ASAYİŞ - 28 Haziran 2024 Cuma 22:17

Ata Emre Akman cinayeti davası 12 Temmuz’a ertelendi

A
A
A

Balıkesir’de Ata Emre Akman’ın kuryelik yaparken hunharca öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. 11 saat süren duruşmanın ardından dava 12 Temmuz’a ertelendi.

Balıkesir’de Ata Emre Akman’ın sipariş teslim ettikten sonra defalarca bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 12 Temmuz’a ertelendi. Mahkeme zanlı E.Ö.’nün kemik yaşının tespit edilmesine yönelik talebi doğum kayıtları esas olduğu için gerek görmedi. Baba Orhan Ö. için ise azmettirme suçundan müebbet hapis cezası istendi. Dava sonunda konuşan Avukat Özden Başak, "Hiçbir karar bizim çocuğumuzu geri getirmiyor. Biz insani açıdan baktığımızda mutsuzuz. Ama hukuki açıdan değerlendirdiğimizde. Mahkeme gerçekten çok hızlı bir şekilde yargılamayı yürüttü. Hem katil, hem babası açısından istenebilecek en üst sınırdan savcılık mütalaa açıkladı. Bu anlamda içimizde biraz da olsa bir soğukluk oldu. 12 Temmuz’a ertelendi duruşma. Ne haksız tahrik indirimi ne de 62. madde kapsamında öngörülen takdir indirimi uygulanmaksızın en üst kattan cezalandırılmasıyla alakalı talepte bulunuldu" dedi.

Avukat İbrahim Erenci ise, "Genel anlamıyla değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcılığı’nın mütalaası hukuki eksende meslektaşımın da dediği gibi son derece uygun. Bizim hepimizin kabul edebileceği. Neden? Çünkü babanın azmettirdiği yönünde. Katilin de ismini vermek istemiyorum. Yani katilin de canavarca his şevkiyle öldürmesi sebebiyle cezalandırılmasını ve alt sınırdan da uzaklaşılması gerektiğini söyledi savcılık makamı. Yani bu sınıra yakın demektir. Biz de ceza indirimi uygulanmasın, kravat indirimi, iyi hal indirimi vesaire bunlardan bıktık usandık. Ceza verildikten sonraki infaz süreci de insanın canını yakıyor. Yani kimin canını yakıyor biliyor musunuz? Suç işlemeyen, devletine bağlı, yasalara bağlı insanların yüreğini kanatıyor" dedi.

Ata Emre Akman cinayeti davası 12 Temmuz’a ertelendi

Anne Zuhal Akman, Türkiye’ye seslendi

Dava çıkışı konuşan anne Zuhal Akman da, "Sabah 09.30’da girdiğimiz duruşma az önce bitti. Ve ben 11 saati geçen bir sabah programı izledim. Hayatım boyunca hiç izlemediğim. Bu hayatın içinde benim oğlumun hiçbir yeri yok. Adı da geçmedi biliyor musunuz? Ata’nın adı geçmedi. Kanıksanmış, çürümüş kokuşmuş bir ahlak yapısının içerisinde evlilikler deniyor, fakat onlarınki evlilikse biz evlilerinkisi ne demek bilmiyorum. 1 yıl onunla, 3 yıl onunla, ondan bir çocuk yapmış. Ben sadece şunu söyleyeceğim. Bir annenin 4 tane çocuğu var. 3’nün babası farklı. Bir adam var, üç tane çocuk peydahlamış. O kadınlar hep mağdur sonuçta. Ama o çocukları da sonradan nüfusunu almış. Evliliği yok, nüfus kağıdında hala nüfus dairesinde bekar diye geçiyor. Bu caninin babasının babası da boşanmış. O da öyle yaşıyor. Ya sizin aklınız oluyor mu? Burası Balıkesir. Burası küçük, güzel bir şehir. Kuvayi Milliye şehri burası" dedi.

