GENEL - 30 Nisan 2023 Pazar 22:09

Efeler’de ’Münür Alikoç Gastronomi Festivali’ tamamlandı

A
A
A
Efeler’de ’Münür Alikoç Gastronomi Festivali’ tamamlandı

Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay’ın yöreye özgü lezzetlerin tanıtımını yapmak ve yaymak için hayata geçirdiği, bu yıl 2’ncisi düzenlenen Münür Alikoç Gastronomi Festivali; 3 gün boyunca ünlü konuklar ve vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleştirilen sergi, söyleşi, mutfak atölyesi çalışmaları ve çeşitli etkinliklerle tamamlandı.

Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay’ın yöreye özgü lezzetlerin tanıtımını yapmak ve yaymak için hayata geçirdiği, bu yıl 2’ncisi düzenlenen Münür Alikoç Gastronomi Festivali; 3 gün boyunca ünlü konuklar ve vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleştirilen sergi, söyleşi, mutfak atölyesi çalışmaları ve çeşitli etkinliklerle tamamlandı.



Pınarbaşı Mesire Alanı’nda düzenlenen 3’üncü gün etkinliklerinde; Ünlü Şef Ali Ronay ve Yeşilçam’ın usta ismi Hale Soygazi Efeler halkıyla buluştu. Yaşar Üniversitesi öğrencileri ile İzmirli fotoğraf sanatçılarının birlikte düzenlediği ’Bir Tabak Ot Yemeği Sergisi’ ile Aydın Ticaret Borsası’nın Zeytinyağı Tadım Paneli festival boyunca vatandaşların beğenisine sunuldu.



Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Münür Alikoç’un vefatı nedeniyle buruk devam eden etkinliklerde günün ilk söyleşi konusu ’Şölen Kültürü ve Keşkek’ oldu. Moderatörlüğünü Slow Food Türkiye Kurucu Lideri Nedim Atilla’nın yaptığı söyleşinin konuşmacı koltuklarında yaptığı enfes keşkeklerle bölge halkı tarafından “Keşkekçi Hülya” ismiyle tanınan Hülya Yardımcı ve Halkbilim Uzmanı Gonca Tokuz yer aldı.



Slow Food Lideri Atilla, keşkeğin ana malzemelerinden biri olan buğdayın tarihçesinden ve öneminden bahsettikten sonra sözü Gonca Tokuz’a verdi. Keşkeğin çok özel bir yemek olduğunu ve birçok kültürün sofrasında yer bulduğunu belirten Tokuz, “Keşkek özel günlerde pişirilen bir yemek. Şölen ve bayram sofralarının birçoğunda keşkek var. İmece usulü hazırlanan bir yemek. Keşkek kadar biz diyebildiğimiz bir yemek yok. Ayrıca sağlığa da faydaları bulunuyor. Emziren anneler sütünü artırmak için keşkek yiyor” diye konuştu.



’Keşkekçi Hülya’ ismiyle tanınan Hülya Yardımcı da bu üne kavuşma sürecinde yaşadığı zorluklardan bahsetti ve uzun yıllar çıraklık yaptığını belirtti. Keşkek yapımında kullandığı yöntemleri de paylaşan Yardımcı, “Keşkek yemeğini iyi yapabilmek bir ömür ister. 24 saatte hazırlanan bir yemektir. Seçtiğiniz buğday, et ve pişirilmesinde kullanılan odunlar özenle seçilmelidir. Meşe odunu kullanılmalıdır. Buğdayları 12, etleri de 6 saat suda beklettikten sonra pişirmeye başlıyoruz. Ayrıca keşkek ne kadar çok dövülürse kıvamı o kadar iyi olur” diye konuştu.



Söyleşinin ardından Keşkekçi Hülya’nın hazırladığı keşkeğin tadına bakmak isteyen vatandaşlar bu özel lezzet için metrelerce kuyruk oluşturdu.



