ASAYİŞ - 20 Ocak 2026 Salı 13:48

Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgesine ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ve yaşam alanı

A
A
A
Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgesine ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ve yaşam alanı

Antalya Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini belirterek "İnsanlar kapılarına ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız, bu da yetmeyecek 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. dedi.


Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) her ay gerçekleştirdiği basın sohbetlerinin konuğu Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu oldu. Toplantıda konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zaimoğlu, asayişten trafiğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Antalya’nın, turizm açısından bakıldığında zaman zaman tek bir ilde insan yoğunluğu bakımından kentlerin başında geldiğini belirterek, "O yüzden hep söylüyoruz, Antalya turizmin başkentidir. Tabii ki ilimize gelen insanlar huzur ve güvenlik isterler. Bizim görevimiz de hem vatandaşlarımızın hem de misafirlerimizin güvenli bir şekilde tatillerini yapıp huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır" dedi.


"Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak"


Her ay düzenli toplantılar yaptıklarını ve ne kadar suç işlendiği, ne kadarı aydınlatıldığı gibi verilerle çözümler aradıklarını belirten Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, uyuşturucu ile kararlılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucu kullanıp sokakta yatıp kalkan kişilerle sürekli çalışmalar yapıyoruz. Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak için çalışmaktır. Bu ulaşım ağının engellenmesi, sorunun kökten çözümü anlamına gelebilir. Amacımız, çocukların bu zehirleri denemelerinin önüne geçmektir. Çünkü uyuşturucu ilk denemede yüzde 80 oranında bağımlılık yapıyor. Bağımlı olduktan sonra yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bağımlılıktan kurtulma oranı var. Şanslı olsanız dahi ömür boyu yoksunluk hissi çekiyorsunuz. Madde bağımlılarının 40 yaşını görme oranı çok düşüktür. Yüzde 75’i 40 yaş ve üzerini göremiyor. Dolayısıyla ne kadar büyük bir sorun olduğunun herkesin farkında olması lazım. Baronları yakaladık, aracıları yakaladık. Ancak bu sorun bunlardan ziyade talep ve kullanımdan çözülecek" ifadelerini kullandı.


"Artık alışılmış, kimse ihbar etmiyor"


Zeytinköy’de insanların gözü önünde uyuşturucu kullanımının artık alışılmış hale geldiğini ve vatandaşların ihbarda bulunmadığını belirten Zaimoğlu, "Zeytinköy’de herkesin gözü önünde, her apartmanda, her sokakta uyuşturucu kullanılıyor. Balkondan görenler de artık alışmış. Kimse ihbarda bulunmuyor. Yaya devriyeleri artırdık, apartman diplerine çekilmeye başladılar. Çekildikleri köşe başlarında ve apartman diplerinde bize ihbar gelmiyor. Şimdi de dron soktuk. Bu şekilde çalışıyoruz. Bazıları zaten burası bataklıktı, içende ölen de bu bataklıkta yaşıyordu. "Bütün Antalya’ya mı yayacaksınız?" diye soruyorlar. Hayır, bataklığı kurutmak istiyoruz. Gidebilecekleri birkaç mahalle var. Şimdiden o bölgelerde kamera ve devriye çalışmalarını yaptık. Kepez’de, Aksu’da bu mahallelere önlemler aldık. Günde 80, gece 60 personelle Zeytinköy’de devriye atıyoruz. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız. 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. Bunun haricinde gidebilecekleri her alanı da daraltmaya, boğmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


"Kapısına uyuşturucu satılmadığını yazan var"


Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, "Orada yaşayan ve bu işi yapmayan aileler, kapılara ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Bu kadar fazla talep var. Dolayısıyla burada işimiz ve uygulamalarımız çok ve devam edecek. Yıl sonuna kadar 1000 adet yüz tanıma kameramız her tarafta aktif olacak. Yüz tanıma kameralarıyla terörden, uyuşturucudan veya asayiş olaylarından aranan kişiler yakalanacak. Bir süre sonra 5 suçtan fazla kaydı olanlar, çocuk istismarından, yankesicilikten kaydı olanlar için yakalama alarmı üretmesine komut vereceğiz. Alarm verildiğinde o bölgedeki ekipler bu şahıslar için daha dikkatli olacak. Herhangi bir şahıs kamera ile tespit edildikten sonra bir suç işlerse sistem 1 haftalık geriye dönük verileri bize sunar. Nerede, ne zaman görüldüğünü saniyeler içinde bize verir. Bu sayede suçluyu hemen yakalayabiliriz. İnsan hakları açısından bir vatandaşın canının yanmaması mı, yoksa kamunun önünde olan verilerin bizde bir süre kalması mı? Ben kimsenin canının yanmamasından yanayım" dedi.


