak istediğini söylemiştir. Yadoğlu açıkça borç verdiğini söylemiştir. Anlatılan her şey kişisel kaygıdan ibarettir. Zeynep Kerimoğlu’na ödendiği öne sürülen 80 milyon TL’ye ilişkin ödeme, Bülent Ç. ile ticari ve sözleşmesel ilişki kapsamında yapılmıştır" dedi.



"Kamu görevlisi olmayan kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değil"


Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun beyanlarına da değinen Gökhan Böcek’in avukatı, Hesapçıoğlu’nun sıradan bir kişi olmadığını belirterek, "Emin Kemal Hesapçıoğlu sıradan bir insan değildir. ‘Kandırıldım, bilmiyordum’ ifadeleri ticaret hukukunda bile kabul edilmez bir durumdur" diye konuştu.


Müdafi, Yıldız Maktav’a alınan aracın bedelinin nakit olarak ödendiğini savunarak, "Yıldız Maktav’a alınan aracın bedeli nakit olarak ödenmiştir. Araç alındıktan 1 ay sonra ceza kesilmiştir, tarihler uyuşmamaktadır. Hesapçıoğlu, belediye ile ilgili her akışta Gökhan’a ulaşıp Muhittin Böcek’ten randevu talep etmiştir. Üstüne yapışmış gibi verdiği ifadeler doğru değildir" dedi.


Avukat, Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım ise yapay ve komik durmaktadır. İşe yarar ifade verirsem tahliyesi olabilirim psikolojisinin bir ürünüdür. Muhittin Böcek’in hiçbir transferden ve görüşmeden haberi yoktu. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değildir. Müvekkilim 10 aydır tutuklu, yurt dışından kendisi gelip teslim oldu. Tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Savcının mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum"


Tutuklu sanık Fazlı Ateş de duruşmada savunma yaptı. Ateş, savcılığın ara mütalaasına yönelik yaptığı savunmada, "Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Duruşmada sanık ve müdafi savunmalarının alınmasına devam ediliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta dev yatırım: 25,5 Milyon TL’lik Suni Karlama hamlesiyle 5’inci pist güçleniyor Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Sarıkamış Kayak Merkezi’nde suni karlama altyapısını güçlendirecek dev yatırım için imzalar atıldı. Yaklaşık 25 milyon 588 bin 919 TL bedelli proje kapsamında 5 numaralı pistte eksik kalan 21 adet direk tipi karlama makinesi kurulacak. Proje kapsamında daha önce altyapısı hazırlanan hatta 21 adet menhol imalatı gerçekleştirilecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 5 numaralı pistte modern suni karlama sistemi tam kapasiteyle hizmet verecek. AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Sarıkamış’ın son yıllarda turizmde önemli bir ivme yakaladığını belirterek, yapılan yatırımların bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Çalkın, "Allah’a hamdolsun her gün yeni bir proje için bir araya geliyoruz. Valimizin başkanlığında bugün yine önemli bir protokol imzalıyoruz. Sarıkamış turizmi hem Kars hem de ülkemiz için önemli bir potansiyele sahip. Kafkasya’nın en güzel kayak merkezi diyoruz. Türkiye’de artık önemli bir konuma oturdu. Bunun altında büyük bir emek ve özveri var. Sadece kayak tesislerinin güçlendirilmesi değil, yıllardır sürdürülen altyapı çalışmaları, Doğu Ekspresi’nin güçlendirilmesi, Kars’taki turizm altyapısının geliştirilmesi ve Sarıkamış Kayak Merkezi’nin desteklenmesi bu başarının temelini oluşturuyor" dedi. Cumhurbaşkanı’nın talimatları doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle önemli yatırımların hayata geçirildiğini ifade eden Çalkın, "Yeni protokolle birlikte kar tesisimizi daha da büyüterek kayak merkezimizi güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kars Valisi Ziya Polat ise projelerin güçlü devlet desteğiyle yürütüldüğünü ifade ederek, Sarıkamış’ın dünya markası olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti. Vali Polat, "Bu imzaların arkasında devletimizin ve hükümetimizin güçlü desteği var. On yılların hayali olan