EKONOMİ - 28 Eylül 2022 Çarşamba 09:26

Akaryakıt zamları trafik yoğunluğunu azalttı

A
A
A
Akaryakıt zamları trafik yoğunluğunu azalttı

Türkiye’de kişi başına düşen araç yoğunluğunun en fazla olduğu illerin başında gelen Aydın’da akaryakıt zamları ile birlikte trafik yoğunluğu da düştü.

Türkiye’de kişi başına düşen araç yoğunluğunun en fazla olduğu illerin başında gelen Aydın’da akaryakıt zamları ile birlikte trafik yoğunluğu da düştü. Bir yıl ara ile aynı tarihte aynı noktada yapılan gözlemlerde trafik yoğunluğunun geçen yıla oranla ciddi derecede düştüğü gözlemlendi.


Aydın’da 888 okul ve kurumda toplam 15 bin 664 öğretmen, temel eğitimde 127 bin 554 ve orta öğretimde 58 bin 340 olmak üzere toplam 185 bin 894 öğrenci ile 2022-23 Eğitim Öğretim Yılı’na başlarken okul dönemlerinde her yıl yaşanan trafik yoğunluğu bu yıl azaldı. Her geçen gün öğrenci sayısı ve nüfus artmasına rağmen bu yıl trafik yoğunluğunun azalmasının aslında sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, Aydın’da özel araç kullanma tutkusunun sona ermesi ile şehrin en önemli sorunlarından biri olan trafik yoğunluğu sorunun da kendiliğinden çözüleceğini belirtti.


“Hollanda ve Kuzey Avrupa ülkeleri trafik sorununu 1972’deki krizde çözdü”


Ülke ve şehirlerde trafiğin de bir kültür olduğunu ve trafik sorunun yerleşen bu kültür ile çözüldüğünü belirten Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, trafikteki israfın da toplumsal bilinç ile çözüleceğini kaydetti. Özmeriç konuyla ilgili açıklamasında “Hollanda Dünyanın en zengin ülkelerinden biri, ancak 1972 yıllarındaki ekonomik krizde zorunlu olarak özel araç kullanımından ayrılıp toplu taşıma ve bisiklet kullanımına başladılar. Daha sonra bunu alışkanlık haline getirdiler. Günümüzde gerek Hollanda gerekse Kuzey Avrupa ülkelerinde bisiklet ve toplu taşıma araçlarının kullanımın alışkanlık haline geldiğini görüyoruz. Bunun sonucunda ülkenin refahı ve ekonomik seviyeleri yükseliyor. Buna bağlı olarak da trafik sorunu da yaşamıyorlar. Ülkemizde herhangi bir yasak yok ama vatandaşlarımız akaryakıt zamları ile birlikte özel araç kullanımı konusunda bilinçlenmeye başladı. Geçen yıllara oranla kıyasladığımızda ilimiz Aydın’da trafik yoğunluğu azalmaya başladı” diye konuştu.


“Sefer sayılarında yeniden düzenleme yapılacak”


Aydın’da yaşayan bu gelişmeye paralel olarak ilgili kurum ve kuruluşlarca değerlendirmelerin yapıldığını ve bu çerçevede halkın mağduriyet yaşamaması için toplu taşıma araçlarının sefer sayısı sıklığı konusunda yeni düzenleme yapılacağını da belirten Başkan Özmeriç, “Şu anda özel olarak görevlendirilen kişilerce değerlendirmeler yapılıyor. Gerekli hallerde okulların giriş-çıkış saatleri ve mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde ek seferler konularak mağduriyet yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapılacak. Halkımızın bu alışkanlığı devam ederse şehrin en önemli sorunlarından biri olan trafik sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacak” diyerek imkanı olan herkesin toplu taşıma araçlarını kullanmaya davet etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi. Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi. Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu. Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.
Ankara RTÜK’ten Kahramanmaraş’ta okuldaki saldırıyla ilgili yayın uyarısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, yayın kuruluşlarını 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkelerine uymaya davet ederek, travmatik görüntülerin paylaşılmaması ve mağdurların mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı. RTÜK, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen olaya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. RTÜK, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca medya kuruluşlarının hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirterek, olay anına ait görüntüler ile travmatik içeriklerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini açığa çıkarabilecek her türlü bilgi ve görselden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmaması ve olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmaması çağrısında bulunuldu. Bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yayınlarda sağduyulu bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. RTÜK, toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım sürecinin başlatılacağını bildirdi.