MAGAZİN - 13 Eylül 2022 Salı 16:35

Altıeylül’de Cumhuriyetin 100’üncü yılı coşkuyla kutlandı

A
A
A
Altıeylül’de Cumhuriyetin 100’üncü yılı coşkuyla kutlandı

Altıeylül Kurtuluş Festivali 8 gün süren 100’üncü yıl kutlamalarının ardından akılda kalan büyük organizasyonları ile son buldu.

Altıeylül Kurtuluş Festivali 8 gün süren 100’üncü yıl kutlamalarının ardından akılda kalan büyük organizasyonları ile son buldu.


Adını Balıkesir’in kurtuluşundan alan Altıeylül Belediyesi hayata geçirdiği projeler ve düzenlediği etkinlikler ile isminin hakkını vermeye devam ediyor. Genç-yaşlı tüm kesimlere hitap edebilen, dinamik kadrosu ile dur durak bilmeyen, vizyon projeleriyle Balıkesir’i tüm Türkiye’de temsil eden, tarım ile hayvancılıkta örnek projelerle çiftçinin yanında olan ve onlara öncülük eden, en büyük yatırımın geleceğe yapılmış yatırım olduğu bilinciyle çocuklara ve gençlere yönelik projelere imza atan Altıeylül Belediyesi son olarak Balıkesir’in kurtuluşunun 100’üncü yılında gündeme damgasını vurdu.


Dolu dolu bir 8 gün oldu


Balıkesir’in kurtuluşunun 100’üncü yılında Altıeylül Kurtuluş Etkinliklerinde 4 Eylül’de 14. İsmail Akçay Yol Koşusu ile başlayan festival İlkay ve Loccaband Konseri, Can Çakmakçı Konseri ve Tuğçe Kandemir Konseri; 5 Eylül Burak Kalaycı Konseri, Yoklukta Gider Konseri, Mösyö Konseri; 6 Eylül Zafer Yolu 100. Yıl Konseri Umut Akyürek, İsmail Altunsaray, Seher Çelik, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Devlet Halk Dansları Topluluğu ve Devlet Türk Halk Müziği Korosu; 7 Eylül Alaturka Akşamlar TRT MÜZİK Canlı Yayını ile İsmail Özkan, Mine Geçili ve Ali Çakar; 8 Eylül Süt Kardeşler ile Süheyl-Behsat Uygur Tiyatrosu; 9 Eylül Bahçedeki Sandal Konseri, Tarık Balas Konseri, Majör Kumpanya; 10 Eylül Bir Hilal Uğruna oyunu ile İzmir Kültür Sanat Tiyatrosu; 11 Eylül Teletabiler-Rock Konseri, Bodoslama Konseri ve son olarak şehir dışından misafirlerin de katıldığı herkes tarafından beklenen Mustafa Ceceli’nin büyük konseriyle Altıeylül Kurtuluş Festivali güzel bir kapanış yaptı.


Fuar günlerini anımsattı


Tülütabaklar, konserler, tiyatrolar, çocuk etkinlikleri, el sanatları ve yöresel lezzetlerin sergilendiği Altıeylül Kurtuluş Festivali renkli görüntülere sahne olurken Balıkesir Fuarı’na vatandaşların duyduğu özlem de Altıeylül Belediyesi’nin Balıkesir’in kurtuluşunun 100’üncü yılında düzenlediği Altıeylül Kurtuluş Festivali ile son buldu. Fuar günlerini anımsatan büyük bir organizasyona imza atarak tüm ekibiyle birlikte yüzlerinin akıyla bu işin de altından kalktıklarını ifade eden Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı “Balıkesir’imizin kurtuluşunun 100’üncü yılında vatandaşlarımıza Kuvâ-yi Milliye ruhunu tekrar hissettirmenin yanı sıra festivalimiz boyunca çeşitli etkinlikler ve konserler ile güzel bir 8 gün geçirmelerini istedik. Allah’ın izniyle birlik ve beraberliğimizi herkese göstererek Altıeylül Kurtulluş Festivali’mizde Balıkesir’imizin kurtuluşunun 100’üncü yılını hep birlikte kutladık. Festivalimizde emeği geçen başta mesai arkadaşlarımım olmak üzere katkıda bulunan ve katılan tüm vatandaşlarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.