ASAYİŞ - 02 Nisan 2026 Perşembe 10:44

Park yasağını ihlal eden kamyonet hacizli ve yakalamalı çıktı

A
A
A
Park yasağını ihlal eden kamyonet hacizli ve yakalamalı çıktı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde park yasağını ihlal eden kamyonete ceza uygulayan ekipler, aracın hacizli ve yakalamalı olduğunu tespit etti. Araç çekiciyle yediemin otoparkına götürüldü.


Olay, Antalya’nın Manavgat ilçesi Gülveren Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan "hatalı park" ihbarı üzerine Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri bölgeye sevk edildi. Caddeye gelen ekipler, anons yaparak sürücülere uyarılarda bulunduktan sonra park yasağı bulunan alanlara araçlarını bırakan sürücülere cezai işlem uyguladı. Denetimler sırasında, dubalarla kapatılan alanda yaklaşık 1 saattir park halinde bulunan ve sahibine ulaşılamayan 10 YC 974 plakalı kamyonet tespit edildi. Araca park yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle bin 246 TL para cezası uygulanırken, yapılan sorgulamada kamyonetin hacizli ve yakalamalı olduğu belirlendi. Bunun üzerine söz konusu kamyonet, çekici yardımıyla yediemin otoparkına kaldırıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay: "İnşallah çok uzun yıllar şehrimize hep birlikte hizmet ederiz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KONESOB) Başkanı Muharrem Karabacak ile birlikte KONESOB’ta gerçekleştirilen seçimlerin ardından göreve devam eden ve yeni seçilen oda başkanlarıyla bir araya geldi. Akyokuş Kasrı’nda düzenlenen toplantıda konuşan Başkan Altay, göreve devam eden oda başkanlarına başarılar dileyerek, yeni seçilen oda başkanlarını tebrik etti. İnsanların yarınlara daha güzel bakmalarını sağlamak adına çalışmanın kendileri için büyük bir kıvanç vesilesi olduğunu ifade eden Başkan Altay, özellikle Yeni Büyükşehir Yasasından sonra merkezde ve merkezin dışındaki ilçelerde yoğun bir çaba içerisinde olduklarını vurguladı. Merkez dışındaki 28 ilçenin kalkınması için çalışıyoruz Göreve geldikleri 2018 yılında merkezde hizmetleri artırarak devam ederken merkez dışındaki 28 ilçeyle ilgili üç temel hedef ortaya koyduklarını hatırlatan Başkan Altay, "Birincisi ilçelerimizin altyapısı. İkinci konu, Konya merkezde sosyal hayata dair işleri; Bilgehanelerimiz, KOMEK’lerimiz, Lise Medeniyet Akademilerimiz gibi gençlerimizle ilgili faaliyetlerimizi merkez dışındaki ilçelerimize yaymakla ilgili bir çabaya devam ediyoruz. Üçüncü olarak da merkez dışında yaşayan vatandaşlarımızın gelirini arttırmakla ilgili çalışmalar yürütüyoruz. İnsanlar eğer bir yerde yaşayacaksa belli bir gelir seviyesinde ulaşmak zorunda. Onun için de desteklerimizle özellikle tarımsal ve hayvansal üretimin artırılmasıyla ilgili çabalar yürütüyoruz" diye konuştu. En önemli sorumluluklarının şehirde yaşayan 2 milyon 300 bin insanın hayatına sorunsuz devam etmesini sağlamak olduğunu, bu kapsamda oda başkanlarıyla istişare için bir araya geldiklerini vurgulayan Başkan Altay, "Önemli olan istişare kanalının açık olması. Eğer sorunu bilmezseniz çözüm üretemezsiniz. Bu konuda da bugüne kadar çok iyi bir mesafe kat ettik. Bu toplantının da verimli olacağına inanıyorum. Çok yoğun bir katılım var. Bundan da memnuniyet duydum. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" açıklamasını yaptı. Başkan Altay raylı sistem çalışmalarından bahsetti Konya için önemli işler yaptıklarını, özellikle merkezde trafik problemini çözmek adına çok yoğun bir çalışma içinde olduklarını dile getiren Başkan Altay şunları söyledi: "Konya’nın toplu ulaşım ağını yükseltme ile ilgili bir gayret içerisindeyiz. 1980’li yıllarda başladığımız raylı sistem yolculuğumuzda bugüne kadar 27 kilometre raylı sistem yapmayı başarabilmişiz. 2026 yılı itibariyle kredisini çözdüğümüz, inşaatına başladığımız yaklaşık 54-55 kilometrelik bir raylı sistem hattı yapıyoruz. Yani mevcudu ikiyle çarpıyoruz. İnşallah yatırım programına giren Ahmet Özcan-Fetih Caddesi’nin 19.1 kilometre ilavesi, Barış Caddesi Tramvayının ilavesi ile birlikte 24-25 kilometrelik bir işe daha başlamayı arzu ediyoruz ve nihayet kızıl elmamız olan 24-25 kilometrelik, 29.1 kilometrelik metro hattının yapılmasıyla ilgili de Ankara’da görüşmelerimize devam ediyoruz." "Konya’da bir huzur ve sükunet dönemi var" Her yıl bir önceki yılın üzerine koyarak devam ettiklerini belirten Başkan Altay, "Bundan sonra da aynı kararlılıkla devam etmeye gayret edeceğiz. Konya’da bir huzur ve sükunet dönemi var. Kimsenin kimseyle kavga etmediği bir zamanı yaşıyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakımızın ortağı olan partilerimizin il başkanları, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız herkes uyum içerisinde bu şehre ne yapabiliriz diye bir çaba içerisindeyiz. Bu enerjinizin boşa gitmesine engel oluyor. Çok kıymetli bir şey. Aynı şey odalarımızla ilişkilerimiz konusunda da öyle" dedi. "İnşallah çok uzun yıllar şehrimize hep birlikte hizmet ederiz" Başkan Altay, bu sükunetin ve temsilin devam etmesini temenni ettiklerini belirterek, "İnşallah çok uzun yıllar şehrimize hep birlikte hizmet ederiz. Konya mübarek bir şehir. Bu şehrin sokaklarında esnaflık yapıyorsunuz. Özellikle şehir dışına çıktığımızda Konya’nın ve Konyalıların kıymetini daha iyi anlıyoruz. Konya’ya hizmet herkese nasip olmaz. Bunun kıymetini bilelim. İnşallah barış, kardeşlik, huzur içerisinde yeni seçildiğiniz dönemde; önce seçildiğiniz meslek gruplarına sonra şehrimize ve ülkemize hayırlı hizmetler yapmayı Rabbim hepimize nasip etsin diye dua ediyorum" diye konuştu. Başkan Altay, Konya ve esnaflar için gösterdiği yoğun gayretlerden dolayı KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak’a da teşekkür etti. Karabacak, Başkan Altay’a teşekkür etti KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak da Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a bugüne kadar esnaf ve sanatkarlara göstermiş olduğu önem ve özenden dolayı teşekkür etti. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarına dikkati çeken Karabacak, "Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bir sloganı var ‘Benim Şehrim’. Benim Şehrim’le birlikte Konya birlikteliği vurgusu daha farklı. Dolayısıyla biz esnaf ve sanatkarlarımızla, oda başkanlarımızla ve Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte ortak paydada Konya’mız için çalışmaya devam ediyoruz. Başkanımıza; esnaf ve sanatkarımıza, diğer taraftan da esnaf ve sanat odalarımıza göstermiş oldukları teveccühten dolayı çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından esnaf odalarının başkanları taleplerini dile getirerek görüş ve önerilerini ilettiler.