suni karlama tesisinde geçen yıl 4 ve 5’inci pistlerin önemli bölümü tamamlandı. Şimdi ise 5’inci pistte eksik kalan 21 direk tipi karlama sisteminin ihalesini yaptık. En kısa sürede 4 ve 5’inci pistler tamamen suni karlama sistemiyle buluşacak" ifadelerini kullandı. Sarıkamış’ın kristal karı ve sarıçam ormanlarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir merkez olduğuna vurgu yapan Polat, "Dünya markası olmak istiyorsanız suni karlama artık olmazsa olmaz. Altyapımız güçlü, otel kapasitemiz her geçen gün artıyor. Kars artık bir turizm şehri oldu. Bu yıl 600 binin üzerinde turisti ağırladık. Hedefimiz bu yıl 1 milyon, önümüzdeki 3 yıl içerisinde ise 2 milyon turist sayısına ulaşmak" şeklinde konuştu. Tamamlanacak yatırımla birlikte Sarıkamış Kayak Merkezi’nin sezon süresinin uzatılması, kar garantisinin artırılması ve yerli-yabancı turist sayısında önemli artış sağlanması hedefleniyor. Kars Valiliği Toplantı Salonu’nda imza törenine Vali Ziya Polat, Milletvekili Adem Çalkın, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Fatih Tekcan ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Başköylü katıldı.
Kayseri Melikgazi’de Osman-Fatma Fırıncı Cami ibadete açıldı İlçeye farklı alanda rekor hizmetler kazandıran ve birçok projenin de yakında açılışını yapacak olan Melikgazi Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde hayırsever işbirliği ile yapımını tamamladığı Melikgazi Belediyesi Osman-Fatma Fırıncı Cami’nin açılış törenini gerçekleştirdi. Caminin 615 kişilik cemaat kapasitesiyle mahalle sakinlerinin büyük bir ihtiyacını karşılayacağını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Allah’ın izniyle bu yazın ilk açılışını yaptık. İnşallah yazın sonuna kadar nasip olursa hemen hemen her hafta bir açılış yapacağız. İki okul, cami, kuran kursu, sosyal tesis, Sanat Melikgazi olmak üzere 20’ye yakın projemizin açılışını yapacağız. Yıldırım Beyazıt Mahallemizde kentsel dönüşüm çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Şu an 2. Etap bitmek üzere 3. etap çalışmalarımıza da anlaşmalar yaparak devam ediyoruz. İnşallah 3. Etap da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın onayını aldıktan sonra başlayacak. Bu bölgeye bir park, bir sosyal tesis de kazandıracağız. Bu mahallemize 2 okul yaptık şuanda hizmet vermeye devam ediyor. 2 okul daha yapacağız, birinin kaba inşaatı bitmek üzere, diğerinin de temelini atacağız. Dolayısıyla Yıldırım Beyazıt Mahallemize 4 okul yapmış oluyoruz. 6 sene içerisinde camiler ve Kur’an kursları yaptık. Borcu olmayan kredi çekmeyen belediyelerden biriyiz. Bu cami için hayırseverimize ve evlatlarına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Türkiye’de hayırseverle en çok proje yürüten belediyeyiz. Belediyecilik hizmetlerimizde Kayseri’nin birinci çıkacağını düşünüyorum. Çocuklarımıza İslami ve ahlaki değerlerimizi anlatmamız lazım. Aile yapımızı korumamız için bu camilerimiz çok önemli. Camimiz ilçemize ve mahallemize hayırlı olsun." dedi. Hayırsever Mehmet Fırıncı ise, "Bu camiyi yapmayı bize nasip eden Rabbimize şükürler olsun. Burayı hayata geçirmemizde büyük desteği olan Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza çok teşekkür ederim. Projede emeği geçen herkese ve bize maddi manevi destek olan hayırsever dostlarımıza çok teşekkür ederim. Camiimizin hayırlı olmasını dilerim." diye konuştu. Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz ise caminin yapımında emeği geçen herkese teşekkür edip hayırlı olmasını dileyerek Kayseri’nin çok şanslı olduğunu ve 4-6 yaş Kur’an Kursu başarısında Kayseri’nin Türkiye birincisi olduğunu da sözlerine ekledi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da bir konuşma yaparak, "Kayseri’de güzel işlere imza atılıyor. Gerek Büyükşehir’imiz gerekse ilçe belediyelerimiz belediyeciliğin en güzel örneklerini hayata geçiriyor. Yıldırım Beyazıt Mahallemiz gerçekten gelişen güzelleşen mahallelerimizden bir tanesi. Değerli Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın yaptığı güzel işlerle birlikte burası bir cazibe merkezi haline geldi. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. Tüm Kayseri belediyeleri olarak birlik ve beraberlik içinde güzel işlere imza atıyoruz. Bu güzel eserimizin hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim." diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu ise, "Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın cami yapımı konusunda belli bir tecrübeye ulaşmış ciddi bir ekibi var. Caminin mimarisi noktasında mimar arkadaşımız muhteşem bir iş çıkarmış. Durum onu gösteriyor ki bundan sonra yeni cami açılışlarında, kütüphane açılışlarında bir arada olacağız." dedi. Melikgazi Belediyesi Osman - Fatma Fırıncı Cami’nin, mimarisi ve mahalleye kattığı değer ile farklı bir güzellik oluşturduğunu belirten Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, "Bu Cuma günü muhteşem bir caminin açılışında beraberiz. Anne babalarının adına değerli kardeşlerimizin yaptırdığı bu cami, göze hoş gelen, mahalleye değer katan mimarisiyle farklı bir yapı. Dolayısıyla şadırvanıyla, çevre düzenlemesiyle bölgeye farklı bir güzellik katmış. Bu milletin iman dolu kalbi bu camileri yapmaya devam edecektir. Kayseri’de bu manada sorumluluğunu bilen insanların sayısı çok fazla. Anne ve babalarının ardından her zaman dua edilecek böyle bir eser yaptıran kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Melikgazi Belediye Başkanımızı özellikle bu tür eserlere vesile olmak için verdiği çabadan dolayı tebrik ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun." dedi.
Çorum Çorum’da tarihe iz bırakanlar sempozyumda anlatıldı Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda, tarihte iz bırakan Çorum’un önemli şahsiyetlerinin hayatı anlatıldı. Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, "Osmancık’ın, Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır" dedi. Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "1. Ulusal Geçmişten Günümüze Çorum’da İz Bırakanlar" sempozyumu Meslek Yüksekokulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyumda Çorum’un tarihi yapılarından Veli Paşa Hanı ve Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa gibi kentin simge değerleri tarihi kaynaklar ışığında konuşuldu. Sempozyumda Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özer Şenödeyici ve Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu tarafından sunumlar yapıldı. Sempozyuma protokol üyeleri, akademisylenler, çok sayıda öğrenci katıldı. "Ecdat yadigarlarını korumak tarihi bir vebaldir" Düzenlenen sempozyumda açılış konuşmasını yapan Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan’ı Prof. Dr. Zekeriya Işık, "19. asrın sonlarına geldiğimizde Çorum, arşiv kayıtlarına göre 51 mahallesi, Ulu Camisi, 23 minareli camii, 21 mescidi, 10 medresesi, 2 kütüphanesi, tekke ve zaviyeleri, 11 hanı, bin 100 dükkanı, çarşı ve pazarları ile Türk İslam medeniyetini temsil eden önemli bir merkez hüviyetindedir. Bugün bu yapıların büyük bir kısmı maalesef modernitenin çarkları arasında örselenmiş, öğütülmüş ve kaybedilmiş durumdadır. Geriye kalanları hangi ahvalde bulunursa bulunsun kurtarmak, gelecek nesillere aktarmak başta sorumluluk sahibi şahıs ve kurumlar olmak üzere tüm şehir olarak her hepimizin başlıca görevidir. Zira her bir tarihi mekan, her bir tarihi eser toplumun ortak aklı, hafızası baba, ata ocağıdır. Kale, Ulu Cami, Hıdırlık, Çöplük Çarşısı, Paşa Hamamı, Taş Han, Güpür Hamamı ve daha niceleri bu toplumun ortak kültür mirası yani baba ocağıdır. Kadim Anadolu tabiriyle bu ocakları tüttürmek, mekan ile özdeşleşmiş, onunla kaim olmuş ve asırlar