ASAYİŞ
Montuyla ayakkabısını çıkarıp kot ve atletle denize giren genç boğuldu 27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:34:39 Antalya’da montu ile ayakkabısını çıkarıp, kot ve atletle denize giren genç, kıyıdan yaklaşık 10 metre açıkta boğularak hayatını kaybetti. Kıyıya çıkartılan gencin üzerinden kimlik çıkmayınca deniz polisi dalgıçları su altında kimlik aradı. Olay, saat 17.30 sıralarında dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nin Muratpaşa ilçesindeki kısmında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyafetleriyle sahile gelen 20-25 yaşlarındaki bir genç, ayakkabı, mont ve çoraplarını çıkarıp üzerinde kot ve atletiyle denize girdi. Kayalık alanda kıyıdan yaklaşık 10 metre açılan gencin çırpındığını gören iki genç, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Genç suyun içinde gözden kaybolurken, bölgeye deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde araştırma yapan ekipler, su altında genci hareketsiz halde bulup karaya çıkardı. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Dalgıçlar sualtında kimlik aradı Karadaki eşyalarında kimliğine rastlanılmayan gencin cüzdan ve kimliğini bulmak için deniz polisi dalgıçları su altı taraması yaptı. Taramada herhangi bir ize rastlanılmazken, gencin cenazesi olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "5 dakika sonra çırpınmaya başladı" Gencin boğulma tehlikesi geçirdiğini görünce 112 Acil Çağrı Merkezini aradığını belirten Muhammet Akyürek, "Girdikten 5 dakika sonra çırpınmaya başladı ve suya daldı. Etraftakileri uyarmaya çalıştık ama gelen olmayınca sahil güvenliği aradık" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
İş yeri sahibinden güvenlik kamerasına yakalanan hırsıza çağrı: "Çaldığın radyonun parasını getir"
21 Nisan 2026 Salı - 17:11 İş yeri sahibinden güvenlik kamerasına yakalanan hırsıza çağrı: "Çaldığın radyonun parasını getir" Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan Yabancılar Pazarı’nda bir iş yerinde yaşanan hırsızlık olayı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. İş yeri sahibi hırsıza seslenerek iki gün içerisinde parayı getirmesini, aksi halde polise şikayette bulunacağını söyledi. Olay, İlkadım ilçesi Kale Mahallesi Yabancılar Çarşısı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi müşteri gibi tezgahın etrafında dolaştıktan sonra fırsatını bularak tezgah üzerinde bulunan yaklaşık bin lira değerindeki bluetooth radyoyu alıp olay yerinden uzaklaştı. Bir süre sonra radyonun yerinde olmadığını fark eden iş yeri sahibi Serkan Türkmen, durumu anlamak için güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Görüntülerde şüphelinin rahat tavırlarla tezgahın yanına geldiği, çevreyi kontrol ettikten sonra radyoyu alarak uzaklaştığı anlar net bir şekilde yer aldı. Yaşanan olay sonrası hırsıza çağrıda bulunan Serkan Türkmen, "Fark etmediğimiz bir anda müşteri gibi dolanıp radyomuzu alıp gitmiş. Radyonun yerinde olmadığını fark ettiğimizde kameralardan kontrol ettik. Radyoyu alıp gittiğini gördük. Buradan ona sesleniyorum, iki gün içerisinde radyonun parasını getirirse ondan şikayetçi olmayacağız. Eğer getirmezse sonuna kadar uğraşacağız" dedi.