Aydın Aydın Şoförler Odası Başkanı Özmeriç’ten plaka açıklaması Ülke genelinde olduğu gibi Aydın’da da son günlerde araç sahipleri ve şoförleri en çok meşgul eden konuların başında yer alan Amerikan Pres Plaka (APP)’ya ilişkin yaşanan karmaşıklığa açıklık getiren Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, "Plakanız Şoförler Odası tarafından basıldı ve mühürlü ise endişelenmeyin. Ceza korkusu ile de şoförler odasında basılan plakalarınızı masraf edip yenilemeyin" dedi. İçişleri Bakanlığınca Amerikan Pres Plaka (APP) plaka kullanımına getirilen yasak kapsamında bazı vatandaşların ceza yerim endişesi ile sorunsuz olan plakalarını bile yeniden bastırmak istediğini kaydeden Aydın Şoförler Odası Başkanı Özmeriç, yaptığı açıklama ile bu konuya açıklık getirdi. Bugün nerdeyse her ailede hatta herkeste bir araç bulunduğunu belirten Başkan Özmeriç, "Bugün bir aracın plaka değişimi noter masrafı ve plaka basımı, bu iş için kaybettiği zaman yevmiye ele alınırsa yeni bir plaka basım maliyeti 4-5 bin liraya tekabül ediyor. APP plakaya yazılan 140 bin TL’lik cezadan endişe edip kimse kurallara uygun olan plakasını boşuna masraf edip değiştirmesin. Bunun da 2 kuralı var. Birinci kural plakanın şoförler odasında basılmış ve mühürlü olması. İkinci kural muayenede plakanın kusurlu bulunmaması. Muayeneden sonra da aracınızın plakasına herhangi bir zarar gelmemiş ise şoför esnafımız ve sürücülerimiz boşuna ‘ceza yeriz’ endişesi taşımasın. Bu yönde üyelerimizden ve özellikle kırsal kesimde yaşayan sürücü vatandaşlarımızdan çok telefon alıyoruz. Kare kodlu olmasa da şoförler odası tarafından basılmış eski plakalar geçerlidir" dedi. "TŞOF Mührü varsa endişe etmeyin" Konuyla ilgili teknik detaylar hakkında da bilgi veren Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, "Plakanın üzerinde TŞOF’un mührü bulunması gerekiyor. Sol tarafta, ülkemizin uluslararası güvenlik işareti olan TR rumuzu bulunmalıdır. Her plakanın üzerinde hologram ve güvenlik şeridi bulunması gerekli. Plakaların üzerinde tekrar eden kare kutucuklar içinde ay ve yıldız ile TR güvenlik işaretleri yer almaktadır. 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren basılan plakalara ek olarak karekod ve 12 haneli seri numarası eklenmiştir. Ancak plakada karekod olmaması onun sahte olduğu anlamına gelmez. Mührün ve güvenlik işaretlerinin olması, plakanın standartlara uygun ve geçerli olması için yeterlidir" diye konuştu. Özmeriç yukarıda belirtilen şartları taşıdığı sürece plakadaki kalın yazının standart dışı olarak algınmaması gerektiğini kaydederek, " Araç sahiplerinin bu plakaları yenileme zorunluluğu yoktur. Vatandaşlarımız bu plakalarla araçlarını kullanabilir. Trafik denetimlerinde bu kalın harfli plakalar için herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır. Şu anda yeni bir yönetmelik hazırlanıyor. Bu yönetmelikte tüm şoförler odaları plaka kalıplarını yenileyerek ülke genelinde bir standarda uyum sağlanacak. Ve bunun sorumluluğu da şoförler odalarının başkanlarına yüklenecek. Sonuç olarak plakası şoförler odasında basılmış olan araç sahiplerinin boşuna masraf yapıp plakasını değiştirmesine gerek yok" dedi.
