SAĞLIK - 07 Ocak 2026 Çarşamba 08:52

Nazilli’de gebe okulunda eğitimler sürüyor

A
A
A
Nazilli’de gebe okulunda eğitimler sürüyor

Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Gebe Okulu’nda gebelikten lohusalık dönemine kadar uzanan süreçte sağlıklı ve bilinçli annelik için gerçekleştirilen eğitimler aralıksız sürüyor.



Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde bulunan Gebe Okulu’nda, gebelere yönelik eğitim faaliyetleri devam ediyor. Merkezde görev yapan ebeler tarafından anne adaylarına, gebelikten doğum sonrasına kadar birçok önemli başlıkta bilgilendirme yapıldı. Eğitimler kapsamında gebelikte annede meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişiklikler, gebelikte beslenme, gebelik izlemleri, tüm gebelik dönemlerinde sık karşılaşılan sorunlar, doğum eyleminin belirtileri, hastaneye ne zaman gidilmesi gerektiği ve doğum çantası hazırlama konuları ele alındı. Ayrıca normal doğum ve evreleri, doğum ağrısıyla baş etmede ilaçsız yöntemler, lohusalık döneminde yönetim, yeni doğanın değerlendirilmesi ve ilk bakımı hakkında da detaylı bilgiler paylaşıldı. Programda bunun yanı sıra, yeni doğana doğum sonrası hastanede uygulanan taramalar, aşı ve ilaçlar ile yeni doğanın beslenmesi ve emzirme konularında da anne adayları bilgilendirildi.



