YEREL HABERLER - 20 Nisan 2012 Cuma 15:59

23 NİSAN NEDENİYLE 2 BİN KİŞİYE PİLAV AYRAN DAОITILDI

A
A
A
23 NİSAN NEDENİYLE 2 BİN KİŞİYE PİLAV AYRAN DAОITILDI

Balıkesir`in Edremit ilçesinde Karagözoğlu İlköğretim Okulu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle 2 bin kişiye pilav ve ayran dağıttı.
Okulda düzenlenen etkinlikte öğrenciler, okul bahçesinde de çeşitli oyunlar oynarken, öğretmenlerde günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Okul müdürü Zeynel Yetim, bu etkinliği geleneksel hale getirdiklerini belirterek emeği geçen yetkililere teşekkür etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Posof’ta özel eğitime anlamlı katkı Posof Kaymakamlığı himayelerinde, İyiliğe Uçanlar Derneği tarafından Halitpaşa Yatılı Bölge Ortaokulu bünyesinde yaptırılan ve Şehit Hava Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz ile Türk hava şehitleri adına hazırlanan özel eğitim sınıflarının açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış programına İlçe Kaymakamı Mehmet Fatih Kestioğlu, Belediye Başkanı Erdem Demirci, Hakim Erdal Güven, İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Çevik, İlçe Emniyet Müdürü Arif Kaya, İlçe Milli Eğitim Müdürü Vahit Ulgar, Şehidin eşi Burcu Korkmaz ve oğlu Doruk Korkmaz ile kurum amirleri, öğretmenler ve davetliler katıldı. Programda yapılan konuşmalarda özel eğitimin önemi vurgulanarak öğrencilerin daha nitelikli eğitim ortamlarına kavuşmasına katkı sağlayan İyiliğe Uçanlar Derneği’ne teşekkür edildi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri sınıfları ziyaret ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında Kaymakam Mehmet Fatih Kestioğlu tarafından, özel eğitim sınıflarının kazandırılmasına verdikleri katkı ve desteklerden dolayı Şehit Hava Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz’ın kıymetli ailesine ve İyiliğe Uçanlar Derneği’ne plaket takdim edildi. Şehitlerin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirilen özel eğitim sınıflarının ilçemizdeki özel gereksinimli öğrenciler için önemli bir kazanım olduğu ifade edildi.
Kayseri İl Müftüsü Ayvaz: "Ramazanı güzel karşılamalı, güzel uygulamalı ve maneviyatından güzel istifade etmeliyiz" Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Ramazan Ayı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Ayvaz mesajında, "Evveli rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennemden azat olarak müjdelenen ramazan ayına girmek üzereyiz. 18 Şubat 2026 Çarşamba akşamı ilk teravih namazı kılınacak gece de ilk sahura kalkılacaktır. 19 Şubat 2026 Perşembe ise Ramazan Ayının birinci günüdür. Ramazan orucu Hicretten yaklaşık 1,5 yıl önce farz kılınmıştır. Lügat olarak oruç, nefsin yöneldiği şeylerden uzak durmak anlamına gelirken, ıstılah olarak da Ramazan ayında imsak vaktinden başlayarak güneşin batışına kadarki zaman içinde niyet ederek yemeyi, içmeyi ve şehevi istekleri terk etmek anlamına gelmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından, her yıl Ramazan ayında bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan önemli bir değer tema olarak belirlenmekte ve kamuoyunun gündemine taşınmaktadır. Söz konusu tema, Ramazan ayı boyunca etraflı bir şekilde ele alınmakla, toplumumuzda bir duyarlılık ve farkındalık oluşması hedeflenmektedir. Bu anlamda bireysel ve toplumsal hayatımız dikkate alınarak 2026 yılı Ramazan ayı teması "Ramazan, Cami ve Hayat" olarak belirlenmiştir. Varlık âlemi içerisinde yüce Allah’ın sorumluluk teklifini kabul ederek bu zorlu emaneti yüklenen tek canlı insandır. Zira o, diğer varlıklarda bulunmayan akıl ve iradeye sahip olmakla kendine özgü inancı, değer yargıları ve kültürüyle tebarüz etmektedir. Bu da onu dinî, ahlaki, içtimai ve hukuki bakımdan sorumluluğa elverişli ve yatkın