GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:19

ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğü’nden 3 yılda güçlü mali disiplin ve yatırım hamlesi

A
A
A
ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğü’nden 3 yılda güçlü mali disiplin ve yatırım hamlesi

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) İktisadi İşletme Müdürlüğü 2023 yılında başlayan yeni yönetim süreciyle birlikte mali disiplin, operasyonel verimlilik ve sosyal destek odaklı önemli uygulamaları hayata geçirdi. Üç yıllık süreçte borç yükünün azaltılması, gelirlerin artırılması ve kampüs yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirildi.



2023 yılı itibarıyla başlatılan mali toparlanma sürecinde personele olan 2,25 milyon TL tutarındaki borç tamamen kapatıldı. Aynı dönemde çek borçları sıfırlanırken, SGK prim borçları yapılandırılarak yaklaşık 14,2 milyon TL seviyesinden 4,85 milyon TL’ye düşürüldü. 2024 yılında mali disiplinin kararlılıkla sürdürülmesi sonucunda 1,65 milyon TL vergi borçları ile 5 milyon TL elektrik ve su borçları tamamen kapatıldı. Ayrıca merkezi satın alma sistemine geçilerek maliyet avantajı sağlandı ve kârlılık artırıldı.



Yapılan yapısal düzenlemeler ve alınan mali tedbirler neticesinde işletme; 2023 yılını 6,6 milyon TL, 2024 yılını 15,6 milyon TL, 2025 yılını ise 15,5 milyon TL kârla kapattı.



Elde edilen sonuçlarla işletme, sürdürülebilir mali yapısını güçlendirirken; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi tarihinde ilk kez vergi rekortmenleri listesine girerek ilk 100 içerisinde yer alma başarısı gösterdi.



Dijitalleşme ve denetim altyapısı güçlendirildi


Kantinlerde barkodlu satış sistemine geçilerek denetim mekanizmaları etkin hale getirildi. Tüm birimlerde kamera sistemleri devreye alınırken, personel takip sistemi ile operasyonel süreçler daha kontrollü bir yapıya kavuşturuldu. Fakülte ve meslek yüksekokullarında otomat hizmetleri yaygınlaştırılarak hizmet erişimi artırıldı.



Sosyal tesisler ve hizmet alanları genişletildi


Kampüs yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak İbn-i Sina Kafeterya, Acil Şifa Kafeterya, Sağlık Kafe, Rektörlük Kafe, Mobil Kafe ve Botanik Kafe hizmete açıldı.



Bununla birlikte Didim Sosyal Tesisleri ile ADÜ Sosyal Tesisleri ve Konukevi başta olmak üzere mevcut alanlarda kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirilerek kullanım konforu artırıldı.



Personel odaklı sosyal destekler


Personel memnuniyetine yönelik uygulamalar kapsamında, göreve başlanılan ilk dini bayramdan itibaren toplam 7 bayramda hediye alışveriş kartı desteği sağlandı. Ayrıca biriken yıllık izinlerin kullandırılmasıyla çalışma dengesi iyileştirildi.



Kampüs Altyapısı Güçlendirildi


Kampüs genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında otopark sistemleri ve trafik düzenlemeleri hayata geçirildi; çevre düzenleme, peyzaj ve donatı çalışmaları tamamlandı. Kantinler modernize edilirken, çatı onarımları ve bina yenilemeleri gerçekleştirildi. Yangından etkilenen alanlar yeniden ağaçlandırıldı.



Eğitim ve teknolojiye destek


Üniversitenin akademik ve idari birimlerine yönelik olarak bilgisayar ve teknolojik ekipmanlar, laboratuvar cihazları ile projeksiyon ve eğitim donanımları temin edildi. Ayrıca E-BAP otomasyon sistemine sağlanan destekle akademik altyapı güçlendirildi.



Hizmet verimliliğinde artış


İşletmeye bağlı sosyal alanların kullanım verimliliğinde önemli artış sağlandı. Anaokulunda yüzde 50 seviyesinde olan doluluk oranı, yapılan iyileştirmeler sonucunda yüzde 90 seviyesine yükseldi.



Diğer yatırımlar


İnsansız ödeme sistemli otopark uygulaması devreye alınırken, kampüs genelinde sosyal alanlar (kamelyalar, banklar, mescitler) oluşturuldu. Endüstriyel mutfak ekipmanları temin edildi, kuaför hizmeti modernize edilerek yeniden hizmete açıldı ve araç filosu yenilenerek güvenlik standartları yükseltildi.



ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğü, 2023-2026 döneminde mali disiplinin sağlanması, gelirlerin artırılması ve kampüs yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüme imza attı. Güçlü mali yapısı ve sürdürülebilir yatırım politikasıyla işletme, üniversiteye değer katmaya ve öğrencilere daha kaliteli hizmet sunmaya devam edecek.



ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, "Son üç yılda hayata geçirilen çalışmalar, kurumsal yönetim anlayışımızın en somut göstergelerinden biridir. Mali disiplinin kararlılıkla uygulanması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve şeffaf yönetim ilkelerinin benimsenmesi sayesinde işletmemiz güçlü ve sürdürülebilir bir mali yapıya kavuşmuştur. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren önceliğimiz; üniversitemizin tüm birimlerinde kaliteyi artırmak, öğrencilerimize daha iyi imkânlar sunmak ve personelimizin çalışma şartlarını iyileştirmek olmuştur. Bu doğrultuda gerçekleştirilen borç yapılandırmaları, kârlılık artışı ve mali iyileşme süreci, yalnızca ekonomik bir başarı değil; aynı zamanda kurumsal istikrarın da önemli bir göstergesidir. Diğer yandan kampüs yaşamını zenginleştiren sosyal tesisler, modernize edilen hizmet alanları ve dijitalleşme adımları, üniversitemizin çağın gereklerine uyum sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koymaktadır. Eğitim ve teknolojiye yapılan yatırımlar ise akademik üretkenliğimizi destekleyerek bilimsel gelişimimize katkı sunmaktadır" dedi.



Personele yönelik sosyal destek uygulamaları ve çalışma barışını güçlendiren adımların kurum kültürünün önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Rektör Kent, "Biz, güçlü bir üniversitenin ancak mutlu çalışanlar ve memnun öğrencilerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmaya devam ederek üniversitemizi her alanda daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz. Elde edilen bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.



ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğü’nden 3 yılda güçlü mali disiplin ve yatırım hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yerli yapay zeka girişimleri artıyor Yapay zeka sohbet botları son dönemde çok fazla kullanılan teknoloji olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık hayatın her alanında bu yapay zeka sohbet botlarını kullanıyor. Artan taleple birlikte yapay zeka girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı da 457’ye ulaştı. Yapay zeka artık hayatın her alanında kullanılan bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Özellikle ChatGPT, Gemini veya Grok gibi sohbet botları kullanıcılar tarafından oldukça tercih ediliyor. Metinler oluşturabilen, soruları anlayan ve uygun yanıtlar vermeye çalışan yapay zeka sohbet botları dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu teknolojiyle birlikte talebin artması, yapay zeka girişimlerin de çoğalmasına neden oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Sengi.surf adı altında bir uygulama geliştirdiklerini ve kullanıcıya daha sade bir dille ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Yazılım Uzmanı ve platformun kurucusu Uğur Toprakdeviren, "Bu uygulama daha sade bir dille kullanıcılarına hitap ediyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte çok karmaşık bilgilere de maruz kalabiliyoruz. Bu amaç doğrultusunda birkaç arkadaşımızla birlikte bu siteyi kurduk. Bu tarz platformların örneği var ancak bu chatbot’lar daha çok seni sohbetin içinde tutmaya çalışıyor. Bizim yaptığımız platformda ise kişinin sadece sorduğu soruyla ilgileniyor. Platformumuz kullanıcı ile ilgili herhangi bir kayıt tutmuyor" dedi. "Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum" Yapay zekanın günümüzde bu kadar popüler olmasının ve gelişmiş olmasının çok fazla veriye sahip olunmasından kaynaklandığının altını çizen Toprakdeviren, "Eskiden çok fazla veriye sahip değildik. Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum. Yapay zeka insanların işlerini kolaylaştırır ama insanı doğallıktan uzaklaştırma ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka konusunda geride değiliz" Toprakdeviren, "Türkiye’de yapay zeka anlamında birçok çalışma yapılıyor. Özellikle ses teknolojilerinde ve doğal dil işleme gibi konularda çalışmalar bulunuyor. Yapay zeka konusunda geride değiliz. Sadece bu konudaki asıl problem veriye erişim. Çok fazla veri olmadığı için çok iyi bir ürün çıkaramıyor olabiliriz. Veriye ne kadar çok erişebilirsek, ne kadar çok kategorize edilmiş temiz veriye sahip olursak, çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" Yerli yapay zeka projelerinin en önemli ortak özelliğinin kendilerine has üsluplarının olması olduğunu vurgulayan Toprakdeviren, "Özellikle dilimiz ve kültürümüz bu anlamda ön plana çıkıyor. Yapay zekada dezavantajlı olduğumuz konu veriye erişim. Bu konunun üzerinde biraz daha çalışma yapılırsa, yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gebze’de çöken bina için yeni rapor Gebze’de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi. Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı. Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor. Zemin hareketi sınırlı kaldı Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor. Tünellerde hasar bulgusu yok Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.