Günün ikinci etkinliği Adnan Menderes Üniversitesi Kuşadası Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümü Öğretim Görevlisi Okan Umut ve öğrencilerinin yer aldığı Mutfak Atölyesi Çalışması ve Söyleşisi oldu. Efeler Belediyesi’nin kendi imkanlarıyla yetiştirdikten ve tüketime hazır hale getirdikten sonra vatandaşların doğal ve besleyici gıdaya ucuz ulaşım noktası olan Efe Bakkalların raflarındaki ürünler ile çeşitli yemekler hazırlayan Okan Umut ve öğrencileri, lezzetli tabakları Başkan Atay, eşi Güneş Atay ve festivalin ünlü konukları arasında yer alan Hale Soygazi’nin beğenisine sundu.



Moderatörlüğünü 26.Dönem Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil’in üstlendiği ’Sağlıklı Uzun Yaşam’ isimli söyleşinin konuşmacıları Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Hale Soygazi ile Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer oldu. Sağlıklı yaşamın sırlarının paylaşıldığı söyleşide söz alan Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer, genlerin uzun ve sağlıklı yaşamda yüzde 20 oranında etkili olduğunu geri kalan yüzde 80’lik kısmın yaşamın akışı içinde şekillendiğini ifade etti. Dizdarer, “Sağlıklı yaşam keskin çizgiler yerine yaşadığımız coğrafyaya göre şekillenmeli. Uzun yaşamın yanında kaliteli bir hayat sürmek de oldukça önemli. Bunun kat’i kuralları olmasa da işlenmiş gıdalardan uzak durmak gerekir. Kendimizi kısıtlamak yerine ölçülü bir beslenme uzun ve kaliteli bir yaşama katkı sunacaktır” dedi.



Sağlıklı beslenmenin önemli olduğu kadar zor olduğuna da dikkat çeken Hale Soygazi, “Bununla ilgili neredeyse her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor. Moda haline gelen diyet programları uygulanıyor. Doğru bulmuyorum. Her şeyi yiyebiliriz fakat ölçülü olmak gerek. İnsan biraz da kendisinin doktoru olmalı” ifadelerini kullandı.



Efeler Belediyesi’nin tarlalarında yetiştirilen ve halka sunulan şevketibostan, cibes ve enginara da değinen Soygazi, bu ürünlerin tadına baktığını ve çok beğendiğini sözlerine ekledi.



Münür Alikoç Gastronomi Festivali, Ünlü Şef Ali Ronay’ın Mutfak Atölyesi çalışması ile devam etti. Efeler’deki kent pazarından alışveriş yapan Ronay, yöreye özgü bitkileri kullanarak birbirinden lezzetli yemekler yaptı. Efelerli vatandaşlar için çeşitli malzemelerle özel tabaklar hazırlayan Ronay, yemeklerine ’Yeşil Çorba’ ve ’Yeşil Omlet’ ismini verdi. Ronay, yaptığı yemekleri Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay’a ikram etti. Yemekleri çok beğendiğini söyleyen Başkan Atay, Ünlü Şef’e festivale katıldığı için teşekkür etti.



Lezzet yarışmasının 3’üncü gününün teması ’Yöresel Tatlılar’ oldu. En iyi tabağı sunmak için yarışan 21 maharetli el, hazırladıkları yöresel tatlıları jüri üyelerinin beğenisine sundu. Yarışmanın jüri koltuklarında; Ceyhun Dizdarer, Okan Umut Şimşek, Serdar Çelenk, Ali Ronay, Arzu Acurol, Gonca Tokuz ve Güneş Atay yer aldı. Jüri sözcülüğü görevini ise Ali Ronay üstlendi. Yarışma sonucunda üçüncü Saraylı tatlısı ile Selin Koca, ikinci ise Enginar tatlısı ile Ayfer Özer oldu. Efe Çelik’in hazırladığı Kabak tatlısı ise yarışmanın en beğenilen tabağı oldu. Yemek yarışmalarının ilk iki gününde dereceye giren yarışmacılar ise şu isimlerden oluştu; et yemekleri kategorisinde birinci Necla Adıgüzel, ikinci Dilan Akyol, üçüncü Sevgi Akyıldız. Zeytinyağlılar kategorisinde ise birinci Dilan Akyol, ikinci Rabia Akar, üçüncü Hacer Özacer. Lezzet şölenine renk katan yarışmada dereceye girenler, ödüllerini Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay’dan aldı.



