ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:37

Aydınlı doğaseverler, Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzündeki Cennet" dediği Gökova’da yürüdü

A
A
A
Aydınlı doğaseverler, Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzündeki Cennet" dediği Gökova’da yürüdü

Haftasonu rotasını Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzünde cennet" dediği Gökova’ya Aydınlı doğaseverler, rehber eşliğinde bölgeyi adeta yeniden keşfederken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü hayranlıkla izledi.



Aydın’ın tarihi ve doğal güzelliklerinin korunması adına önemli çalışmalar yapan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD) her hafta düzenledikleri gezi turlarının bu haftaki durağı Muğla’nın Gökova ilçesi oldu. Doğaseverlerin ilk durağı Kıran Dağları olurken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü tüm canlılığıyla izledi.



Her zaman olduğu gibi doğa ve kültür gezilerinin devam edeceğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, gezi ile ilgili bilgi vererek "Kaptan Cousteau’nun yıllar önce Gökova’ya geldiğinde söylediği ifade edilen, ’Yeryüzünde cenneti görmek istiyorsanız Gökova’yı görün’ sözündeki bu cenneti bir kez daha görmek için, bu haftaki etkinliğimizde Gökova’ya gittik. Ülkemizin birçok yerinde yağmur, kar, fırtına ve soğuk hüküm sürerken, biz adeta doğanın bize armağan ettiği bir günde, Gökova’nın eşsiz güzelliğinde güneşle buluştuk. Baharın tüm renklerini, kokusunu ve sessizliğini içimize çekerek yürüdük. Şelalenin coşkuyla akan sularının sesini duyamadık belki ama yağışlı geçen kışın ardından Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsü tüm canlılığıyla karşımızdaydı. Doğa, bir yandan kaybettirirken bir yandan da tüm güzelliğiyle direnmeye devam ediyordu. Alatepe-Kocadağ zirvesine ulaştığımızda, Gökova Körfezi tüm görkemiyle önümüzde uzanıyordu. Deveboynu gibi kıvrılan Datça Yarımadası, Karaca Adası, Longöz, Değirmenbükü, Yedi Adalar, İngiliz Limanı ve Tuzla’nın dantel gibi işlenmiş kıyılarını, hepsine yukarıdan bakarken, doğanın büyüklüğü karşısında bir kez daha hayran kaldık. Kocaçay’ın taşıdığı alüvyonlarla oluşan Ören’in verimli topraklarını, yapılaşmaya rağmen hala direnen o yeşil dokuyu kuşbakışı izlerken, korunabildiği kadar korunmuş her alanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettik. Adını mitolojide çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’tan alan bu kadim coğrafyada, rehberimiz Ayda Su Pusar’ın anlatımlarıyla geçmişin izlerini de dinledik. Gördük ki, doğa bize her zaman cömert. Ama biz onu koruyabildiğimiz sürece" dedi.



Aydınlı doğaseverler, Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzündeki Cennet" dediği Gökova’da yürüdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da iki kız kardeşin ölümüne sebep olan sürücü tahliye oldu Ankara’da kamyonun çarptığı iki kız kardeşin ölümüne ilişkin görülen davada tutuklu sanık şoför Murat Üneş, imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye oldu. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık şoför Murat Üneş, hayatını kaybedenlerden Anıl Gülçür’ün kızı ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini ifade etti. Raporda, sanık Üneş’in tamamen kusurlu, maktul yayalar Semra Çevik ve Anıl Gülçür’ün ise kusursuz olduğu belirtildi. Söz alan Üneş, "Ben olay anında aynaları kontrol ettim. Tahliyemi talep ederim" dedi. Avukat ve sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Üneş’in imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Sonraki duruşma 17 Haziran’a ertelendi. Olayın geçmişi Çankaya ilçesi Emek Mahallesi Kırım Caddesi’nde 4 Ağustos’ta meydana gelen kazada, özel bir şirkete ait şantiye alanının önünde park halindeyken hareket eden Murat Üneş yönetimindeki 06 COV 136 plakalı hafriyat kamyonu, yol kenarında yürüyen Semra Çevik ve Anıl Gülçür’e çarptı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada Çevik ve Gülçür, kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Sürücü Murat Üneş, gözaltına alınıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendi. Sanık Üneş hakkında ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kastamonu İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde "İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü" isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor. İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor. 12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek. Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.