KÜLTÜR SANAT - 26 Kasım 2025 Çarşamba 10:12

Termessos’ta ilk kazıda dans eden kadınlar mezarı, Antiochis’in anıt mezarı ve figürlü lahit parçaları ortaya çıkarıldı

A
A
A
Termessos’ta ilk kazıda dans eden kadınlar mezarı, Antiochis’in anıt mezarı ve figürlü lahit parçaları ortaya çıkarıldı

Antalya’daki Termessos Antik Kenti’nde bu yıl ilk kez yapılan kazılarda dans eden kadınlar kabartmalı mezar, Antiochis adlı bir kadının yaptırdığı anıt mezar ve figürlü lahit parçaları gün yüzüne çıkarılırken, nekropolde geç antik döneme ait tahribat izleri de belirlendi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçak, "Çok sayıda kireç ocağı keşfettik. Figürlü lahit parçalarının önemli kısmının kireç ocaklarına doldurularak yakıldığını gördük. Bu durum bizi şaşırttı ve üzdü" dedi.


Antalya Bilim Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Termessos Antik Kenti’nde bu yıl nisan ayında ilk kez sistemli arkeolojik kazılar başlatıldı. Kazı çalışmalarını yürüten Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçak liderliğindeki ekip, ilk kazı dönemini ekim ayında tamamladı. Kazı çalışmalarında dans eden kadınlar kabartmalarıyla süslü mezar yapısı, Antiochis’e adlı bir kadının inşa ettirdiği figürlü lahit parçaları, bir heykel başı, bir oturan kadın heykeli ve sikkeler gün yüzüne çıkarıldı.



Dans eden kadınlar mezarı gün yüzüne çıkarıldı


Kazıların ana odağını Termessos’un geniş nekropol alanı oluşturdu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçak, ilk sezonda "E1 Nekropolü" olarak adlandırılan bölümde yaptıkları çalışmalarda yüksek kabartmalarla bezenmiş benzersiz bir mezar yapısıyla karşılaştıklarını belirterek, "Bu alanda taş döşemeli yolu, lahitleri, lahit podyumları ve anıt mezarlarıyla birlikte kısa bir bölümü ortaya çıkarmayı hedefledik. Bir anıt mezarın kapı girişinde iki tarafta dans eden kadınlar betimlenmiş durumda. Bu figürler ellerinde tiyatro maskeleri taşıyor. Kabartmalar arasında asma yaprakları ve masklar gibi tiyatroya dair pek çok unsur var. Dans eden kadınlardan birinin başını bulduk ve müzeye gönderdik" dedi.


Koçak, mezarın yaklaşık 14–15 metre yüksekliğinde olduğunu ve gelecek dönemde üst yapısının da ayağa kaldırılmasının planlandığını sözlerine ekledi.



Antiochis’in silah kabartmalı anıt mezarı


Kazı sezonunun bir diğer önemli çalışması, çevresine dağılmış yüzlerce mimari bloğun arasında yer alan anıt mezar podyumunun ayağa kaldırılması oldu. Koçak, yapının sahibinin yazıtlardan bilindiğini belirterek, "Bu mezar Antiochis adında bir kadın tarafından kendisi, eşi ve eşinin kardeşi için yaptırılmış. Podyumun dört yanında silah kabartmaları yer alıyor. Kalkanlar, mızraklar, oklar, yaylar, zırhlar. Bir aslan kabartması, bir yunus ve gemi pruvası da bulunuyor. Hem o dönemde kullanılan gerçek silahları hem de efsanevi anlatılardaki silah tiplerini görmek mümkün. Amazonlara ait olduğuna inanılan kabartmalı bir zırh bile var. Termessos’ta silah kabartmalı mezarlar çok sayıda ama en kapsamlısı bu" diye konuştu.


Koçak, ayrıca kazı ekibinin çalışma kapsamında 500’den fazla mimari bloğu belgeleyerek kaldırdığını kaydetti.



Figürlü lahit ve heykel parçaları ile sikkeler bulundu


Kazı çalışmalarında çok sayıda figürlü lahit parçası da bulduklarını belirten Doç. Dr. Koçak, buluntulara dair şu bilgileri verdi:


"Termessos çok yoğun bir mimari dokuya sahip ve yapılar son derece büyük taş bloklarla inşa edilmiş. Mezarlar da diğer yapılar gibi oldukça iri bloklardan oluşuyor. Bu nedenle buluntularımız, başka kazılarla karşılaştırıldığında müzeye gönderdiğimiz örnek sayısı açısından çok fazla değil. Çünkü kabartmaların büyük bölümü yapıya ait ve yerinden kaldırılması mümkün değil. Ancak figürlü lahit parçaları, bir oturan kadın heykeli ve bulduğumuz sikkeleri müzeye teslim ettik."


