ÇEVRE - 24 Mart 2026 Salı 15:48

Artvin’de hedef 2026 yılında 750 bin fidan

A
A
A
Artvin’de hedef 2026 yılında 750 bin fidan

Artvin’de Orman Haftası kapsamında düzenlenen fidan dikim etkinliğinde 2026 yılı içinde 750 bin fidanın toprakla buluşturulmasının hedeflendiği açıklandı.


Artvin’de 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında Artvin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Zeytinlik köyü mevkiinde fidan dikim etkinliği düzenlendi.


"Yarınlara nefes olmak" sloganıyla gerçekleştirilen etkinliğe Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, kurum amirleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Vali Ergün, Türkiye’nin endemik bitki türleri bakımından dünyanın en zengin coğrafyalarından biri olduğunu belirterek Artvin’in sahip olduğu doğal zenginliklerle ön plana çıktığını söyledi.


Artvin’in milli parkları, tabiat alanları, gölleri ve Türkiye’de yalnızca Artvin’de bulunan Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ile adeta bir doğa cenneti olduğunu ifade eden Ergün, "Ülkemiz endemik bitki türleri bakımından dünyanın en zengin coğrafyalarından biridir. Artvin’imiz milli parkları, tabiat alanları, gölleri ve Türkiye’de yalnızca ilimizde bulunan Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ile adeta bir doğa cennetidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen ağaçlandırma çalışmaları sayesinde ülkemiz dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ülkeler arasında yer almaktadır. Cennet vatanımızın en yeşil illerinden biri olan Artvin’imizde 2025 yılında 260 bin adet fidanı toprakla buluşturduk. 2026 yılı içerisinde ise hedefimiz 750 bin adet fidanı toprakla buluşturarak yeşil varlığımızı daha da güçlendirmektir" dedi.


Konuşmaların ardından protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar tarafından alanda fidan dikimi gerçekleştirildi.



Artvin’de hedef 2026 yılında 750 bin fidan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu çalışmalarına İstanbul Medipol Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Koca ve Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Pınar Akdoğan’ı dinledi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanvekili Mustafa Köse, komisyon çalışmalarında iki temel ihtiyacın belirgin hale geldiğini gördüklerini belirterek, "Birincisi sahadan gelen gerçek veriye ve uygulama tecrübesine dayalı tespitler, ikincisi bu tespitleri hukuki ve kurumsal reform önerilerine dönüştürme ihtiyacımız. Komisyonumuz açışımdan saha deneyimiyle akademik, hukuki perspektifin birlikte ele alınması, hazırlamakta olduğumuz raporun hem gerçekçi hem de uygulanabilir olması açısından çok önemlidir. Bizler bu çalışmayı yürütürken yalnızca suça sürüklenen çocuk perspektifiyle değil, aynı zamanda mağdurun haklarını toplum güvenliğini, çocukların yeniden topluma kazandırılmasını gözeten dengeli bir yaklaşımı esas almaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Koca, çocuk ceza adalet sisteminin çocuğun korunması, çocuk yargılama yöntemi, yaptırım sistemi, infaz sistemi, devlet organların takibinin yapıldığını söyleyerek, "Normların uygulamada nasıl sonuç verdiğinin ölçülmesi gerekiyor. Çocuk Koruma Kanunu suça sürüklenen çocuklarla ilgili birçok koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörüyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran’dan Özel’e tepki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür" dedi. İletişim Başkanı Duran, CHP lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine ilişkin açıklama yaptı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, siyasetin yapıcı ve rasyonel zemininden uzaklaşarak, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür. Bu yaklaşım, demokratik rekabeti güçlendirmek yerine toplumsal gerilimi beslemektedir. Demokratik siyaset; sorumluluk, ölçü ve nezaket gerektirir. Kutuplaştırıcı ve itham edici dilin, kamuoyunun sağduyusuyla bağdaşmadığı açıktır. Siyasi aktörlerin, eleştiri haklarını kullanırken itidal ve ciddiyet çizgisini korumaları esastır. Hiç kimse, devletin üst kademelerinde görev yapanlara yönelik mesnetsiz ve yakışıksız ifadeler üzerinden siyaset üretme hakkına sahip değildir. Hukuk devleti ilkesi tartışmasızdır; iddiaların yeri yargı mercileridir. Siyasi tartışmalar, sokak diliyle değil, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmelidir. Daha önce de vurguladığımız üzere; Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliği, ülkemizin istikrarı, milletimizin refahı ve toplumsal birliğimizin tahkimidir. Bu doğrultuda atılan adımlar, Türkiye’nin güçlenmesine ve ortak geleceğimizin inşasına hizmet etmektedir" ifadelerine yer verdi.