GENEL - 04 Şubat 2020 Salı 14:20

“Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi” Antalya’da

A
A
A
“Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi” Antalya’da

Yerel yönetimlerde etik değerlerle hizmet verilmesini destekleyecek ve reform etkisi sağlayacak etik kuralları oluşturmak için Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun yedinci durağı Antalya oldu.

Yerel yönetimlerde etik değerlerle hizmet verilmesini destekleyecek ve reform etkisi sağlayacak etik kuralları oluşturmak için Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun yedinci durağı Antalya oldu.


Türkiye ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından yürütülen yerel yönetimlerde reform etkisi sağlayacak olan “Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi” kapsamında etik davranış kodlarının oluşturulması çalıştayları Antalya ile devam ediyor. Merkezi Finans ve İhale Birimi’nin Sözleşme Makamı olduğu ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından yürütülen yerel yönetimlerde reform etkisi sağlayacak olan “Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi” kapsamında yerel yönetimlerde özellikle il özel idareleri ve belediyeler tarafından sunulan hizmet alanlarında etik davranış kodlarının oluşturulması için ülke çapında bir dizi çalıştay gerçekleştiriliyor. Çalıştaylar, Kamu Görevlileri Etik Kurulu uzmanları, Belediye Başkanları, Belediye Meclisi üyeleri, İmar ve Bütçe Planlama Komisyonları üyeleri, Valiliklerdeki Etik Komisyon üyeleri, Belediye Meclislerindeki Etik Komisyon üyeleri, mesleki kuruluşlar, STK’lar, Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ve İller İdaresi Genel Müdürlüğünden uzman temsilcilerin katılımı ile gerçekleşiyor. Gaziantep, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’de yapılan ve toplam 13 çalıştaydan oluşan çalıştayların 11’incisi 4 Şubat’ta Antalya’da başladı.



"Eğitilmiş insan gücümüz de artacak"


Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Köksal Toptan, “Bu projede eksikliklerimiz var mı, varsa nerede, bunun tespitini yapıyoruz. Bu çalışmaların sonunda eğitilmiş insan gücümüz de artacaktır. İnsanımızın, uzmanların, üniversitelerin, başta meclisimiz olmak üzere seçilmiş tüm katmanların buna inanması lazım. Mayamızda olan güzellikleri ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yerine gidip yüz yüze iletişimi doğru bir yöntem olarak düşündük gördük o yüzden bugün de Antalya’dayız. Şu ana kadar çalıştaylar kapsamında 56 ile ulaşmış olduk. 81 ile ulaşmayı hedefliyoruz. Bu projeyi 2021 yılının başında bitirmiş olduğumuzda daha güzel bir Türkiye meydana gelecektir” ifadelerini kullandı.



Komşu iller de katıldı


Çalıştay kapsamında, yerel yönetimlerde etik değerlere yönelik hassas hizmet alanları ve etik dışı davranış örnekleri; yerel yönetimlerden ve diğer ilgili kurum/kuruluşlardan gelen katılımcılardan müteşekkil çalışma gruplarına, yerel yönetimlerin hizmet alanlarında etik davranış kuralları geliştirmelerine kaynak teşkil edecek şekilde projenin uzmanları tarafından interaktif olarak sunuldu. Çalıştaya Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun yanı sıra; Antalya ve komşu iller Denizli, Burdur, Isparta, Karaman, Konya, Niğde, Aksaray’dan Belediye Başkanları, Belediye Meclisi üyeleri, İmar ve Bütçe Planlama Komisyonları üyeleri, Valiliklerdeki Etik Komisyon üyeleri, Belediye Meclislerindeki Etik Komisyon üyeleri, mesleki kuruluşlar, STK’lar ve Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü ve İller İdaresi Genel Müdürlüğünden uzmanlar katıldılar.