Anne Akman sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sadece Ata için demiyorum. Buradaki bütün çocuklar gördüğümüz, görmediğimiz, tanıdığımız, tanımadığımız Çağlalar, Sedefler, Gizemler için, herkes için. Yani bıçağın mutfak dışında kullanıldığını burada gördük ya. Mutfağın dışında bıçağın ölüm aleti olarak kullanıldığını gördük. Buna bir durun dememiz gerekiyor. İsviçre’nin ülkesinin refahını alalım. Evet üremeliyiz. Ben 2 tane çok güzel çocuk yaptım. Dostlarım, arkadaşlarım, yeğenlerim de çok güzel 2 tane çocuk yapıyor. Annesi babası belli. Ceza, infaz yasaları değişmesi gerek. Hemen şimdi. Ata’dan beri kaç tane çocuk öldü? Kaç tane katil, çocuk olarak yargılanmaya başlayacak. Dün Kocaeli’de, müdür yardımcısı 18 yaş altı eline silahı nereden alıyor ya? Ata’nın babasının silahı var. Ata eline silah almadı. 18 yaşının altında silahlı müdür yardımcısını vuruyor. Öldürdü. Atadan hemen üç beş gün öncesinde İbrahim Okturan. Ne oldu? Çocuk mu oldu şimdi. Ya adam diyor ki, azmettirici her yerinden her söylediğinden artık yani yakalanıyor. Her türlü azmettirici olduğu pat pat her taraftan yüzüne vuruluyor. Diyor ki ’Ben aslında çocukları çok severim. Ben Balıkesir’de üç sene çocukları taşıdım. Çocuk servisliği yaptım’ diyor. Balıkesir’dekiler ben gidiyorum, benim küçük çocuklarım yok burada. Servisçilerinize dikkat edin. Servisçi diyor bu adam kendisine. 3 yıl boyunca çocukları götürmüş. Getirmiş çocukları çok seviyormuş. Ama kendi 18 yaşın altında olduğunu söylediği çocuğuna sabahtan akşama kadar beyanlarına göre 21 tane bira içiyormuş. Fakat, hayır ben asla çocuğuma içirmiyorum diyor. Ben çok kızıyorum diyor. İçmesine müsaade etmiyorum diyor. Cani oğlu da diyor ki ’Ya ben diyor işte babamla diyor en son diyor 4 tane bira aldık diyor ikisini arabada içtik diyor’. Nereden tutsanız tutarsızlık. Nereden tutsanız elinizde kalır. Kalır. Türkiye ceza, infaz, yasaları derhal değiştirilmeli. Bunu Türk halkı istiyor" dedi.