Koçak, nekropolde geç antik döneme ait tahribat izleri belirlediklerini söyleyerek, "Termessos el değmemiş bir yer olarak bilinirdi ama geç antik dönemde herhalde biraz dokunmuşlar. Çünkü çok fazla kireç ocağı keşfettik, çok sayıda figürlü lahit parçası da bulduk ama büyük oranda bunlar geç antik dönemde kireç ocaklarına doldurulup yakılmışlar, onu keşfettik. Buna şaşırdım ve üzüldüm" dedi.



Zorlu topografya ve artan ziyaretçi ilgisi


Antik kentin topoğrafik yapısının kazı çalışmalarını güçleştirdiğini vurgulayan Koçak, Termessos’un ziyaretçi yoğunluğu hakkında, "Sonbahar, kış ve ilkbahar dönemleri en yoğun olduğumuz zaman. Otopark neredeyse yetmemeye başladı. Termessos’a gelenler tarih bilincine sahip ziyaretçiler, çok nitelikli sorularla karşılaşıyoruz" diye konuştu.



Termessos çiğdemi: Endemik bir tür


Akdeniz Üniversitesi Botanik Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İsmail Gökhan Deniz ise, Termessos’un yalnızca arkeolojik yapılarıyla değil, biyolojik çeşitliliğiyle de Türkiye’nin en özel bölgelerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Termessos Antik Kenti, arkeolojik öğelerinin yanında ekolojik ve özellikle biyolojik açıdan çok öne çıkan bir bölge. Antalya’da, dünyada başka hiçbir bölgede yayılış göstermeyen yaklaşık 250 bitki türü bulunuyor. Bu türlerin bir bölümü oldukça hassas ekolojilerde gelişiyor. Termessos çiğdemi de bunlardan biri. Dünyadaki çiğdem türleri arasında yalnızca Termessos ve yakın çevresinde yayılış gösteren son derece nadir bir bitki. Bunun önemli nedenleri var. Antalya’nın ve özellikle Termessos’un bulunduğu topografya çok hızlı biçimde iklimsel ve jeomorfolojik değişimler gösteriyor. Bu değişimlere ayak uydurmak isteyen bitkiler, kendi içlerinde anatomik, fizyolojik, edafik ve genetik bazı uyum mekanizmaları geliştirmek zorunda kalıyor. Bu süreçte o kadar özel türlerle karşılaşıyoruz ki, dünyada yalnızca çok dar bir alanda yayılış gösteren bu bitkileri ‘endemik tür’ olarak tanımlıyoruz. Termessos çiğdeminin yakın akrabaları bile bu coğrafyada yayılış göstermiyor; bu açıdan hem morfolojik hem ekolojik olarak son derece izole bir tür. Renklerin solduğu, doğanın sarıya döndüğü sonbahar döneminde mor çiçekleriyle ortaya çıkması da onu zamansal olarak diğer türlerden ayırıyor. Hem arkeolojik zenginlik hem de bu hassas ekolojik yapı bir araya geldiğinde Termessos bizim için adeta bir biyolojik hazine niteliğinde" dedi.



Termesos hakkında


Termessos Antik Kenti, Pisidia Bölgesi’nin Milyas olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün Güllük adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide Anadolu’nun en eski halklarından Luvilerin soyundan gelme Solymler tarafından kurulmuş önemli bir antik kenttir. Termessos, Büyük İskender’in doğal savunma yapısı nedeniyle kuşatmak istemediği bir dağ kenti olarak da biliniyor. Orman içinde korunan ören yerlerinin en çarpıcılarından biri olup, aynı adı taşıyan Milli Park içinde yer alır. Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı, zengin bitki örtüsünün yanı sıra nesli tehlike altında olan hayvanları da barındıran bir bölgedir. Antalya-Korkuteli karayolunun 24’üncü kilometresinden sola tırmanan özel yolla Güllük Dağı’ndaki kalıntılara ulaşılabiliyor.



