SPOR - 25 Mayıs 2022 Çarşamba 10:13

Türkiye’nin ilk WBC Kadın Şampiyonu Çetin, Dünya Şampiyonu Serrona’ya meydan okudu

A
A
A
Türkiye’nin ilk WBC Kadın Şampiyonu Çetin, Dünya Şampiyonu Serrona’ya meydan okudu

Dünya Boks Konseyi (WBC) Gümüş Kemeri Turnuvası’na katılarak Türkiye’de bu kemeri kazanan ilk kadın boksör olan Seren Ay Çetin okulunda coşkuyla karşılandı.

Dünya Boks Konseyi (WBC) Gümüş Kemeri Turnuvası’na katılarak Türkiye’de bu kemeri kazanan ilk kadın boksör olan Seren Ay Çetin okulunda coşkuyla karşılandı. 2 yıl içerisinde Dünya Şampiyonası için hazır olacaklarını belirten Seren Ay Çetin’in antrenörü Serdar Avcı, Dünya Şampiyonu Amanda Serrona’ya meydan okuyarak, "Hedefimiz onu nakavt etmek. Seren Ay ondan daha iyi olacak. Bizimle karşılaşmak zorunda kalacak" dedi.


Boksta dünyanın en büyük kemer organizasyonu olarak anılan WBC’nin gümüş kemer maçına çıkan Türk kadın boksör Seren Ay Çetin, iki kez dünya şampiyonluğu yaşayan ‘Golden Baby’ lakaplı rakibi Avusturyalı Eva Voraberger’i 4’üncü rauntta nakavt ederek, şampiyon oldu. Gümüş kemerin sahibi olan Çetin, Türkiye’de bu kemeri kazanan ilk kadın olarak tarihe geçti. Turnuva sonrası eğitim gördüğü Alaattin Keykubat Üniversitesi’ne (ALKÜ) gelen Çetin, burada arkadaşları tarafından coşkuyla karşılandı. Seren Ay Çetin ve antrenörü Serdar Avcı, kendilerine desteklerinden dolayı ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ekrem Kalan’ı ziyaret etti. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ekrem Kalan, Çetin ve antrenör Avcı’ya çiçek ve plaket verdi.


Seren Ay Çetin’i tebrik eden ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ekrem Kalan, “Bir haklı gururun, başarının örneğini gördük. Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesi Spor Bilimler Fakültesi öğrencisi olan Seren Ay Çetin WBC’nin organize etmiş olduğu Gümüş Kemer Turnuvası’nda rakibini nakavt ederek ülkemizde ilk defa kadın olarak gümüş kemerimizi getirdi. Bizleri ülke olarak sevince boğdu. İnşallah altın kemerle de yine karşınıza çıkacağız” dedi.



“Bu bir başlangıçtı”


Okuldan girdiği sırada arkadaşları tarafından karşılanan Seren Ay Çetin, maça çıktığı andan daha fazla heyecanlandığını belirtti. Bütün okulun kendisini tebrik ettiğini söyleyen Çetin, kendisi için unutulmaz bir an olacağını kaydetti. Başarının tebrik edildikçe güzel olduğunu vurgulayan Çetin, “Bence başarı tebrik edildikçe güzeldir. Kendilerine çok teşekkür ederim. Benim asıl hedefim her zaman dünya şampiyonluğu oldu. Bu bir başlangıçtı. Bu kemerin önemi Türk tarihi için bir ilk olması. Bu yüzden bu kemer benim için önemli ama çok daha büyük hedeflerim var. Okulumdan bu konuda çok büyük destek alıyorum. Tüm hazırlık sürecini yakından takip eden hocalarıma, rektör hocama teşekkür ediyorum. Alaattin Keykubat Üniversitesi öğrencileri olarak bu konuda çok şanslıyız. Ben görünürdeyim ama arkada bir sürü insan ve emek var. Okulun spor salonunu kullandım. Sorgusuz sualsiz anahtar teslim ettiler. ‘İstediğin zaman antrenman yapabilirsin’ dediler. Bunları hiçbir zaman unutmayacağım. Yine okulumun ismini eteğimde gururla taşıyacağım. Okuluma bu gururu tekrar yaşatacağım” ifadelerini kullandı.



