POLİTİKA - 20 Nisan 2024 Cumartesi 10:59

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ilçede, iktidar baraj altında kaldı

A
A
A

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ve yeniden bir ilçenin inşa edildiği Yusufeli’nde yapılan ilk belediye seçimlerinde vatandaşların tercihi Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle Yusufeli baraj sularına gömülmüş, bu nedenle üst kotlarda yeniden bir ilçe inşa edilmişti. Yeni yerleşim yerlerine 1,5 yıl önce taşınan ilçe halkı, ilk yerel seçimlerini 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdi.

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ilçede, iktidar baraj altında kaldı

Üç dönem Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kazandığı belediye bu kez el değiştirerek Cumhuriyet Halk Partisine geçti. Seçimi 48 oy farkıyla CHP’nin adayı Barış Demirci kazanırken, 56 yıl sonra CHP’nin ilçede galip gelmesi partililer tarafından mutlulukla karşılandı. Aynı zamanda bir çok yatırıma rağmen AK Parti’nin kaybetmesinin tepki oyundan kaynaklı olduğu belirtildi.

Başkan Demirci: "Devletin bu kadar yatırımlarına rağmen AK Parti 100 sene yerelde seçimi kaybetmemesi lazımdı"

Belediye Başkanı Barış Demirci seçimle ilgili yaptığı açıklamasında, “Devletin bu kadar yatırım yapmış olduğu bir yerde AK Parti iktidardan düşmüş olsa dahi en azından yerelde 100 sene belediye seçimi kaybetmemesi lazım. Sadece bu yatırımlardan bahsediyorum. Eğer Yusufeli halkı ilk seçimlerde değişimden yana tercihini kullanmışsa iktidar temsilcilerinin dönüp kendilerine bakmasını istirham ediyorum. Çünkü bu dağıtımlar yapılırken adil değillerdi. İnsanların ellerinden alınıp bir başkasına verildi. İnsanlar burada huzursuz oldu. Biz makama geldikten sonra en fazla mağduriyet konut mağduriyeti olduğunu gördük. Konut mağduriyetlerinde adaletsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Biz bunları da gerçekleştireceğiz" dedi.

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ilçede, iktidar baraj altında kaldı

“Mevcut iktidarın yapamadıklarının bizler yapacağız”

"Cumhuriyet Halk Partisi adı altında 56 yıl sonra başarı elde ettik" diyen Demirci, "Her ne kadar zor olsa da kolay olanı yaptık. Esas işimiz bundan sonra. Mevcut iktidarın yapamadıklarını bu saatten sonra bizler yapacağız. Onun sorumluluğuyla hareket ediyoruz. En büyük sıkıntı konut sıkıntısı, kiralık daire sıkıntısı ve istihdam sıkıntısı. 500 konutlu bir projemizle bu üç sorunu ortadan kaldıracağız” şeklinde konuştu.

“Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı hem de siyasetten”

İlçede esnaflık yapan Ali Tamyürek ise “Bu kadar yatırımın yapıldığı başka bir ilçe yoktur sanırım. Lakin Yusufeli’nde bir taşınma süreci yaşandı. Eski yaşanmışlıklar sular altında bırakıldı eski düzene geçildi. Galiba halkla birebir olunamadı. İnsanların ihtiyaçları birebir karşılanmadı. Bir çok mağduriyetler var. Yapılan güzel şeyler de var ama insanlar kaybettiklerinden daha çok etkileniyor. Burada iktidar yatırımlarında vatandaşa birebir ulaşılamamış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü kaybettiğimiz çok değerimiz var. Yeni yerleşim yerine alışmak bizi çok zorladı. Burada insanlar değişim istedi çünkü yıpranmışlıkta var. Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı. Siyaseten de baraj altında kalma durumu yaşandı” ifadelerini kullandı.

“Barajın ilçeye hiçbir karı olmadı”

İlçe sakinlerinden Hüseyin Alkan (87) ise “Burada bir çok insan mağdur oldu. Esnaf da mağduriyet yaşadı. Yusufeli barajının ilçeye hiçbir karı yok bence. Yollarımız uzadı, köprülerde sıkıntı çıktı” diye konuştu.

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ilçede, iktidar baraj altında kaldı

“Devlet istediğini aldı vatandaşlar alamadı”

Mehmet Dalkılıç ise “Devlet Yusufeli barajı yaparak istediğini aldı ama vatandaş istediğini alamadı. Eski ilçede kendi yerim vardı hak sahibi olmadım, yeni ilçede kiracı oldum” dedi.

“Burada hak mağduriyeti yaşandı”

İlçe halkından Kuddüs Çiçek de, “Buradaki en büyük mağduriyetlerden biri hak mağduriyeti. Yaşamayan insanların hak sahibi olmaları büyük bir tepki aldı. Bunu ifade etsek de karşılık bulamadık. İnsanlarda buna ister isteme tepki oyu verdi. Kiralık ev de bulamıyoruz, kiralar çok pahalı, ev sahipleri kim onları da bulamıyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ilçede, iktidar baraj altında kaldı

Adem Güngör

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.