POLİTİKA - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 12:48

Bakan Yumaklı: "Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Son 7 aydaki yağışlar, 66 yılın en yüksek seviyesini gördü. Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında. Hatta bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda" dedi.


Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Etlik Tesisleri’nde yeni iş makinelerinin hizmete alınması dolayısıyla tören düzenlendi. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ile çok sayıda davetli katıldı. Konuşmasında maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesinin hayırlı olmasını dileyen Yumaklı, "Son 23 yılda 4,7 trilyon liralık yatırım yaparak, 11 bin su ve sulama tesisini hizmete aldık. 805 baraj ve 522 gölet inşa ettik. Bu yatırımlarla su depolama kapasitemizi yüzde 38 arttırarak, 184 milyar metreküp seviyesine ulaştırdık. Sulanan alan miktarımızı yüzde 52 artışla 72 milyon dekara çıkardık. 352 içme suyu tesisi inşa ederek, şehirlerimizin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşıladık. 6 bin 239 yeni taşkın koruma tesisi inşa ettik. 2026 yılı içerisinde de 300 su projesini daha hizmete alacağız" diye konuştu.



"Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda"


"Geçen yıl kuraklıkla ilgili önemli bir sınav verdik" diyen Bakan Yumaklı, "Bu yılki yağışlar normaline göre yüzde 30, geçen yıla göre ise yüzde 73 artmış durumda. Hatta bazı bölgelerimizde bu artış yüzde 100’ün üzerine çıktı. Son 7 aydaki yağışlar, 66 yılın en yüksek seviyesini gördü. Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında. Hatta bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda. Bu rakamlar elbette memnuniyet verici. Ancak su doğru yönetilmediğinde ve bilimsel kurallara uygun şekilde kontrol altına alınmadığında dünyanın en yıkıcı afetlerinden birine dönüşebiliyor. Bu anlamda DSİ’nin iş makineleri, taşkın korumada ve afetle mücadelede çok büyük bir vazife üstleniyor" şeklinde konuştu.



"İş makinesi ve ekipman sayımız 5 bin 776’ya ulaştı"


Bakan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sadece 2025 yılı içerisinde 81 ilimizde toplam 199 toplu makinalı çalışma ve bin 311 münferit çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmalarla yaklaşık 20 milyon dekar alan korundu, 10 binden fazla yerleşim yeri taşkın riskinden korundu. DSİ bugün Türkiye’nin en büyük kurumsal iş makinesi parkını yönetiyor. Son alımlarla birlikte iş makinesi ve ekipman sayımız 5 bin 776’ya ulaştı. Bugün teslimini gerçekleştirdiğimiz yeni 80 dozerle dozer sayımız yüzde 35 artışla 311’e yükseldi. Genç dozer oranı yüzde 41’den yüzde 67’ye ulaştı. Bu modernizasyon sayesinde yıllık kazı kapasitemiz yüzde 58 artışla 63 milyon metreküpe yükseldi. Ülke ekonomisine bu sayede yıllık yaklaşık 2,2 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Alınan iş makinaları kendisini 1 yılda amorti ediyor."


Bakan Yumaklı, DSİ’nin yalnızca taşkınlarla değil, deprem, orman yangını ve çığ gibi afetlerle de mücadelede aktif rol aldığını belirterek, iş makinelerinin AFAD koordinasyonunda afet bölgelerine sevk edildiğini söyledi. Yumaklı, son olarak Samsun, Çankırı ve Şırnak’ta aşırı yağışların ardından DSİ ekiplerinin diğer kurumlarla birlikte sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Gerektiğinde Milli Savunma Bakanlığı emrinde Mehmetçiğe de destek verdiklerini kaydeden Yumaklı, taşkın risklerini azaltmak amacıyla Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ni yaygınlaştırdıklarını, bu sistem sayesinde ani su yükselmelerinin anlık takip edilerek vatandaşlar ve ilgili kurumların SMS ile hızlı şekilde bilgilendirildiğini aktardı. Dualar eşliğinde kurdele kesimi gerçekleştirilen törenin ardından Bakan Yumaklı, araçları inceleyerek detaylı bilgi aldı.


