ÇEVRE - 14 Ekim 2025 Salı 09:28

Artvin’de tarih kokan köy

A
A
A
Artvin’de tarih kokan köy

Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Cevizli köyündeki ardıç ağacından yapılan ahşap evler yıllara meydan okuyor.


Çoruh Nehri yamacına kurulan asırlık Artvin evleri, hem tarihi dokusu hem de özgün mimarisiyle dikkat çekiyor. Yıllar önce bölgede bulunan zeytin ağaçlarını toplamak ve sulamak için yılın belli aylarında kısa süreliğine yapılan evler, bugün bölgenin kültürel mirası arasında yer alıyor.


Ulaşımın yalnızca patika yollardan sağlandığı köyün Öteki bağlığı mahallesindeki evler, o dönem imkanlarıyla büyük bir emekle inşa edilmiş. Bölge halkı, taş blokları sırtlarında taşıyarak bu evleri kurmuş. Taş temeller üzerine inşa edilen yapılarda yalnızca ardıç ağacı kullanılmış. İki ya da üç kattan oluşan evlerin içinde ambar ve çardak bölümleri bulunuyor. Alt katlar genellikle hayvan barınağı olarak, üst katlar ise yaşam alanı ve ürünlerin saklandığı alan olarak düzenlenmiş.


Zamanla sürekli yaşam alanı olmaktan çıkan mahalle, günümüzde zeytin toplama ve sulama dönemlerinde kısa süreli konaklamalar için kullanılıyor. Yamaçtaki konumuyla karayolundan da görülebilen evler, son yıllarda fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Tarihi taş ve ahşap yapılar, bölgeye gelen doğa ve fotoğraf meraklılarının uğrak noktalarından biri haline geldi.


Bölge halkından Uğur Çelik, yaptığı açıklamada "Burası Çoruh Nehri vadisi üzerinde, genellikle zeytin yetiştirmek için yıllar önce kurulan bir köy bağlığı. Bu evlere ulaşım sadece patika yollarla sağlanıyor. Burada görülen her şey insanların sırtlarıyla taşıyarak oluşturduğu yapılardır. Burası zeytiniyle meşhurdur. Buradaki evler genelde ardıç ağacından yapılmıştır. Taş evler, yıllar geçse de bu yörenin insanları ve çocukları tarafından atalarının toprakları korunarak nesilden nesile aktarılmıştır" dedi.


Bir diğer bölge sakini Kubulay Tan ise "Burası yüzyıllardır var. Burada insanlar zeytinleri toplar, Rusya’ya satarlardı. Eski kültür ve geleneklerle toplanan ve yağı yapılan zeytinler vardı. Bu bölge sadece zeytiniyle değil; incir, nar, ayva gibi meyveleriyle de bilinir. Özellikle incir küplerde, ambarlarda saklanır; daha sonra içine ceviz konularak kışın yenilirdi. Buradaki evler genelde taş blokların üzerine ardıç ağacından yapılan, içinde ambarı olan; alt katları hayvanlar için ahır olarak kullanılan iki ve üç katlı evlerdir. İnsanlar bu evlerde yaşar, ambarlarda yiyeceklerini saklarlardı" ifadelerini kullandı.



Artvin’de tarih kokan köy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.