EKONOMİ - 17 Ağustos 2023 Perşembe 12:59

Çelebi: "Sarp’ta personel sayısı artırılmalı, fiziki şartlar iyileştirilmeli"

A
A
A
Çelebi: "Sarp’ta personel sayısı artırılmalı, fiziki şartlar iyileştirilmeli"

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi, yaşanan büyük yoğunluk nedeniyle tır, küçük araç ve yolcu geçişlerinde aksamalar yaşanan Sarp Sınır Kapısı’nda inceleme lerde bulanarak yetkililerle görüş alışverişinde bulundu.


Başkan Çelebi, Sarp Sınır Kapısının verimliliğinin artırılması konusunda hazırlayacakları raporun TOBB ve Bakanlıkla paylaşılacağını belirterek “İlk etapta deniz dolgusuyla Sarp’ın fiziki alanı genişletilmeli, peronlardaki personel sayısı mutlaka artırılmalıdır. İnsanların pasaport kontrolü için havasız ve sıkışık ortamda beklediği şartlar iyileştirilmelidir. Kontrol noktası sayısı artırılarak geçişler hızlandırılmalıdır. Her peronda ilgili her kurumun görevlisi olmalı ve işlemlerdeki zaman kaybı ortadan kaldırılmalıdır. Gürcistan tarafından alışveriş için gelen insanların oluşturduğu yoğunluk nedeniyle bekleme süreleri zaman zaman 2 saate kadar çıkan ihracatçılar ve iş insanları için de kolay geçiş imkânı sağlanmalıdır” dedi. Çelebi, Batum - Hopa - Trabzon arasında deniz ulaşımı kurulmasının da kapıdaki yoğunluğu azaltacağına işaret etti.


TTSO Başkanı ve GTİ Sarp Gümrük Kapısı Danışma Kurulu Üyesi Erkut Çelebi, bölge ve Türkiye ihracatı için büyük önem taşıyan Sarp Sınır Kapısında incelemelerde bulunarak yetkililerle görüştü. Kaçkar Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ersin Başaran, Sarp Gümrük Müdürü Şenol Alkan ve Gümrük ve Turizm İşletmeleri (GTİ) Sarp Müdürü İbrahim Tomul ile bir araya gelen TTSO Başkanı Erkut Çelebi, üyelerden gelen sorunları aktardı ve çözüm önerileri konusunda yetkililerle istişarede bulundu.



Rapor hazırlanacak


Başkan Çelebi, yetkililerle yaptığı görüşmelerde ortaya çıkan sorunları ve alternatifli çözüm önerilerini rapor olarak hazırlayarak TOBB ve Bakanlığa göndereceklerini belirterek, “Yazın küçük araçların da turizm amaçlı yoğun giriş - çıkışlarına TIR trafiği ve yaya trafiği eklenince ortaya muazzam bir yoğunluk çıkıyor. Geçişlerin hızlandırılması için yapılması gerekenler konusunda istişarelerde bulunduk. Dağ ve deniz arasında sıkışmış 46 dönümlük bir alanda hizmet vermeye çalışan Sarp Sınır Kapısı, TTSO’nun da ortağı olduğu TOBB iştiraki olan Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ (GTİ) tarafından modernize edilmiş ve işletilmektedir. Şimdi ortaya çıkan yeni duruma göre fiziki şartlarda iyileştirme yapmak, özellikle küçük araçların geçişleri için yeni alternatif oluşturmamız gerekiyor. Deniz dolgusu en iyi seçenek gibi görünüyor” diye konuştu.


Çelebi, yaya geçişi yoğunluğunun yıllık 5 milyonu geçtiği Sarp’ta insanların pasaport kontrolü için beklediği alanların fiziki şartlarının da iyileştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “İnsanlar havasız, sıkışık koridorlarda, sağlıksız ortamlarda uzun süre bekliyorlar. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak için pasaport kontrolü yapılan banko sayısı artırılmalı, özellikle yoğunluk olan saatlerde her bankoda görevli bulunması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.