Kağıthane’de bina girişinde kadına taciz iddiası: Şüpheli çalıştığı fırında yakalandı
21 Nisan 2026 Salı - 16:48 Kağıthane’de bina girişinde kadına taciz iddiası: Şüpheli çalıştığı fırında yakalandı İstanbul’un Kağıthane ilçesinde iddiaya göre, evine giden genç kadın, binaya girdiği sırada kendisini takip eden bir şüphelinin tacizine uğradı. Kadının çığlık atması üzerine kaçan şüpheli, Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekiplerince çalıştığı fırında yakalandı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan şüpheli ifadesinde sadece selam verdiğini söyledi. Olay anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 19 Nisan Pazar günü saat 01.00 sıralarında Kağıthane ilçesi Yahya Kemal Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, evine giden 26 yaşındaki İ.N.B.’yi takip eden şüpheli, bina girişinde kadına tacizde bulundu. Yaşanan olayın ardından kadının çığlık atması üzerine binadan çıkan şüpheli koşarak kaçtı. Yaşananlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüpheli Emre B.’nin kadını takip ettiği, kadınla aynı anda binaya girdiği ve kadının çığlıkları üzerine koşarak kaçtığı anlar yer alıyor. Kağıthane Asayiş Şube ekipleri taciz şüphelisini yakaladı Olayın ardından İ.N.B.’nin şikayeti üzerine Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri çalışma başlattı. Polis ekipleri yaptığı çalışmada, şüphelinin kaçış güzergahını belirlemek için mahalledeki çok sayıda güvenlik kamerasını incelemeye aldı. Yaklaşık 12 saat süren çalışmada adım adım iz süren ekipler, farklı noktalardan elde edilen görüntüleri de inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etti. Devam eden çalışmalarda şüphelinin Yahya Kemal Mahallesi’nde bulunan bir fırında çalıştığı belirlendi. Harekete geçen Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri, iş yerine düzenledikleri operasyonla Emre B.’yi (19) fırında ekmek yaparken yakaladı. Gözaltına alınan Emre B.’nin poliste daha önceden ’çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından sabıka kaydının bulunduğu belirlendi. "Sadece selam verdim bir şey yapmadım" Kağıthane Asayiş Şube ekiplerine verdiği ifadesinde selam verdiğini, başka bir şey yapmadığını söylediği öğrenilen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece ’cinsel taciz’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bina görevlisini öldüren şahsa müebbet hapis cezası
21 Nisan 2026 Salı - 16:48 Bina görevlisini öldüren şahsa müebbet hapis cezası Kayseri’nin Talas ilçesinde tartıştığı bina görevlisini eşinin yanında defalarca bıçaklayarak öldüren şahsa müebbet hapis cezası verildi. Kayseri Adalet Sarayı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık B.U. jandarma eşliğinde getirilirken, öldürülen B.A.’nın eşi S.A., duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı. Cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde hazırlanan raporların üzerine görüşleri sorulan B.U., "Akıl sağlığım yerimdeydi, raporlara söyleyeceğim yok" karşılığını verdi. Savcılık makamı B.U.’nun tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını isterken B.U., kendisinin Avustralya’da çalıştığını, hiç sabıkasının olmadığını ve iyi bir insan olduğunu belirterek, B.A.’nın kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu B.U.’yu müebbet hapis cezasına çarptırdı. Olay Talas ilçesine bağlı Mevlana Mahallesi Uçar Sokak üzerinde geçtiğimiz 1 Eylül’de meydana gelen olayda, iddiaya göre bina sakini B.U. ile bina görevlisi B.A. (38) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine B.U. eline geçirdiği ekmek bıçağı ile bina görevlisi B.A.’yı defalarca bıçakladı. B.A. aldığı bıçak darbeleri ile ağır yaralanırken, haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. B.A. ekiplerin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. B.A., yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Ankara’da 14 yaşındaki çocuğun ölümüne neden olan sürücü Aloğlu’nun yargılanmasına başlandı
21 Nisan 2026 Salı - 16:28 Ankara’da 14 yaşındaki çocuğun ölümüne neden olan sürücü Aloğlu’nun yargılanmasına başlandı Ankara’nın Çankaya ilçesinde 19 Şubat’ta aracıyla Elif Güner’e (14) çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla hakkında, ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenlenerek dava açılan sürücü Yasin Aloğlu’nun yargılanmasına başlandı. Ankara 68. Asliye Ceza mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Yasin Aloğlu ile taraf avukatları ve maktul Güner’in ailesi katıldı. Yargılama başlamasıyla mahkeme hakimi salonun yetersiz olması sebebiyle salona basın mensupları ve aile yakınlarının alınmayacağını bildirdi. İddianamenin okunması ve kimlik tespitinin ardından tutuklu sanık Aloğlu’na söz verildi. "Mağdur aracın üzerine çıktı ve kafasını cama çarptı" Aloğlu, "Olay günü arkadaşlarımla buluşmak için evimden çıktım. Seyir halindeyken yaya geçidinin ilerisinde 3 kişi olduğunu gördüm. Kornaya bastım, frenleme yaptım. Bu nedenle aracım kaymaya başladı. Daha sonrasında yaya geçidinin 10 metre ilerisinde mağdura çarptım. Çarpmanın etkisiyle mağdur aracın üzerine çıktı ve kafasını cama çarptı. İleride aracımı durdurduktan sonra mağdur aracın üzerinden