Gaziantep, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’de yapılan çalıştaylar Antalya’nın ardından Ankara’da son bulacak. Çalıştaylar kapsamında yerel yönetimlerdeki öncelikle imar, ruhsatlar, ihaleler, işe alım ve sosyal hizmet alanlarında şeffaflık, dürüstlük, hesap verebilirlik ve yüksek hizmet kalitesi gibi etik davranış kurallarının geliştirilmesi, teşvik edilmesi, yaygınlaştırılması ve benimsenmesi ile vatandaşın memnuniyetinin artırılması hedefleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Sessiz ve sinsi tehlike: Diyabetik ayak uzuv kaybına yol açabiliyor Nev Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarında ayak sağlığının hayati önem taşıdığını belirterek, küçük ihmallerin bile diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Diyabetik ayağın çoğu zaman basit bir ihmal sonucu ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Candan, doğru bilgilendirme ve düzenli bakım ile bu tablonun büyük oranda önlenebileceğini söyledi. "Diyabet sadece kan şekeri yüksekliği değildir" Diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, uzun süre kontrol altına alınamayan diyabetin damarları ve sinirleri olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu durumun özellikle ayaklarda ciddi problemlere yol açtığını belirten Candan, diyabetik ayağın bu sürecin en ağır sonuçlarından biri olduğunu dile getirdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin diyabetik ayak nedeniyle uzuv kaybı yaşadığını hatırlatan Candan, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 30 saniyede bir kişinin diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle ayağını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 10 bin kişinin diyabete bağlı nedenlerle uzuv kaybı yaşadığını belirtti. "İki temel neden var" Diyabetik ayak yaralarının oluşumunda iki temel mekanizmanın rol oynadığını aktaran Op. Dr. Candan, bunlardan ilkinin sinir hasarı yani nöropati olduğunu söyledi. Ayakta his kaybı geliştiğinde hastanın ağrıyı, sıcaklığı ve basıncı algılayamadığını ifade eden Candan, ayakkabı içindeki yabancı cisimlerin fark edilmediğini ve uzun süre aynı noktaya basılmasıyla yaraların oluştuğunu belirtti. İkinci önemli nedenin damar tıkanıklığı olduğuna dikkat çeken Candan, damar daralması nedeniyle dokulara yeterli oksijen gitmediğini, bu durumun yaraların geç iyileşmesine ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açtığını söyledi. "Basit kontroller hayat kurtarıyor" Diyabetik ayağın önlenmesinde farkındalığın büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Bangin Bekir Candan, diyabet hastalarının ayaklarını her gün kontrol etmeleri gerektiğini ifade etti. Ayak tabanı ve parmak aralarının mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Candan, iki ayak arasında sıcaklık farkı ya da dokunma hissinde azalma fark edilmesinin erken uyarı işareti olabileceğini söyledi. "Günlük ayak bakımı ihmal edilmemeli" Ayak bakımının diyabet hastaları için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Candan, ayakların ılık suyla yıkanması ve iyice kurulanması gerektiğini belirtti. Cilt kuruluğunu önlemek için uygun kremlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Candan, tırnakların düz kesilmesi ve nasırların bilinçsizce kazınmaması gerektiğini vurguladı. Pamuksu çorapların tercih edilmesi, ayakların kuru tutulması ve ortopedik özellikte ayakkabıların kullanılması gerektiğini söyleyen Candan, ayakkabı giyilmeden önce mutlaka içinin kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlattı. En ufak bir kızarıklık ya da yara fark edildiğinde ise zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini ifade etti. "Teknoloji umut oluyor" Teknolojik gelişmelerin diyabetik ayakla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Bangin Bekir Candan, akıllı tabanlıkların basınç ve sıcaklık değişimlerini takip ederek ülser riskini erken dönemde haber verebildiğini söyledi. Isı sensörlü çoraplar ve 3D yazıcılarla kişiye özel üretilen tabanlıkların da ayak sağlığının korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi. "Diyabetik ayak çözümsüz değil" Diyabetik ayağın önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Op. Dr. Bangin Bekir Candan, "Doğru bilgilendirme, düzenli takip ve küçük önlemlerle diyabete bağlı uzuv kayıplarının büyük bir kısmını engellemek mümkün. Küçük bir ihmal, büyük kayıplara yol açabilir" dedi.
Mersin Mersin merkezli 9 ilde 450 milyonluk "sazan sarmalı" operasyonu: 28 gözaltı Mersin merkezli 9 ilde ’sazan sarmalı’ yöntemiyle sosyal medya ve e-ticaret platformları üzerinden sahte ilanlar vererek 700 kişiyi mağdur eden 28 şüpheli düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelilere ait banka hesaplarında ise yaklaşık 450 milyon lira tutarında suçtan kaynaklı işlem hacminin bulunduğu tespit edildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık ile Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliklerinin vatandaşların mağduriyetine yol açarak haksız kazanç elde eden suç örgütlerine yönelik çalışma yaptı. Polisin teknik ve fiziki çalışmasında ’sazan sarmalı’ olarak bilinen ev ve oto alım-satım dolandırıcılığı yöntemi ile sosyal medya ve e-ticaret platformları üzerinden sahte ilanlar vererek nitelikli dolandırıcılık eylemleri gerçekleştiren suç şebekesi tespit edildi. Şebekeye yönelik Mersin merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 28 şüpheli ile 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan 1 hükümlü yakalandı. Şüphelilerin dolandırıcılık faaliyetlerini yürüttükleri tespit edilen 3 ofis ile evlerinde yapılan aramalarda 28 adet cep telefonu, 1 adet laptop, suçta kullanıldığı değerlendirilen 1 adet sahte polis muhabir kartı, başka şahıslara ait 16 adet kimlik ve 20 adet banka ile kredi kartı, 30 gram esrar ile bir miktar nakit para ele geçirildi. 700 kişiyi mağdur eden şüphelilerin hesaplarında 450 milyon liralık işlem belirlendi Yapılan incelemelerde ise şebekenin ülke genelinde 700 kişiyi mağdur ettiği, şüphelilere ait banka hesaplarında ise yaklaşık 450 milyon lira tutarında suçtan kaynaklı işlem hacminin bulunduğu belirlendi. Emniyette ifadesi alınan şüphelilerden 15’i tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalırken, diğerleri adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan 13 şüpheliden 6’sına adli kontrol hükümleri uygulandı, 7’si ise tutuklandı. Öte yandan operasyonda gözaltına alınan hükümlünün de cezaevine teslim edildiği bildirildi. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise, "Mersinimizin emniyeti olarak, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç organizasyonuna karşı mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecektir" denildi.