Başkan Çelebi, Gürcistan’dan Türkiye’ye alışveriş için gelenlerin de dönüşte büyük yoğunluğa neden olduğuna dikkat çekerek, “Gürcistan vatandaşları günlük alışverişleri için bile Türkiye’ye geliyor. Zeytinyağı, tuvalet kâğıdı, deterjan gibi ihtiyaçlarını buradan alıyor ve geri dönüyor. Gürcistan’a iş için giden ihracatçılarımız, iş insanlarımız için bu yoğunluğa girmeden kolay geçiş olanağı sağlanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.


TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Batum - Hopa - Trabzon deniz yolu bağlantısının kurulmasının da kapıdaki yoğunluğu azaltacağına inandığını belirterek “Gerek hızlı deniz ulaşımı imkanları gerekse tırların da alınabileceği bir gemi seferinin kapıdaki yoğunluğu azaltacağını tahmin ediyoruz. Yaz döneminde bu seferleri yapılabilir. Gürcistan denizcilik makamlarıyla yaptığımız görüşmede bu seferlere onların da sıcak baktığını gördük” diye konuştu.



"Yapılan tüm çalışmalara Gürcistan’ın dae destek vermesi gerekiyor"


Çelebi, yapılan tüm çalışmaları Gürcistan tarafının da desteklemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:


“Burada 10 tane peron yapsak, akışı sağlasak bile Gürcistan tarafının aynı şekilde çalışmaması yine aksamalara neden olacaktır. Onun için tüm çalışmaların sınırın her iki tarafı için koordinasyon içinde yapılması gerekmektedir. Ancak şu andaki durumda Gürcistan tarafında daha fazla peronun hizmet verdiği ve işlemlerin daha hızlı halledildiği görülmektedir.”


Başkan Çelebi, bir diğer önemli sorunun da birçok bakanlığa bağlı personelin bulunduğu Sarp Sınır Kapısında personel yetersizliği olduğunu belirterek “Bize iletilen önemli sorunlardan birisi de özellikle pasaport kontrollerinde tüm bankoların personel azlığı nedeniyle çalışamıyor olması. Ayrıca birçok kurum Sarp’ta çeşitli işlemlerden sorumlu olarak hizmet veriyor ancak hizmet noktaları farklı yerlerde olduğu için işlemlerin tamamlanmasında zaman kaybı yaşanıyor. Bu konuda isteğimiz, tüm peronlarda gerek emniyet, gerek gümrük gerekse saymanlık gibi ilgili tüm kurumların görevlilerinin olması ve işlemlerin hızlı şekilde tamamlanmasıdır. Aslında 3 bakanlığın sorumluluk sahasında bulunan bu hizmetlerin tek bir bakanlıkta toplanması önemli şekilde işlemleri hızlandıracaktır” dedi. Çelebi, kurumların sistemlerinde yaşanan arızaların da önemli oranda gecikmelere yol açtığını vurguladı.


Çelebi, kendilerine iletilen önemli bir eksikliğin de TIR’ların evraklarını tamamlamadan gümrüklü alana girmesi olduğunu ifade ederek, “Bu konuda bölgedeki ticaret ve sanayi odalarımızla bir çalışma yapacağız. Her kurumun Sarp’taki hizmetin iyileştirilmesi için üzerine düşeni yapması gerekiyor” diye konuştu.


Öte yandan Sarp Sınır Kapısı’ndan 2022 yılında 2 milyon 519 bin 913 yolcu Türkiye’ye giriş yaparken, 2 milyon 560 bin 815 yolcu da yurt dışına çıktı. Toplam yolcu trafiği 2022 yılında 5 milyon 80 bin 728 olarak gerçekleşti.


Sarp’tan ayrıca 2022 yılında 329 bin 271 giriş, 396 bin 225 çıkış olmak üzere toplam 725 bin 496 araç geçişi oldu. Bu araçların 368 bin 520’sini ticaret amaçlı giriş çıkış yapan TIR, kamyon ve tankerler oluşturdu. 2023 yılının ilk 6 aylık verilerine göre ise bu rakamların çok üstünde bir yolcu ve araç trafiği yaşanacağı vurgulandı.