“Hayalim sıra dışı bir boksör olmak”


‘Belki de adımı bilmiyorsun ama seni izlerken gözlerimiz doldu’ şeklinde mesajlar aldığını belirten Seren Ay Çetin, bu mesajların kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Başarı elde etmek için emek verdiğini vurgulayan Çetin, önemli olanın ne kadar takdir edildiği olduğunu ve aldığı tebriklerin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.


Dünya şampiyonluğunu da ezici bir üstünlükle elde etmek istediğini vurgulayan Seren Ay Çetin, “İnşallah altın kemeri de alıp geldiğimde hep beraber gururlanırız. Altın için gerekli bütçe ayarlanırsa 6 ay sonrasına hazırlanabiliriz. Ben kendimi hazır hissediyorum. 1,5 - 2 yıl olur diye tahmin ediyoruz, bu şekilde planlama yaptık. Ben yine ezici bir üstünlükle almak istiyorum. Gümüş kemerde rakibim iki kez dünya şampiyonuydu. Çok ezici bir üstünlükle ben maçı kazandım. Tüm rauntdlarda üstün puan farkı aldım ve dördüncü rauntta nakavt ettim. Altında da bu şekilde kazanmak istiyorum. Hayalim sıra dışı bir boksör olmak. Dünyanın diğer ucundaki insanlar benim ismimi bilsin istiyorum. 1,5-2 yıla bu sıra dışı performansı göstermeye hazır olabiliriz” şeklinde konuştu.



“Tahminen rakibimiz Amanda Serrano, bizimle karşılaşmak zorunda kalacak”