kılmaktadır. Nitekim hayatımızı anlamlandırıp bereketlendiren yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim; "İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?" (Kıyâmet, 75/36.) ayetiyle, zikredilen hususu teyit etmektedir. Buna göre, sorumluluk duygusu ve ondan neşet eden davranış bilinci, her şeyden önce bireysel alanda varlık göstermektedir. "Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz" (Bakara, 2/134.) ayeti de sözü edilen gerçeğe temas eden önemli bir referanstır. Bu da insanoğlunun ahlaki hafızası olan fıtrat ve vicdanın gereklerini yerine getirmek ve dinimizin münker olarak nitelediği kötülük ve çirkinliklerden uzak durmakla gerçekleşecektir. Bu yönüyle sorumluluk bilinci, kişiliğin oluşmasında önemli bir değer olduğundan bireysel manada ahlaki bir varlık olmanın önemli bir alametidir. Sorumluluğun bulunmadığı yerde birey olmaktan ve kimlikten söz etmek imkân dâhilinde değildir. Sorumluluk bilinci, toplumsal boyutta da erdemli bir hayat sürdürebilmenin ön şartı olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira toplumda tek başına yaşayamayan insanın, toplumu oluşturan diğer insanlara ve çevreye karşı gözetmek zorunda olduğu hak ve ödevleri vardır. Dolayısıyla sorumluluk bilinci, sosyal bir varlık olan insandan sadır olan davranışların toplum ve çevre üzerinde oluşabilecek etkilerini de dikkate almayı gerektirmektedir. Bu açıdan kâmil insan, ortaya koyduğu davranışların sebeplerini bilip sonuçlarının hesabını verebilen ve bu yönüyle, birlikte yaşadığı diğer insanların da sorumluluğunu üstlenebilecek bir karaktere sahip olan kimsedir" ifadelerine yer verdi. Mesajında Ramazan’ın birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni eden Durmuş Ayvaz, "Oruçtan maksat insanın kulluğunu bilmesi, Rabbini tanıması ve dolayısıyla Allah’ın rızasını kazanıp sonsuz mutlulukları hedeflemesidir. Orucun temel gayesi Allah’ın rızasını kazanmak olmakla beraber birçok diğer faydaları da vardır. İnsanın nefsini terbiye eder. İnsan oruç sayesinde Rabbine itaat etmeyi öğrenir, iftar sofrasında vakit gelmeden bir lokma yiyemez, sanki Allah’ın ‘Buyurun kullarım yiyin’ emrini bekler. Toplumsal yönden ise; açlık, susuzlukla birlikte toplumdaki fakir ve yoksulların sıkıntılarının yaşanarak anlaşılmasına vesile olur ki bu uygulama insanın şefkat ve merhamet duygularını doruk noktaya ulaştırarak toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı, paylaşmayı yaygın ve kalıcı bir hale getirir. Bu kutlu zaman dilimi, her şeyden önce kişiyi, kulluğun en önemli motivasyon kaynağı olan nefis murakabesine sevk edip mazi ve hâlin muhasebesini yaparak istikbali tanzim etme sorumluluğuna ulaştırmaktadır. Modern dünyanın baş döndürücü kuşatması altında örselenen ruhlarımızı bilhassa oruç ibadetiyle teskin etmeye, kendimizi ve çevremizi algılayıp anlamaya sevk etmektedir. Bu manada rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan, biraz soluklanmaya ihtiyacımız olduğunu hatırlatıp bizi manevi yönden donatan, sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmeye zemin hazırlayıp fırsat tanımakla bizi sekinetle buluşturan eşsiz bir zaman dilimidir. Oruç tutarak manen yükseleceğimiz Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi iftar ve imsak vaktidir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın yayınladığı takvimlerdeki vakitler esas alınmalıdır. Ramazan ayında sabah ezanları imsak vaktinde okunduğu için ezanın başlaması ile birlikte yeme içmeye son verilmesi gerekir. Çünkü oruç imsakla başlamaktadır. Ramazan orucunun her günü için niyet gerekir. İmsak vaktinden sonra Oruca muhalif bir şey olmamak kaydıyla, iftardan kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Ayrıca ramazan ayında ve her zaman namazlarda tadili erkâna riayet edilmeli, Ramazan ayında Fıtır Sadakası ve zekâtlarımızı uygun yerlere uygun bir şekilde vermemiz gerekir. Yine bu ayda komşuluklarımızın geliştirilmesi ve iftarı komşularımızla paylaşmamız dinimizin tavsiyesidir. Ferdi ve ailevi mutluluğumuz için Mevla’mızın "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz."(Bakara, 2/185) mesajına uyarak orucumuzu tutmalı, "Peygamber efendimiz (S.A.V.) in de Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."( Buhârî, Îmân 28, Savm 6; Müslim, Sıyâm 203,) müjdesini göz önünde bulundurmalıyız, "Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır."(Buhârî, Savm 5, Bed’ul-halk 11; Müslim, Sıyâm 1, 2,) uyarısına kulak vererek de şeytana prim vermemeliyiz. Ramazanın her gününü fırsat bilerek günah ve kusurlarımızdan dolayı tövbe ve istiğfar etmeliyiz. İbadetlerimizi ve dualarımızı yoğunlaştırarak Rabbimize yakınlaşmalı, bu mübarek ayda Allah’a, ailemize, çocuklarımıza, çevremize, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı tekrar hatırlamalıyız. Ramazanı güzel karşılamalı, güzel uygulamalı ve maneviyatından güzel istifade etmeliyiz. Bu duygularla Kayserili hemşerilerimizin ve aziz milletimizin, Ramazan ayını tebrik ediyor, ülkemizin, İslâm âleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, bütün müminlerin affedilmelerine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum" dedi.
İstanbul Osmanlı’nın en büyük mushafı Ramazan ayına özel ilk kez Topkapı Sarayı’nda sergide Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine 16. yüzyılda Ahmed Karahisari tarafından yazımına başlanan ve Osmanlı klasik döneminin en büyük ebatlı Kur’an-ı Kerim’i kabul edilen Karahisari Mushafı, Ramazan ayına özel ilk kez Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi’nde vatandaşların ziyaretine açıldı. Ramazan ayında yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılan Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesinde Osmanlı Klasik Döneminin en büyük ebatlı Kur’an-ı Kerim’i kabul edilen Karahisari Mushafı ilk kez ziyarete açılacak. Karahisari Mushafı, Mukaddes Emanetler Dairesi ‘Şadırvanlı Sofa’ bölümünde, modern müzecilik kriterlerine uygun şekilde; ısı, nem ve ışık kontrolü sağlanarak ziyaretçiyle buluşturuldu. 16’ıncı yüzyılda yazılan en büyük Kur’an-ı Kerim olma özelliği taşıyor 16’ıncı yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Ahmed Karahisari’nin Kur’an-ı Kerim’in yazımına Kanunu Sultan Süleyman’ın talebi üzerine başladı. Ahmed Karahisari’nin ömrünün son 10 yılında eserin 440 sayfasını tamamlayabildiği öğrenildi. Ahmed Karahisari’nin yazdığı Mushaf, Sultan 3. Murad döneminde, 1584-1587 yılları arasında Karahisari’nin öğrencisi ve evlatlığı Hasan Çelebi tarafından tamamlandı. 601 sayfadan oluşan eser, 61,5 x 44 santimetre ölçüleriyle Osmanlı döneminde yazılmış en büyük ebatlı Kur’an-ı Kerim olma özelliğini taşıyor. "İlk kez sergiye çıkardık" Gazetecilere açıklamalarda bulunan Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, "Ramazan ayı ile birlikte Topkapı Sarayı’nda Osmanlı döneminde tatlı bir telaş başladı. Gerek mutfaklarda, iftar ve sahur için gerekse Mukaddes Emanetler’deki buranın manevi havasına uygun olarak gerekse önce temizlik ardından Ramazan ayının 15’inde yapılan Destimal Töreni için çalışmalar yapıldı. Bu Ramazan ayının 15’ine kadar devam ederdi. Biz de Milli Saraylar Başkanlığı olarak yine bu yıl tatlı telaşı burada başlattık. İnşallah buraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz Mukaddes Emanetlere ziyaretlerini gerçekleştirecekler. Bu yıl içerisinde bulunduğumuz Şadırvanlı Sofa olarak isimlendirdiğimiz burada Osmanlı Döneminin en meşhur mushafı olarak kabul edilen Karahisari Kur’an-ı Kerim‘ini sergiliyoruz. İlk kez sergiye çıkardık" dedi. "Mushafların en ünlüsü olarak kabul edilir" Dönemin