SAĞLIK - 01 Eylül 2025 Pazartesi 17:14

"Okul açılışında çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebilir"

A
A
A
"Okul açılışında çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebilir"

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebileceğini belirten Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir. "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" dedi.


Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Psikiyatri Kliniği’nden Dr. Ceren Bilgesoy, okul kaygısının doğal bir süreç olduğunu vurgulayarak ebeveynlere tavsiyelerde bulundu.



"Sabah karın ağrısı ve isteksizlik normaldir"


Çocuklar için okulun yeni bir düzen, arkadaş çevresi ve ayrılık anlamına geldiğini dile getiren Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir" dedi.


Kısa süreli kaygının çocuğun uyum sürecinin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Bilgesoy, "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" şeklinde konuştu.



"Çocuğun duygularını kabul edin"


Çocuğun kaygısını yok saymak yerine onu kabul etmenin önemine dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Ebeveynler ‘Korkma, bir şey olmaz’ demek yerine ‘Kaygılanman çok normal, birçok çocuk böyle hisseder’ diyerek çocuğun duygusunu onaylamalıdır" ifadelerini kullandı.


Ayrıca ebeveynlerin kendi kaygısını kontrol etmesi gerektiğini belirten Dr. Bilgesoy, "Çocuk, anne babasının duygularını çok kolay fark eder. Siz ne kadar sakin olursanız, o da kendini o kadar güvende hisseder" dedi.



"Sabah rutini ve kısa vedalar"


Okula hazırlık sürecinde düzenli bir sabah rutininin kaygıyı azalttığını vurgulayan Dr. Bilgesoy, şunları söyledi: "Kahvaltı, hazırlık ve yola çıkma saatlerinin düzenli olması çocuğa güven verir. Kaotik sabahlar kaygıyı artırır. Ayrıca vedaları kısa tutmak çok önemlidir. Uzayan ayrılıklar kaygıyı besler. Sakin, net ve sevgi dolu bir ‘okulda görüşürüz’ yeterlidir."



"Olumlu tarafları vurgulayın, sabırlı olun"


Çocuğun okula bakışını olumlu hale getirmek için küçük ayrıntıların önemine değinen Dr. Bilgesoy, "Arkadaşlar, oyunlar ve yeni bilgiler üzerinden okulu cazip hale getirmek gerekir. Çocuğunuzun deneyimlerini sorgulamak yerine, kendi isteğiyle anlatmasına fırsat tanıyın" dedi. Her çocuğun uyum süresinin farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Sabırlı olun. Acele etmeyin, çocuğunuza zaman tanıyın" diye konuştu.



"Profesyonel destek gerekebilir"


Çocuğun kaygısının uzun süre devam etmesi halinde profesyonel desteğe ihtiyaç olabileceğini söyleyen Dr. Bilgesoy, "Kaygı haftalarca sürüyor ve derslere ya da sosyal yaşama katılımı engelliyorsa bir uzmandan yardım almak gerekir" açıklamasında bulundu.



"En büyük güç sevgi ve destektir"


Okulun ilk günlerinin çocuk için hayat boyu unutulmaz bir deneyim olduğunu hatırlatan Dr. Bilgesoy, "Ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve sakin tutumu çocuğun kaygısını azaltır, güven duygusunu artırır. Çocuğunuzun okula uyumunda en büyük güç sizin sevgi ve desteğinizdir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.