Termessos’ta ilk kazıda dans eden kadınlar mezarı, Antiochis’in anıt mezarı ve figürlü lahit parçaları ortaya çıkarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Gürlek: "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ziyaretinde, "Sizden bir meslektaşınız olarak dosyalarınıza ihtimam göstermenizi rica ediyorum. Yargılama sürelerinin uzamamasını rica ediyorum. Biz büyük bir aileyiz. Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ni ziyaret etti. Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanları ve İdare Mahkemeleri Başkanlarıyla toplantıda bir araya gelen Bakan Gürlek, yaptığı konuşmada uygulamada yaşanan sorunları yerinde dinlemek istediklerini belirterek, "Sorunlarınızı dinlemek için geldik. Uygulamaya ilişkin karşılaştığınız sorunlar varsa bakan yardımcılarımızla birlikte buradayız" diye konuştu. Yargıya güveni etkileyen iki temel sorun olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, adliyelere olan güven duygusunun istenilen seviyede olmadığını söyledi. Adalet Bakanı Gürlek, "Bunun iki temel sebebi var. Birincisi davaların, yargılamaların uzaması. İkincisi de adaletin güçlüden yana olduğu algısı var. Hepiniz çok yoğun çalışıyorsunuz. Bundan eminim ben. Evlerinize dosya götürüyorsunuz. İstanbul’da görev yapan bütün hakim, savcılar mutlaka ailesinden ödün veriyor. Kendinden ödün veriyor. Sizden bir meslektaşınız olarak dosyalarınıza ihtimam göstermenizi rica ediyorum. Yargılama sürelerinin uzamamasını rica ediyorum. Biz büyük bir aileyiz. Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" dedi. Toplantıda yargı mensuplarına çağrıda bulunan Bakan Gürlek, davaların makul sürede sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Dosyalarınıza sahip çıkmanızı istiyorum. Kendinizi vatandaşın yerine koymanızı istiyorum. İdari yargı olarak verdiğiniz bir yürütmeyi durdurma kararı anlık olarak sistemi kilitleyebiliyor" diye konuştu. Geciken dosyalar yakından takip edilecek Bakan Gürlek, yargıda hedef süreleri önemsediklerini belirterek, "Bir dava hedef sürede bitmezse bunun makul bir gerekçesi olmalı. Eğer iş yoğunluğu varsa yeni mahkeme kurulacak veya hakim ve personel takviyesi yapılacak. Ama hakimden kaynaklanan bir gecikme varsa gereği yapılacak" ifadelerini kullandı. Yargı teşkilatının büyük bir yapı olduğunu belirten Bakan Akın Gürlek, mesleğe zarar veren kişilerle de mücadele edeceklerini vurguladı. İstanbul’daki hakim ve savcılar için lojman imkanlarının artırılacağını belirten Bakan Gürlek, Anadolu yakasında yeni lojmanların alındığını, ayrıca Esenler’de de yeni bir proje planlandığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Anadolu Yakası’nda yeni lojmanlar aldık. Esenler’de de yaklaşık 300 lojman almayı düşünüyoruz. Lojman problemini çözeceğiz" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu ilke kararları kapsamında İstanbul’daki görev süresine ilişkin düzenlemeye de değindi. İstanbul’un doğu görevi kapsamında değerlendirileceğini belirten Bakan Gürlek, görev süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini söyledi.
Kayseri AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu" dedi. Kayseri’de KUMSmall AVM’de düzenlenen iftar programına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KUMSmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, protokol üyeleri ve sanayiciler katıldı. İftarın ardından açılış konuşmasını yapan KUMSmall Alışveriş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, "Ramazan ayı, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel hissedildiği zaman dilimlerinden biridir. Bu akşam aynı sofrada bir araya gelmiş olmamızın da bu ruhu daha da güçlendirdiğine inanıyorum. Bu şehir, üreten insanların şehridir. Bu şehir, birlik olduğunda neler olabileceğini defalarca göstermiş bir şehirdir. İnanıyorum ki Kayseri, birlikte çalıştığında büyümeye, ilerlemeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam edecektir. Sizlerin desteği ve bu şehrin güçlü ruhuyla daha nice güzel projelerde birlikte olacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. AVM’nin kuruluşunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklerini anlatan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Buradan Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimizi sunuyorum. O dönemde Türkiye’de ilk defa iş yerlerinin yapılmasını, AVM’lerin ortaya konulmasını TOKİ vasıtasıyla Kayseri gerçekleştirdi. 