en ünlü mushafı olduğunu söyleyen Kocaman, "Bu Kur’an-ı Kerim Kanuni Sultan Süleyman döneminden yazımına Ahmed Karahisar’ı tarafından başlanmış. Ancak daha sonra 3. Murad döneminde evlatlığı ve talebesi olan Hasan Çelebi tarafından tamamlanmış ve 601 sayfadan ibaret bir Kur’an-ı Kerim’dir. Bu Kur’an-ı Kerim gerek hat gerek tezhip gerek cilt olarak Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan en ünlü mushaf-ı şerif olarak kabul edilir ve geleneksel İslam sanatlarının en güzel, en nadide örneği olarak burada sergilenmektedir" şeklinde konuştu. Ziyaretlere ilişkin de bilgi veren Kocaman, "Ziyaretlerimiz normalde kış dönemi uygulaması olarak sabah 09.00, akşam 18.00’a kadar devam edecek, Salı günleri kapalı olacak. Aynı şekilde yine burada geleneksel olarak Osmanlı döneminden günümüze kadar sürdürülen bazı uygulamalar var. Bunlardan bir tanesi Pars denilen Mukaddes Emanetler Has Oda temizliği ve Ramazan ayının 15’indeki destimal törenine hazırlık. Bu yıl da bunu gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Saray ziyaretleri ağırlıklı olarak birazda dönemsel özellikler taşımaktadır" Konuşmasına devam eden Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, "Ramazan ayının iklimine uygun olarak bir hareketlilik sağlamak istedik. Bu meşhur mushafı ziyaretçilerimizle buluşturmak istedik. Saray ziyaretleri ağırlıklı olarak biraz da dönemsel özellikler taşımaktadır. Kış dönemi olduğu için sezon dışı olması nedeniyle gerekse yabancı ziyaretçilerimizin sayıları bu dönem biraz daha az ama 1 Mart itibariyle sezon açılıyor. O dönemde ziyaretçilerimiz daha da artacaktır. Geçen yıl oranla yine aynı oranda devam edeceğini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mukaddes Emanetler Dairesi, Ramazan ayına hazırlandı Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı Topkapı Sarayı’nın en çok merak edilen ve en çok ziyaret edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, Ramazan ayına hazırlandı. On bir ayın sultanı Ramazan’da ziyaretçi akınına uğrayan Daire’de yürütülen temizlik ve bakım çalışmaları tamamlandı. Mukaddes Emanetler Dairesi; halısından çinilerine, zemininden kubbesine, eserlerin sergilendiği vitrinlerinden paha biçilemez emanetlerine kadar en ince ayrıntısına kadar elden geçirildi. 509 yıldır Topkapı Sarayı’nda Öte yandan Topkapı Sarayı’nın Enderun Avlusu’nda yer alan Mukaddes Emanetler Dairesi, 509 yıldır Türk ve İslam aleminin en kıymetli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferinin ardından İstanbul’a getirilen emanetler, asırlardır özenle korunuyor ve sergileniyor. Kutsal emanetlerin başında Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’e (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) ait Hırka-i Saadet geliyor. Peygamberimizin mektupları, kılıcı, Uhud Savaşı’nda kırılan dişi, sakal-ı şerifi ve ayak izi de bu bölümde bulunuyor. Dört halife ve sahabeye ait kılıçlar, Kabe anahtarları ve Hacerü’l Esved mahfazası gibi Harem-i Şerif’e ait hatıralar da burada sergileniyor. Geleneksel ve modern yöntemler bir arada Mukaddes Emanetler Dairesi’nin bakım ve temizliğini, Türkiye’de müzecilik alanında bir ilk olma özelliği taşıyan Milli Saraylar Obje Bakım ve Konservasyon Ekibi tarafından yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında Has Oda’nın halıları, çinileri, gümüş kandilleri, buhurdan ve şamdanları, ahşap pencere kapakları, dolaplar ve nişlerin içlerindeki mermer alanlar titizlikle temizleniyor. Hırka-i Saadet ve Sancak-ı Şerif mahfazalarının tozları büyük bir hassasiyetle alınıyor. Bu uygulamalarda, müzelere özel vakum ayarlı, hepa filtreli cihazlar ve at kılı fırçalar kullanılıyor. Geleneksel usullere riayet edilerek toplanan tozlar, Mukaddes Emanetler Dairesi’nin önünde bulunan Toz Kuyusuna dökülüyor.