yuvarlandı. Önce araçtan ayrılamadım ancak iner inmez ambulansı ve babamı aradım" iddialarında bulundu. Yaşanan olay sebebiyle pişman olduğunu ifade eden Aloğlu, "Olay yeri ekipleri de geldi ve olay yeri incelendi. Sonrasında ben de hastaneye gittim ve benden kan testi aldılar. Ben mağdura yardım etmek istedim ancak kırık ve iç kanama olacağı ihtimalinden dolayı kendisine yardım edemedim" dedi. Yaya geçidi levhasının kör noktada kaldığını iddia eden tutuklu sanık Aloğlu, aracı park ettikten sonra yaya geçidi levhasını fark ettiğini iddia etti. Aloğlu pişmanlığını dile getirerek beraatini talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, tarafların kusur durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, sanığın kullandığını beyan ettiği telefona ilişkin 19 Şubat 2026 tarihli arama kayıtlarının istenmesine hükmetti. Duruşma, 21 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. "Şu an okulda olması gerekiyordu benim kızım ama toprağın altında yatıyor" Yaşanan olayda hayatını kaybeden Elif Güner’in annesi Tuba Güner, duruşma öncesi açıklamalarda bulundu. Güner, "19 Şubat’ta Turan Güneş Bulvarı’nda yaya geçidinden geçerken bir magandanın yarış yaparak, frensiz bir şekilde yüz kilometre hızın üstünde giderken çarpması sonucu kaybettiğimiz Elif’in annesiyim. Adalet için buradayız. Yaya geçitlerindeki ölümlerin kaza olarak geçmesini istemiyoruz. Bu olası kastır. Bu bir cinayettir. Benim çocuğum en güvenli alanda yaya geçidinden geçerken dikkatsiz biri yüzünden bu dünyadan koptu. Şu an okulda olması gerekiyordu. Şu an üstümde benim Elif’in forması var. Şu an okulda olması gerekiyordu benim kızım ama toprağın altında yatıyor. Bir magandanın dikkatsizliği yüzünden hız kurallarına uymadığı için yaya geçide en güvenli yerdir. Benim çocuğum kurallara uyan bir çocuktu. Yaya geçidini sürekli kullanırdı. O kurala uydu ama karşıdan gelen kurala uymadı. Kuralı ihlal etti ve bir ölüme sebep oldu. Başka Elifler ölmesin. Bu kaza olarak nitelendirmesin. Bu bir cinayettir. Cinayet olarak ağır yargılanmasını istiyoruz biz. Ağır cezada yargılanmasını istiyoruz. Adalet savaşımız sürecek. Onun için buradayız" ifadelerinde bulundu. "Sanığın en ağır cezayı alacağını ümit ediyoruz" Güner ailesinin avukatı avukat Tahir Burak Koçak, "14 dört yaşında bir kız çocuğu yaya geçidinden karşıdan karşıya geçerken bir sanığın yüz kilometre üzerinde hızla seyreden makas atarak ilerleyen önündeki araçla tampon tamponu yarışan bir aracın Elif’e çarpması sonucu. Elif kızımız maalesef hayata gözlerini yumdu. Biz bunun bir kaza olmadığını söylüyoruz. Bu bir cinayettir. Bu kişinin basit taksirle veya bilinçli taksirle yargılanıp ceza alması değil en azından olası kastan dolayı ceza almasını talep ediyoruz. Bu şekilde meydana gelecek kazalarının önüne geçmenin şartı budur. Ağır yaptırımları olması gereken bir durum söz konusu. Bunun hukuki mücadelesini veriyoruz. Bugün ilk duruşmamız olacak. İnşallah sanık en ağır cezayı olası kastla ölüme sebebiyet vermeden dolayı en ağır cezayı alacağını ümit ediyoruz" dedi.
Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş
21 Nisan 2026 Salı - 16:09 Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yapan şebekenin, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirdiği ifade edildi. İstanbul ve İzmir’de dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edilmiş, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 20 ilde başlatılan eş zamanlı operasyonlarda suç ağı çökertilmişti. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 73 şüpheli yakalanmıştı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konulan soruşturmada, 114 bin 470 TL, 3 bin 88 dolar, bin 25 avro, 25 Gürcistan Larisi, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik, 1 altın künye, 10 atın kolye, 1 altın gerdanlık, 14 altın küpe, 3 altın yüzük, 1 altın tespih, 26 gram altın, 7 ata altın, 13 çeyrek altın, 2 yarım altın ve çok sayıda dijital materyal ile doküman ve flash bellekler ele geçirilmişti. Operasyonun devamında 7 kişi daha gözaltına alındı ve gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin ciddi güvenlik sorunu oluşturduğu belirtildi Suç ağına mensup dolandırıcıların, elde ettikleri bu bilgilerle İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttükleri, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. Siber güvenlik uzmanları, sosyal medya uygulamaları üzerinden kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin uzun süredir ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Tapuda satış işlemi yapan ve para sahibi olan kişilerin birkaç gün içerisinde dolandırıcılar tarafından aranması, bankada işlem yapan yüklü hesap sahiplerinin dolandırıcıların hedefi olması kamudaki panellerin ve bilgilerin nasıl ele geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor. Vatandaşların telefon numaraları, ev adresleri, tapu ve araç bilgileri şebekenin elinde Şebekenin yürüttüğü sistematik dolandırıcılık faaliyetlerinde, vatandaşın telefon numaralarını, ev adreslerini, tapu ve araç bilgilerini, sağlık verilerini ve aile bireylerine ait detaylı kayıtları "sorgu panelleri" üzerinden satın aldıkları ortaya çıktı.