Üç gün boyunca birbirinden değerli konuklar, çeşitli etkinlikler ve vatandaşların yoğun ilgisiyle noktalanan Münür Alikoç Gastronomi Festivali’nde birbirinden güzel yemeklerin sergilendiği stantlar ile festivale renk katan çocukların doyasıya eğlenmesini sağlayan Şişme Oyun Parkı’nın 1 Mayıs Pazartesi günü de hizmet vereceği bildirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Suya yazılan sanatla yarım asır İznik Belediyesi hayata geçirdiği ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesinin 45. belgeselinde yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak hedefiyle İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesi çerçevesinde belgeselleştirilmeye devam ediyor. Son olarak yarım asırdır Ebru Sanatı yapan Cevdet Turan’ın (70) hayatını ele alındı. Bursa’nın İznik ilçesinde 1956 yılında Çamdibi Mahallesi’nde dünyaya gelen Cevdet Turan ilkokulunu Kılıçaslan İlkokulunda, Ortaokulunu ise İznik Ortaokulunda tamamladıktan sonra o yıllarda İznik’te lise olmaması sebebiyle Yenişehir Lisesi’nde eğitimine devam etti. Lise öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Resim bölümünü kazanarak üniversite hayatına adım attı. 1979 yılında mezun olduğu üniversiteden sonra 1980 yılında öğretmenlik görevine başlayan Turan, ilk görev yeri olan Kırklareli Atatürk Lisesi’nde meslek hayatına atılır. Babasının rahatsızlığı sebebiyle son görev yeri yine İznik olur ve burada emekli olarak hayatına devam eder. Ortaokul öğretmeni Eyüp Ömer Yüksel’den öğrendiği Ebru Sanatını o günlerden bugüne hala devam ettiren Turan tüm bu hayatı ile İznik’teki hatıralarını anlattığı ’Yaşayan İznik Hazineleri’ 45. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.
İstanbul Galatasaray’da olağan seçim toplantısı yarın yapılacak Galatasaray Spor Kulübü’nün olağan seçim toplantısı yarın Galatasaray Lisesi’nde gerçekleştirilecek. Galatasaray Spor Kulübü’nün 105. dönem yönetiminin belirleneceği seçim yarın saat 10.00’da Galatasaray Lisesi’nde başlayacak. Toplantıda ilk olarak genel kurul başkanlık divanı oluşturulacak, daha sonra oy verme işlemine geçilecek. Seçimde mevcut başkan Dursun Özbek, tek aday olarak yer alacak. Sarı-kırmızılıların seçiminde oy kullanma hakkında sahip yaklaşık 10 bin üyesi bulunuyor. Dursun Özbek’in yeni dönem listesi şöyle: Yönetim asıl: Dursun Özbek, Metin Öztürk, Sedat Artukoğlu, Eray Yazgan, Can Natan, Mecit Mert Çetinkaya, Mehmet Saruhan Cibara, Abdullah Kavukcu, Mehmet Burak Kutluğ, Fatih Demircan, Özen Kuzu Yönetim yedek: Bora İsmail Bahçetepe, Ozan Bingöl Yurtsever, Emir Aral, Tanur Lara Yılmaz, Ömer Sarıgül Denetim asıl: Sinan Şahin, Gül Rengin Günay, Hasan Can Külahçıoğlu Denetim yedek: Halil Cem Burnaz, Nazımcan Aygın, Çağatay Aras Uçkun Sicil asıl: Mehmet Çağatay Altınlı, Nedime Canipek Konuksever, Okan Güngör, Utku Çağatay Aksoy, Berat Uygur, Mehmet Selim Yavuz, Burçin Aslan Sicil yedek: Özgür Kızılelma, Yakup Peker, Sadettin Can Bilginer Disiplin asıl: Hakkı Akil, Mithat Can Baydarol, Muharrem Remzi Tan, Mustafa İbrahim Ziyal, Aydın Önder, Ahmet Murat Canaydın, Ali Baran Öztürk Disiplin yedek: Hasan Mehmet Tirali, Nuri Bora Ebussuutoğlu, Sencer Seren, Mustafa Kaya Özgül, Günran Çalın
