MAGAZİN - 11 Şubat 2022 Cuma 09:27

Yağcıbedir kültürü modanın kalbine doğru ilerliyor

A
A
A
Yağcıbedir kültürü modanın kalbine doğru ilerliyor

25.

25. Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm Fuarı’nda (EMITT) Balıkesir’in Yağcıbedir kültürü ve Yağcıbedir motifleri ünlü mankenlerin defilesi ile görücüye çıktı. Mankenler Gizem Özdilli ve Ece Gürsel, Sındırgı’da yüzyıllardır işlenen motiflerden oluşan tasarımları tanıtırken, ekranların tanınan oyuncusu İlker Ayrık da "El sanatları bu kadar güzel insanların hemşehrisi olmak gurur verici" dedi.


25. Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm Fuarı kapılarını açtı. Balıkesir standı ziyaretçilerin büyük beğenisini toplarken Sındırgı ilçesinin standı dikkatleri üzerine çekti. Yöresel değerleri ve lezzetleri ile Sındırgı standı adeta yıldızlar geçidine döndü. Aslen Balıkesirli olan oyuncu ve komedyen İlker Ayrık da Sındırgı’nın yöresel ürünlerini yakından inceledi, meşhur leylek ile hatıra fotoğrafı çektirdi. "’Doğal Şehir Sındırgı’dan selamlar ama Sındırgı şehir değil, olma yolunda" esprisi ise ziyaretçileri güldürdü.



“Yağcıbedir’den Modaya Yolculuk”


3000 yıllık motiflerden doğan özel tasarım elbiseler Emitt Turizm Fuarı’nda ünlü mankenler Gizem Özdilli ve Ece Gürsel tarafından tanıtıldı. Yağcıbedir halılarının desenleri ve yöresel kıyafetlerden esinlenen Çoban stilist Mustafa Şahin’in çizimleri ile 40’a yakın Sındırgılı kadının emekleriyle altı aydan bu yana yapılan tasarım elbiselerin bir kısmı görücüye çıktı. Anadolu’nun gelenekleri ve yöresel güzelliklerini modernize ederek büyüyebileceğini anlatmaya çalışan ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin de desteklediği proje ile Sındırgı’da üretilen ve hikayesi olan elbiselerin bir kısmı Emitt Turizm Fuar’ında ünlü mankenler Gizem Özdilli ve Ece Gürsel’in yanı sıra yerel mankenler tarafından Balıkesir standında sergilendi. Ziyaretçiler tarafından beğeni ile izlenen mini defile ile Sındırgı EMİTT 2022’de en çok konuşulan ilçe olmayı başardı.


Anadolu’nun bereketli topraklar olduğunu ve Balıkesir’in her bir değeri ile farklılığının olduğunu belirten Sındırgı Belediye Başkanı ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Turizm Tanıtma Komisyon Başkanı Ekrem Yavaş, “Ülkemizin Anadolu’nun çok kıymetli değerleri var. Yağcıbedir halısı Balıkesir’in Sındırgı ilçesine ait çok özel bir halı 3000 yıllık bir halı. Coğrafi işareti Sındırgı’ya ait olan bir halının desenlerini günümüzde kullandığımız ürünlerde kullanmak üzere bir proje geliştirdik. Yani bugün sahne kıyafetlerinde, bir sürü farklı alanlarda Avrupai dediğimiz işler kullanılıyor. Ama Anadolu’nun, özellikle annelerimizin sandıklarında, kızlarımızın sandıklarında çok özel ürünler var. İşte o Yağcıbedir desenlerini ve yöresel değerleri bugün sahne kıyafetlerinde buluşturmak için ’Yağcıbedir’den Modaya Yolculuk’ adlı bir proje gerçekleştirdik. Büyükşehrin desteği ile beraber o desenlerin her birisi altı aydan beri 40 kadın tarafından işleniyor. Mustafa Şahin stilist arkadaşımız onlara yön veriyor. Bir kıyafet, aşağı yukarı 15 günden aşağı bitmiyor. Bugün de dedik ki Emitt turizm fuarında özellikle ünlü mankenler Gizem Hanım ve Ece Hanım üzerinde nasıl duracak diye mini bir defile yaptık. Şu anda bir baktık ki hakikaten harika bir ortam oluştu" dedi.



