ÇEVRE - 13 Ağustos 2024 Salı 10:33

İnatçı filminin çekildiği tarihi taş köprüyü tıkayan atıkları ateşe verdiler

A
A
A
İnatçı filminin çekildiği tarihi taş köprüyü tıkayan atıkları ateşe verdiler

Aydın’ın Söke ilçesin Sarıkemer bölgesinde bulunan ve Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filmine de ev sahipliği yapan tarihi taş köprü, biriken çöp ve kütükler ile yıkılma tehdidi yaşarken, bölge vatandaşları DSİ’nin yapması gereken temizliği yapmayınca harekete geçti. Vatandaşlar tarihi taş köprüyü tıkayan kütükleri ateşe vererek temizlemeyi düşünürken, su seviyesinin düşmesinin önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise DSİ’yi köprüyü temizlemeye çağırdı.


Aydın tarımının can damarlarından olan Büyük Menderes Nehri, doğduğu bölgeden denize döküldüğü yere kadar üzerinde yapılan birçok köprüye ev sahipliği yapıyor. Bunlardan birisi de Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer’i birbirine bağlayan ve bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği tarihi taş köprü olarak göze çarpıyor. 1988 yılında Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesine de ev sahipliği yapan tarihi taş köprünün yıkılma tehlikesi ise hala devam ediyor. Büyük Menderes Nehri’ne insan kaynaklı olarak atılan çöpler, ağaç kütükleri ve kargılar nedeniyle menfezleri tıkanan taş köprüyü sürekli gündeme getirerek temizlenmesi için çağrıda bulunan Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, yeni bir çağrı yaparak Devlet Su İşleri’ni (DSİ) göreve çağırdı.



Kültür Varlıkları izin verdi, DSİ harekete geçmedi


Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu (KVKK) tarafından temizlenmesi için DSİ’ye izin verilse de uzun zamandır temizlenmeyi bekleyen taş köprüde bir çalışma yapılamaması Sarıkemer halkının da tepkisini çekti. Tarihi köprünün temizlenmesi için harekete geçen vatandaşlar, bu sorunu ortadan kaldırmak için köprünün arkasında bulunan ağaç kütüklerini ateşe verdi. Kendi imkanlarıyla temizlik yapmaya çalışan vatandaşların yaptığı uygulamanın tarihi taş köprüye ciddi zarar vereceğine dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, "Yakmak çözüm değil, çözüm DSİ’de" diyerek yetkilileri göreve çağırdı.



"Sular geldiğinde sorunlar daha da büyüyecektir"


Büyük Menderes Nehri’nin üzerindeki tarihi taş köprü sorununun yıllardır çözülemediğini ifade eden Başkan Sürücü, "Geçmiş yıllarda yapmış olduğu taşkınlarla binlerce dönüm ovayı sular altında bırakan Büyük Menderes Nehri yaşanan kuraklıkla içinde yürünebilen bir nehir haline geldi. Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda Söke bölgesinden geçtiği birçok alanda kuruyan Büyük Menderes Nehri’nde ekosistemde çöktü. İçindeki küçük su birikintilerinde kalan sucul canlıları da kuşlar yiyerek bayram etti. Yaşanan sıcaklıklar nedeniyle kurak geçen yaz aylarında ürününü sulamada sıkıntı çeken çiftçiler çaresiz kaldılar. Mendereste su kalmayınca kanallar da kuru kaldı. Bazı çiftçiler su olmadığından çareyi endüstriyel tesislerin ve evsel atıkların döküldüğü kirlilik yükü yoğun olan tahliye kanallarından köpüren suyu çekerek tarlalarına suladıkları görüldü. Söke’ye bağlı Sarıkemer’de iki mahalleyi birbirine bağlayan Büyük Menderes Nehri’nin üzerindeki tarihi Taşköprü’nün sorunu yıllardır bir türlü çözülemiyor. Tarihi Taşköprü’nün kemerlerini tıkayan yukarı havzadan gelen çöpler, katı atıklar, ağaç kütükleri gibi atıklar nedeniyle, su seviyesinin düşük olduğu dönemlerde akış sağlanamamakta, bu durum aşağı bölgedeki çiftçiyi sıkıntıya sokmakta, sucul canlıların geçişi engellenmekte ve tarihi Taşköprü’ye de zarar verdiği görülmektedir. Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, atıkların köprüye zarar vermemesi için gerekli izinleri vermiş olmasına rağmen, ilgili kurum tarafından bir türlü temizlik işlemi gerçekleştirilememektedir. Sarıkemer’de oturan vatandaşlar da ilgili kurumlardan bekledikleri temizlik çalışmasını göremeyince, bu sorunu ortadan kaldırmak için köprünün arkasında bulunan ağaç kütüklerini ateşe vermişler, kendilerince bir temizlik yapmaya çalışmışlar, ancak yakılan ateşin tarihi köprüye vereceği etkiyi düşünmemişlerdir. İtfaiye tarafından ateş söndürülmese köprü büyük zarar görebilirdi. DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından, Karayolları ve KUDEP’ten birer temsilcinin gözetiminde tarihi Taşköprü’ye olumsuz müdahaleler yapılmadan ve şu anda su olmadığından temizlik çalışmasına da uygun şartlar taşıdığından bir an önce buradaki atıkların kaldırılması gerekir. Yoksa yağmurlar yağıp, sular geldiğinde sorunlar daha da büyüyecektir. Tarihi Taş Köprünün zarar görmemesi, aynı zamanda Barselona Sözleşmesi (Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi) çerçevesindeki yükümlülüklerimizin yerine getirilmesinde katkıda bulunulması için burada biriken çöpler ve atıklar denize gitmeden temizlenmelidir. Büyük Menderesin tekrar suyla dolu olduğu dönemlerde, yukarı havzadan gelen çöpler ve atıkların köprüde birikmesinin önlenmesi için mutlaka yüzer bariyer sisteminin hayata geçirilmesi gerekir" dedi.



İnatçı filminin çekildiği tarihi taş köprüyü tıkayan atıkları ateşe verdiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.