ASAYİŞ - 02 Haziran 2025 Pazartesi 20:28

Sevgililer Günü’nde ölü bulunan genç kadının intihar mektubunda kocasının parmak izi çıktı

A
A
A
Sevgililer Günü’nde ölü bulunan genç kadının intihar mektubunda kocasının parmak izi çıktı

Antalya’nın Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi’nde 14 Şubat’ta tüfekle intihar ettiği iddia edilen kadınla ilgili soruşturmada Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, olayın intihar değil cinayet olabileceğine işaret etti. 33 yaşındaki kadının eşi, "kadına ve eşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis talebiyle hakim karşısına çıkacak.


Olay, H.K.’nin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak eşinin cansız bedenini evde bulduğunu bildirmesiyle ortaya çıktı. Sağlık ekipleri, Düriye Çiğdem Keklik’in (33) göğsünden tüfekle vurularak hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde, "Ben seni aldatmadım, fotoğrafların hiçbirinden haberim yok. Ben senden başkasını düşünmedim. Ben seni canımdan çok sevdim. Sana bunları yaşattığım için çok üzgünüm. Hakkını helal et. Kendi isteğimle canıma kıyıyorum, kurtuluyorsun benden" yazılı bir mektup bulundu. Mektupta H.K’nın parmak izinin tespit edilmesi ise olayın seyrini değiştirdi.


Olayla ilgili soruşturma başlatan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, olay yerindeki kan izleri, barut kalıntıları ve mektuptaki parmak izinin H.K’nin anlatımıyla çeliştiği vurgulandı. Mektubun Düriye Çiğdem Keklik’e zorla yazdırılmış olabileceği belirtildi. Ayrıca H.K’nin eşine sistematik şiddet uyguladığı, maktulün korku ve baskı altında yaşadığı ve olay günü eşler arasında bir tartışma yaşandığı öne sürüldü. İddianamede zanlının cinayet sonrası olay yerini düzenleyerek intihar süsü vermiş olabileceği de belirtildi.



Suçlamaları reddetti


Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen ve nöbetçi hakimlikçe tutuklanan H.K., savcılık ifadesinde suçlamaları reddetti. H.K., 5 yıldır birlikte oldukları ve 2024’te evlendikleri eşinin telefonunda eski sevgililerine ait fotoğraflar bulduğunu, bu nedenle 13 Şubat’ta tartıştıklarını belirtti. H.K., "Eşime fotoğrafları silmesini söyledim. Sildiğini söyledi ama çöp kutusunda duruyordu. Bana saygısızlık yaptığını söyledim, sinirlenip dışarı çıktım. Eşimin kalp rahatsızlığı vardı, bu yüzden eve döndüm" dedi.


Ertesi gün tartışmanın devam ettiğini ancak işe gittiğini ve sabah eve döndüğünde eşini tüfekle intihar etmiş halde bulduğunu iddia eden H.K., "O gece işten hiç ayrılmadım. Eşim telefonunu bana vermiş, ‘İstediğin her şeye bak, senden gizlim saklım yok’ demişti" dedi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame doğrultusunda H.K.’nın yargılanmasına önümüzdeki aylarda başlanacak. Davada adli tıp raporları, olay yeri incelemeleri ve delillerin analizi kritik rol oynayacak.



Sevgililer Günü’nde ölü bulunan genç kadının intihar mektubunda kocasının parmak izi çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 1992 Erzincan Depreminde bile birleşmeyen sular Erzincan’daki Ekşisu Mesire Alanı, dünyada ender rastlanan doğal oluşumlarından biriyle dikkat çekiyor. Bölgede birbirinden farklı özelliklere sahip 5 ayrı su kaynağı, aynı noktadan yeryüzüne çıkmasına rağmen birbirine karışmadan akıyor. Ekşisu bölgesinde ekşisu, kükürtlü su, tatlı su, sıcak su ve mineralli maden suyu, dar bir alanda yüzeye çıkarak kimyasal özelliklerini korumayı sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun dünya ölçeğinde nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, Ekşisu’nun dünya çapında eşine az rastlanan bir alan olduğunu ifade ederek, "Çok küçük bir alanda farklı özelliklere sahip beş ayrı su kaynağı yan yana bulunuyor. Ekşisu, Horhor olarak bilinen kükürtlü su, çinko oranı yüksek ve ayak sağlığına iyi gelen su, tatlı su ve sıcak su birbirine karışmadan yüzeye çıkıyor. 1992 depreminde bile bu sular birleşmedi. Bu gerçekten olağanüstü bir durum" dedi. Ekşisu’nun yalnızca jeolojik açıdan değil, biyolojik açıdan da önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Ayan, sazlık bölgelerin göçmen kuşlar için konaklama alanı oluşturduğunu, ayrıca "Erzincan Sütotu" olarak bilinen endemik bitki türüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bölgenin jeopark ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Ayan, Ekşisu’nun korunarak Erzincan’ın tanıtımında önemli bir değer haline getirilmesinin hem turizme hem de ekonomiye katkı sağlayacağını kaydetti.