ÇEVRE - 04 Eylül 2022 Pazar 10:07

10 bin yıllık ata tohumu siyez Ardahan’da hayat buldu

A
A
A
10 bin yıllık ata tohumu siyez Ardahan’da hayat buldu

Ardahan’da geçmişi 10 bin yıla dayanan ata tohumunu eken çiftçi, buğday hasadına başladı.

Ardahan’da geçmişi 10 bin yıla dayanan ata tohumunu eken çiftçi, buğday hasadına başladı.


Siyez buğdayı tohumunun üretimi Ardahan’da da başladı. Çıldırlı Akgün ailesinin büyük verim elde ettiği siyez buğdayının, Türkiye’nin buğday sorununu kapatacağını ve ihraç da edilebileceği düşünülüyor. Geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ve "Hitit buğdayı" olarak da bilinen siyez buğdayı, araştırmalara göre 14 kromozomdan oluşuyor.


Yaklaşık 80 dönümlük alanda siyez buğdayı ekimi gerçekleştirilen Çıldırlı Şentürk ve Duygu Akgün çifti dönümde 400 kilogram tohum elde etti.



Önce açılış, sonra hasat


Hasat öncesi açılış kurdelesini kesen Tarım ve Orman İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz, amaçlarının bu topraklarda yetişen ve kendi öz evladı gibi olan tohumlara sahip çıkmak olduğunu ifade etti.


Kuraklık ve olumsuz iklim şartlarında da yetişme yeteneğine sahip bir ürün olan siyez buğdayının hasadına başlandığını söyleyen Cineviz, şunları kaydetti:


"Ardahan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak ata tohumlarımıza sahip çıkacak yönde projelerimizi sahada uygulamaya devam ediyoruz. Kavılca buğdayı son iki yılda ürettiğimiz projeler kapsamında üreticilerimizi memnun edici seviyede. Sözleşmeli üretim modeli ile pazara kavuşturduğumuz ve tüketicinin de ulaşılabileceği bir çalışma ile sonuçlandı. Arkasından yine ata tohumu olan siyez buğdayında. İlk kez Ardahan’da toprakla buluşturduk ata tohumumuzu. Şu an ise hasat programında bulunmak üzere buradayız. Sonuçtan son derece memnunuz. Üreticimizin geçen yıl başladığı bu çalışmayı birlikte yürüttük. Şu an geldiğimiz nokta son derece olumlu. Kuraklık ve olumsuz iklim şartlarında da yetişme yeteneğine sahip bir ürün siyez. Verimlilik açısından umduğumuzun da üstünde bir verim almak biz son derece memnun ve mutlu etti."


Cineviz, Ardahan’da yetişen kavılca ve siyez gibi ürünlerin Ardahan markası adı altında pazarda yerini bulması için çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekledi.



"Denemek için başladık, yüksek verim aldık"


Üretici Şentürk Akgün de ilk başladığında denemek amaçlı başladığını, ancak gelinen noktada yüksek verimin sevincini yaşadığını söyledi.


Siyez buğdayını herkesin üretmesi gerektiğini dile getiren Akgün, "Aslında biz buna merak ile başladık. İlk olarak ’bir deneyelim’ dedik. 50 kilogram Kastamonu’dan getirdik. İlk olarak 2 dönüme ektim. Bugün ise gelinen nokta Şu an 80 dönüme ulaştı. Bir dönümde 400 kilogram elde ettik. Sonuçtan mutluyuz" diye konuştu.


Sağlıkçı olan eşi Duygu Akgün ise sağlıkçı olması dolayısıyla ürünü çok merak ettiğini belirterek, "Sağlıklı beslenme adına ’bir deneyelim’ dedik. Bugün böyle bir noktaya geldik. Çok mutluyuz. Beslenmemize dikkat ettiğimiz için bu arayışa girdik. ’Kaybedecek bir şeyimiz yok, deneyelim’ dedik. Baktık oluyor ve daha da verim yükseliyor. Bu boyuta geldik. Bundan sonra da iyi olur inşallah" ifadelerini kullandı.


Akgün ailesi hasada katılan Tarım ve Orman İl Müdürü Cineviz ile ekibine siyezden yapılan ekmeği ikram etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.