TEKNOLOJİ - 24 Kasım 2024 Pazar 13:36

Turizm sektöründe siber güvenlik zirvesi

A
A
A
Turizm sektöründe siber güvenlik zirvesi

MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, ‘Turizm Sektöründe Siber Güvenlik Zirvesi’nde yaptığı konuşmada turizm sektöründe siber güvenliğin çok önemli olduğunu belirterek düzenledikleri zirve ile siber güvenlik konusunda turizm sektöründe farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi.


Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO), Savunma Sanayi Başkanlığı, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi işbirliği ile ‘Turizm Sektöründe Siber Güvenlik Zirvesi’ gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvede düzenlenen panelde ise katılımcılara kişisel verilen korunması kanunu kapsamında otellerde uyulması gereken güvenlik tedbirleri, e-posta saldırılarına karşı farkındalık tatbikatları, otellerde en çok yaşanan siber güvenlik olayları ve çözüm yolları, açık kaynak özgürlüğü, siber tehdit istihbaratı konularında bilgiler verildi. Panelin ardından turizmci iş adamları ile siber güvenlik firmaları arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi.



Farkındalık oluşturulacak


Zirvenin açılış konuşmasını yapan MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, turizm kenti olan Manavgat’ta turizm sektöründe faaliyet gösteren firmaların dijitalleşen dünyada rekabet şartlarını en az riskle gerçekleştirebilmeleri için toplantıya büyük önem verdiklerini söyledi.


Başkan Güngör konuşmasında şunları söyledi: “Manavgat, eşsiz doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleriyle turizm sektöründe Türkiye’nin önde gelen destinasyonlarından biridir. Ancak hızla gelişen ve dijitalleşen dünyada, sektörümüz fırsatlarla birlikte veri ihlalleri, siber saldırılar ve sistem kesintileri gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bugün burada, bu tehditlere karşı neler yapabileceğimizi tartışmak, yenilikçi çözümler geliştirmek ve sektörümüzü daha güvenli hale getirmek için bir aradayız. Amacımız, turizm sektörünün dijital dönüşüm sürecini güvenli bir şekilde ilerletebilmesi için farkındalık oluşturmak ve iş birliği imkânlarını güçlendirmektir. Panel boyunca uzman konuşmacılarımızın değerli görüşlerini dinleyecek, siber güvenlik alanındaki en son gelişmeler ve en iyi uygulamalar hakkında bilgi edineceğiz. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen başta BAKA’ya, Savunma Sanayii Başkanlığına, Siber Vatan ve Siber Güvenlik Kümelenmesi uzmanları ve firmaları olmak üzere tüm ekiplere, etkinliğimize değer katan siz kıymetli misafirlerimize de teşekkür ediyorum. Bu salonu bize tahsis eden Manavgat Belediye Başkanımız Dr. Niyazi Nefi Kara’ya şükranlarımı sunuyorum”.



Turizmde dijitalleşme sektöre büyüme fırsatı sundu ancak riskler var


BAKA Genel Sekteri Volkan Güler ise turizm de Türkiye’de ki yatak kapasitesinin yüzde 40’ını karşılayan Antalya’da Manavgat, Alanya ve Serik’in gecelik konaklama açısından gelen turistlerin yarısından fazlasını ağırladığını belirterek bu rakamın Antalya havalimanının 80 milyon yolcu kapasitesine ulaşması ile artacağını söyledi. Turizmin çeşitlendirilmesi amacıyla çalışmaların sürdüğünü ifade eden Güler, turizmde dijitalleşmenin sektöre büyüme ve çeşitlendirme fırsatları sunduğunu ancak risklerin varlığını da kabul ettiklerini ifade etti.


Sürdürülebilir turizmin uzun vade de güven ilişkisine dayandığının altını çizen Güler, dijital ortamda bu güvenin güçlendirilmesinin önemine de vurgu yaptı. Manavgat’ta düzenlenen siber güvenlik paneli ile turizm sektörü ve siber güvenlik kurumlarının işbirliğinin artırılmasının hedeflendiğini ifade eden Güler, iş gücü ve üretimde millileşmenin ülke güvenliği ile ilgili önemli bir konu olduğunu belirterek, Siber Vatan konseptinin de oluşturulacağını söyledi.



Bilişim sistemlerinde güçlü olunması gerekiyor


Türkiye’nin savunma sanayinde önemli bir noktaya geldiğini ifade eden Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Alparslan Kesici, bu başarının genç mühendisler tarafından sağlandığını ancak bunun da zor aşamalardan geçtiğini söyledi.


Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği, İsrail’in ise Gazze’de Filistinlilere yönelik sürdürdüğü soykırım faaliyetlerinin bulunduğu dönemde Türk Savunma Sanayisinin dost ve müttefik ülkelere güven verdiğini ifade eden Kesici, “Bu savaş ortamında, savunma alanında güçlü olmamızın yanında, siber güvenlik ve bilişim sistemlerinde de çok güçlü olmamız gerekiyor. Geçenlerde malumunuz bir İsrail’in Lübnan’da çağrı cihazlarına yönelik bir atağı oldu değil mi? Bu siber saldırı oturduğu yerden çok planlanmış, programlanmış bir olay. Şimdi bu şunu gösteriyor, bizim kendi mühendislerimizin geliştirdiği ürünlerin daha çok kullanmamız, daha çok yaygınlaştırmamız, daha çok destek olmamız gerekiyor” dedi.


Siber güvenlik ve bilişim sistemlerinin güçlenmesinin Türkiye’nin siber egemenliği ve dijital egemenliğinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Kesici, “Birçok sektörle bir araya geliyoruz ama otel işletmecilerimiz ile zaman zaman bir araya geldiğimizde onların da çeşitli problemlerle karşılaştığını görüyoruz. Biz diğer sektörlerimizin yanında olduğumuz gibi, çünkü bize bizden başka dost yok. O kullandığımız global üreticiler zamanı geldiği zaman kendi kafasına göre hizmet ediyor ve ondan bir anda ters dönebiliyor. Buna sebebiyet vermeden, buna gerek kalmadan, otel işletmecilerimizden de bizim ricamız yerli ürünlere fırsat verin” dedi.



