YEREL HABERLER - 14 Eylül 2012 Cuma 12:18

VALİ AZİZOОLU: DURMAK YASAK HERKESİN KOŞARAK ÇALIŞMASINI İSTİYORUM

A
A
A
VALİ AZİZOОLU: DURMAK YASAK HERKESİN KOŞARAK ÇALIŞMASINI İSTİYORUM

Kamu kurum ve kuruluşlarında brifing almaya devam eden Vali Seyfettin Azizoğlu; bu kapsamda dün mesaisini ilçe ziyaretlerine ayırdı. Azizoğlu, Hanak, Damal ve Posof ilçelerini ziyaret etti.
İlçeleri daha iyi tanımak ve sorunları yerinde görmek adına ziyaretler yaptığını belirten Vali Azizoğlu; ilçe kaymakamları, Belediye başkanları ve ilçe müdürlerinin de bulunduğu toplantılarda brifing aldı.
Azizoğlu, ilk olarak Hanak ilçesini ziyaret etti. Kaymakam Abdulkadir Okay`dan ilçenin sorunları hakkında bilgi alan Azizoğlu, göreve geldiğinde ilk ziyaret ettiği ilçenin Hanak olduğunu ifade etti.
Azizoğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçeleri derli toplu gördüğünü, belirterek, ilçede yaşayan insanları üretime daha fazla teşvik etmenin gerektiğini belirtti.
``Bölgemiz Süt besiciliği, süt hayvancılığı, et besiciliği yapılabilecek potansiyeli olan bir bölge, niye biz bunu burada yapmayalım. Dört yüz bin hayvanı olan bölgeler buralar. Bunu bir milyona niye çıkartmayalım, niye Türkiye`nin en iyi kaşarını, en iyi tereyağını, en iyi balının üretildiği bölge yapmayalım ve buradaki insanları niye işveren yapmayalım. Bunu yapabiliriz, bütün mesele kendimize güvenden geçer bir miktar. Eğer kendimize olan güveni kazanırsak, bu güvenle hareket edersek emin olun her Ardahanlı işveren olur burada`` dedi.
Vali Azizoğlu daha sonra Damal İlçesine geçerek, Damal Kaymakamı Mehmet Nuri Çetin`i ziyaret etti.
Vali Azizoğlu burada yaptığı konuşmada, daha modern yapılarda olmamızın gerektiğine inanıyorum ve bu yönde çalışma yapmamız lazım diyerek şöyle devam etti:
``Ben isterim ki bu dönemde bu çağda modern ve fenni şartlara ait olmayan bir evde bir aile kalmasın. Bu konu ile ilgili gayretli çalışmalarını kaymakam beyin biliyorum. Ama bir dahaki gelişimde inşallah bütün herkes, durumu kötü olan, mağdur olan ailelerde daha güzel yaşanabilir konaklarda veya evlerde yaşamaya başlarlar ve insanlarımız üretici olmaya teşvik edilir. Yani insanlarımızı üretici olmaya teşvik etmemiz lazım. Buranın potansiyeli var, burada seracılık yapılabilir, burada hayvancılık yapılır. İnsanlarımız bu konularda başarıya ulaşırlarsa inanın ki bugün Türkiye`nin bir iki gelir seviyesi açısından iyi durumda olmayan bir ilçesi olmayabilir ama birkaç sene sonra Türkiye`nin geliri en yüksek ilçeleri haline gelebilirsiniz. Bu konuda bu güzel çalışmalara vatandaşların da destek vermesini ümit ediyorum. Bu destek verilirse bu konularda da başarıya ulaşılır. Yoksa ki Kaymakamlığın ve Belediyenin çalışmaları ile projeleri kimler için insanlar için, ama insanlar bu konuda destek olmaz ise, gayret göstermez ise projeler başarısız kalır, atıl kalır bir iki sene sonra yok olup gider. O zaman da sonuç alamayız`` diye konuştu.
Azizoğlu, son olarak Posof Kaymakamı İbrahim Halil Şivgan`ı da ziyaret etti
Azizoğlu burada yaptığı konuşmada bürokrasinin daha çok çalışmasını istediğini ifade ederek, ``Durmak yasak. Herkesin koşarak çalışmasını istiyorum`` diye konuştu.
Ardahan-Posof ilçesi arasında ulaşımda yüksekliği nedeniyle engel oluşturan Ilgar dağı için 4 kilometrelik tünelin planlandığını belirten Azizoğlu, bu şekilde Asya`ya ya daha yakın olunacağını kaydetti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmandan ebeveynlere sömestr tatili uyarısı Uzmanlar, yaklaşan sömestr tatili öncesinde velileri denge konusunda uyardı. Tatilin, eğitimden tamamen kopulan bir rehavet sürecine ya da yoğun bir ders kampına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan eğitimciler, özellikle ebeveynlere önemli bilgiler verdi. Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, sömestr tatili öncesinde ailelere ve öğrencilere uyarılarda bulundu. Sömestr tatilinin yalnızca öğrenciler için bir dinlenme arası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Pınar Kalaycı Zehir, bu dönemin doğru yönetildiğinde çocukların hem akademik hem de psikolojik olarak ikinci döneme güçlü başlaması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Velilere seslenen Zehir, tatil sürecinde en sık yapılan hatanın çocukları ya tamamen serbest bırakmak ya da yoğun akademik programlara zorlamak olduğunu ifade ederek, "Tatil, öğrenmeden kopmak anlamına gelmediği gibi, ikinci bir dönem stresine de dönüştürülmemelidir" dedi. "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor" İlk dönemde derslerinde zorlanan öğrenciler için sömestr tatilinin bir telafi yarışına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Zehir, ailelerin öncelikle çocuklarının neden zorlandığını anlamaya çalışması gerektiğini belirtti. Zehir, zorlanmanın yalnızca akademik bilgi eksikliğinden değil; dikkat, planlama, motivasyon kaybı ya da kaygıdan kaynaklanabileceğine dikkati çekti. Tatil dönemlerinde artan ekran süresi ve bozulan uyku düzeninin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Zehir, "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor, motivasyonu düşürüyor ve uyku problemlerine yol açıyor. Uyku düzeninin tamamen bozulması ikinci döneme uyumu zorlaştırıyor" diye konuştu. "Önemli bir fırsat" Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, ebeveynlere ekranı yasaklamak yerine net sınırlar koymalarını ve çocuklara ekran dışı alternatifler sunmalarını önerdi. Sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerin çocukların ruh sağlığı açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayan Zehir, "Kendini yalnızca akademik başarıyla tanımlamayan çocuklar, başarısızlıkla karşılaştıklarında çok daha dayanıklı oluyor" şeklinde konuştu. Tatil dönemlerinin bu alanlara zaman ayırmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Zehir, bu faaliyetlerde temel amacın mükemmeliyet değil, çocuğun keyif alması ve kendini yeterli hissetmesi olduğunu dile getirdi. Velilere yönelik değerlendirmesinde, tatilin çocukların kendileriyle temas kurabildiği bir dönem olması gerektiğini ifade eden Zehir, ikinci döneme sağlıklı bir başlangıç için düzenli uyku, sınırlı ama sürdürülebilir çalışma alışkanlığı, aileyle kaliteli zaman ve gerçekçi hedefler belirlemenin önemine dikkati çekti. Zehir, "Çocuğun yeni döneme ’daha çok çalışmalıyım’ baskısıyla değil, ’daha bilinçli ve dengeli ilerleyebilirim’ düşüncesiyle başlaması hem başarı hem ruh sağlığı açısından belirleyicidir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Eminönü’nde fren yerine gaza basan sürücü vatandaşların arasına daldı Fatih Eminönü’nde fren yerine gaza basan otomobil sürücüsü, önce valizlere ardından vatandaşların arasına daldı. Kazada 1’i motosiklet sürücüsü 4 kişi hafif şekilde yaralanırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza saat 09.30’da Fatih Eminönü Sultan Hamamı Meydanı’nda meydana geldi. İddiaya göre seyir halindeki sürücü, fren yerine gaza basınca önce bir dükkan önündeki valizlere çarptı ardından vatandaşların arasına daldı. Sürücü, 1’i motosiklet sürücüsü 4 kişiye çarptı. Kazayı görenler, çarpmanın etkisiyle yere düşen vatandaşların yardımına koştu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hafif şekilde yaralanan 4 kişi, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Araç sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde otomobil sürücüsünün önce valizlere ardından motosiklet sürücüsüne ve diğer vatandaşlara çarptığı görülüyor. "Gaza bastığı zaman önündeki çantalara vurdu" Kazadan son anda kurtulduğunu söyleyen Murat Eser, "Ben tam mısır tezgahının yanındaydım. Şu aradan motor geldi. Ondan sonra bu sokaktan araba geldi. Arabayı fark etmedik. Motor geçerken ben mısırcının yanındaydım. Hamal malı yüklerken benim abim gitti. Ardından sürücü heyecanlandı. Nasıl olduysa gaza bastı. Gaza bastığı zaman motora çarptı önündeki çantalara vurdu. Aşağı doğru gitti. Oradakilere de vurdu" dedi. "Motorcuya vurdu anlık panikle fren yerine gaza bastı" Kazayı gördüğünü söyleyen Mevlan Çakmaklı, "Sabah 10.00 sıralarıydı, burası trafiğe kapanıyor. Saat 10.00 önce araçların çıkması lazım. Saat 09.30 sıraları şuraya bir araç geldi. Burası biraz kör nokta kalıyor. Buradan motorcu gelirken fark etmedi. Motorcuya vurdu anlık panikle fren yerine gaza bastı. İnsanlar gelip geçiyordu. 4 ya da 5 kişi yaralanmıştı. Yaralılar vardı. İnsanların malı da zarar gördü" şeklinde konuştu.