Bir Yanda Kadının Gücü "Eli Belinde"


Yağcıbedir’den Modaya Yolculuk çalışmasının iki önemli parçası olan kadının gücünü temsil eden Eli Belinde ve Nazar Boncuğu tasarımları EMİTT 2022’de görücüye çıktı. Eli Belinde isimli kıyafetin tanıtımını gerçekleştiren Ece Gürsel kıyafetlerin oldukça rahat olduğunu, zahmetinin ise işlemesi olduğunu belirterek, “Bütün zahmet, emek bunu yapan kadınlarımızda. Bize sadece giymesi düşüyor. Bu kıyafet kadının gücünü temsil ediyor. Eli belinde ismini koymuşlar buna. Benim de elim belimde gördüğünüz gibi. Kadının gücünü sembolize ediyorum” dedi.


Nazar Boncuğu kıyafetini tanıtan ve projede yer almaktan mutluluk duyduğunu belirten Gizem Özdilli ise, “Benim desenimin adı nazar boncuğu. 3000 yıllık bir desenle bugün karşınızdayım. Yağcıbedir halılarının 3000 yıllık deseni can buldu bu fuarda. Gerçekten fikir çok güzel, emekler çok güzel. Gerçekten çok teşekkür ederim ben kendi adıma. Hem turizme hem kültüre desteklerinden dolayı. Çok mutlu oldum ki böylesine güzel bir projenin içindeyim. Modacımız Mustafa zaten mükemmel ellerine sağlık. Kimin aklına gelir ki bir halı deseninden böyle bir tuvalet hazırlamak, gece kıyafeti dikmek. Gerçekten çok başarılı. Çok beğendim” şeklinde konuştu.


Yağcıbedir’den Modaya Yolculuk özel tasarımlarını ortaya çıkaran çoban stilist olarak tanınan Mustafa Şahin ise böyle güzel bir projeye destek verdiğinden dolayı Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’a teşekkür ederek, “Aslında çok bir şey söylememe gerek. Yağcıbedir 3000 yıllık bir kültür. Yağcıbedir’in desenlerini kullanarak, 40 parça bir koleksiyonumuz var. Tabi her bir kıyafet yaklaşık 2 ayda işleniyor. Şu anda eli belinde ve nazar boncuğumuz. Bu arada nazar boncuğu kıyafetimizde gördüğünüz bir masa örtüsü. Bu masa örtüsünün üzerine nazar boncuğu tamamen elle işlendi. Tülle zenginleştirdik. Aslında her biri iki kıyafet. İçi abiye. Kaftanı çıkardığın zaman abiyeyi de kullanabilir. Kaftanı giydiği zaman düğüne gidebilir" dedi.



"Balıkesir’in Marka Değerine Değer Katıyoruz"


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, “EMİTT Fuarı 25 yıllık hatta Avrupa’nın en büyük turizm fuarlarından bir tanesi. Biz bütün ürünlerimizle buradayız. Termal otellerimizle, gastronomimizle, turizmin alternatif etkinlikleri ile hep beraber buradayız. 12 ay boyunca hizmet veren bir iliz. Biz onu tanıtmaya çalışıyoruz. Fuar gayet güzel ilgiden de memnunuz. İnşallah Balıkesir’in marka değerine çok şey katmış olarak bu fuarı bitireceğiz" dedi.


Oyuncu ve komedyen İlker Ayrık ise, “Kısa mesafe yürüyerek sanki kendi memleketime gelmiş gibi olduğum için başta büyükşehir belediye başkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Harika ve Balıkesirimizi çok iyi tanıtan bir stant olmuş. Gastronomisi çok kuvvetli, turizmi çok kuvvetli, el sanatları bu kadar kuvvetli, insanları bu kadar güzel bir şehrin hemşerisi olmak benim için gurur verici” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki normal hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi. Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı. "İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir" İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu. ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir" Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır." Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi. "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir" İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.