GÜNDEM - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 22:13

Yangında depoda sakladıkları 90 bin TL kül olan aile Merkez Bankası’na başvurdu

A
A
A
Yangında depoda sakladıkları 90 bin TL kül olan aile Merkez Bankası’na başvurdu

Antalya’nın Serik ilçesinde çıkan yangında yatalak annesini kurtarmak için mücadele veren Nuriye Sarıdemir ve ailesi, Kurban Bayramı’nda sattıkları küçükbaş hayvanlardan elde ettikleri 90 bin lirayı depoyla birlikte kaybetti. Aile, yanan paraların yenilenmesi için Merkez Bankası’na başvurdu.


25 Temmuz Cuma günü Serik’te otluk alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle hızla yayılan alevler, eski bir okul binası ile Sarıdemir ailesinin evinin yanındaki ahır ve depoya sıçradı. Alevlerin sardığı ahşap depo tamamen yanarken, çiftin Kurban Bayramı’nda sattıkları küçükbaş hayvanlardan elde ettikleri ve depoda sakladıkları 90 bin lira ile hayvan yemleri küle döndü. Parayla yeniden yem almayı ve yatalak olan 76 yaşındaki Semiye Şenay’ın tedavi masraflarını karşılamayı planlayan Sarıdemir çifti, Merkez Bankası’na başvurarak 90 bin liranın yenilenmesini talep etti. Başvurunun yetkililer tarafından değerlendirildiği öğrenildi.



"Ev mi kurtulsun para mı, önce annem dedim"


Yangın sırasında evde annesiyle birlikte bulunduğuun anlatan 47 yaşındaki Nuriye Sarıdemir, "Ahırda koyunlara su verdim, çıktığımda dumanı gördüm. Evde yatalak annem vardı. Onu yerde sürükleyerek dışarı çıkardım. Ev mi kurtulsun para mı, önce annem dedim. Komşular yardıma yetişti ama malımız, yemimiz, paramız her şeyimiz yandı" dedi.


Yatalak olan Semiye Şenay yaşadıklarını şöyle aktardı:


"Yatakta yatıyordum. Çocuklardan biri ‘Yanıyoruz’ dedi. Beni dışarı çıkarmışlar, nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda her yer alev ve duman içindeydi. Bir haftadır duman kusuyorum, çok korktum."


Yangın sırasında evde olmayan ve durumu yoldayken öğrenen Yüksel Sarıdemir (52) ise, "Serik’ten geliyordum. Uzaktan evin yandığını gördüm. Eşim beni aradı, ‘Sadece annemi kurtar’ dedim. Diğer şeyler telafi olur ama can olmaz" diye konuştu.