Çelebi: "Sarp’ta personel sayısı artırılmalı, fiziki şartlar iyileştirilmeli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.
Antalya Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.
Sinop Sinop’ta soğuk hava arıcılığı olumsuz etkiliyor Sinop’ta kışın uzun sürmesi ve soğukların devam etmesi nedeniyle arı kolonilerinde açlık ve ölümler yaşandı. Erfelek ilçesi Çelen köyünde etkili olan soğuk hava, arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Bölgede arıcılık yapan Erol Karakaş, arıların mevcut durumunu ve yürütülen çalışmaları anlattı. Karakaş, kış döneminin genel olarak ağır geçmediğini belirterek, "Kış fena değildi. Kışın zayiatları illaki yüzde 10-20 oluyor ama şu andaki baharın iyi gitmesi bizim için önemli. Bundan sonra çiçeklerin iyi gitmesi ve gece sıcaklığının yüksek olması gerekir. Bal yaptıran gece sıcaklığı şu anda iyi değil. Çiçekler nektar üretmiyor, polen geliyor ancak nektar yok. Biz de bunu şekerle takviye ediyoruz, nektarın yerine bunu veriyoruz. Arılara şurup veriliyor ama arılar polen getirebiliyorlar" dedi. Arıların yavru üretimine devam ettiğini ifade eden Karakaş, "Yavru üretiyorlar, içeride yavruyu çoğaltıyorlar. Bizim gayemiz arı sayısını çoğaltmak. Şu anda kovanlarımızda en fazla 20 bin arı var. Yavruya bal şurubu vererek 80-100 bine çıkarıyoruz" diye konuştu. Karakaş, arıların şu anda gelişim döneminde olduğunu, bal sezonunun genellikle mayıs ortasından sonra başladığını belirterek, "Arıların bal tutma dönemi 15 Mayıs’tan itibaren başlar. O dönemde şurup vermiyoruz ve üzerine kat koyuyoruz. Alt kattaki balı alıyoruz, karışmıyoruz" şeklinde konuştu. Sinop’ta arıcılar, havaların olumsuz seyri nedeniyle arı ölümlerini azaltmak ve kolonileri güçlendirmek amacıyla takviye besleme yapmaya devam ediyor.
Manisa Salihli’de tarımsal üretime bilimsel destek Manisa’nın Salihli ilçesinde Ziraat Odası bünyesinde hizmet verecek olan Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete girdi. Ziraat Odası’nda düzenlenen açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç yaptı. Yalvaç, "Bu serüven, rahmetli belediye başkanımız Ferdi Zeyrek, sivil toplum kuruluşlarını gezmeye başladığında odamızı da ziyaret etmesi ile başladı. Bildiğiniz gibi odamız bünyesinde yer alan laboratuvarın sürekliliği odamızın gelir ve gider dengesindeki zorluklar nedeniyle sağlanamadı. Biz kendisine odamızın fiziki yapısının uygun olduğunu, bu yüzden odamızda yaprak, toprak ve su analizi yapmak istediğimizi söyledik. Başkanımızda bizlere söz verdi ve protokol yaparak tüm Manisa’ya örnek olacak bir hizmeti kazandırma yoluna girdik. Bu birimimize çok sayıda ülkeden ekipman kazandırdık. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere, Salihli Belediye Başkanımız Mazlum Nurlu’ya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmet Dairesi Başkanı Yılmaz Usta’ya alanında uzman Prof. Dr. Yusuf Kurucu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ise ‘Tarımı bilimle buluşturan bu merkezin başta Salihli çiftçimiz olmak üzere tüm yöre çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir çiftçi belediye başkanı olarak bu tesisin ilçemize kazandırılması bizleri çok mutlu ettiğini belirtmek istiyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise "Salihli, Manisa’nın en bereketli en güzel ovasıyla, insanıyla güzellikleri ile örnek bir ilçesi. Herkesin gıpta ile baktığı özendiği bir ilçe. Salihli bizim için çok önemli. Salihli öyle çokta büyük bir yatırım almadı. Bizde bir fark oluşturmamız lazım dedik. Bu kapsamında Salihli’mize tarıma destek anlamında bu hizmeti kazandırıyoruz. Manisa’nın tamamında tüm çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz" Konuşmaların ardından Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.