İş araçlarının kullanımına yönelik simülasyon eğitimi verilen alanları gezip deneyimleyen Bakan Yumaklı, "Burada, sahada bizatihi herhangi bir makinenin üzerine çıkmadan bile arkadaşlar kendilerine gösterilmiş olan bir alanın senaryoyla birlikte gerçekleştirmelerini, o görevi ifa etmelerini burada simüle edebiliyor. Her şeyden önce kazalardan korunmuş oluyorsunuz. Operatörlerin yapmış oldukları hataları arkadaşlarımın burada sonradan tekrar tekrar kendilerine gösterme imkanı oluyor. Gerçekten elimizdeki makinelerin, ekipmanların son dönemdeki hem gençleştirme hem de teknolojinin son jenerasyonunu kullanma anlamında yeni yatırımlarımız çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Ben her zaman şunu söyledim; bu makinelerin hepsi bize bu milletin emaneti. Doğru yerde doğru zamanda kullanmamız gerekiyor" dedi.



Bakan Yumaklı: "Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında, bazı barajlarımızda yüzde 100’e ulaşmış durumda"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kimya ve ayakkabı sanayisinde önemli bir yatırım hayata geçirildi Gezer Ayakkabı ile PolyChem arasındaki stratejik iş birliği kapsamında, Silivri Ortaköy’de kurulan yeni üretim tesisiyle poliüretan üretiminde dikey entegrasyon modeli devreye alındı. 24 yıllık sektör deneyimine sahip uzman kadro tarafından kurulan PolyChem, 4 bin metrekarelik modern tesisinde Gezer terlik üretiminde ihtiyaç duyduğu poliüretan hammaddelerini yerli ve özgün formüllerle üretmeye başladı. Yapılan açıklamaya göre tesis, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Gezer’in tüm hammadde süreçlerini yöneten stratejik bir ‘Sistem Evi’ olarak konumlandırılıyor. Yatırımla birlikte şirket, üretimde kullanılan poliüretan sistemlerini kendi bünyesinde geliştirip üreterek, hammaddeden nihai ürüne kadar tüm süreci kontrol eden entegre bir yapıya geçti. Şirket yetkilileri, bu model sayesinde ürün kalitesinin moleküler seviyeden itibaren denetlenebildiğini belirtti. Açıklamaya göre, PolyChem tesislerinde; poliester reçine üretim hatları, izosianat prepolimer sistemleri ve katalizör üretim üniteleri bulunuyor. Bu altyapı sayesinde Gezer Terlik ürün gamına özel yüksek performanslı çözümler geliştiriliyor. Üretim süreçlerinde esneklik, dayanıklılık ve kimyasal kararlılık gibi kriterlerin optimize edildiği ifade ediliyor. Söz konusu yatırımın, şirkete global rekabette önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor. Yerli hammadde üretimi sayesinde şirketin küresel tedarik zinciri krizlerinden daha az etkilenmesi, maliyet optimizasyonu sağlaması ve yeni ürün geliştirme süreçlerini hızlandırması amaçlanıyor. Öte yandan PolyChem bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezinde, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun düşük emisyonlu poliüretan sistemleri üzerine çalışmalar yürütülüyor. Gezer Terlik, çevreci üretim vizyonunu güçlendirmeyi ve uluslararası pazarda rekabetçi konumunu artırmayı hedefliyor. Sektör temsilcileri, Gezer’in kendi hammaddesini üretme kapasitesine ulaşmasının, şirketi yalnızca üretici kimliğinin ötesine taşıyarak, global ölçekte entegre üretim modeliyle öne çıkan sayılı oyuncular arasına sokacağını değerlendiriyor.
Muğla Yatağan’da kursiyerler el emeği ürünlerini sergilediler Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek Merkezi (ADEM) tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kursiyerlerin yıl boyunca büyük emek vererek hazırladığı el işi ürünlerin sergilendiği etkinlik, saat 11.00’de Yatağan Halk Eğitimi Müdürlüğü binası önünde düzenlendi. Programa Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, protokol üyeleri, STK başkanları, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında ADEM bünyesinde eğitim gören kursiyerlere yıl sonu katılım belgeleri, Vakıf Başkanı Kaymakam Turgay İlhan ve eşi İlkay İlhan tarafından takdim edildi. Yatağan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Sebile