"Uyuşturucu içmek suçtur"


Ünlü isimlere düzenlenen uyuşturucu operasyonlarına da değinen Zaimoğlu, "Uyuşturucu kullananlar, nasıl olsa kullanmak suç değil diye düşünüyor. Bunu kafadan silmek için kullananları gözaltına alıp onlara psikolog çağırıyoruz, ailesini ve yakınlarını çağırıp durumu anlatıyoruz. Ünlü, ünsüz kim olduğu önemli değil. Biz ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Herkese eşit muamele yapılır, biz de öyle yapıyoruz" ifadelerin kullandı. Çocukların ailedeki eğitimleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Sabit Akın Zaimoğlu, "Çocuklarımız bizim olmazsa olmazımızdır. Gençlerimiz bu kadar önemliyken bu konuya daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarda empati gelişimi iki yaşında tamamlanır. İki yaşına kadar çocuğa empati verebilirsiniz. Ondan sonra sadece suç ve ceza mantığıyla hareket eder. Karnı açken karnını doyurmayıp altını temizlemezseniz, o çocukta empati gelişmiyor. Yabancılarda ‘moral eğitimi’, bizde ‘din kültürü ve ahlak eğitimi’ dediğimiz şey 4-5 yaşında tamamlanır. Çocuk eğitimi bu kadar önemliyken biz evlenecek kişilere aile eğitimi için 1-2 saatlik seminer dahi vermiyoruz. Suç ve suçluyu önlemek açısından bu noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Milli Eğitim ile bu konularda çalışmalar yapmamız gerekiyor" dedi


"1 milyon 600 bin araç sayımız var"


Antalya trafiğinde 1 milyon 600 bin araç bulunduğunu ve bu rakamın üçte birini motosikletlerin oluşturduğunu söyleyen Zaimoğlu, "Antalya’da 1 milyon 600 bin araç var. 2 milyon 600 bin nüfusa bu araç sayısı oldukça yüksek bir rakam. Nüfusla kıyaslandığında motosiklet kullanımında açık ara zirveden olan şehir ise Antalya. Şehirde bulunan 1 milyon 600 bin aracın üçte biri motosiklet. Kazalara karışan motosiklet oranı üçte bir olmasına rağmen, motosiklet kaynaklı kazaların oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Bu noktada kaportası sizin olduğunuz araçlar olan motosikletlere dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında, hırsızlık, gasp gibi olaylarda da genellikle motosiklet kullanıldığı için bizim için önceliklerden biri plakasız motosikletlerdir. Bu noktada motosikletle alakalı uygulamalarımızı sıklıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.


"7-24 değil, 8-25 çalışıyoruz"