Seren Ay Çetin’in Türk tarihinde bir ilki gerçekleştirdiğini dile getiren Antrenör Serdar Avcı, gümüş kemeri alarak dünya şampiyonası biletini kazandıklarını söyledi. Dünya şampiyonası için çalışacaklarını belirten Avcı, altın kemeri de Türkiye’ye getirecekleri sözünü verdi. Dünya şampiyonu Amanda Serrano’ya meydana okuyan Avcı, “Dünya şampiyonluğu maçı olduğu için daha çok ünlü bir ismin rakip olacağını düşünüyorum. Buradan şimdiden ismini söyleyebilirim. Tahmini olarak Amanda Serrano rakibimiz olacak. Kendisi kadın boksunda dünyanın sembolü. Hedefimiz onu nakavt etmek. Kendisine de buradan bir gönderme yapalım. Şimdiden yavaş yavaş kendisine hazırlanıyoruz. Son maçında çok iyi bir performans gösterdi. Ama biz ondan daha iyi olacağız. Seren Ay ondan daha iyi olacak. 1,5-2 yıl gibi bir zaman içerisinde onunla mutlaka karşılacağız. Bizimle karşılaşmak zorunda kalacak. Çünkü en iyisinin Seren Ay olduğunu şimdiden söylüyorum. Bunu tüm dünya görecek” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Oruç tutmak vücudu dinlendirip birçok fayda sağlıyor" Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmaması halinde orucun vücutta toparlanma ve dinlenme etkisi oluşturduğunu vurgulayarak, oruç tutmanın sindirim sistemini rahatlattığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte oruç ibadeti devam ederken, değişen beslenme düzeninin insan sağlığına etkileri de dikkat çekiyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan sahur ve iftar öğünlerinin dengeli ve ölçülü tüketilmesi, vücudun dinlenme sürecine girmesine katkı sağlıyor. Bu süreçte sindirim sisteminin çalışma temposu düşerken, mide ve diğer organların daha az zorlanmasıyla birlikte bünyenin kendini toparlama imkânı buluyor. Ramazan döneminde abur cubur tüketiminin azalması ve gereksiz kalori alımının düşmesi, özellikle sindirim organlarının daha sakin çalışmasına imkan tanıyor. İftar ve sahurda aşırı ve hızlı yemek tüketilmemesi halinde bu olumlu etkinin daha belirgin hale geliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, oruç tutun bir bünyenin kendini dinlemeye aldığını söyleyerek, "Bu ayda zararlı şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer" dedi. "Midenin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır" Gerektiği gibi oruç tutulduğunda insan vücuduna faydası olduğunu söyleyen İbrahim Emre Kurtça, "Ramazan ayında abur cubur tarzı yiyeceklerin yenmesi azalıyor. Bu ayda böyle şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer. Herhangi bir yerimiz sakatlandığı zaman kendimizi dinlenmeye alıyoruz. Bizimde midemizin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır. Eğer biz kurallara uyarak oruç tutarsak ve sağlık uzmanlarının verdiği önerilere uyduğumuz zaman bu durum bizim hem bağırsaklarımız, pankreasımız ve midemiz açısından da dinlenmemizi sağlamaktadır. Gerektiği gibi oruç tutarsak bize faydaları daha çok olur. Oruç tutmadan önce herhangi bir rahatsızlığımız varsa doktor görüşü alınmalıdır. Eğer mide ve şeker gibi çeşitli rahatsızlıklar varsa uzman görüşü alınmalıdır. Oruç tutacağız diye sağlığımızdan olmamalıyız" dedi.
Erzurum Rektör Hacımüftüoğlu öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayı dolayısıyla üniversite öğrencileriyle düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Merkezi yemekhanede gerçekleştirilen ve yoğun katılımın olduğu programda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu ön plana çıktı. Rektör Yardımcıları ve birim yöneticilerinin de yer aldığı iftar programında konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ramazan ayının manevi atmosferinde öğrencilerle aynı sofrayı paylaşmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek: "Bu müstesna Ramazan sofrasında sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu bereketli ayın manevi ikliminde aynı sofrayı paylaşmak, gönül birlikteliğimizi daha da güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin üniversite yönetimi için büyük bir emanet olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu: Atatürk Üniversitesinin öğrenci odaklı yaklaşımına dikkat çekti. "Sizler bizlere en başta ailelerinizin emanetisiniz. Güvenliğiniz, huzurunuz ve mutluluğunuz; alacağınız akademik eğitim kadar bizim için kıymetlidir" diyen Hacımüftüoğlu, üniversite olarak yalnızca akademik başarıyı değil; öğrencilerin sportif, sanatsal ve kültürel