Yangında depoda sakladıkları 90 bin TL kül olan aile Merkez Bankası’na başvurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Yapay zekâ akademiyi dönüştürüyor: Atatürk Üniversitesi’nden dikkat çeken araştırma Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, akademide yapay zekâ kullanımına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Şeyda Bozkurt tarafından kaleme alınan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Yurdigül’ün yürüttüğü çalışma, özellikle akademisyenlerin ve öğrencilerin yapay zekâ araçlarına yaklaşımını kapsamlı biçimde analiz ediyor. Araştırmanın, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen görüşmelerle desteklendiği görülüyor. Tez kapsamında yapılan anket ve değerlendirmeler, akademisyenlerin önemli bir bölümünün yapay zekâyı aktif biçimde kullandığını ancak etik kaygıların hâlâ güçlü biçimde varlığını sürdürdüğünü ortaya koydu. Özellikle akademik yazım süreçlerinde yapay zekâdan yararlanma oranının yüksek olduğu, buna rağmen "özgünlük" ve "intihal" konularında ciddi bir belirsizlik yaşandığı tespit edildi. Öğrenciler tarafında ise yapay zekâ kullanımının daha yaygın ve gündelik olduğu, ancak bilinç düzeyinin akademisyenlere kıyasla daha düşük olduğu dikkat çekti. Tezin yazarı Şeyda Bozkurt, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, "Yapay zekâ artık akademik üretimin dışında düşünülemez. Ancak bu kullanımın etik çerçevesi henüz netleşmiş değil. Çalışmamda bu belirsizlik alanını görünür kılmaya çalıştım" ifadelerini kullandı. Bozkurt, özellikle Türkiye meyanda bu tür ampirik çalışmaların sınırlı olduğuna dikkat çekerek, elde edilen verilerin alandaki boşluğu doldurmayı hedeflediğini belirtti. Tez danışmanı Prof. Dr. Yusuf Yurdigül ise çalışmanın önemine vurgu yaparak, çalışma kapsamında 400 akademisyenle görüşme yapıldığını ifade etti. Yurdigül, "Akademide yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşıyor ancak bu dönüşümün kuramsal ve etik boyutları yeterince münazara edilmiyor. Bu tez, hem mevcut durumu ortaya koyması hem de münazara zemini oluşturması açısından değerli bir katkı sunuyor" dedi. Yurdigül ayrıca, üniversitelerin bu alanda politika geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Araştırmanın sonuçları, üniversitelerde yapay zekâ kullanımına yönelik açık ve kurumsal rehberlere ihtiyaç olduğunu da ortaya koyuyor. Çalışmada, hem akademisyenler hem de öğrenciler için etik kullanım ilkelerinin belirlenmesi gerektiği vurgulanırken, gelecekte bu alanda daha derinlemesine ve disiplinler arası araştırmalar yapılması öneriliyor. Bu yönüyle tez, yalnızca akademik bir çalışma olmanın ötesinde, yükseköğretimde dijital dönüşüm münazaralarına da önemli bir katkı sunuyor.
Aydın Aydın’da 246 bin çocuk yaşıyor Ege Bölgesi’nde en fazla nüfusa sahip 3. il olan Aydın’da 246 bin 48 çocuk bulunurken, çocuksuz ailelerin sayısında artış yaşandığı görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı İstatistiklerle Çocuk verilerini yayımladı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus Aydın nüfusunun yüzde 21’ini oluşturdu. Toplam nüfusu 1 milyon 172 bin 107 olan Aydın’da çocuk nüfusu ise 246 bin 48 oldu. Çocuk nüfusu, yaş gruplarına göre incelendiğinde ise Aydın’da 0-4 yaş 54 bin 728, 5-9 yaş 71 bin 442, 10-14 yaş 75 bin 414 ve 15-17 yaş 44 bin 464 çocuk bulunuyor. Çocuk nüfusunun toplam il nüfusu içindeki oranı illere göre incelendiğinde Aydın, çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu 55. il oldu. Çocuk nüfusunda düşüş yaşandı Öte yandan her geçen yıl toplam nüfus sayısı ve hane halkı sayısı artan Aydın’da çocuk sayılarının düşmesi dikkat çekti. 2024 yılında 250 bin 697 çocuğun Aydın’da 2025 yılında bu sayı yüzde 1,85 oranında azalarak 246 bin 48 oldu. Ayrıca Aydın’ın 2025 yılı toplam hane halkı sayısı 417 bin 606 olurken, 0-17 yaş grubunda çocuk bulunmayan hane halkı oranı yüzde 66,1 oldu. En az bir çocuk bulunan hane halkı oranı ise yüzde 33,9 oldu. 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanelerin çocuk sayısına göre dağılımına bakıldığında ise 1 çocuk bulunan hane yüzde 16,9, 2 çocuk bulunan hane yüzde 11,6, 3 çocuk bulunan hane yüzde 3,9, 4 çocuk bulunan hane yüzde 1, 5 ve üzeri çocuğun bulunduğu hane sayısının oranı ise yüzde 0,4 oldu. Bu verilere göre çocuk bulunmayan aile sayısının il genelinde daha fazla olduğu görüldü.