ASAYİŞ - 20 Ocak 2026 Salı 14:18

Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı

A
A
A
Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı

Antalya Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini belirterek "İnsanlar kapılarına ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız ,bu da yetmeyecek 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız dedi.



Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) her ay gerçekleştirdiği basın sohbetlerinin konuğu Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu oldu. Toplantıda konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zaimoğlu, asayişten trafiğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Antalya’nın, turizm açısından bakıldığında zaman zaman tek bir ilde insan yoğunluğu bakımından kentlerin başında geldiğini belirterek, "O yüzden hep söylüyoruz, Antalya turizmin başkentidir. Tabii ki ilimize gelen insanlar huzur ve güvenlik isterler. Bizim görevimiz de hem vatandaşlarımızın hem de misafirlerimizin güvenli bir şekilde tatillerini yapıp huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır" dedi.



"Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak"


Her ay düzenli toplantılar yaptıklarını ve ne kadar suç işlendiği, ne kadarı aydınlatıldığı gibi verilerle çözümler aradıklarını belirten Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, uyuşturucu ile kararlılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucu kullanıp sokakta yatıp kalkan kişilerle sürekli çalışmalar yapıyoruz. Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak için çalışmaktır. Bu ulaşım ağının engellenmesi, sorunun kökten çözümü anlamına gelebilir. Amacımız, çocukların bu zehirleri denemelerinin önüne geçmektir. Çünkü uyuşturucu ilk denemede yüzde 80 oranında bağımlılık yapıyor. Bağımlı olduktan sonra yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bağımlılıktan kurtulma oranı var. Şanslı olsanız dahi ömür boyu yoksunluk hissi çekiyorsunuz. Madde bağımlılarının 40 yaşını görme oranı çok düşüktür. Yüzde 75’i 40 yaş ve üzerini göremiyor. Dolayısıyla ne kadar büyük bir sorun olduğunun herkesin farkında olması lazım. Baronları yakaladık, aracıları yakaladık. Ancak bu sorun bunlardan ziyade talep ve kullanımdan çözülecek" ifadelerini kullandı.



"Artık alışılmış, kimse ihbar etmiyor"


Zeytinköy’de insanların gözü önünde uyuşturucu kullanımının artık alışılmış hale geldiğini ve vatandaşların ihbarda bulunmadığını belirten Zaimoğlu, "Zeytinköy’de herkesin gözü önünde, her apartmanda, her sokakta uyuşturucu kullanılıyor. Balkondan görenler de artık alışmış. Kimse ihbarda bulunmuyor. Yaya devriyeleri artırdık, apartman diplerine çekilmeye başladılar. Çekildikleri köşe başlarında ve apartman diplerinde bize ihbar gelmiyor. Şimdi de dron soktuk. Bu şekilde çalışıyoruz. Bazıları zaten burası bataklıktı, içende ölen de bu bataklıkta yaşıyordu. "Bütün Antalya’ya mı yayacaksınız?" diye soruyorlar. Hayır, bataklığı kurutmak istiyoruz. Gidebilecekleri birkaç mahalle var. Şimdiden o bölgelerde kamera ve devriye çalışmalarını yaptık. Kepez’de, Aksu’da bu mahallelere önlemler aldık. Günde 80, gece 60 personelle Zeytinköy’de devriye atıyoruz. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız. 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. Bunun haricinde gidebilecekleri her alanı da daraltmaya, boğmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



"Kapısına uyuşturucu satılmadığını yazan var"


Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, "Orada yaşayan ve bu işi yapmayan aileler, kapılara ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Bu kadar fazla talep var. Dolayısıyla burada işimiz ve uygulamalarımız çok ve devam edecek. Yıl sonuna kadar 1000 adet yüz tanıma kameramız her tarafta aktif olacak. Yüz tanıma kameralarıyla terörden, uyuşturucudan veya asayiş olaylarından aranan kişiler yakalanacak. Bir süre sonra 5 suçtan fazla kaydı olanlar, çocuk istismarından, yankesicilikten kaydı olanlar için yakalama alarmı üretmesine komut vereceğiz. Alarm verildiğinde o bölgedeki ekipler bu şahıslar için daha dikkatli olacak. Herhangi bir şahıs kamera ile tespit edildikten sonra bir suç işlerse sistem 1 haftalık geriye dönük verileri bize sunar. Nerede, ne zaman görüldüğünü saniyeler içinde bize verir. Bu sayede suçluyu hemen yakalayabiliriz. İnsan hakları açısından bir vatandaşın canının yanmaması mı, yoksa kamunun önünde olan verilerin bizde bir süre kalması mı? Ben kimsenin canının yanmamasından yanayım" dedi.