Turizm sektöründe siber güvenlik zirvesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Çini sanatçısı Özlem Aşar: "Vav ile Elif’in aşkını eserlerime yansıtıyorum" Kütahya’da çini sanatçısı Özlem Aşar, 25 yıllık sanat hayatında geleneksel motifleri özgün yorumlarla birleştirerek gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtti. Çini sanatına uzun yıllardır gönül verdiğini ifade eden Aşar, bu sanatın derin anlamlar barındırdığını dile getirerek, "Çini sanatı adeta Türk musikisi gibidir. Notalarında güller, laleler ve sümbüller vardır" dedi. Osmanlı döneminde cami ve medreselerde kullanılan hat sanatından ilham aldığını vurgulayan Aşar, özellikle "vav" ve "elif" harflerini çini eserlerine yansıttığını söyledi. Bu harfleri lale motifleriyle birleştirerek farklı kompozisyonlar oluşturduğunu belirten Aşar, eserlerinde maneviyatın ön planda olduğunu kaydetti. Çini sanatında sevginin ve üretmenin önemine dikkat çeken Aşar, "İnsan sevdiği işi yaptığında daha başarılı oluyor. Biz de öğrencilerimize öncelikle bu sanatı sevmelerini öneriyoruz" ifadelerini kullandı. Fırından çıkan eserlerin beklenenden daha güzel olmasının sanatçıya büyük mutluluk verdiğini dile getiren Aşar, bu duygunun mesleğe olan bağlılığı artırdığını ifade etti. Gelecek hedeflerinden de bahseden Aşar, vav, elif ve lale figürlerini çini ile birleştirerek yurt dışına açılmayı planladığını belirterek, "Amacımız bu sanatla yeni nesillere örnek olmak ve ilham vermek" diye konuştu.
Ankara TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Hurda araçlar trafikte, yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" dedi. Yapılandırma ve hurda araç teşviki gibi uygulamaların ekonomiye aynı anda katkı sağlayacağını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın günden güne sıkıntıları katlanıyor. E-hacizle bütün gayrimenkullerle bankadaki paralarına el koyuluyor. Dolayısıyla insanlar ödeyecekse ödeyemiyor. Biz demiyoruz ki faizini alma, yatırmadığımız vergimizi affet demiyoruz. Bir yapılandırma yapın. Yapılandırma yapıldığı zaman ne olacak? Ekonomide bir canlanma olacak. İnsanlar en azından elindeki parayı götürüp borcunu yatırıp işini idame ettirecek. Hurda araçlar trafikte yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Toplam 34 milyon civarında araba var ülkemizde. Dolayısıyla bunların artık eski teknolojileri, bakımı, masrafı, yaktığı, yakıtın çokluğu artık her şeyin tasarrufa gittiği bir yerde. Dünyada bir petrol krizi de başlıyor, savaş var. Yeni araçlar yeni üretimler hem ekonomik hem teknoloji değişmiş. Kimisi hibrit, kimisi elektrik enerjisiyle, aküyle çalışan araçlar. Trafikte rahatsızlık vermeyen, karbon üretmeyen doğayı kirletmeyen sistem gelmiş. Biz hala 40 sene, 30 sene evvelki araçların hurdaya çıkmasıyla uğraşıyoruz. Yani tekliflerimizin hepsi makul yapılması gerekli. Ülke ekonomisine en azından rahatlık getirilebilecek işler" diye konuştu. "Son yapılandırma ile devlet 156 milyar lira tahsilat sağladı" Son yapılandırma düzenlemesiyle devletin yaklaşık 156 milyar lira tahsilat sağladığını hatırlatan Palandöken, "Yapılması lazım gelen birçok işin pratikte çözümlenmesiyle hem ekonomiye hem de devletin gelirlerinin artırması her şeyden evvel huzurlu bir ticaretin idamesi için şart. Sosyal güvenlik priminden tutun. Diğer vergi borçlarına aynı şekilde hurda arabasından teşvikle bunu aldığınız zaman en azından piyasada bir yenilenme, bir hareketlenme olur. E Hacizde bütün malla mülküne el koyuluyor. Ülkede birkaç tane hem ekonomik krizi hem Pandemi hem arkasından deprem vesaire bunların hepsinin birikintisi bir oldu. Şimdi böyle bir şey yaparsanız diyor en azından ben borcumu taksitlendiririm, ödeyebilecek hale getiririm. Yoksa bu vaziyette ödeyemiyorum diyor" ifadelerini kullandı. "Borçlarla piyasa kilitleniyor ve insanlar mağdur oluyor" Yapılandırma talebinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Bu bir affedilme değil. Bu borcun taksitlendirilme modeli. Kabul edilmeli. Ve insanlar bunu rahatlıkla ödeyebilmeli. Yoksa bu şekilde hem piyasalar kilitleniyor hem de insanlar mağdur oluyor. Piyasa ne kadar canlanırsa, insanlar ne kadar teşvik edilirse hem üretim miktarındaki artış aynı şekilde de vatandaşların huzursuz bir şekilde işlerinin başına da durmalarına son verilir. Bu borçlardan kurtulmanın alternatifleri oluşmalı. Yani borcu borçla ödeme modeli değil. Artık insanlar gerçekten zor durumdalar. Bu bir af da değil. Bu taksitlendirme. Her yerde bir sıkışma olmuş. E- haciz mağduriyetleri. Sosyal güvenlikten bu hizmetleri alamayan insanlar borcunu ödeyemediği için sadece gidip muayene oluyor. Eczaneye gidip ilaç alamayanlar" diye konuştu.
Balıkesir Burhaniye’de bayramlaşma töreni düzenlendi Burhaniye ilçesinde, Şehit Turhan Bayraktar Parkındaki bayramlaşma töreni yüzlerce vatandaşı buluşturdu. Törene katılan Kaymakam Cumali Atilla, halktan katılımın az olmasına tepki gösterdi. Şehit Turhan Bayraktar Parkında düzenlenen bayramlaşma törenine Kaymakam Cumali Atilla’nın yanı sıra Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile başkan yardımcıları, daire müdürleri, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve bazı dernek yetkileri katıldı. Kaymakam Cumali Atilla, halktan katılımlın az olmasına tepki gösterirken, bundan sonra bayramlaşmanın kapalı bir yerde yapılmasını ve halkın daha çok katılımının sağlanmasını istedi. Törene katılanlar bir birleriyle bayramlaşırken, Kaymakam Cumali Atilla ve Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler yaptıkları konuşmalarda birlik ve beraberlik mesajları verdiler. Kaymakam Cumali Atilla konuşmasında, "Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun. Dün Ramazanı tamamladık. Bu gün de bayram yapıyoruz. Tuttuğumuz oruçları Allah kabul etsin. Bayramın, sizlere, ülkemize İslam coğrafyasına ve mazlum coğrafyaya sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler de, "Bayram dargınlıkların kırgınlıkların bittiği, gönüllerin bir birine yaklaştığı günlerdir. Bayramların daha güzel bir şekilde kutlanmasını temenni ediyorum. Hepinizin bayramını kutluyorum" dedi. Şehit Turhan Bayraktar Parkındaki törenin jandarma, Hastane ve Huzurevi ziyaret edildi.