EĞİTİM - 14 Ağustos 2023 Pazartesi 11:15

Uçak Lisesi yabancı öğrenci kabul etmeye başladı

A
A
A
Uçak Lisesi yabancı öğrenci kabul etmeye başladı

2016 yılında kurulan Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 7. yılında yabancı öğrenci kabul etmeye başladı.


Türkiye’nin başarı sıralamasında 3’üncü okulu olduklarını belirten Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Haldun Çevik, dünyaya kendini tanıtan okul statüsünden dünyanın çeşitli ülkelerinden öğrenci kabul edilen okul durumuna geldiklerini söyledi.


Mısır ve Kazakistan’dan öğrenci aldıklarını belirten Okul Müdürü Haldun Çevik, “Yabancı öğrencileri okulumuza almaya başladık. Mısırlı bir velimiz önceden; Türkiye’ye yerleşiyor, vatandaşlık alıyor, çocuğunu burada LGS sınavına katıyor ve okulumuzu tercih ediyor. Mısır’dan bu okulun adını duyuyorlar. Mısır’a hiç gitmedik ama oralardan okulumuzun adı duyuluyor olması ayrıca gurur verici bir olay. İki kardeş okulumuza kayıt yapacağız. Kazakistan’dan öğrencilerimiz var” dedi.



420 taban puan


Çevik, “Okulumuz kısa sürede çok güzel ivmeler kazandı. Hem donanım olarak hem de başarı olarak. Bu başarının meyvelerini alıyoruz. LGS’de 420 taban puanla öğrenci alan Türkiye’nin en iyi 3’üncü okulu olduk. Bu okulumuz adına gurur verici bir olay burada ekip çalışması var. Öğretmenlerimiz, velilerimiz, basın mensupları, bizim okulumuzun tanıtımında haber kaynağında sağ kolumuz bizim. Devlet büyüklerimiz çok destek verdiler. Hiçbir vakit onların başını öne eğdirmedik. Çünkü Türkiye’nin gururu bir okuluyuz. Başarıları devam gerektiriyor çalışmalarımız devam ediyor” diye belirtti.



Bir ivme kazandı


Dünyayı gezen okuldan ziyade dünyanın çeşitli ülkelerinden öğrencilerin öğrenim gördüğü bir okul haline geldiklerini kaydeden Çevik, “Özellikle havacılık sektöründe ilerlemesi; İHA’lar, SİHA’lar, Bayraktar’lar, helikopterler, uçaklar, TUSAŞ gibi dünya lansmanında göz önünde olmak ve havacılık eğitiminde sektör de bizim ülkemize dikkatlerin çevrilmesini sağlıyor” şeklinde konuştu.



Erasmus projesi


Yabancı ortaklardan davet aldıklarını ifade eden Çevik, “Şu anda 6 ülkeyle dron geliştirmek üzere yeni 400 bin euroluk bir AB projemiz kabul edildi. Ekim ayından itibaren tekrar dünyayı gezmeye başlayacağız. Bununla beraber öğrencilerimiz AB fonundan yararlanacaklar. Bu proje için 11 ve 12. sınıflarından öğrenciler seçiliyor. Ders başarısı, yabancı dil becerileri, efendilik ve disiplinle ille ilgili başarı kriterleri alınıyor. Öğretmelerimiz komisyon oluşturuyorlar ve gitmeye hak kazanan öğrencilerimiz arasında kura çekiyoruz ve öğrencilerimizi götürüyoruz” diye konuştu.



“Hayal kurduk, başardık”


Çevik, “7 sene önce burada sadece bina vardı. Türkiye’nin en iyi mesleki teknik lisesi olacağız demiştik. İnanan oldu, inanmayan oldu. Hedef koyduk ve yürüdük. Ve şu anda ülkenin en iyi okullarından biriyiz. Biz şu an ODTÜ ile yarışıyoruz. Hayal kurduk ve ekip halinde uyguladık. Biz bunu yaptık. 150 puanla öğrenci aldı okulumuz ilk açıldığında, şimdi geldiğimiz nokta 420 puan. Onlar da bizim öğrencimiz” ifadelerini kullandı.



“Uçak, fizik kurallarına göre inşa ediliyor”


Uçak bakımının kalite ve başarı gerektirdiğini belirten Çevik, “Sayısal zekâ ve beceri istiyor. Uçak tamamen fizik kurallarına göre uçuyor. Motor aksanı ve fiziki yapısı da bu kurallarda ilerliyor. Şu an taban puanımız 420. Fen lisesine gidecek bir öğrenci bizim okulumuza müracaat etti. Bu durum bizim sorumluluğumuzu da artırıyor. Biz şimdiden sene başında gelecek yılın planlamasını, deneme sınavlarını ve neler yapacağımızın üzerine çalışmalar yapıyoruz. Yakında açıklanacak üniversite sonuçlarıyla da okulumuzun başarısını taçlandıracağız diye düşünüyorum. Ortaya çıkacak sonuçların öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.



Uçak Lisesi yabancı öğrenci kabul etmeye başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.