"Uyuşturucu içmek suçtur"


Ünlü isimlere düzenlenen uyuşturucu operasyonlarına da değinen Zaimoğlu, "Uyuşturucu kullananlar, nasıl olsa kullanmak suç değil diye düşünüyor. Bunu kafadan silmek için kullananları gözaltına alıp onlara psikolog çağırıyoruz, ailesini ve yakınlarını çağırıp durumu anlatıyoruz. Ünlü, ünsüz kim olduğu önemli değil. Biz ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Herkese eşit muamele yapılır, biz de öyle yapıyoruz" ifadelerin kullandı. Çocukların ailedeki eğitimleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Sabit Akın Zaimoğlu, "Çocuklarımız bizim olmazsa olmazımızdır. Gençlerimiz bu kadar önemliyken bu konuya daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarda empati gelişimi iki yaşında tamamlanır. İki yaşına kadar çocuğa empati verebilirsiniz. Ondan sonra sadece suç ve ceza mantığıyla hareket eder. Karnı açken karnını doyurmayıp altını temizlemezseniz, o çocukta empati gelişmiyor. Yabancılarda ‘moral eğitimi’, bizde ‘din kültürü ve ahlak eğitimi’ dediğimiz şey 4-5 yaşında tamamlanır. Çocuk eğitimi bu kadar önemliyken biz evlenecek kişilere aile eğitimi için 1-2 saatlik seminer dahi vermiyoruz. Suç ve suçluyu önlemek açısından bu noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Milli Eğitim ile bu konularda çalışmalar yapmamız gerekiyor" dedi.



"1 milyon 600 bin araç sayımız var"


Antalya trafiğinde 1 milyon 600 bin araç bulunduğunu ve bu rakamın üçte birini motosikletlerin oluşturduğunu söyleyen Zaimoğlu, "Antalya’da 1 milyon 600 bin araç var. 2 milyon 600 bin nüfusa bu araç sayısı oldukça yüksek bir rakam. Nüfusla kıyaslandığında motosiklet kullanımında açık ara zirveden olan şehir ise Antalya. Şehirde bulunan 1 milyon 600 bin aracın üçte biri motosiklet. Kazalara karışan motosiklet oranı üçte bir olmasına rağmen, motosiklet kaynaklı kazaların oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Bu noktada kaportası sizin olduğunuz araçlar olan motosikletlere dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında, hırsızlık, gasp gibi olaylarda da genellikle motosiklet kullanıldığı için bizim için önceliklerden biri plakasız motosikletlerdir. Bu noktada motosikletle alakalı uygulamalarımızı sıklıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.



"7-24 değil, 8-25 çalışıyoruz"


Zaimoğlu, "Aranan şahıslar, suç işleme potansiyeli en yüksek kişilerdir. Neden? Çünkü zaten aranıyor, dolayısıyla kaybedecek bir şeyi yok. Yine suç işleyebilir. Cezaevine girdiğinde kendine yetecek kadar para bulmak zorunda. Bir diğer sebep de cezaevine girdiğinde ailesine yetecek kadar para bırakmak zorunda olmasıdır. Dolayısıyla biz aranan şahsı aldığımızda, otomatik olarak suç işleme potansiyelini ciddi oranda düşürmüş oluyoruz. Dolayısıyla biz 7-24 değil, tabiri caizse 8-25 huzur ve güvenlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.



Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kırsalda kapalı mahalle yolu kalmadı Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kar yağışı ve tipi sonrası şehir merkezi ve kırsal mahallelerde yürüttüğü yoğun çalışmalarla 11 ilçede 197 kırsal mahalle yolunu yeniden ulaşıma açtı. 7/24 esaslı çalışmalar sonucu kırsal mahallelerde kapalı yol kalmadı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına karşı teyakkuz halinde, kent genelinde ulaşımın aksamaması için kapsamlı bir yol açma seferberliği yürüttü. Şehir merkezi ile kırsal mahallelerde sürdürülen çalışmalar, Kırsal Hizmetler, Fen İşleri ile Park ve Bahçeler Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda 7 gün 24 saat esasına göre gerçekleştirildi. Vatandaşların güvenli ve kesintisiz ulaşımını sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalarda, şehir merkezi ve kırsal mahallelerde toplam 156 araç ve 421 personel sahada görev aldı. Özellikle yüksek rakımlı ve ulaşımı zor bölgelerde yol açma çalışmaları, öncelikli olarak ele alındı. 11 İlçede 197 Mahalle Yolu Ulaşıma Açıldı Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda 148 personel ve 85 araç yoğun mesai yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda, Akkışla’da 3, Bünyan’da 20, Develi’de 10, Felahiye’de 8, Özvatan’da 5, Pınarbaşı’da 78, Sarıoğlan’da 9, Sarız’da 36, Talas’ta 4, Tomarza’da 15 ve Yahyalı’da 9 mahalle yolu olmak üzere 197 mahallenin toplam 1.544 kilometre uzunluktaki yol kesimi ulaşıma açıldı. Ekiplerin 7/24 esaslı yoğun çalışmaları neticesinde kırsal mahallelerde kapalı yol kalmadı. Vatandaşların ulaşımında herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına tüm bölgelerde yol genişletme ve temizleme çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. 68 Günde 21 bin 160 Kilometrelik Yol Açıldı Kırsal Hizmetler ekipleri tarafından bu sezon, 15 Kasım 2025 - 21 Ocak 2026 tarihleri arasında yürütülen 68 günlük kış çalışmaları kapsamında, kar yağışı ve tipi nedeniyle zaman zaman kapanan yollar yeniden ulaşıma açıldı. Bu süreçte ekipler tarafından, 3 bin 477 kilometre yol ağındaki 467 mahalle ve 131 bağlı mezrada, toplam 21 bin 160 kilometre yol kat edilerek, 598 lokasyonda yollar ulaşıma açık hale getirildi. Kent merkezinde ise Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri, 201 personel ve 71 araç ile ana arterler, bulvarlar ve caddelerde yol açma ve genişletme çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri de 72 personel ile yaya yolları ve kaldırımlarda kar temizliği çalışmalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, kış şartlarının etkili olduğu süreçte şehir genelinde ulaşımın güvenli ve kesintisiz sağlanması için tüm imkânlarıyla sahada çalışmalarını sürdürüyor.
Gaziantep GSO’da 2026 yılının ilk meclis toplantısı yapıldı Gaziantep Sanayi Odası’nda (GSO) 2026 yılının ilk meclis toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, sanayicilerin güncel sorunları, 2026 yılına yönelik hedefler ile Gaziantep sanayisinin mevcut durumunun ele alındığı toplantıda; üretim, ihracat, finansmana erişim, istihdam, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka başta olmak üzere sanayi dünyasını yakından ilgilendiren konular istişare edildi. Toplantının açılış konuşmasında yeni yılın sanayi camiası ve herkes için hayırlı olması temennisinde bulunan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak, "Zorlu küresel ve bölgesel şartlara rağmen Gaziantep sanayisi üretmeye, ihracat yapmaya ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam etmektedir. Bu başarıda sanayicilerimizin azmi ve girişimci ruhu büyük rol oynamaktadır. Finansmana erişimden maliyet baskılarına, nitelikli iş gücünden yeşil ve dijital dönüşüme kadar pek çok alanda ciddi bir mücadele içindeyiz. Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için verimlilik, yüksek teknoloji, inovasyon ve ihracat odaklı üretim anlayışını daha da güçlendirmemiz gerekiyor’’ dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, 2025 yılının iş dünyası açısından zor geçen bir yıl olduğuna değinerek, "Küresel sorunlarla birlikte Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlarımızdaki durgunluk, iç piyasadaki nakit akışındaki yavaşlama ve finansman konusundaki güçlüklerin getirdiği daralan piyasa şartları hepimizi derinde etkilemiştir. Enflasyon rakamlarının artış hızının yavaşlaması ve Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam ediyor olması umut vericidir. Gaziantep sanayisi güçlü üretim altyapısı ve direnciyle mücadelesini sürdürmektedir. 2026 yılında da sorunların çözümü için çalışırken, ileri teknoloji ve yenilikçi projelerle sanayimizi geleceğe hazırlamak öncelikli hedefimizdir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine sunum yapan Ünverdi, "Şehrimiz en fazla ihracat yapan iller arasında 2025 yılında 6’ncı sırada yer aldı. İhracatımız 10 milyar 145 milyon 26 bin dolar olarak gerçekleşti. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD bulunmaktadır. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 36 ile tekstil ürünleri, ikinci sırada yüzde 34,1 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, üçüncü sırada ise yüzde 12,6 ile kimya ve plastik ürünleri yer almaktadır’’ ifadelerine yer verdi. Toplantı, öneri ve görüş paylaşımının ardından sona erdi.
Gaziantep Dr. Aytekin: "Rahim ağzı kanserinden erken tanı ile hayat kurtarmak mümkün" Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, rahim ağzı kanseri ile ilgili bilgi verdi. Dr. Aytekin, "Rahim ağzı kanseri, rahmin alt kısmında yer alan ve "serviks" olarak adlandırılan bölgede gelişen ciddi bir kanser türüdür. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserler arasında yer alan rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni, HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonudur. HPV virüsü çoğu zaman belirti göstermeden vücuda yerleşebilir ve uzun yıllar fark edilmeden ilerleyebilir. Bu durum, düzenli taramaların hayati önemini daha da artırmaktadır" dedi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, rahim ağzı kanserine karşı farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, "Smear testi ve HPV taramaları, rahim ağzı kanserinin henüz belirti vermeden önce oluşmasını sağlar. Erken dönemde teşhis edilen vakalarda tedavi başarısı son derece yüksektir. Bu nedenle kadınların herhangi bir şikayeti olmasa bile düzenli aralıklarla jinekolojik kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. "Rahim ağzı kanserinde belirtiler önemli" Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, "Rahim ağzı kanseri ilerleyen evrelerde bazı belirtilerle kendini gösterebilir. Anormal vajinal kanamalar, ilişki sonrası kanama, adet dönemleri dışında lekelenmeler, pelvik ağrı, kasık bölgesinde rahatsızlık hissi ve adet düzeninde değişiklikler en sık karşılaşılan uyarıcılar arasında yer almaktadır. Ancak hastalık erken evrede çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiği için, yalnızca şikayetlere bağlı kalmadan tarama testlerinin yapılması hayati önem taşır" dedi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin rahim ağzı kanserinin belirterek, çok eşli olmak, cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlanmak, sigara içmek, bağışıklık sisteminin zayıf olması, böbrek veya karaciğer nakilli olmak, genital organlarda viral ve bakteriyal enfeksiyonların sıkça görülmesi, çok sayıda doğum yapmak, tarama testlerini düzenli yaptırmamak olduğunu ifade etti. Rahim ağzı kanserinin teşhisinde Smear testi Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, "Smear testi, rahim ağzı hücrelerinde oluşabilecek anormal değişiklikleri tespit etmek amacıyla yapılan, kolay ve güvenilir bir tarama yöntemidir. Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından özel bir fırça yardımıyla hücre örneği alınır. İşlem genellikle ağrısızdır ve birkaç dakika içerisinde tamamlanır. Sağlıklı bir sonuç alınabilmesi için testin adet döneminde yapılmaması önerilmektedir. Türkiye’de 21-29 yaş arası evli kadınlara üç yılda bir Smear testi önerilmektedir. Ancak doktorun gerekli görmesi halinde bu aralık daha sık olabilir. 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise Smear testine ek olarak HPV testi de mutlaka yapılmalıdır. Çünkü HPV taraması, kanser gelişme riski yüksek olan kadınların erken dönemde tespit edilmesini sağlar" diye konuştu.