Bahadır Demirçeviren

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara KGM’nin sorumluluk alanındaki 58 bin 246 adet trafik levhası kaldırıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ülke genelinde kara yollarında hız sınırını belirleyen işaretlemelerde sadeleştirmeye gidilmesi ve yeknesaklığın sağlanması için hayata geçirilen çalışmalar hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, ’Kara yollarındaki Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklık’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin 16 Ağustos 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile yürütülen çalışmalar kapsamında trafik işaret levhalarının ’mümkün olduğu kadar az fakat gerektiği kadar çok olmalıdır’ ilkesi doğrultusunda standardize edildiğini ifade etti. "KGM’nin sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldı" Bakan Uraloğlu, KGM’nin sorumluluk alanındaki çalışmalar hakkında bilgi vererek şu ifadeleri kullandı: "Birinci öncelik kapsamında, yıllık ortalama günlük trafiği 10 bin ve üzerinde olan toplam 14 bin 590 kilometrelik devlet ve il yolundaki çalışmalar 31 Ağustos itibarıyla tamamlandı. Bu ilk etapta 19 bin 61 adet levha için düzenleme yapıldı. 1 Eylül itibarıyla ise kalan 53 bin 989 kilometrelik yol ağında KGM Bölge Müdürlükleri tarafından çalışmalar başlatıldı. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte, KGM’nin sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldı. Bu düzenlemeler kapsamında, kaldırılan levhaların yüzde 60’ına karşılık gelen 35 bin 247 hız levhasının uygulaması sonlandırıldı. Böylece 68 bin 579 kilometrelik yol ağında yürütülen tüm çalışmalar tamamlanmış oldu."
Ankara 40 yıllık para koleksiyonu Gazze için açık artırmaya çıkıyor Ankara’da yaşayan Menduh Aydemir, 40 yıldır biriktirdiği para koleksiyonunu Gazze’ye bağışlanmak üzere açık artırmaya çıkarıyor. Ankara’da yaşayan 76 yaşındaki koleksiyoner Memduh Aydemir’in, Gazze’ye yardım amacıyla bağışlamak istediği para koleksiyonu açık artırmayla satışa sunuluyor. Yaklaşık 40 yıldır hobi amaçlı biriktirilen koleksiyon, 8 ve 15 Ocak tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek iki ayrı müzayede de alıcılarıyla buluşacak. Koleksiyoner sahibi Aydemir, açık artırmalardan elde edilecek gelirin tamamının Gazze’ye bağışlanacağını duyurdu. "Filistinli kardeşlerime yardım etmek istiyorum" Yaklaşık 40 yıldır topladığı para koleksiyonunu satarak elde edilecek geliri Filistin’e bağışlamak istediğini ifade eden Menduh Aydemir, "1985 yılından bugüne kadar yaklaşık 40 yıldır, amatör olarak Türkiye dahil bütün ülkelerin kağıt paralarını topluyorum. Bugüne kadar yaklaşık 5 klasör ve bine yakın para topladım. Bu koleksiyonun içinde 6-7 bin lira değerinde paradan, 100 lira değerine kadar para var. Koleksiyonun genel bir kısmı, çok az kısmı da temiz durumdadır. Kendimce Filistinli kardeşlerime yardım etmek istiyorum. Maddi bakımdan onlara yardım edecek durumum yok ancak bu koleksiyonumu onlar için açık artırmayla satarak yardımda bulunabilirim. Türkiye’de de Müslüman kardeşlerimin olduğunu, yardımsever kardeşlerimin olduğunu biliyorum. Açık artırmayla bu koleksiyonu satıp, geliri Filistin’deki Gazzeli kardeşlerime göndereceğim. İş adamlarına ve koleksiyonerlere de ayrıca sesleniyorum; 30-40 yıl bekleyeceğinize tek seferde bütün bu emeğe sahip olabilirsiniz. Sizin de bu işte bir katkınız olsun" dedi. "Para bağışlamaktan daha zoru koleksiyonu bağışlamaktır" 40 Yıldır toplanan bir koleksiyonun bağışta bulunulmasının zor olduğunu vurgulayan müzayede evi sahibi Sertan Uslu, "Menduh amcanın yaklaşık 40 yıldır biriktirdiği koleksiyonu bağışlamasını çok takdir ettim, çünkü ben de bir koleksiyonerim. Para bağışlamaktan daha zoru koleksiyonu bağışlamaktır. Belki bir insanın cebinde parası vardır, bütçesi dahilinde yardım yapabilir ama 40 yıllık emek verilmiş bir koleksiyonu bağışlamak gerçekten çok zor. Bu noktada Menduh amcanın Gazze hassasiyetini paylaştığımız için biz de bu koleksiyonun satılmasında bir aracı olup, herhangi bir komisyon ücreti talep etmeden, müzayede masraflarını karşılayarak bu koleksiyonu açık artırmaya çıkaralım istedik. Müzayede evi olarak Menduh amcanın koleksiyonunu emanet olarak alıp daha sonra açık artırmayı düzenleyip, katılımcılardan da herhangi bir ücret ve komisyon talep etmeden, en yüksek fiyatlara satılmasını ümit ediyoruz. Bu vesileyle Menduh amcamız Gazze’deki katliama karşı bir nebze de olsun orada yaşayan halka katkı sağlayacak. Onların yarasına derman olacak" diye konuştu. "Biz de belirli bir miktar koyarak, kazanılacak parayı Gazze’ye bağışlamak istiyoruz" Koleksiyonun satışından elde edilecek gelirin üzerine müzayede evi olarak bir miktar para koyarak Gazze’ye bağışta katkıda bulunmak istediklerini belirten Uslu, "Herhangi bir kazancımız, çıkarımız olmayacak. Menduh amcayla da konuştuk, sizlere de çok teşekkür ediyorum bu haberi yaptığımız için çünkü haber sayesinde ulaştık biz Menduh amcaya. Biz de elimizi taşın altına koyacağız. Harcamalarımız olacak, tüm müzayede giderlerini biz karşılayacağız. Kendi bütçemiz dahilinde Menduh amcanın koleksiyonunun satış fiyatının üzerine biz de belirli bir miktar koyarak, kazanılacak parayı Gazze’ye bağışlamak istiyoruz. Menduh amcanın yaklaşık bin paradan oluşan ciddi bir koleksiyonu var. O yüzden bu koleksiyonun değerini bulması için iki müzayede düzenlemeyi uygun gördük. 8 Ocak Perşembe ve 15 Ocak Perşembe olmak üzere iki tane müzayede düzenleyerek Menduh amcanın koleksiyonunu açık artırmaya çıkartacağız. Parayla ilgilenen, tüm koleksiyonerlerin hem koleksiyonlarına yeni paralar katmaları için hem de Gazze’ye yardımda bulunmaları için açık artırmaya katılmalarını istiyorum. Ne kadar fazla kişi katılırsa o kadar fazla para toplanır. Bu toplanan para da kayıt altına alınacak. Kayıt altına alındıktan sonra ya AFAD’a bağışlayacağız ya da Menduh amcamızın isteğine göre bir sivil toplum kuruluşu üzerinden bu parayı Gazze’ye ulaştıracağız" şeklinde konuştu.