Konya Başkan Pekyatırmacı: "Eğitim alanında yatırımlarımız artarak devam edecek" Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu’ya Selçuklu’nun eğitime değer katan yatırımlarını yerinde anlattı. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu’yu Selçuklu’da misafir etti. Eğitimde Selçuklu Vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen yatırım ve hizmetler, Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu ve beraberindeki heyete yerinde anlatıldı. Program kapsamında okul dışı öğrenme ortamları arasında yer alan Selçuklu Belediyesi Gelişim ve Teknoloji Akademisi, Sanat ve Tasarım Atölyesi, Sille Tabiat Okulu ve Hatice Hatun Çocuk Mektebi’nin yanı sıra Türkiye’nin en modern ve en kapsamlı güzel sanatlar liselerinden biri olan Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisesi ile çevre bilinci doğrultusunda sıfır atık çalışmalarının yürütüldüğü Yeşil Atölye ziyaret edildi. Atölyelerde gerçekleştirilen etkinlikleri yerinde inceleyen heyete Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Programda Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç da yer aldı. Başkan Pekyatırmacı: "Eğitim alanında yatırımlarımız artarak devam edecek" Selçuklu Belediyesi olarak eğitim yatırımlarına büyük önem verdiklerini ve Selçuklu Vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öncüsü ve ilk uygulayıcısı olmanın gururuyla; bilgiyi merkeze alan, değer temelli ve beceri odaklı çalışmalarımızla düşünen, araştıran ve üreten nesiller yetiştirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesile ile bugün Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürümüz Halil İbrahim Topçu ve Bakanlık Daire Başkanlarımız ile eğitimin her alanında hayata geçirdiğimiz ve SETAP çatısı altında faaliyetlerini sürdüren okul dışı öğrenme ortamlarımızı ve yapımını tamamladığımız Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisemizi yerinde inceledik. Selçuklu Belediyesi olarak yalnızca fiziki yatırımlar yapmakla kalmıyor; çocuklarımızın, gençlerimizin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen projeler de yürütüyoruz. Okullarımızın fiziki şartlarının iyileştirilmesi, eğitim ortamlarının daha nitelikli hale getirilmesi ve öğrencilerimizin modern imkânlarla buluşturulması adına tüm kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Amacımız; özgüveni yüksek, donanımlı, milli ve manevi değerlerine bağlı bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır. Eğitim alanında ortaya koyduğumuz bu vizyon doğrultusunda yatırımlarımız artarak devam edecek" dedi. Topçu: "Eğitime yapılan her yatırım geleceğe yapılan yatırımdır" Konya’da bulunmaktan ve Selçuklu Belediyesi’nin eğitim yatırımlarını yerinde incelemekten dolayı duyduğu memnuniyeti ifade eden Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu, "Ziyaretlerimizde Selçuklu Belediyemizin çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim almaları ve değerlerine bağlı şekilde geleceğe hazırlanmaları için hayata geçirdiği örnek projelerini yerinde inceledik. Çok güzel ve nitelikli işlere imza atıldığına şahit olduk. Öğrencilerimizin daha modern, güvenli ve teknolojik imkanlarla donatılmış okullarda eğitim alması için yapılan her yatırım, aslında geleceğimize yapılan bir yatırımdır. Selçuklu Belediye Başkanımız Ahmet Pekyatırmacı ve ekibine Milli Eğitim Bakanlığımız ile sürdürdükleri işbirliği ve değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu uyum ve koordinasyonun eğitim kalitemizi daha da üst seviyelere taşıyacağına inanıyorum" diye konuştu.