boyu hüküm süre gelmiş olan milli ve manevi değerleri, gelenek ve görenekleri ecdattan alıp nesle teslim etmek tarihi bir vebal ve sorumluluktur" dedi. "Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor" Sempozyumda Çorum’un tarihi yapılarından biri olan Veli Paşa Hanı’nın tarihiyle ilgili bilgi veren Işık, "Veliyyüddin Paşa 1866’da vakfettiği kahvehane ve bitişindeki altı dükkanı yıktırıyor. Bunun yerine yeni bir bina inşa ettiriyor ki bu bina Velipaşa Han’dır. Üst katta 43, alt katta 16 oda olmak üzere toplam 59 odadan meydana gelen 1 kahvehane, iki ahır, 10 dükkan, bir miktar avlu ve ikişer kanatlı sokak kapısı içeriyor. Velipaşa Hanı’nın 1866 ila 1885 arasındaki bir tarihte inşa edilmiş. Velipaşa’dan günümüze kalan yapıların en önemlisinden biri Velipaşa Konağı. Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor. Hanın en önemli özelliği Osmanlı şehir içi hanlarının özelliklerini yansıtması ve ondan da çok önemli bir farklı olarak üç katlı olmasıdır. Üçüncü katı bir otel olarak kullanılmaktadır" diye konuştu. "Sadrazamlar şehri sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır" Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’nın hayatını anlatan Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu da, "Osmancık’ın, Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır. 17. yüzyılda Baltacı Mehmet Paşa ile bu sayı üçe çıkıyor. Osmancıklıların da haklı olarak övündükleri gibi bir ’sadrazamlar şehri’ sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır. Baltacı Mehmet Paşa’nın sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olduğu, gençliğini Osmancık’ta geçirdiği kayıtlıdır. Bir süre Akdeniz sahillerinde pek çok memleketi gezmesini sağlayan gemicilik işinde çalıştığı ve bu esnada Kuzey Afrika’da tanıdığı Mağripli bir şeyhin kendisine ileride ve vezir-i azam olacağına dair haber vermesi sebebiyle saray hizmetine yöneldiği anlaşılmaktadır. Akrabasından Hacı Sefer adlı birinin vasıtasıyla Baltacı Ocağı’na, Teberdaran-ı Hasta zümresine girdiği belirtilir. Bu yüzden Baltacı namıyla anılmıştır. Güzel sese ve nefese sahip olarak musikiye alakası olduğu için güzelce müezzin diye de şöhret kazanmıştır" şeklinde ifade etti.
Kayseri Antikacılar yine Talas’ta buluşuyor Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın vizyonuyla altı yıldır her ayın ikinci pazarı Talas’ta bir araya gelen antikacılar, bu buluşmayı mayıs ayında da sürdürüyor. Antika tutkunları bu hafta sonu da açacakları tezgahlarla renkli görüntüler oluşturacak. Kurulduğu günden bu yana nostalji tutkunlarının büyük ilgisini çeken Antika Pazarı, 10 Mayıs Pazar günü yeniden kapılarını açıyor. Geçmişe duyulan özlemi doyasıya yaşatacak bu özel etkinlik, ziyaretçilerine hem alışveriş hem de kültürel bir zaman yolculuğu vaat ediyor. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın girişimleriyle Kayseri’ye kazandırılan ve 2019 yılında tarihi Harman Mahallesi Meydanı’nda başlayan Antika Pazarı serüveni, Mevlana Mahallesi Pazar Yeri’nde artan ilgiyle devam ediyor. Yeni yerinde daha geniş alan ve daha fazla katılımla düzenlenen pazar, sadece Talas ve Kayseri’den değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen antikacılarla zenginleşiyor. Halı, kilim, seccade, tespih, saat, para, pul, nostaljik ev eşyaları ve daha nicesi Binlerce ürün arasında kaybolmak, geçmişin izlerini bugüne taşımak isteyenler için Antika Pazarı adeta bir hazine niteliğinde. "Geçmişe kurulan köprümüz" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Antika Pazarı, sadece bir alışveriş alanı değil aynı zamanda geçmişle kurduğumuz gönül köprüsüdür. Burada eskiye duyulan özlemle kültürümüzü yaşatıyor, ticari canlılığı da destekliyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu nostalji dolu buluşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.