ASAYİŞ
26 Nisan 2026 Pazar - 12:04 Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor Sakarya Nehri’nde balık tutarken beline bağlanan ipin kopmasıyla akıntıya kapılarak kaybolan 10 yaşındaki yabancı uyruklu çocuğu arama çalışmaları 6. gününde de sürüyor. Havadan ve sudan sürdürülen çalışmalarda geçen günlere rağmen 10 yaşındaki çocuktan hala bir iz bulunamadı. 21 Nisan günü Erenler ilçesi Küpçüler Mahallesi’nde meydana gelen olayda, yabancı uyruklu olduğu öğrenilen Ahmet İdris ve bir akrabası, Sakarya Nehri kenarında balık tuttuğu esnada oltalarına takılan balığı nehirden çıkartmak için İdris, beline ip bağlayıp suya indi. Balığı sudan çıkartmak için çabalarken nehrin sert akıntısı İdris’in beline bağladığı ipi koparttı. Nehrin akıntısına kapılan çocuk, kısa süre içerisinde gözden kayboldu. Akrabası durumu anlatmak için o sırada iş yerinde çalışan İdris’in ağabeyinin yanına koştu. Durumun ihbar edilmesi üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler nehirde geniş çaplı arama çalışması başlattı. Aradan geçen günlere rağmen 10 yaşındaki çocuğa dair herhangi bir iz bulunamadı. Arama çalışmaları 6. gününde de devam etti. Jandarma Arama Kurtarma, AFAD, su altı polisi, itfaiye ve SAKE ekipleri nehirde geniş kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. İdris’in ağabeyi ise ekiplerin çalışmalarını nehir kenarından takip ederek kardeşinden gelecek herhangi bir haberin bekleyişini sürdürüyor.
Hatay’da 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı
21 Nisan 2026 Salı - 09:30 Hatay’da 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 13-19 Nisan tarihleri arasında kaçakçılık olaylarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 19 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 3 kişi tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, il genelinde gerçekleştirilen çalışmalarda toplam 14 olay meydana geldi. Olaylar kapsamında 1 şahıs hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet, 9 şahıs hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet, 2 şahıs hakkında resmî belgede sahtecilik, 1 şahıs hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve 6 şahıs hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında rüşvet suçundan işlem yapıldı. Rüşvet suçundan işlem yapılan 6 şahıstan 3’ü tutuklanırken, 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer 13 şüpheli ise işlemlerinin ardından serbest kaldı. Operasyonlarda 73 adet elektronik sigara, 7 bin 160 adet gümrük kaçağı sigara, 4 adet kaçak cep telefonu, 140 kilogram tütün, 118 kilogram nargile tütünü, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız tüfek ile 135 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan, rüşvet soruşturması kapsamında CMK 135 tedbirleri uygulanan ve aralarında polis memuru, Nüfus Müdürlüğü personeli ile iş takipçisinin de bulunduğu 6 şüpheliye yönelik 14 Nisan’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 22 adet fişek, 36 adet av tüfeği fişeği, 135 adet 9x19 mm fişek ile çok sayıda evrak ele geçirildi. Ayrıca, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan 3 yıl 7 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 kişi yakalanarak tutuklandı ve cezaevine teslim edildi.
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor
21 Nisan 2026 Salı - 09:19 Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı’nın da bulunduğu 6 sanık savunma yapacak. Öte yandan Böcek ailesinin yakınlarının da duruşmaya katılması bekleniyor. Hazırlanan iddianamede ayrıca, maktul Servet Böcek’in erkek kardeşi Mustafa Böcek ile maktul Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik ‘müşteki’ sıfatıyla yer alıyor. Bugün görülecek olan duruşmada müştekilerin de beyanlarının alınması bekleniyor. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı. Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS ilaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanındaki 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanındaki 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi. Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi. İddianamede "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu oldukları kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS ilaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi. 5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.