YEREL HABERLER - 02 Nisan 2012 Pazartesi 15:03

FIRINCILAR ODASI KAÇAK ÜRETİME ÇÖZÜM İSTİYOR

A
A
A
FIRINCILAR ODASI KAÇAK ÜRETİME ÇÖZÜM İSTİYOR

Balıkesir Fırıncılar Odası Başkanı Niyazi Tunç, kaçak ekmek üretimi yapan fırınlara karşı yetkililerin bir an önce devreye girmesi gerektiğini söyledi.
Balıkesir`de 48 fırın olduğunu ve bu fırınların ürettiği ekmeklerin ortalama 2 bin civarında olduğunu söyleyen Tunç, "Fırın açmak için belli yasalar var. İş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ve Tarım İl Müdürlüklerinden alınan işletme kayıt belgesi ve tabii ki üretim izni. Odamıza kayıtlı fırıncı esnafı bunlarla alakalı yasal zorunluluklarını yerine getiriyor. Fakat merdiven altı fırınlarda aynı koşul ve şartlarda üretim yapılmıyor" dedi.
Fırıncılar Odası`na kayıtlı fırınlarda denetimde bir eksiklik görüldüğü takdirde ceza uygulandığını ifade eden Niyazi Tunç, kaçak ekmek üretimi yapan yerlerin kamuoyunun bilmesine rağmen önüne geçilmediğini belirtti. Tunç şunları söyledi:
"Kaçak ekmek üretimi yapan fırınlarla ilgili şimdiye kadar hiçbir mesafe alınamadı. Pazar yerinde olsun, sokak aralarında olsun, nerede üretildiği belli olamayan merdiven altı işletmeler var. Bunlar yüzünden vergisini veren yasal fırınlarımızın ürettiği ekmek çok komik rakamlara düşüyor. Rekabet şansı ortadan kalkıyor. Bu yüzden de devlet büyük bir kayba uğruyor. Biz devletimize vergimizi, yanımızda çalışanımızın sigortasını ödüyoruz. Merdiven altı üretimlerde hiçbir insan SSK`lı gösterilmiyor, vergisi
ödenmiyor. Yasa merdiven altı üretimi kabul etmiyor. Bu tür üretim şekli yasa dışıdır ve kanunen cezası vardır. Yasa dışı üretim yapan fırınlar mutlaka sıkı denetime tabi tutulmalıdır. Burada en büyük sorumluluk Tarım İl Müdürlüğümüze düşüyor. Biz Fırıncılar Odası olarak zaman zaman gerekli kurumlara resmi yazıları göndererek, bu tür kaçak üretim yapan iş yerlerinin adreslerini belirtiyoruz. Fırıncı esnafının en büyük sorunlarından birisi budur."
"SAОLIK AÇISINDAN ÇOK TEHLİKELİ"
Merdiven altı üretim yapan yerlerdeki ekmeklerin sağlık ve hijyen açısından çok tehlikeli olduğunu ifade eden Tunç, "İnsanlar bize diyor ki `Biz bu ekmekle büyüdük, bir şey olmadı`. Biz annelerimizin, teyzelerimizin yaptığı ekmeği söylemiyoruz. Biz kaçak üretilen toplu üretim yerlerini kast ediyoruz. Bunlar çok farklı şeyler. Bazı gıdalar yenildiği zaman hemen etkisini gösteriyor. Ama ekmekte durum böyle değil. Ekmekteki bozukluk, tüketildikten sonra zamanla etkisini göstermeye başlıyor. Şu anda Tarım
Bakanlığı`nda yeni bir yönetmelik hazırlandı. Ekmekte kül oranı arttı, tuz oranı düştü. Yasal mevzuatta biz bunlara uyuyoruz ve uymaktan gocunmuyoruz. Ama bu merdiven altı yerler nasıl denetlenecek, bunları nasıl ölçecekler işte bütün mesele burada" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de Turizm Haftası kutlamaları başladı Edirne’de 50’inci Turizm Haftası kutlamaları renkli görüntülerle başladı. Edirne’de 50’inci Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde tören düzenlendi. 