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "İstilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "İklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eroğlu mesajında, Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün yaşamın temelini oluşturan doğal dengenin korunmasına dikkat çekmek, biyolojik çeşitliliğin önemine ilişkin toplumsal farkındalığı artırmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda ortak sorumluluk bilinci oluşturmak amacıyla her yıl tüm dünyada çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Bu günün aynı zamanda Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edildiği tarih olarak belirlendiğini sözlerine ekleyen Eroğlu, "Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve sucul ekosistemlerdeki tüm canlı türlerini, genetik kaynakları ve bu canlıların birbiriyle kurduğu yaşam ilişkilerini kapsayan korumamız gereken insanlığa doğal bir mirastır diyebiliriz. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, sağlıklı çevre koşulları, iklim dengesi ve toplum sağlığının korunması doğrudan biyolojik çeşitliliğin devamlılığına bağlıdır. Ancak günümüzde iklim değişikliği, habitat kayıpları, çevre kirliliği, doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi, istilacı türler ve kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte ciddi tehdit altındadır" dedi. Biyolojik çeşitliliğin önemi Biyolojik çeşitliliğin ekosistem için öneminden bahseden Eroğlu, "Biyolojik çeşitliliğin azalması insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte etkileyen çok boyutlu riskleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle ekosistem dengesinin bozulması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımı açısından önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada bir kez daha ’Tek Sağlık’ yaklaşımının önemi ortaya çıkmaktadır" dedi. Veteriner hekimlerin biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Eroğlu, şöyle devam etti: "Veteriner hekimler, yaban hayatının korunmasından hayvan sağlığı hizmetlerine, zoonotik hastalıkların kontrolünden gıda güvenilirliğine, ekosistem sağlığının izlenmesinden sürdürülebilir üretim politikalarına kadar biyolojik çeşitliliğin korunmasında sorumluluk üstlenen meslek gruplarının başında gelmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasının, sürdürülebilir yaşamın ve sağlıklı gelecek nesillerin teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Bu vesileyle doğal kaynakların korunması, yaban hayatının sürdürülebilirliği, ekosistem dengesinin devamlılığı ve tüm canlıların yaşam hakkının savunulması adına yürütülen bilimsel ve toplumsal çalışmaları desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
İstanbul Türkiye Dış Borç İstatistikleri açıklandı Bu yılın birinci çeyreği itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı yılın ilk çeyrek Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026 yılı birinci çeyrek itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 azalarak 518,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 0,5 azalarak 166,6 milyar ABD doları, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 0,3 azalarak 351,9 milyar ABD doları oldu. Alt sektörler itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla; kamu sektörü borcu yüzde 3,3 azalarak 192,2 milyar ABD doları, özel sektör borcu yüzde 1,8 artarak 302,1 milyar ABD doları, TCMB’nin dış yükümlülükleri ise yüzde 2,9 azalarak 24,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Dış borç stokunun enstrüman dağılımında en büyük pay yüzde 46,1 ile kredilere ait. Kredileri yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yükümlülükler izlendi. Para birimi dağılımı bakımından ise, dış borcun yüzde 48,7’si ABD doları, yüzde 29,5’i euro, yüzde 11,7’si Türk lirası ve yüzde 10,2’sini ise diğer para birimleri oluşturdu. Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonlarına göre, anapara geri ödemelerinin 24 ay ve üzeri vadede yoğunlaştığı görüldü. Buna karşılık 13-24 ay aralığında anapara geri ödemeleri görece sınırlı kalırken, kısa vadede (0-12 ay) daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili görüldü.