Zaimoğlu, "Aranan şahıslar, suç işleme potansiyeli en yüksek kişilerdir. Neden? Çünkü zaten aranıyor, dolayısıyla kaybedecek bir şeyi yok. Yine suç işleyebilir. Cezaevine girdiğinde kendine yetecek kadar para bulmak zorunda. Bir diğer sebep de cezaevine girdiğinde ailesine yetecek kadar para bırakmak zorunda olmasıdır. Dolayısıyla biz aranan şahsı aldığımızda, otomatik olarak suç işleme potansiyelini ciddi oranda düşürmüş oluyoruz. Dolayısıyla biz 7-24 değil, tabiri caizse 8-25 huzur ve güvenlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen kaçak ilaç operasyonunun detayları ortaya çıktı İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen kaçak ilaç operasyonunun detayları ortaya çıktı. Operasyonda ele geçirilen 235 bin 328 adet ilacın 180 milyon lira değerinde olduğu öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında; kaçak ilaç temin eden, yetkisiz şekilde satışını yapan, halk sağlığını tehlikeye atan ve kamu kurum ve kuruluşlarını maddi zarara uğratan şahıslara yönelik çalışma başlatıldı. Soruşturma sürecinde kanser, diyabet, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçları farklı yöntemlerle kaçak şekilde ülkeye sokan, piyasaya süren, yetkisiz satışını yapan şahıslara yönelik yapılan teknik ve fiziki takip neticesinde piyasa değeri 180 Milyon TL olan 235 bin 328 adet ilaç ele geçirilerek 21 şahıs hakkında işlem yapıldı. Öte yandan konu ile ilgili 34 şüpheliye yönelik bugün İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli Antalya, Kocaeli Sakarya, Diyarbakır’da operasyon düzenlendi. 52 adrese yapılan operasyonda 34 şüpheli yakalandı. Operasyon kapsamında çok sayıda ilaç, ruhsatsız ilaç imalat atölyeleri ve makineleri ele geçirildi. İki şüpheliye ait adreslerde arama ve yakalama faaliyetinin ise devam ettiği öğrenildi.
Antalya Kaş Ova Spor Salonu Kaşlı çocukların ortak buluşma noktası oldu Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kaş Ova Spor Salonu, Kaş ilçesinde yaşayan çocukların ortak buluşma noktası haline geldi. Spor salonunda çocuklar basketbol, voleybol ve masa tenisi branşlarında eğitim alırken, ASFİM bünyesinde ise jimnastik derslerine katılıyor. Eğitim alan çocuklar, spor yapmanın yanı sıra sosyalleşme imkanı buluyor ve keyifli vakit geçiriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş ilçesinde hayata geçirilen Ova Spor Salonu, çocuk ve gençlerin spora yönlendirilmesine katkı sağlıyor. Basketbol, voleybol, masa tenisi ve jimnastik gibi birçok branşta eğitim verilen Ova Spor Salonu’nda geleceğin sporcu adayları yetiştiriliyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen antrenmanlarda çocuklar, hem sportif becerilerini geliştiriyor hem de disiplin, takım ruhu ve özgüven kazanıyor. Modern donatıları ve güvenli ortamıyla dikkat çeken spor salonu, çocukların spor yaparken sosyalleşmelerine de imkan tanıyor. Kaş’ta sporun adresi ova spor salonu Kaş Ova Spor Salonu Birim Sorumlusu Gürkan Keçeli, çocukları sporla buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Spor salonumuzda basketbol, voleybol ve masa tenisi branşlarında eğitimler veriyoruz. Çocuklarımız burada sportif faaliyetlere katılırken aynı zamanda zihinsel ve bedensel gelişimlerini de destekliyoruz. 8-16 yaş arası çocuklarımıza yönelik kurslarımız bulunuyor. 2023 yılında hizmete açılan Kaş Ova Spor Salonu kısa sürede Kaşlı çocuklarımızın buluşma noktası haline geldi. Çevre mahallelerdeki okullardan gelen çocuklarımız da tesisimizden faydalanarak spor yapma imkanı buluyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Ova Spor Salonu’nda jimnastik eğitimi ASFİM’de görev yapan eğitmen Begüm Durna Gergin, Kaş Ova Spor Salonu’nun çocuklar için sadece bir eğitim alanı değil, aynı zamanda bir oyun ve etkinlik merkezi olduğunu vurguladı. Spor Salonu’nda çocuk jimnastiğinin yanı sıra pilates, step, aerobik ve zumba derslerinin de verildiğini söyleyen Gergin, çocukların kendi yaşıtlarıyla birlikte eğlenceli ve öğretici etkinliklere katıldığını ifade ederek, "Derslerimizde