ÇEVRE - 08 Ekim 2025 Çarşamba 10:33

Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki çöp dağları tepki çekiyor

A
A
A

Artvin’in Arhavi ilçesinde Karadeniz Sahil Yolu kenarına dökülen çöpler, yaydığı kötü koku ve görüntü kirliliğiyle tepki çekiyor.

Hopa-Arhavi yolu üzerinde yıllardır kullanılan çöp döküm sahasında biriken atıkların 5-6 metrelik set duvarlarını aşarak taşması, çevrede yaşayan vatandaşların tepkisine neden oldu. Özellikle yaz aylarında daha da belirginleşen koku, bölgeden geçen sürücüler ve yolcular için ciddi sağlık riski oluşturuyor. Vatandaşlar, her geçişlerinde araçlarının camlarını kapatsalar bile ağır kokudan kaçamadıklarını belirtiyor. Çöp yığınlarının görüntüsü ise sadece Artvin halkını değil, kente gelen misafirleri de şaşkına çeviriyor.

Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki çöp dağları tepki çekiyor

İçerik üreticisi gezgin Oğuzhan Tıraş’ın Artvin yolculuğu sırasında çekip yayınladığı görüntüler, sorunun boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tıraş’ın paylaştığı videolar kısa sürede 1 milyondan fazla kişi tarafından izlendi ve binlerce yorum aldı. Videoda dünyanın 75 ülkesini gezdiğini ve hiçbirinde böylesine bir manzarayla karşılaşmadığını söyleyen Tıraş, "Yıl 2025 ve ben 75 ülke gezdim. Hiçbir ülkede böyle bir şey göremedim. Çöp dağları. Artvin’in girişinde böyle çöp dağları var. Bir de Arhavi sonrasında var. Bunları göstereceğim. Çöp dağları oluşturmuşlar. Üzerlerine toprak atıp duruyorlar. Görmüyorlar ve bu yol uluslararası bir yol. Çöp dağları ve çok pis kokuyor. Bu çöp dağları neden yolun kenarında? Neden böyle çöp dağları var? Öyle bir koku var ki tarif edemem" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki çöp dağları tepki çekiyor

"30 yıllık bir sorun"

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan, "Katı atık sorunu geçtiğimiz günlerde bir gezgin tarafından sosyal medyada da dile getirildi. Tam şu ifadelerle; ‘75 tane şehir dolaştım, ülke dolaştım ama hiçbir ülkede böyle bir çöp sorunu ile karşılaşmadım’ dedi. Bu gezgin arkadaşımız sözlerinde çok haklı. Gerçekten de Türkiye’nin hiçbir yerinde çöp sorununun bu kadar çözümsüz kaldığı bir alan olmamış. Maalesef Doğu Karadeniz’in en ucunda, Artvin bölgesinde katı atık sorunu, çöp sorunu şimdiye kadar ele alınmamış ve çözülememiş. Bu sorunun bütün Türkiye’de çözülmüş olması ama Türkiye’nin kuzey ucunda olan Artvin bölgesinde çözülememiş olmasının tabii bazı nedenleri var. Çok uzun bir zamandır maalesef Artvin ilindeki ilçe belediyeleri ve il belediyesi aynı yöntemle yani vahşi depolama yöntemiyle çöpü bir alanda biriktiriyor. Bu herhangi bir parti ayrımı olmaksızın AK Partili belediyelerde, CHP’li belediyelerde, diğer belediyelerde aynı şekilde yürütülüyor. Kimisi çöpleri yakıyor, kimisi yol kenarında ya da sahil kenarında biriktirmek zorunda kalıyor. Bu bugünün sorunu değil, geçmişten bu yana 30 yıllık, belki daha eski bir sorun. Videoda da görünen çöp alanları yaklaşık 25-30 yılın eseri. Biz de bu sorunu çözmek için girişimlerde bulunuyoruz" dedi.

Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki çöp dağları tepki çekiyor

"Trabzon ve Rize çöpünü yakıyor"

"Trabzon’da, Rize’de bu sorun bir atık yakma tesisi yatırımıyla çözülmüş" diyen Başkan Cihan, "Orada bir birlik kurulmuş, belediyelerden ücreti karşılığında çöplerini alarak yakıyor ve enerji elde ediyor. Dolayısıyla böyle bir girişim sağlanmış ama maalesef Artvin bölgesinde şimdiye kadar yapılamamış. Biz Hopa’nın çöpünü bu birliğe, yani Rize’de ve Trabzon’da oluşturulmuş olan birliğe göndermek için yazışma yaptık, diyalog kurduk. ‘Bu çöpü burada biriktirmeyelim, bedeli neyse ödeyerek gönderelim’ istedik. Ancak bize ‘Öncelikle birliğe üye olmanız gerekir’ denildi. Üye olmak için başvuru yaptık fakat ‘Şu anda genişlemek gibi bir perspektifimiz yok’ cevabını gönderdiler. Dolayısıyla bu çöpü Trabzon ve Rize tarafına gönderemedik" şeklinde konuştu.

"Çöpler için yer arayışı içindeyiz"

Artvin’in geçtiğimiz yıl Çoruh Havzası Kalkınma Birliği’ne alındığını ve çöpler için yeni bir süreç başladığını kaydeden Cihan, "Şu anda bu birliğin başkanı Artvin Belediye Başkanımız. Onunla birlikte Artvin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün ve diğer kurumlarımızın, belediyelerimizin de yer aldığı bir süreç yürütüyoruz. Daha önce yapılmış olan raporlarda, bölgemizde katı atığın hangi yöntemle bertaraf edileceği üzerine bir çalışma yapılmış. Hazırlanan raporda ‘düzenli depolama yöntemi’ önerilmiş. Sonrasında bu alanlardan gaz elde edilip enerjiye çevrilmesi de planlanmış. Biz şu anda belediyelerimizle birlikte yer arayışı içerisindeyiz. Bir-iki alternatifimiz var. Bu ay içerisinde Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden hocalarımızla birlikte bu yeri netleştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

Artvin’de Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki çöp dağları tepki çekiyor

"Evsel atıkların nasıl bertaraf edileceğine ilişkin bir süreci yürütüyoruz" diyen Cihan, "Yer belirlendikten sonra bakanlığın hibe programına başvuracağız. Sonrasında da belediyelerin destekleriyle beraber bu yatırımı gerçekleştireceğiz. Hiçbir belediyenin, ne Hopa Belediyesi’nin, ne Arhavi Belediyesi’nin, ne Kemalpaşa’nın, ne Borçka’nın ne de Artvin Belediyesi’nin bu sorunu tek başına çözme şansı yok. Çünkü biz yaklaşık 25 ton civarında günde çöp üretiyoruz" ifadelerini kullandı.

Fatih Büyük - Osman Emre Ergün 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı Emniyet Müdürü Önder, Kurban Bayramı’nda emniyet personeliyle bayramlaştı Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, Kurban Bayramı dolayısıyla il merkezi ve ilçelerde görev yapan emniyet personeliyle bayramlaştı, şehit ailesini ziyaret etti. İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, bayram kapsamında makamında personelle bir araya gelerek emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutladı. Bayram ziyaretleri çerçevesinde Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğünü ziyaret eden Önder, görev başındaki personelle buluştu. Polislerin bayramını kutlayan Önder, vatandaşların huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Önder, program kapsamında Patnos İlçe Emniyet Müdürlüğü, Tutak İlçe Emniyet Amirliği ile Patnos Özel Harekat Kalekolu’nu da ziyaret ederek görevli personelle bayramlaştı. Önder, daha sonra Hamur İlçe Emniyet Amirliği ile Havalimanı ve Narkotik Şube müdürlüklerinde görev yapan personelle bir araya geldi. Ziyaretlerinde emniyet mensuplarının bayramını kutlayan Önder, özverili çalışmalarından dolayı personele teşekkür etti. Bayram programı kapsamında Şehit Polis Memuru Yalçın Demir’in ailesini de ziyaret eden Önder, ailenin Kurban Bayramı’nı kutladı. Ziyaretin ardından şehit polis memurunun kabrini ziyaret eden Önder ve beraberindekiler dua etti. Önder, son olarak Bölge Trafik Şube Müdürlüğü, uygulama noktaları, Murat Şehit Halis Çınar Polis Merkezi Amirliği ile Asayiş Şube Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından müdürlük bahçesinde görev başındaki personelle bir araya gelen Önder, emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutlayarak tüm personele görevlerinde başarı ve kolaylık temennisinde bulundu.
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.