Nazilli’de gebe okulunda eğitimler sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ülker, sürdürülebilirlikte üçüncü kez zirvede Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirmesinde kendi kategorisinde üst üste üçüncü kez dünya birincisi oldu. Uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu LSEG, halka açık şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG-Environmental, Social & Governance) performansına ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Kurulduğu günden bu yana "İsrafsız şirket" kültürüyle sürdürülebilirlik çalışmalarını yürüten Ülker, dünya genelinde değerlendirilen 504 halka açık gıda şirketi arasında Aralık 2025 itibarıyla en yüksek puanı alarak üst üste üçüncü kez dünya birinciliğine yükseldi. Ülker ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören tüm sektörler arasında da üçüncü kez birinci sırada yer aldı. LSEG, bu kapsamlı incelemesinde, şirketlerin enerji, su, emisyonlar, atık yönetimi, insan hakları, iş gücü, kurumsal sosyal sorumluluk, tedarik zinciri, kurumsal yönetim ve sorumlu üretim gibi kriterleri dikkate alıyor. "Bu alandaki liderliğimiz bir kez daha teyit edildi" Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirliği iş yapış şeklinin merkezine alarak çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşüme katkı sağlayan çalışmalarla "2050 Net Sıfır" hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini belirtti. Sürdürülebilirliğin dünyanın geleceğine yön veren, ülkenin kalkınmasını ve toplumun refahını doğrudan etkileyen kritik bir konu olduğunu vurgulayan Kölükfakı, şu değerlendirmede bulundu: "Bu bilinçle yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası ölçekte takdir görmesi ve bu alanda liderliğimizin bir kez daha teyit edilmesi bizleri çok mutlu ediyor. LSEG değerlendirmesinde kendi kategorimizde üçüncü kez dünya birincisi olmak ve Borsa İstanbul genelinde yeniden liderliğe ulaşmak bizim için önemli. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki kararlılığımızı sürdürerek paydaşlarımıza ve topluma uzun vadeli katma değer sağlamaya devam edeceğiz."
Eskişehir Eskişehir’de ’Rusya Müslümanları’ konulu konferans Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Türkolog Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, son 20 yılda Rusya’daki İslami kültür ve dini kurumların sayısının katlanarak arttığını belirterek, "Özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Müslümanların kendi dini eğitim sisteminin yeniden kurulmasını desteklemeye devam edeceklerini birçok zeminde dile getirmektedir’’ dedi. Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği tarafından düzenlenen ‘Rusya Müslümanları’ konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Rusya’daki dini inanışlar üzerine bir değerlendirme yaptı. Bayraktar, "Geleneksel İslam, mevcut Rus hükümeti tarafından, Rusya’nın manevi yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanmaktadır. Bu coğrafyada İslam, insancıl değerleri, insanlara şefkat, adalet ve sevdiklerine karşı özen göstermeyi öğretmesi bakımından değerli görülüyor. Özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İslam’ın bu yönüne çok değer veriyor. Son 20 yılda Rusya’daki İslami kültür ve dini kurumların sayısı katlanarak artış göstermekte. Başta Tataristan, Başkurdistan, Çeçenistan ve Rusya Federasyonu’nun diğer bölgelerinde birçok cami inşa edilmiş durumda. Rusya ayrıca 2003 yılından beri İslam Konferansı Örgütü’nde daimi gözlemci konumunda yer almaya başladı. Rusya’da camilere bağlı medrese ve okulların sayısında da artış gözlemlenmekte. Müslüman gençlerin geleneksel İslami değerlerle eğitilmesi ve gerçek İslam ile hiçbir ortak noktası olmayan İslam dışı yabancı dünya görüşlerinin dayatılması girişimlerinin bastırılması çalışmaları özellikle son dönem dikkatli bir biçimde devlet tarafından takip edilmekte. Özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bu bağlamda, ulusal bir Müslüman teoloji okulunun ve Müslümanların kendi dini eğitim sisteminin yeniden kurulmasını desteklemeye devam edeceklerini birçok zeminde dile getirmektedir" diye konuştu. Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, konferans sonrası kendisine yöneltilen Türkiye ve Rusya ilişkileri bağlamındaki güncel durumla alakalı soruya, "Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti, büyük bir devlet geleneğinin mirasçısı konumundadır. Türkiye; barışın sağlanmasında, bulunduğu bölgede her daim yeniden imar ve ekonomik kalkınma noktasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışan stratejik devlet aklıyla hareket eden güçlü bir devlettir. Rusya ile ilişkilerimizde karşılıklı diyaloğun, barışçıl tutumun, anlayış ve ortak çıkarların önemli olduğu kanaatindeyim’’ dedi. Konferans sonunda Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar’a plaket takdim edildi.
Konya Selçuklu Belediyesi’nin düzenlediği okullar arası sıfır atık yarışmasıyla çevre bilinci güçleniyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi’nin çevre bilincini artırmak amacıyla hayata geçirdiği "Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" projesi, öğrencilerin yoğun katılımıyla sürüyor. Yarışma sayesinde binlerce öğrenci geri dönüşümün önemini öğrenirken, okullar daha temiz bir gelecek için yarışıyor. Sürdürdüğü çevreci projelerle gelecek nesillere daha temiz yarınlar bırakmayı hedefleyen Selçuklu Belediyesi, çevre adına ses getiren örnek işlere imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda Selçuklu Belediyesi’nin öğrencilerde farkındalık oluşturma adına "Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" sloganıyla düzenlediği yarışmada öğrenciler okullarında atık toplamaya devam ediyor. Mayıs ayına kadar devam edecek olan yarışma kapsamında öğrenciler atık getirme günlerinde topladıkları dönüştürülebilir atıkları belediye yetkililerine teslim ediyor. "Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" öğrencilerden yoğun ilgi görüyor Öğrencilerden yoğun ilgi gören yarışma ile gelecek nesillere daha temiz daha yaşanabilir bir çevre bırakılması, çevre ve sıfır atık bilincinin oluşturulması hedefleniyor. Selçuklu Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışma kapsamında, anaokulu, ilkokul ve ortaokul olmak üzere üç farklı kategoride yarışan okullar 15 Mayıs 2026 tarihine kadar en fazla geri dönüşüm atığını toplayarak dereceye girmek için mücadele ediyor. 