temel jimnastik hareketleri, duruş çalışmaları, taklalar ve çeşitli parkurlar yer alıyor. Bu sayede çocuklarımız hem fiziksel gelişimlerini destekliyor hem de paylaşmayı, özgüven kazanmayı ve sorumluluk almayı öğreniyor. Akranlarıyla uyum içinde gerçekleştirilen derslerimiz oldukça verimli geçiyor" diye konuştu. Velilerden spor salonuna tam not Velilerden Zeynep Uysal, kızının sporla ilk kez Kaş Ova Spor Salonu’nda tanıştığını belirterek, "Kızım Aslıhan burada jimnastiğe başladı, yaklaşık 3-4 aydır da voleybol eğitimi alıyor. Bu bölgede çocukların sosyalleşebileceği alanlar oldukça sınırlı. Büyükşehir Belediyemizin açtığı bu spor salonu, çocuklarımız için önemli bir sosyal aktivite imkânı sunuyor. Kızım burada alanında uzman eğitmenler ve yaşıtlarıyla birlikte aldığı eğitim sayesinde hem beceri kazandı hem de özgüveni arttı. Ben de lokanta işletiyorum, çocuklarımı buraya güvenle bırakıp işlerimi rahatlıkla halledebiliyorum" dedi. Velilerden Eşref Erdem ise iki kızının da Ova Spor Salonu’ndan faydalandığını ifade ederek, birinin basketbol, diğerinin ise jimnastik eğitimi aldığını söyledi. Çocuklarını spor salonuna getirdikleri sürede kendi işleriyle ilgilenme fırsatı bulduklarını belirten Erdem, "Büyük kızım voleybolu burada öğrendi. Spor salonumuzdan çok memnunuz" diye konuştu.
Bursa Oyak Renault’dan gelecek için güvenli adımlar projesi Oyak Renault, erken yaşta yol güvenliği bilinci oluşturmak amacıyla Güvenli Adımlar Projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında Oyak Renault, Oyak Horse ve Renault Mais (Bursa Şubesi) çalışanlarının ilkokul çağındaki çocukları, ara tatil döneminde İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda düzenlenen uygulamalı eğitimlerle temel trafik kurallarını güvenli bir ortamda öğrenme fırsatı buldu. Renault Group’un sürücüler, yolcular ve tüm yol kullanıcıları için güvenliği merkeze alan önce insan (Human First) yaklaşımından ilham alan proje ile çocuklar, hem otomobil güvenliği hem de dijital dünyaya dair temel farkındalık kazandı. Bursa Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda gerçekleştirilen eğitim çalışmaları sayesinde çocuklar trafik kurallarını deneyimleyerek öğrenme fırsatı elde etti. Eğitimin ardından Oyak Renault kampüsünde araç ve motor fabrikalarını ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme imkânı buldu. Kampüs içerisinde yer alan Enerji Okulu’nda, sürdürülebilir bir yaşamın temel unsurlarını öğrenerek enerji kaynaklarının nasıl daha verimli kullanılabileceğine dair bilgiler edindiler. Bu ziyaretler, çocuklara modern üretim teknolojilerini ve üretimin her aşamasında güvenliğin nasıl sağlandığını gözlemleme fırsatı sundu. Program, trafik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayan gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), yapay zekâ ve dijital hayata giriş eğitimleriyle devam etti. Böylece çocuklar, hem otomobil güvenliği hem de dijital dünyaya dair temel farkındalık kazandı. "Çocukların trafik kurallarını günlük hayatlarının doğal bir parçası haline getirmelerini hedefliyoruz" Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet şu ifadelere yer verdi: "Oyak Renault’da yalnızca güvenli araçlar üretmekle kalmıyor, aynı zamanda üretim süreçlerimizi ’sıfır kaza’ ilkesiyle yürütüyoruz. Bu yaklaşım, hem müşterilerimize hem de çalışanlarımıza güvenli bir ortam sağlamamıza imkân tanıyor. Araç ve üretim güvenliğinin ötesinde, trafik güvenliği bilincinin erken yaşta kazandırılmasının gelecekte daha güvenli bir toplum inşa etmenin temel adımlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hayata geçirdiğimiz Güvenli Adımlar Projesi ile Oyak Renault kampüs çalışanlarımızın çocuklarının yalnızca trafik kurallarını öğrenmelerini değil, bu kuralları günlük yaşamlarının doğal bir parçası hâline getirmelerini amaçlıyoruz. Projeyi, trafik farkındalık eğitimi, üretim süreçleri ve iş güvenliği eğitimi, sürdürülebilir yaşamın temel unsurlarını öğrenecekleri enerji verimliliği eğitimi ve dijital hayatın temellerini öğrenebilecekleri kapsamlı bir model olarak kurguladık. Bu yaklaşımın, uzun vadede daha bilinçli, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu projeyi hayata geçirmemizde değerli destekleri için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne içten teşekkürlerimizi sunuyoruz."