Kayseri Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Bayrağımıza yapılan saldırıyı kınıyor ve lanetliyorum" Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü SDG-YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırıya sert tepki verdi. Başkan Yalçın, "Şanlı bayrağımıza yönelik Suriye’de faaliyet gösteren terör örgütü SDG-YPG yandaşları tarafından yapılan alçak saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor ve lanetliyorum. Bayrağımıza yapılan bu provokasyon asla karşılıksız kalmayacaktır ve Devletimiz hesabını soracak irade ve kararlılığa sahiptir" dedi. Başkan Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Milletimizin bağımsızlığının, birlik ve beraberliğinin kutsal sembolü Türk Bayrağı, tarih boyunca bu topraklar uğruna can veren şehitlerimizin bizlere emanetidir. Bayrağımıza karşı yapılan her türlü saldırı, milletimizin ortak değerlerine, tarihine ve onuruna yapılmış alçak bir provokasyondur. Yapılan saldırı, milletimizin Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne sahip çıkılması noktasında toplumun tüm kesimlerinin birliğini koruma ve milli değerlere sahip çıkma konusunda daha duyarlı olması gerektiğini ortaya koymuştur. Kayseri OSB’nin milleti ve devleti için üreten, istihdam eden ve ihracat yapan tüm sanayicileri olarak bizler; demokrasinin, milli değerlerin ve toplumsal barışın yanındayız ve destekçisiyiz. Milletimizin ortak değerlerine yönelik hain saldırılar bertaraf edilecek ve asla amacına ulaşamayacaktır. Yüce Türk Devleti, bu menfur saldırının faillerinin en kısa sürede tespit edilerek hukuk önünde gereken cezayı almaları konusunda kudretlidir."
Kayseri Başkan Büyükkılıç’tan öğrencilere anlamlı destek: Büyükşehir 11 bin öğrencinin çamaşırını ücretsiz yıkadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın genç dostu belediyecilik anlayışıyla hayata geçirilen Çamaşır Yıkama Merkezi, 2025 yılında 11 bin üniversite öğrencisine ücretsiz hizmet vererek sosyal belediyeciliğin örnek projelerinden biri oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerine yönelik sosyal destek projeleriyle gençlerin yanında olmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın "genç dostu şehir" vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ücretsiz Çamaşır Yıkama Merkezi, 2025 yılı boyunca 11 bin üniversite öğrencisine hizmet sundu. Büyükşehir Belediyesi’nin "150. Yılda 150 Proje" kapsamında KAYMEK Akademi Tesisi’nde faaliyete başlattığı Çamaşır Yıkama Merkezi, özellikle Kayseri’de yatılı olarak öğrenim gören üniversite öğrencilerinin önemli bir ihtiyacını karşılıyor. Sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliğinin somut bir örneği olarak dikkat çeken merkezde, öğrencilerin çamaşırları tamamen ücretsiz olarak yıkanarak kurutuluyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, gençlerin eğitim hayatlarını kolaylaştıracak projelere büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Üniversite öğrencilerimiz bizim geleceğimiz. Onların her alanda yanında olmak, şehir olarak en önemli sorumluluklarımızdan biri. Eğitim hayatları boyunca karşılaştıkları ihtiyaçları en aza indirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. KAYMEK bünyesinde hizmet veren Çamaşır Yıkama Merkezi, 30’un üzerinde çok fonksiyonlu yıkama ve kurutma makinesiyle modern ve hijyenik bir ortamda faaliyet gösteriyor. Merkezden faydalanan öğrenciler, sunulan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek, Başkan Büyükkılıç’a ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, gençlere yönelik destekleyici projeleriyle sadece altyapı ve ulaşımda değil, sosyal hizmetlerde de örnek bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmeyi sürdürüyor. Başkan Büyükkılıç’ın liderliğinde yürütülen bu çalışmalar, Kayseri’yi öğrenci dostu bir şehir haline getirme hedefini güçlendiriyor.