alanlarda da çok yönlü gelişimini önemsediklerini ifade ederek tüm birimlerin öğrencilerin ihtiyaç ve taleplerini karşılamak üzere her zaman hazır olduğunu belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" Program kapsamında öğrencilerin istihdamına yönelik çalışmalara da değinen Rektör Hacımüftüoğlu, İŞKUR programı çerçevesinde yaklaşık 4 bin öğrencinin üniversitenin çeşitli birimlerinde çalışma imkânı bulduğunu hatırlatarak, önümüzdeki yıl bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Öğrencilerin hem eğitim hayatlarını sürdürürken hem de çalışma deneyimi kazanmalarının önemine işaret eden Hacımüftüoğlu, bu uygulamanın gençlerin mesleki gelişimine önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalara da özel bir parantez açan Hacımüftüoğlu, özellikle Teknofest ruhunun üniversite bünyesinde güçlü bir şekilde yaşatıldığını belirtti. Yerli ve millî teknoloji hamlesine katkı sunan tüm öğrenci projelerinin bilimsel araştırma projeleri kapsamında desteklendiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu: "Yeter ki bir fikriniz, bir hayaliniz, bir projeniz olsun. Bizler her zaman yanınızdayız" dedi. Program, yapılan duaların ardından sona ererken Rektör Hacımüftüoğlu, "Bu mübarek günde birlik ve beraberliğimizi pekiştiren bu ulvi sofrada sizlerle buluşmaktan bir kez daha mutluluk duyuyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ailelerinize selam ve dualarımı iletmeyi unutmayın" sözleriyle öğrencilerin Ramazan ayını tebrik etti.
Diyarbakır Diyarbakır’da günlük tatlı tüketimi tonları aştı: İşletmeler üç vardiyaya geçti Diyarbakır’da Ramazan ayında 3-4 katına çıkan tatlı tüketimine yetişmek için işletmeler üç vardiya çalışıyor. Hacıbaba Pastaneleri, Ramazan ayında talebi karşılamak için üç vardiya tatlı üretimini sürdürüyor. İndirimli ürünler ve Ramazan ayının yoğunluğu ile satışlar 3-4 katına çıktı. Yaklaşık 70 tatlı ustasını daha firma bünyesine katan Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, satışların artmasının orantısal olarak istihdamın da artmasına sebep olduğunu belirterek, mutlu olduğunu dile getirdi. Elaldı, 40 yıllık bir firma olduklarını ve temel ilkelerinin ’’en iyisi, en ucuza’ olduğunu söyledi. Elaldı, "O yüzden 5-6 aydır yaptığımız kampanya ile beraber piyasaya tatlı sunduk. Bu vesileyle herkesin evine tatlı girmesini istedik. Ramazan ayında yoğunluk var. Normalde iki vardiya olan çalışmamızı üç vardiya çıkardık. Amacımız tüm evlere tatlı girsin. Bunun için yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi. Kampanya vesilesiyle diğer rakiplerinin küçüldüğünü fakat kendilerinin daha da büyüdüğünü aktaran Elaldı, şu ifadeleri kullandı: ’’İstihdam adına çok faydalı oldu. Son 3-5 ayda biz 50-60 personel işe aldık. Ramazan ayı geldi yine bir yoğunluk oluştu. Bu vesileyle bu kez 15-20 kişi daha işe aldık üçüncü vardiyayı oluşturmak için. Türkiye’deki tatlıcılar genelde Ramazan ayında zam yapmazlar. 40 yıldır bu işin içerisindeyim. Ramazan ayında veya bayramda zam yapmadık, yapmayacağız. Kendini bilmez fırsatçılar olabilir. Bayram ağzı zammı, Ramazan ayı zammı, bazı fırsatçılar hariç ülke genelinde olmaz. Bizim bu kampanyalarımız sadece Diyarbakır ya da güneydoğuda değil. İstanbul’da da 8 tane şubemiz var. İstanbul’da da aynı kampanyalar devam ediyor ve çok yoğun ilgi görüyor. Yoğun ilgiye yetişmeye çalışıyoruz. 7 gün 24 saat imalatımız durmadan çalışıyor. Her eve, her sofraya Hacıbaba Pastaneleri mutlaka misafir olacaktır diye bu büyük kampanyayı başlattık." Günlük 1 buçuk ton üretim Baklava ustası Ali Kaya, Ramazan ayının başından bugüne kadar günlük 1 buçuk tonu aşan bir üretimlerinin olduğunu söyledi. Kaya, "Ramazan ayı boyunca baklavada 45-50 ton, kadayıf ve diğer çeşitleri de eklersek bu 80 tonu bulacak gibi duruyor. Bayram için şimdiden siparişler alıyoruz. Şu ana kadar sadece baklava birimi olarak aldığımız siparişler toplam 35-40 tona yaklaştı. İndirimde olan ürünlerimiz var. Talep de çok fazla oluyor. O nedenle üç vardiya sistemine geçtik. Eleman sayısı da yükseldi. Yani istihdama da neden oldu bu sirkülasyon. Siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Şu an genel olarak soğuk baklavamız zaten sürekli revaçta olan bir ürünümüz. Cevizlilerden de indirimde olan ürünlerimiz var. Hem indirimli ürünler hem de Ramazan ayı işlerimizi 3-4 kat artırdı diyebiliriz’’ diye konuştu.