Eskişehir Uzmanından ‘İlişkileri tehdit eden sessizlik’ uyarısı Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil, ilişkilerin toplumda sık bilinenin aksine her zaman kavgayla bitmediğini belirterek çiftler arasında konuşulmayan duygulara dikkat çekti. İlişkilerde fark edilmeden ilerleyen duygusal uzaklaşma tehlikesi hakkında uyarıda bulunan Çokaygil, "İlişkiler çoğu zaman büyük kavgalarla değil, konuşulamayan duygular nedeniyle zayıflar. Aynı evde olup duygusal olarak uzaklaşmak sessiz kopuşun en önemli göstergesidir" dedi. "Sessiz kopuş, partnerlerin ilişki içinde kalmaya devam ederken psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşmalarıdır" Romantik ilişkilerde ayrılıkların her zaman açık bir çatışma ile gerçekleşmediğini belirten Çokaygil, "Bazı ilişkilerde fiziksel birliktelik devam ederken, duygusal bağ giderek zayıflar. Bu süreç literatürde sıklıkla duygusal uzaklaşma (emotional disengagement) ya da halk arasında tanımlandığı şekliyle sessiz kopuş olarak ifade edilir. Sessiz kopuş, partnerlerin ilişki içinde kalmaya devam ederken psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşmalarıdır. Bu durum, ilişkinin görünürde devam etmesine rağmen bağlanma, yakınlık ve karşılıklı duygusal paylaşımın azalmasıyla karakterizedir" diye konuştu. İhtiyaçlar karşılanmayınca geri çekilme başlıyor Bağlanma kuramına göre bireylerin ilişkilerinde anlaşılma, kabul görme ve güven ihtiyacı duyduğunu belirten Çokaygil, "Bu ihtiyaçların uzun süre karşılanmaması, bireyde kaçınma davranışlarının gelişmesine yol açabilir. Kaçınma, çoğu zaman doğrudan ilişkiyi sonlandırmak yerine, duygusal geri çekilme şeklinde ortaya çıkar" diye konuştu. Tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, gelecek planlarının konuşulmaması Sağlıklı ilişkilerin temelinde açık iletişim olduğunu vurgulayan Çokaygil, "Duyguların ifade edilemediği ilişkilerde bireyler zamanla içe kapanmaya başlar. Bu süreçte kişiler ilişkiye yaptığı yatırımı azaltmaya başlar, tartışmalardan kaçınır ve psikolojik mesafeyi bir savunma olarak kullanır. Sessiz kopuş yaşayan çiftlerde duygusal paylaşımların azalması, partnerin iç dünyasına ilginin kaybolması, tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, geleceğe dair planların konuşulmaması ve birlikteyken yalnız hissetme gibi ortak belirtiler görülür" ifadelerini kullandı. "Bu durum geri döndürülebilir" Sessiz kopuşun ilişkisel tükenmişliğin bir göstergesi olduğunu ancak geri döndürülebilir olduğunu belirten Çokaygil, "Doğru müdahale ile ilişki yeniden güçlenebilir. Çift terapilerinde temel hedef, partnerler arasında yeniden duygusal farkındalık oluşturmak, güvenli iletişim alanı inşa etmek, ifade edilmeyen duyguları görünür kılmak ve empatik bağ kurmayı güçlendirmektir" dedi. "Ben dili ilişkileri güçlendiriyor" Araştırmalara göre duyguların suçlayıcı olmayan bir dille ifade edilmesinin ilişkisel doyumu artırdığını belirten Çokaygil, "Ben dili kullanmak, karşı tarafı savunmaya geçirmeden iletişimi güçlendirir. Araştırmalara göre duygular suçlayıcı olmayan bir dille ifade edildiğinde ilişkisel doyumu artırır. Örneğin ‘Sen beni anlamıyorsun’ demek yerine ‘Kendimi anlaşılmamış hissediyorum’ şeklinde ifade etmek, duygunun daha sağlıklı aktarılmasını sağlar" dedi. Bu yaklaşımın ilişkilerde çatışmayı derinleştirmek yerine çözümü kolaylaştırdığını vurgulayan Çokaygil, duyguların açık ve yargılayıcı olmayan bir şekilde ifade edilmesinin, çiftler arasındaki bağın yeniden güçlenmesine önemli katkı sağladığını belirtti.