İzmir İzmirli doğa fotoğrafçısı Şimşek, Amerika’da kar baykuşunu fotoğraflamayı başardı Amerikan Kartalı fotoğrafı ile Amerikan Temsilciler Meclisi’nden altın madalya almaya hak kazanan İzmir Seferihisarlı doğa fotoğrafçısı Erhan Barış Şimşek, başarısına bir yenisini daha ekledi. Nesli Avrupa’da tükenme noktasına gelen kar baykuşunu fotoğraflayan Şimşek, doğa tutkusunu bir kez daha gözler önüne serdi. Amerika’nın New Jersey eyaletinde yaşayan Seferihisarlı doğa fotoğrafçısı Erhan Barış Şimşek, doğa fotoğrafçılığı alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz aylarda çektiği Amerikan Kartalı fotoğrafı ile Amerikan Temsilciler Meclisi’nden altın madalya almaya hak kazanan Şimşek, bu kez çok özel ve nadir bir anı objektifine yansıtmayı başardı. Nesli Avrupa’da tükenme noktasına gelen, hatta İsveç’te tamamen yok olan kar baykuşunu, yaşadığı eyalet olan New Jersey’de saatler süren sabırlı ve sessiz bir bekleyişin ardından fotoğraflayan Şimşek, doğa tutkusunu bir kez daha gözler önüne serdi. Soğuk, kar ve rüzgar altında yalnızca tek bir kare için beklediğini dile getiren Erhan Barış Şimşek, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Bir Türk olarak bunu başarmak benim için büyük bir gurur. Ben profesyonel değilim sadece amatör bir doğa severim. Doğayı seviyorum ve o anları ölümsüzleştirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Saatlerce soğukta, karda, yağmurda sadece tek bir kare için bekliyorum. Buradan tüm doğa severlere sevgilerimi iletiyorum." Seferihisar’dan Amerika’ya uzanan bu başarı hikâyesi, hem doğaya duyulan sevginin hem de sabrın neleri mümkün kılabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Erzincan Kemaliye’de ’dünyanın en zorlu yolları’ arasında gösterilen "Taş Yolu" buz tuttu Yaz aylarında adrenalin tutkunlarını cezbeden ve ’dünyanın en zorlu yolları’ arasında gösterilen Kemaliye’deki "Taş Yolu" buz tuttu. Erzincan’da, "dünyanın en zorlu yolları" arasında gösterilen ve yapımı 132 yılda tamamlanan Kemaliye-Divriği arasındaki Taş Yolu, çok sayıda tünel, viraj ve keskin uçurumlarıyla hem yaya hem de araçla gezinti yapmak isteyen macera tutkunlarını cezbediyor. Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesini İç Anadolu’ya bağlamak amacıyla 1870’de inşasına başlanan Taş Yolu, Karanlık Kanyon’un geçit vermeyen kayalıklarını ilkel aletlerle oyan ve adeta iğneyle kuyu kazan yöre halkı tarafından 132 yıllık çalışma sonucu devletin de verdiği destekle 2002’de tamamlandı. Önceleri dar olduğu için sadece yürüyerek geçilebilen Taş Yolu, zamanla araç geçişi için genişletilerek Kemaliye’yi Divriği’ye bağladı. Her iki tarafı yer yer 400-500 metrelik sarp kayalık yamaçlardan oluşan Karanlık Kanyon boyunca macera tutkunlarına nefis manzaralar sunan 7 kilometre uzunluğundaki yol, içinde barındırdığı irili ufaklı 38 tünel ile çok sayıda keskin viraj ve uçurumlarıyla artık ulaşımdan ziyade turizm amaçlı kullanılıyor. Fırat Nehri kıyısında Kemaliye’den Divriği’ye uzanan ve daha çok araçla macera yaşamak isteyenlerin tercih ettiği yol, gerek yaya gerekse araçla yapılan tehlikeli yolculuğa rağmen doğal güzellikleriyle de misafirlerini büyülüyor. Kullanıcılarına dünya genelindeki tehlikeli ve zorlu yolların tanıtımını yapan "www.dangerousroads.org" adlı internet sitesince "dünyanın en tehlikeli yolu" olarak belirlenen Taş Yolu’nun, Çin’deki dünyaca ünlü "Guoliang Tüneli" olarak nitelendirilen yoldan yer yer daha tehlikeli olduğu belirtiliyor. İlçe halkından Şevket Gültekin, aşırı soğukların etkili olduğu bugünlerde Taş Yolunun buz tuttuğunu belirterek tüneller içerisinde oluşan buz sarkıtlarının fotoğraf severlerin akınına uğradığını kaydetti.