ASAYİŞ - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 16:16

Polis savcı süsü verdiler, milyonluk vurgun yaptılar

A
A
A
Polis savcı süsü verdiler, milyonluk vurgun yaptılar

Antalya’da kendisini polis/savcı olarak tanıtarak, bir vatandaşı 12,5 milyon TL değerindeki ziynet eşyasını teslim etmeye yönlendiren telefon dolandırıcılarına yönelik 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 4 şüpheli yakalanırken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklandı.



İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne müracaat eden Z.Ç. isimli vatandaş, telefonda kendisini polis/savcı olarak tanıtan kişiler tarafından "adının FETÖ terör örgütüne karıştığı" iddiasıyla baskı altına alındığını ve yönlendirmeler sonucu yaklaşık 12 milyon 500 bin TL değerinde 3 kilogram ziynet eşyasını evine gelen şahıslara verdiğini beyan ederek şikayetçi oldu.


Bunun üzerine başlatılan projeli çalışma kapsamında Antalya merkezli 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli yakalanırken, olaya karıştığı belirlenen 1 kişinin ise tutuklu bulunduğu anlaşıldı. Şüphelilerden elde edilen cep telefonları ve sim kartlara el konuldu.


‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır "İl İl Türkiye Sergisi" Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu "Köklerden Geleceğe" mottosuyla hazırlanan "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin dört bir yanından seçilen tarihi yapılar, taş üzerine akrilik teknikle yeniden hayat bulduğu sergide geçmiş ile gelecek arasında sanatsal bir köprü kuran "İl İl Türkiye" sergisi, Diyarbakır’da bir alışveriş merkezinde sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin 81 ilinden seçilen tarihi yapıların taş yüzeyler üzerine akrilik teknikle yeniden yorumlandığı sergi, geçmiş ile geleceği aynı zeminde buluşturan zamansal bir köprü niteliği taşıyor. Her bir eser, ait olduğu coğrafyanın kültürel hafızasını, mimari mirasını ve estetik anlayışını günümüze taşıyan izler sunuyor. Taşın kadim ve kalıcı doğası ile akriliğin çağdaş anlatımı birleşerek, geçmişin izlerini geleceğin diliyle yeniden yorumluyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin "Köklerden Geleceğe" anlayışı doğrultusunda şekillenen çalışma, bireyin estetik duyarlılığını, yani zevk-i selim kavramını merkeze alarak geçmişle kurulan bağı bilinçli ve anlamlı bir geleceğe dönüştürmeyi amaçlıyor. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, bu projede yarı değerli taşlar üzerine 81 ilin çalışmasını yaptıklarını vurguladı. Yakut, "Doğadan topladığımız taşları ustalarımızla birlikte her türlü sanat eserine dönüştürmeye çalışıyoruz. Taştan takılar yapıyor, çantalarda kullanıyoruz. Farklı bir çalışma ortaya koymak adına taşı tabloya da dönüştürmeye başladık. Yani bir nevi taşı tuval olarak kullanarak çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl taşla ilgili yeni çalışmalarımız da var. Ancak bu proje, geçen seneye ait olan ’81 İl Türkiye’ Projemizdi. Bu projede Türkiye’nin 81 ilindeki en önemli eserleri taşların üzerine işleyerek adeta kazımış olduk" dedi. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde resim öğretmeni görevini yürüten Songül Toköz Özer ise kendisinin ve 3 usta arkadaşının çalışmaları gerçekleştirdiğini söyledi. Özer, "Toplamda 81 eser bulunuyor ve her birinde Türkiye’nin 81 ilinden seçilen farklı tarihi yapılar, özel taşlar üzerine aktarıldı. Kullandığımız taşlar doğada bulunan ancak özel olarak işlenen taşlardan oluşuyor. Nitelikli taşlar, taş atölyemizde işlenip hazırlanarak kalıp haline getirildi ve ardından sanatsal çalışmalara dönüştürülmek üzere bize teslim edildi" diye konuştu. Sergiyi gezen vatandaşlardan Vedat Kızıl, serginin oldukça keyifli olduğunu dile getirdi. Kızıl, "Olgunlaşma Enstitüsü öğretmenleri tarafından yapılan yarı kıymetli taşlar üzerine işlenen, yalnızca Diyarbakır’ın değil, ülkemizin dört bir yanındaki tarihi ve turistik yerleri anlatan çok kıymetli eserleri inceledik. Gerçekten o kadar hoşuma gitti ki hem çalışmaların bölgemizin tarihi değerlerini yansıtması hem de işlemelerin son derece hassas ve gerçeğine uygun şekilde yapılmış olması beni çok mutlu etti. Aynı zamanda turizmle ilgilenen ve turist rehberliği mesleğini icra eden biri olarak bu eserler beni ayrıca etkiledi. Adeta o yerleri yeniden gezmiş, görmüş gibi hissettim. Oldukça güzel bir gündü. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Antalya Alanya Eğitim Bir-Sen: "Güvenli okul, güçlü gelecek demektir" Eğitim çalışanları, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan, öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybettiği saldırılara tepki göstedi. Öte yandan, eğitim çalışanları ve cemaat cuma namazının ardından hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldı. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta bulunan okullarda meydana gelen menfur saldırı sonrası Alanya Eğitim Bir-Sen çalışanları, Hacımemişler Camii’nde cuma namazının ardından önce basın açıklaması yapıldı. Ardından da hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Alanya Eğitim Bir-Sen Başkanı Mustafa Karagedik’in yaptığı yazılı açıklamada, menfur saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı ve yaralılara acil şifalar dilendi. Eğitim kurumlarının bilginin üretildiği, ahlak ve erdemin yeşerdiği kutsal mekânlar olduğu vurgulanan açıklamada, öğretmenlerin fedakârlık, sabır ve adanmışlığın temsilcileri olduğu ifade edildi. Son dönemde eğitim çalışanlarına ve öğrencilere yönelik şiddet olaylarının artmasının endişe verici olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Öğretmenin ve öğrencinin kendini güvende hissetmediği bir ortamda nitelikli eğitimden söz edilemez" denildi. Şiddetin hiçbir türünün kabul edilmediği belirtilen açıklamada, eğitim çalışanlarına yönelik saldırıların önlenmesi için caydırıcı ve kalıcı tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca, "Bu eylem bir tepki olduğu kadar bir çağrıdır. Şiddete karşı ortak vicdanın, ortak iradenin ve ortak sorumluluğun çağrısıdır. Eğitimcinin itibarı korunmadan eğitimin kalitesi korunamaz" ifadelerine yer verildi. Eğitim paydaşlarına da çağrıda bulunulan açıklamada, okula ve öğretmene yönelik tutumların yeniden gözden geçirilmesi gerektiği belirtilerek, veliler destek vermeye davet edildi.