Şenyurt Şimşek yaptığı konuşmada, Aile Destek Merkezi’nin Şubat 2023’te Yeni Mahalle’de faaliyetlerine başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Merkezimiz, çeşitli nedenlerle dezavantajlı hale gelmiş ve 3294 sayılı yasa kapsamındaki kadınlarımıza hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur. Kursiyerlerimizin tüm ihtiyaçları vakfımız tarafından karşılanmaktadır. Şu ana kadar farklı branşlarda mesleki eğitim alan 195 kursiyerimiz sertifikalarını almıştır. Eğitim sürecinde kursiyerlerimizin 3-6 yaş arasındaki çocuklarına kreş hizmeti de sunulmaktadır. El sanatları, dikiş, aşçı yardımcılığı ve kuaför/tahrirci kursları olmak üzere toplam dört kursumuzda 47 kursiyer eğitim görmektedir. Mesleki kursların yanı sıra aile içi iletişim, milli ve manevi değerler konusunda da eğitimler verilmektedir. Eğitimlerimiz; Sosyal Hizmet Merkezi, Belediye, İlçe Müftülüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle yürütülmektedir. Bu güzel gün vesilesiyle sevgiyle ve emekle üreten tüm kursiyerlerimizi tebrik ediyor, usta öğreticilerimize ve ADEM personelimize teşekkür ediyoruz" Kursiyerlerin hazırladığı ürün tezgahlarını tek tek gezen Kaymakam Turgay İlhan da sergide emeği geçen kursiyerleri ve eğitmenleri tebrik ederek, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen projelerin önemine dikkat çekti.
Ordu Başkan Güler: "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Türkiye’de ve dünyada artık Ordu’nun da gastronomi alanında kendisini kanıtlayacağını belirterek, "Burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) tarafından düzenlenecek olan Ordu Gastronomi Festivali kapsamında, şehrin yöresel lezzetlerini kapsayan gastronomi menü çalışmasının sunumu gerçekleştirildi. Altınordu ilçesindeki bir restoranda düzenlenen sunumda, ilin yöresel lezzetlerinden oluşan 88 çeşit yemek tanıtıldı. Gastronomi festivali ise 30 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. "Gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" Sunum programında konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun gastronomisini harekete geçirmek için 88 çeşit yemek hazırlandığını belirterek, hazırlanan tüm yemeklerin şehrin özelliklerini taşıdığını belirtti. Başkan Güler, "Bunu çok rahatlıkla 100’ün üzerine çıkarmamız mümkün. Türkiye’de ve dünyada ’Biz artık varız’ diyeceğimiz bir noktadayız. Zaten Allah’ın bütün güzelliklerini verdiği, bizim de ona layık olmaya çalıştığımız güzel bir kent. Dolayısıyla biz burada gastronomi ve turizmi öne çıkartmak için kolları sıvadık" dedi. "Karadeniz mutfağını ispat edeceğiz" Başkan Güler, düzenlenen sunumda Ordu’nun kazından melocana, galdirik ve sakarcasına kadar birçok lezzetin yer aldığını belirterek, "Mutfak olarak hep Ege mutfağı bahsedilir. Aslında bizim Karadeniz mutfağı aşağı kalmaz, fazlası vardır, onu da ispat edeceğiz. Mühendislikte bir söz vardır; mühendisler iknaya çalışmaz, ispat eder, biz de bunu ispat edeceğiz" diye konuştu. "Amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak" İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ise bugün burada sadece yemek yapmadıklarını, bir coğrafyayı, bir kültürü ve binlerce yıllık bir birikimi tabağa yansıttıklarını ifade ederek, "Ordu demek sadece fındık demek değildir. Ordu demek dağdaki sakarcadan, denizdeki mezgit balığına, yayladaki kuzu etinden, sofradaki karalahana sarmasına uzanan devasa bir lezzet haritasıdır. Ordu mutfağı yeşilin ve mavinin en doğal buluşmasıdır. Biz bu festivalle dünyaya şunu diyoruz; ‘gelin doğallığın tadını en saf haliyle yerinde bakın.’ Asıl amacımız Ordu’nun saklı lezzet hazinelerini yerelden globale taşımak ve bu mirası gelecek nesillere şeflerimizle beraber aktarmaktır" şeklinde konuştu. Sunum programı, protokol üyeleri ve katılımcılara yöresel yemeklerin ikramı ile devam etti. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş ve ünlü şefler de katıldı.