MAGAZİN - 01 Ağustos 2014 Cuma 16:01

Avşar Kızı Çağatay Ulusoy’u Ayvalık’ta Ağırladı

A
A
A
Avşar Kızı Çağatay Ulusoy’u Ayvalık’ta Ağırladı

Acun Ilıcalı ile birlikte kış aylarındaki yoğun çalışma temposunun yorgunluğunu Ayvalık’taki evinde, kızı Zehra ve kardeşi Helin ile birlikte atmaya çalışan Hülya Avşar, önceki gün, ünlü jön Çağatay Ulusoy’u ağırladı.
Medcezir dizisindeki partneri Serenay Sarıkaya’dan ayrıldıklarına dair dedikoduların ardından yalnız başına tatile çıkan Çağatay Ulusoy, kısa bir süre önce geldiği Ayvalık’ta Hülya Avşar’ı ziyaret etti. Ulusoy ile tavla oynayan ve oyunu kaybeden Avşar kızı, instagramdan ‘Dersimizi aldık’ yazılı bir fotoğraf paylaşmayı ihmal etmedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Psikolog Giriş: "Yapay zeka psikoloğum olabilir diyorsanız yanılıyorsunuz" Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, terapinin rastgele bir sohbetten çok daha kapsamlı bir süreç olduğunu belirterek, "Güven, empati, gizlilik ve klinik uzmanlık terapinin temelini oluşturur. Belirli bir çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir" dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Klinik Psikoloğu Dilara Boyraz Giriş, son yıllarda birçok kişinin stres, yalnızlık veya duygusal paylaşım ihtiyacıyla yapay zeka destekli sohbet robotlarına yöneldiğine dikkat çekerek, "Yapay zeka psikoloğum olabilir diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sistemler psikoterapinin yerini tutamaz. Yapay zeka ile yapılan sohbetler profesyonel psikolojik destekle karıştırılmamalıdır. Çünkü psikoterapi belirli bir amacı, yöntemi ve etik çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir" dedi. Son yıllarda psikolojik destek, yalnızlıkla baş etme veya duygusal paylaşım ihtiyacı nedeniyle birçok kişinin yapay zeka destekli sohbet robotlarını kullanmaya başladığını belirten Boyraz Giriş, "Bu sistemler bazı kullanıcılar tarafından terapist, arkadaş hatta romantik partner gibi konumlandırılabiliyor. Tamamen olumsuz bir durum olarak adlandıramayız ancak bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Dijital araçlar bilgiye erişimi kolaylaştırıyor ve bazı başa çıkma yöntemlerini öğretebilse de tüm bunlar psikoterapiyle aynı şey değildir" diye konuştu. "Psikoterapi yalnızca konuşmak değildir" Psikoterapinin çoğu zaman yalnızca "dertleşmek" ya da zor bir durumda öneri almak olarak görülebildiğini belirten Boyraz Giriş, "Terapi rastgele bir sohbetten çok daha kapsamlı bir süreçtir. Güven, empati, gizlilik ve klinik uzmanlık terapinin temelini oluşturur. Belirli bir çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir. Terapist yalnızca dinlemez; klinik değerlendirme yapar, danışanın ihtiyaçlarına odaklanır ve kanıta dayalı yöntemlerle ilerler" dedi. "Empatik görünebilir ama klinik sorumluluk taşımaz" Bugün yaygın olarak kullanılan yapay zeka sistemlerinin büyük dil modellerine dayandığını belirten Boyraz Giriş, "Bu sistemler geniş metin veri setleri üzerinden eğitilerek insan benzeri yanıtlar üretir ancak klinik sorumluluk taşımaz. Birçok sohbet robotu klinik olarak yapılandırılmış terapötik protokollere dayanmaz. Risk değerlendirmesi yapamaz, kriz anlarında inisiyatif alamaz ve etik sorumluluk üstlenemez. Bu durum yanlış veya çelişkili bilgi üretimi ve klinik risklerin gözden kaçması gibi sorunlara yol açar" diye konuştu. Aşırı onaylama ve sağlıksız bağlanma riski Yapay zeka sistemlerinin kullanıcıyla etkileşimi sürdürmek üzere tasarlandığını belirten Boyraz Giriş, "Bu durum psikoloji literatüründe ‘aşırı onaylama riski’ doğurur. Oysa psikoterapide terapist gerektiğinde empatik yüzleştirme yapar, işlevsiz düşünce kalıplarını sorgular ve terapötik sınırlar koyar. Yapay zeka robotlarının iletişimi sürdürmek adına kişiyi sürekli onaylaması kullanıcılarda sağlıksız duygusal bağlara yol açabilir. Kullanıcılar kendilerini duyulmuş ve onaylanmış hissettiklerinde saatlerce sohbet etmeye devam edebilir. Bu durum profesyonel yardım arayışını geciktirebilir ve kişinin duygusal ihtiyaçlarını gerçek sosyal ilişkiler yerine yapay zeka üzerinden karşılamasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Veri güvenliği de önemli Ruh sağlığına ilişkin verilerin en hassas kişisel bilgiler arasında yer aldığını hatırlatan