2009 yılında Ercan Bey, geldiler ve Cumhurbaşkanımıza bu konuyu arz ettik. Cumhurbaşkanımız dedi ki: ‘Konut yapıyoruz.’ ‘Cumhurbaşkanım, burada yapacağımız iş yerlerinde çalışacak insanlar TOKİ’nin evlerine talip olacak ve orada oturacaklar. Onlara ev alma imkânını elde edeceğiz’ dediğimizde ‘Tamam’ dedi. 15 yıl vadeli, Toplu Konut İdaresi tarafından yapılan ve Türkiye’ye kazandırdığımız en önemli tesislerden birisi bu oldu. Yine güneş enerjisini, yenilenebilir enerjileri hayata yeni geçirdiğimiz dönemlerde, KUMSmall yapılırken, ‘Üzerine de güneş panelleri koyalım’ dedik. Ama dükkânların hepsi ayrı ayrıydı. O dönemin Enerji Bakanına da teşekkür ediyorum. Türkiye’de yine ilk defa kooperatif olarak güneş panelinin olmasına, oluşmasına ve kooperatifler adına bu şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanma imkânını sağlamış olduk. Ercan Bey bugün diyor ki: ‘AVM’nin en büyük sıkıntısı enerji.’ İnşallah bu binanın üzerine de 7,5 megavatlık bir enerji santralini, güneş panelini koyabilirsek ve bununla ilgili engelleri aşabilirsek, AVM’deki kardeşlerimiz de daha imkânlı ve daha verimli bir şekilde işlerini devam ettirecekler" ifadelerini kullandı. "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" Kayseri’nin sanayi de öncü bir il olduğunu dile getiren Elitaş, "Yine bu dönem yapmaya çalıştığımız, Ankara ile Adana yolunun arasında bir arazi aldık. Toplam 2 milyon 700 metrekarelik bir arazi. Burada yolları ve sosyal donatıları ayırdıktan sonra, bin civarında 800 ile 1000 metrelik iş yeri ortaya çıkacak. İnşallah onunla ilgili çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Umuyorum 3 yıl içerisinde o bölgede de mobilya üzerine yapılan bin metrelik bir sanayi sitesi ortaya çıkmış olacak. Son yıllarda Kayseri’ye önemli katkılar sağladık. Hakikaten yapılan eserler çok önemli. Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu. Türkiye’nin ilk OSB’si 1961 yılında kurulan Bursa Organize Sanayi Bölgesi’dir. Daha sonra gelen 3. veya 4. organize sanayi bölgesi de Kayseri’dedir. 1976 yılında faaliyete geçmiş ve bugün 1500 sanayi tesisinin bulunduğu bir OSB hâline gelmiştir. İlklerin şehri hep Kayseri’dir. Türkiye’de 3. serbest bölge Kayseri’de kuruldu. 1.’si Mersin Serbest Bölgesi, 2.’si Ege Serbest Sanayi Bölgesi, 3.’sü ise Kayseri Serbest Bölgesi’dir. Bu birlik ve beraberlik içinde yaptığımız, aynı hedef doğrultusunda koştuğumuz tüm siyasi partiler ile birlikte, özellikle son zamanlarda Cumhur İttifakı ile birlikte yaptığımız faaliyetler çerçevesinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de çok önemli hizmetlere imza atıyoruz" diye konuştu. Basın mensuplarının pastırma, sucuk ve mantıyla ilgili yanlış bir algı oluşturabilecek konuları gündeme getirmesinin vatandaşlık görevi olduğunu belirten Elitaş, "Değerli sanayiciler, yaptığımız iş önemli bir iş. Her şeyin kalitelisini yapmamız lazım. Bugün Türkiye nasıl dünyada kaliteli ürünleriyle başka ülkelerle rekabet edebilir hâle geldiyse; başka ülkelerde işçilerin aylık geliri ortalama 80 dolar iken Türkiye’de asgari ücret 650 dolar civarında olmasına rağmen onlarla rekabet edebiliyorsak, bu kalitemizin işidir. Ürettiğimiz ürünleri kaliteli hâle getirmemiz gerekiyor. Kayseri’nin en önemli değerlerinden mantısı, pastırması ve sucuğu geleneksel varlıklarımızdır ve yıllar itibarıyla örneklerimizdendir. Ne olur basınımız; kalitesiz iş yapanlar varsa, bizim haklı gururumuzu haksız hale getirecek bir durum ortaya çıkarsa, bizim ünümüzü, dünya çapındaki değerimizi, uluslararası normlara ulaşmış Kayseri pastırmamıza, sucuğumuza, mantımıza yanlış bir algı oluşturabilecek bir şey yapılırsa bunu gündeme getirsin. Bu bizim vatandaşlık görevimizdir, Kayseri olarak görevimizdir" diye konuştu.