25 Kasım Stadyumu önünde oluşturulan kortej, bando eşliğinde Saraçlar Caddesi’nden Atatürk heykeline kadar yürüyüş yaptı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk’ün çelenk sunumunun ardından bando eşliğinde saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, yaptığı konuşmada turizmin dünyada olduğu gibi ülkemizde de en hızlı gelişen sektörlerin başında geldiğini belirterek, "Türkiye son yıllarda turizmde elde ettiği başarıyla dünyanın en önemli destinasyonlarından biri haline gelmiştir. 2025 yılında ülkemiz yaklaşık 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde ederek, turizm alanındaki güçlü yükselişini sürdürmüştür" dedi. Edirne’nin tarih birikimi, zengin mimari unsurları, kültürel mirası ile her geçen gün artarak çeşitlendirilen gastronomik değerleriyle turizmde en önemli şehirlerinden birisi olma yolunda hızla ilerlediğini söyleyen Soytürk, "Şehrimizde gelişen konaklama altyapısı, hizmet sektöründeki kalite artışı, seyahat acentelerimiz, yeme içme işletmelerimiz ve turizm paydaşlarımızın gayreti ile Edirne turizmdeki gücünü her geçen gün arttırmaktadır" ifadelerini kullandı. Soytürk’ün konuşmasının ardından halk oyunları gösterisi yapıldı. İlgiyle izlenen gösteriler büyük alkış topladı. Edirne’de Turizm Haftası kutlamaları hafta boyu çeşitli etkinliklerle devam edecek.
İzmir İzmir kentsel dönüşüm mağdurları CHP yönetimine tepki gösterdi İzmir’in Karabağlar ilçesine bağlı Uzundere Mahallesi’nde kentsel dönüşüm süreci nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirten vatandaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’ne tepki gösterdi. Uzundere Kentsel Platform Sözcüsü Eray Uslu, 15 yıldır çözüm beklediklerini ifade ederek projenin bir mağduriyet projesine dönüştüğünü savundu. İzmir’de kentsel dönüşüm projesi kapsamında evlerinin yıkıldığını ancak yıllardır yeni konutların teslim edilmediğini belirten platform sözcüsü Eray Uslu, sürece dair sert açıklamalarda bulundu. Uslu, İzmir’in ’garanti oy deposu’ olarak görülmesinin bu ihmallere yol açtığını öne sürdü. Tapulu arazilerini güvenerek teslim ettiklerini dile getiren Uslu, 15 yıldır "Yapacağız" denilmesine rağmen somut bir adım atılmadığını, binlerce insanın belirsizliğe mahkum edildiğini söyledi. Genel merkeze dosya sunuldu Sorunların çözümü için daha önce Ankara’da temaslarda bulunduklarını hatırlatan Eray Uslu, "Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ile genel merkezde yüz yüze konuşup problemleri anlattık. Teslim ettiğimiz kentsel dönüşüm dosyasını inceleyip bu işin takipçisi olacağını söylediği günden bugüne 2 yıl geçmesine rağmen kendisine bir daha ulaşamadık" dedi. Vebal vurgusu ve davet Projenin bir ’prestij projesi’ olarak tanıtıldığını ancak gelinen noktada büyük bir mağduriyet oluşturduğunu ifade eden Eray Uslu, "İnsanlar evini teslim etti, yıllarca bekledi. Bazıları o evleri göremeden vefat etti. Bu vebal sizin boynunuzdadır. Bir genel başkan olarak artık ne kadar olumsuzluk bekliyorsunuz?" ifadelerini kullandı. Mağduriyetlerin her geçen gün arttığını vurgulayan platform sözcüsü, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i Uzundere’ye davet ederek vatandaşlarla yüz yüze konuşmaya çağırdı. Uslu, projenin bitirilmemesinin sorumluluğunun genel merkez yönetiminde olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.