Boyraz Giriş, "Yapay zeka destekli birçok sistem geleneksel klinik uygulamaların tabi olduğu etik ve düzenleyici çerçevelere bağlı değildir. Veri saklama ve paylaşım politikaları her zaman şeffaf olmayabildiği için kullanıcılar açısından ek risk oluşturabilir" dedi. "Bilinçli ve sınırlı kullanın" Yapay zekanın tamamen reddedilmesi ya da sınırsız biçimde güvenilmesi yerine bilinçli ve sınırlı bir kullanım yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirten Giriş, "Yapay zeka sistemleri bazı durumlarda bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran yardımcı araçlar olabilir. Ancak günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen duygusal sıkıntılar, ilişkisel sorunlar veya işlevsellikte düşüş gibi durumlarda yapay zeka ile konuşmaya devam etmek yerine bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması önemlidir" diye konuştu.
Sivas İsmini bilmeyen yok ancak tanışan çok az, Sivaslı bir sultan ve gönül insanı, Kadı Burhanettin Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Sivas’ta neredeyse herkesin ismini duyduğu ama hakkında çok az kişinin bilgi sahibi olduğu, Sivas’ın manevi önderlerinden Kadı Burhanettin’i anlattı. Sivas’ta kabri adını taşıyan Kadı Burhanettin Mahallesi’nde bulunan Kadı Burhanettin, ismi neredeyse Sivas’ta yaşayan herkes tarafından bilinse de az kişi tarafından tanınıyor. Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Sivas’ta Kadılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yapan, aynı zamanda şehrin manevi önderlerinden Kadı Burhanettin’i anlattı. Denizli, Kadı Burhanettin’in büyük bir fıkıh ve fen alimi olduğunu belirtip, "Hanefi mezhebi fıkıh ve fen alimi, kadı ve devlet adamı. İsmi Burhaneddin Ahmed, babası Şemseddin Muhammed’dir. Kadı Burhaneddin; Ahmed, hicri 745 miladi 1344 senesinde Kayseri’de doğdu. İyi bir tahsil ve güzel bir terbiye gördü. Kadılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yaptı. Hicri 800 miladi 398 senesinde vefat edip Sivas’ta defnedildi. 14 yaşına gelinceye kadar Türkçe, Arapca ve Farsça’yı öğrendi. Babasıyla birlikte Mısır’a gitti. Mısır’da fıkıh, usul, hadis, tefsir, feraiz, astronomi ve tıp ilimlerini tahsil etti. Dört mezhebin de fıkıh bilgilerinde ilim sahibi oldu" dedi. 21 yaşında kadı oldu Denizli, Kadı Burhanettin’in 21 yaşında kadılık görevine getirildiğini ifade edip, "Ondokuz yaşında babasıyla birlikte hacca gitti. Hac dönüşü Halep’te babasının vefatı üzerine 1364 yılında Kayseri’ye döndü. Kayseri Hükümdarı Eretnaoğlu Gıyaseddin Mehmed Bey tarafından babasının yerine Kayseri Kadısı tayin edildi. Kadı olduğunda 21 yaşındaydı. Yaşının genç olması dolayısıyla bazı itirazlar olmasına rağmen kısa zamanda dirayetini gösterdi. Adaletli hükümleri, sistemli faaliyetleri ile az zamanda halka kendini sevdirdi" dedi. Eretna devletinde vezir ve sultan oldu Denizli, Kadı Burhanettin’in 1378 yılında Eretna devletine vezir olarak atandığını açıklayarak, "1375 senesinde vuku bulan karışıklıklardan sonra Kadı Burhaneddin Ahmed’in bu husustaki dirayetini görenlerin de teşvikiyle kendini siyasetin içinde buldu. Konya’dan Erzurum’a kadar ondan bahsedilir oldu. Askeri kabiliyeti de ortaya çıktı. 1378 yılında vezir tayin edildi. İlerleyen yıllarda, Kadı Burhaneddin, ileri gelen kimselerin teşkil ettiği bir meclis tarafından saltanat naibi seçildi. Sivas’ta idareyi ele aldı. İktidarını ilan etti. Adına para bastırıp, hutbe okuttu" dedi. Savaşta vefat etti Denizli, Sivas’a sultan olan Kadı Burhanettin’in savaşta vefat ettiğini hatırlatarak şunları söyledi: "Kadı Burhaneddin onsekiz yıl süren hükümdarlığında çevresindeki beyliklere hakimiyetini kabul ettirdi. Osmanlı Sultanı Murad-ı Hüdavendigar Han ile dostane münasebetler kurdu. Kadı Burhaneddin Ahmed Bey, Akkoyunlu Karayülük Osman Bey ile önce dost olmasına rağmen, sonra araları açıldı. Karayülük Osman bey ile Sivas yakınlarında yapılan savaşta, Kadı Burhaneddin Ahmed öldürüldü. Kadı Burhaneddin’in oğlu Alaeddin Sivaslılar tarafından hükümdar ilan edildi. Timur Han’ın Anadolu’ya gelme ihtimali üzerine Sivaslılar şehri Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezıd Han’a teslim etti. Kadı Burhaneddin Ahmed Devleti H-801 (M-1398) tarihinde sona erince, oğlu Alaeddin Ali Bey de Osmanlı hizmetine girdi"