GÜNDEM - 20 Mart 2025 Perşembe 11:47

Öğretmene verdiği nasihatle içleri yakan polis memuru: "Onun sayesinde eşime ve çocuğuma binlerce dua geldi"

A
A
A

Antalya'nın Alanya ilçesinde geçtiğimiz günlerde uygulama noktasında çevirdiği motosikletli öğretmene verdiği öğütler ile herkesin içini yakan trafik polisinin 6 Şubat depreminde eşini ve 9 aylık bebeğini kaybettiği öğrenildi. Yaşadığı acıyı içinde yaşayan ve görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan polis memuru, "Onun kameraya videoya çektiğinin hiç farkında değildim. Arkadaşa çok teşekkür ediyorum. Onun sayesinde eşime çocuğuma binlerce dua geldi" dedi.

Geçtiğimiz günlerde Alanya'nın Konaklı Mahallesi'nde bulunan uygulama noktasında, Trafik Denetleme İstasyon Amirliği'nde görevli polis memuru Murat Özkaya ile motosiklet kullanıcısı öğretmen Erkan Kordon'u uygulama noktasında aralarında geçen diyalog gündem olmuştu. Alanya'dan Konaklı'ya gitmek için yola çıkan ve dönüş yolunda trafik uygulama noktasında kontrol için durdurulan Erkan Kordon, yaşadığı anları kendi sosyal medyasında paylaştıktan sonra kullanıcılar tarafından büyük beğeni aldı.

Öğretmene verdiği nasihatle içleri yakan polis memuru:
Görevli polis memuru Murat Özkaya

"Ben evlat acısı yaşadım depremde, ailene evlat acısı yaşatma''

Kordon'u durduran polis memuru, 'nasılsın kardeşim' dedikten sonra evrakını aldı. Bir süre sonra ikilinin arasında motosikletle ilgili sohbet ederken, polis memurunun "Kardeş aman dikkat et. Montunu falan giy. Mont önemli. Benden büyüksün galiba. Ben evlat acısı yaşadım depremde, ailene evlat acısı yaşatma" sözleri içleri yaktı. Kordon ardından bu anları sosyal medyada paylaştı ve polis memurunun gerek davranışları gerekse de öğütleri ise herkes tarafından takdir topladı.

‘'Deprem sabahı 3 kişiden 1'nin vefat ettiğini gördüm''

6 Şubat depreminde eşi Mehtap Özkaya ile 9 aylık Ünal Miraç adındaki bebeğini kaybeden polis memuru, uygulama noktasında öğretmen ile arasında geçen diyaloğu şu sözlerle anlattı: "Bizim günlük olarak standart yaptığımız uygulama yapıyorduk. Ben sorgu yaptığım esnada bir boşluğuma geldi. Onun kameraya videoya çektiğinin hiç farkında değildim. Arkadaşa çok teşekkür ediyorum. Onun sayesinde eşime çocuğuma binlerce dua geldi. Dua edenlere teşekkür ediyorum. Bir yandan çok mutlu hissettirdi. Bir yandan garip hissettirdi. Sosyal medyadan gelen duaları görünce ben daha çok mutlu oldum. Ben 6 Şubat'tan sonra bu hayatın çok gerçek olduğunu düşünmüyorum. Bir anda bu hayattan gidiyorsun. Önemli olan yanındaki, arkanda bıraktığın insanların üzülmesi çok kötü oluyor. Ben bu acıyı yaşadım. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Allah bize kibri riyayı kimseye bulaştırmasın. 6 Şubat sabahı ben birden fazla yakınımı, tanıdığımı, 3 kişiden 1 kişinin vefat ettiğini gördüm. Ben Gaziantep Islahiye İlçe Emniyet kadrosunda görevli idim. 6 Şubat depreminden sonra benim gideceğim yer yoktu. Ailemin evi de ağır hasarlıydı. O evde yıkıldı. Onların sağlıklarında bir şey yok. Bu depremde eşim ve 9 aylık erkek evladımı kaybettim'.'

"Eşim ile çocuğumun isminin bir devlet kurumunda yaşamasını isterdim''

Videodan sonra eşi ile evladı için çok dua edildiğini ve kendisinde bu hayatta bir tek hayalinin olduğunu aktaran Özkaya "Sadece bir hayalim var. Eşim ile çocuğumun isminin bir devlet kurumunda yaşamasını isterdim. Bu vatan için toprağa düşmüş tüm şehitlerimize ve 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun'' ifadelerini kullandı.

Paylaşılan görüntüden sonra önce görüntünün bir yerlerde paylaşılmasını engellemek için öğretmeni bulmak isteyen ardından ise sosyal medya kullanıcıları tarafından eşine ve evladına edilen duadan sonra mutlu olduğunu ifade eden Murat Özkaya ‘'Öğretmen ile ilk konuştuktan sonra ilk video çıktıktan sonra hiç mutlu olmadım. Ne oluyor diye serzenişte bulundum. Sonradan baktığımda insanların dua etmesi beni çok mutlu etti. Videoyu çeken öğretmen çok iyi bir şeye vesile oldu'' dedi.

Öğretmene verdiği nasihatle içleri yakan polis memuru:
ÖĞRETMEN ERKAN KORDON 

 

‘'Toparlanmamdaki en büyük etken amirlerim ve arkadaşlarım''

Depremden sonra kalacak bir evleri kalmadığı için Alanya'ya geçici görevlendirme ile gelen ve 2 yıl boyunca Konaklı Trafik Denetleme İstasyon Amirliği'nde görev yapan, Özkaya ‘' Depremde eşimi ve çocuğumu kaybettikten sonra kalacak bir yerimiz olmadığı için akrabamız da Alanya'da olduğu için o acıyla buraya gelmek istedik. Şehit Abdullah Ümit Sercan Bölge Trafik İstasyon Amirliği'ne geldim. Komiserimiz sen gitme burada kal dedi. Ben sana destek olurum dedi. Diğer amirlerim arkadaşlarım olsun yardımcı oldular. Ben ilk 6 ay geldiğimde hiç konuşamadım. Kendi halimdeydim. Benim toparlamamın en büyük sebebi buradaki amirlerim ve arkadaşlarım. 2 sene oldu burada beni bir aile gibi karşıladılar" diye konuştu.

Recep Karcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.