15 Ekim’de başlayan yarışma kapsamında bugüne kadar 52 okuldan toplam 65 bin kilo atık toplandı. Selçuklu Belediyesi tarafından yarışma kapsamında dereceye giren okullar öğrenci başına en fazla atık toplayan okullar ve toplamda en fazla atık toplayan okullar olmak üzere anaokulu, ilkokul ve ortaokul kategorilerinde ayrı ayrı ödüllendirecek. Dereceye giren okullara ödülleri 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde düzenlenecek programda takdim edilecek. Diğer taraftan Selçuklu Belediyesi, sıfır atık konusunda çevreye duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla öğrencilere yönelik eğitim faaliyetlerini de sürdürüyor. Eğitim öğretim döneminin başından bu yana Selçuklu Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personelleri tarafından talep eden her okulda "Sıfır Atık" konulu eğitimler gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda okullarda oluşturulan sıfır atık timleri aldıkları eğitim ile okuldaki diğer arkadaşlarına rehber olurken bugüne kadar düzenlenen 53 eğitimden 4 bin 362 öğrenci faydalandı. Yarışma kapsamında kategorilere göre birinci olan İlk 3 sınıfa piknik, ikinci olan ilk 3 sınıfa resim seti, üçüncü olan ilk üç sınıfa matara ödülleri verilecek.
Elazığ FHGC’den Arif Çakmak’a vefa Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programını "Arif Çakmak’a Vefa" temasıyla düzenleyecek. Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Gazeteci Arif Çakmak için FHGC tarafından özel bir vefa programı hazırlandı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programı bu yıl Arif Çakmak’a vefa temasıyla düzenlenecek. 10 Ocak 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek programa; gazeteciler, il yöneticileri, siyasiler ve STK temsilcileri katılacak. FHGC tarafından düzenlenen programda merhum Gazeteci Arif Çakmak’ın hayatı ile basın ve kültür hayatına yaptığı hizmetler anlatılacak. Programın son bölümünde ise Arif Çakmak’a duyduğu sevgiyle bilinen, şehrin yetiştirdiği usta sanatçı Esat Kabaklı sahne alacak. Bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü programını, duayen gazeteci Arif Çakmak’a vefa temasıyla düzenleyeceklerini ifade eden FHGC Başkanı Serkan Gürtürk, "İlimiz basın ve kültür hayatında derin izler bırakan, çok sayıda meslektaşımızın yetişmesinde emeği ve katkısı olan değerli Arif Çakmak’ı meslektaşları olarak bir kez daha hatırlamak ve hizmetlerine karşı şükran duygularımızı ifade etmek istedik. Elazığ’ın görsel ve yazılı basınına verdiği katkının yanı sıra, şehrin kültür, sanat ve siyasetine yön veren, silinmeyecek izler bırakan gazeteci ağabeyimiz Arif Çakmak’ın ani vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştu. İlimizdeki birçok basın-yayın kuruluşunda hizmet veren, 12 Mayıs 2025 tarihinde Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni görevindeyken hakkın rahmetine kavuşan Arif Çakmak; mesleki birikimi, duruşu ve kişiliğiyle sadece basın camiasına değil, Elazığ’ın sanatına, kültürüne ve siyasetine de yön veren bir isimdi. Kendisinden hem gazetecilik, hem dostluk, hem dürüstlük hem de insanlık dersi aldığımız Arif Çakmak ağabeyimizi, bu yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bir kez daha anmak ve meslektaşları olarak kendisine vefamızı göstermek istedik. Özenle hazırladığımız bu programın hayata geçirilmesinde bizlere katkı sunan ilimiz yöneticilerine, iş insanlarımıza ve yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyor; tüm meslektaşlarımızı aileleriyle birlikte bu özel programa davet ediyorum" dedi.
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Yerli üretimin güçlenmesi stratejik bir kazanımdır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yerli üretimin güçlenmesi sadece esnafımız için değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından da stratejik bir kazanımdır" dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, e-ithalatta yapılan yeni düzenlemeyi olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Palandöken, "Ticaret Bakanlığımız tarafından yürürlüğe alınan e-ithalatta ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasının kapsamını yeniden düzenleyen karar piyasalarda dengeyi gözeten, ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren üreticilerimiz ile esnaf ve sanatkarlarımız açısından son derece yerinde ve olumlu bir adımdır. Yapılan yeni düzenleme, piyasa işleyişinin daha sağlıklı ve öngörülebilir hale gelmesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır" açıklamasında bulundu. "Sağlıksız ürünlerin piyasadaki payı önemli ölçüde azalacaktır" Yerli üretimin ve esnafın korunmasına yönelik düzenlemenin önemine dikkat çeken Palandöken, "Uzun süredir dile getirdiğimiz yerli üreticiyi, esnafı ve sanatkarı koruyan, aynı zamanda tüketicinin güvenli ürünlere erişimini esas alan bir ticaret politikasının hayata geçirilmiş olmasını son derece kıymetli buluyorum. Bu düzenleme sayesinde vergisini ödeyen, mevzuata uygun üretim yapan esnafımızın emeği korunacak, denetimsiz ve sağlıksız ürünlerin piyasadaki payı önemli ölçüde azalacaktır" dedi. "Yerli üretimin güçlenmesi stratejik bir kazanımdır" Bu adımın özellikle üretim yapan esnaf ve sanatkarlar için büyük önem taşıdığının altını çizen Palandöken, "Ayakkabıdan tekstile, sanayiden oyuncak ve benzeri sektörlere kadar birçok alanda faaliyet gösteren yerel üreticilerimiz, bu düzenleme sayesinde daha sağlıklı rekabet şartları içinde üretim yapma ve yatırım planlama imkanına kavuşacaktır. Yerli üretimin güçlenmesi sadece esnafımız için değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından da stratejik bir kazanımdır. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere bu sürece katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum. Türkiye’nin üretim gücünün temel taşı olan esnaf ve sanatkarlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.