Muğla Muğla MÜSİAD’dan ‘Geleneksel İftar Programı’ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi tarafından Ramazan ayı geleneksel iftar buluşması Muğla Sanayi ve Ticaret Odası salonunda gerçekleşti. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ve MÜSİAD üyelerinin katıldığı iftar programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İftar programında konuşan MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, mübarek Ramazan ayının bereketi ve huzurunu paylaşmak için düzenledikleri iftar programında birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Aykaç, "Ramazan; sadece oruç tuttuğumuz bir ay değil, aynı zamanda kalplerimizin birbirine daha çok yaklaştığı, paylaşmanın çoğaldığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay, bize dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin en güzel örneklerini hatırlatır. Bugün burada, kıymetli misafirlerimizle birlikte aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşarken, bu akşamın en kıymetli misafirleri ise Sevgi Evlerimizden gelen sevgili çocuklarımızdır. Sizler bizim geleceğimizsiniz, şunu bilmenizi isteriz ki; sizler bu ülkenin sahipsiz değil, bilakis sevgiyle kuşatılmış evlatlarısınız. Sizlerin iyi şartlarda büyümesi, güçlü ve mutlu bireyler olarak hayata hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Sizlerin gülümsemesi, bizim için en büyük mutluluktur. Bizler, iş dünyasının temsilcileri olarak sadece üretmeyi, çalışmayı ve büyümeyi değil; aynı zamanda paylaşmayı, toplumsal sorumluluğu ve dayanışmayı da görev biliyoruz. MÜSİAD ailesi olarak inancımız şudur ki; güçlü ekonomi güçlü toplumla, güçlü toplum ise birbirine sahip çıkan insanlarla mümkündür. Bu yüzden bugün burada kurduğumuz iftar sofrası, yalnızca bir yemek sofrası değildir. Bu sofra; gönüllerin birleştiği, kardeşliğin büyüdüğü, sevginin paylaşıldığı bir birlik sofrasıdır. Bu güzel akşamda teşrifleriyle güç ve destek veren Sayın Valimize, kıymetli Milletvekilimize, değerli üyelerimize ve Sevgi Evlerimizin kıymetli çocuklarına teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bu programı anlamlı kıldınız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ülkemizin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik ve sanayi hamlelerinde Türk iş adamlarının alın teri bulunduğunu belirtti. Vali Akbıyık, MÜSİAD’ın, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olduğunu belirterek, "Yerli ve milli sanayimiz ile Türkiye yüzyılı hedefine ulaşmasında siz değerli işadamlarımızın katkısı çok büyüktür. Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan ayı ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini içinde barındıran bu mübarek ayın hepimize hayırlar getirmesini dilerim" dedi.
Bolu Köpeği ezen sürücü serbest bırakıldı Bolu’da yolda yatan köpeğin üzerinden otomobiliyle geçen sürücü, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, Bolu Organize Sanayi Sitesi’nde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.D. idaresindeki 14 ADC 529 plakalı otomobil yol kenarına yaklaşarak bir süre bekledi. Daha sonra hareket eden otomobil, yerde yatan köpeğin üzerinden geçti. Bir süre otomobilin altında sürüklenen köpek, aracın ilerlemesinin ardından bulunduğu yerden koşarak uzaklaştı. Otomobil sürücüsü ise olayın ardından bölgeden ayrıldı. Yaşanan o anlar, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Serbest bırakıldı Olayın ardından köpeğin üzerinden geçen sürücü M.D., gece saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma eşliğinde hastaneye götürülen M.D.’nin sağlık kontrolü yapıldıktan sonra adliyeye sevk edildi. Adliyede hakim karşısına çıkan M.D., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Köpek tedavi altına alındı Öte yandan, otomobilin altında kalarak yaralanan köpek, Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından alınarak tedavi altına alındı. Yaralı köpeğin tedavisinin Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde sürdüğü öğrenildi. "Herhangi bir olumsuzluk yok" Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde köpeğin tedavisini gerçekleştiren Veteriner Hekim Hakan Doğan, köpeğin genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, "Ön iki ayağında sürtünmeye bağlı iki açık yara bulunuyordu. Yapılan röntgen muayenesinde herhangi bir kırığa rastlanmadı. Vücudunu detaylı şekilde inceledik. Operasyona alarak yaralarını temizledik ve dikiş attık. Köpeğimiz yavaş yavaş uyanmaya başladı. Şu an için herhangi bir olumsuz durum söz konusu değil" dedi.