GÜNDEM - 06 Şubat 2025 Perşembe 15:06

Ayvalık Kent Konseyi," Depremlerden ders almıyoruz"

A
A
A
Ayvalık Kent Konseyi," Depremlerden ders almıyoruz"

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; 6 Şubat depreminin 2. yıl dönümü nedeniyle Ayvalık Kent Konseyi Kentsel Planlama ve Çevre Tasarımı Çalışma Grubu tarafından basın açıklaması yapıldı.


Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Halil Coşkun’un öncülüğünde konsey binası önünde yapılan basın açıklaması, depremde hayatını kaybedenler anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından başladı.


Ayvalık Kent Konseyi Kentsel Planlama ve Çevre Tasarımı Çalışma Grubu ile Ayvalık İnşaat Mühendisleri Odası üyesi, İnşaat Mühendisi Füsun Atay tarafından yapılan açıklamada, "Sağlıklı, güvenli kentleşme ve yaşam çevrelerinin oluşturulması, afetlere karşı sağlam yapılı çevre üretiminin sağlanması, kültürel, tarihi ve mimari mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla; Kent Konseyi olarak bu konuda duyarlılık oluşturmak üzere bir araya gelip basın açıklaması yapma ihtiyacı duyduk" denildi.


25 yıl önce yaşanan 17 Ağustos 1999 İzmit ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin ardından 2011’de Van’ da, 2019 ‘da İstanbul’da, 2020’ de Manisa, Elazığ, Van ve İzmir’de meydana gelen depremlerin yeni felaketler konusunda toplumu uyardığını vurgulayan Füsun Atay, "Ancak topraklarının tamamı depremsellik şartlarında olan ülkemizde, tüm bu yıkım ve kayıplara sebep olan bilimi yok sayan planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları sürdürülmüştür. 6 Şubat Kahramanmaraş ve ardından 20 Şubat 2023 Hatay Samandağ depremleri, büyüklüğü, etkilediği alanların genişliği, sebep olduğu yıkım ve kayıplarla ülkemizin son yüzyılda yaşadığı en büyük felakettir. 11 ilde yaşayan yaklaşık on dört milyon yurttaşımız depremlerden etkilenmiş; resmi verilere göre 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiştir" ifadelerini kullandı.



"Yerel yönetimlerin ve toplumun dışlandığı bir yeniden yapılaşma ve kent kurma süreçlerinin oluşturacağı sorunların yakın gelecekte tartışma konusu olmalıdır"


Depremlerin ardından ikinci yıl tamamlanırken; hem afet bölgesinde hem de ülke genelinde afetin doğrudan ve dolaylı etkileri halen devam ettiğinin altını çizen Füsun Atay, "Depremlerin ardından bölgedeki yapılaşma ve imar sürecinin yeniden başlatılmasına odaklanılmış, günümüzde planlamada temel ilke olan toplum temelli katılımcı süreçler işletilmemiş, toplumun temel barınma hakkının yanı sıra sağlıklı, sağlam, güvenli yaşam çevrelerinin oluşturulmasına, eğitim, sağlık ve kültür hizmetlerinin geliştirilmesini sağlayabilecek bir planlama ortaya konmamıştır. Yerel yönetimlerin ve toplumun dışlandığı bir yeniden yapılaşma ve kent kurma süreçlerinin oluşturacağı sorunların yakın gelecekte tartışma konusu olması beklenir" dedi.



"Ayvalık’ta bir an önce ivedilikle 1/25000-1/5000-1/1000 ölçekli ilçenin bütününü kapsayan planın yapılması gerekmektedir"


Balıkesir ve ilçelerinin birinci derece deprem bölgesi ve aktif faylar üzerinde olduğuna dikkat çeken Atay, "Son günlerde devam eden Ege denizindeki depremler bizi tedirgin etmekte ve ne yapabileceğimiz, alabileceğimiz tedbirler konusunda düşünmekteyiz; bunu ilçemize indirgersek 2014 yılından bu yana devam eden plansızlıklar; kaçak inşaatların yapılmasına, yapılan inşaatların zemin ve statik olarak yasa ve yönetmeliklere uygun yapılması denetlenmemesine sebep olmuştur. Ayvalık’ta bir an önce ivedilikle sırasıyla 1/25000-1/5000-1/1000 ölçekli ilçenin bütününü kapsayan planın yapılması gerekmektedir. Bunun için planların yapı stokunun, nüfus yoğunluğunun güncellenerek, gerekli analizlerin doğru şekilde yapıldığı öncelikli ilgili makamlarca hazırlatılıp onaylanması ve buna göre uygulama yapılması gerekmektedir. Bu planlama çalışmaları yapılırken; sağlıklı, güvenli kentleşme ve yaşam çevrelerinin oluşturulması, afetlere karşı sağlam temelli yapıların üretiminin sağlanması ve gelecek nesillere sağlam ve sağlıklı aktarılması gerekmektedir. Depreme dirençli kentler oluşturulması için yerel yönetimlerin ve ilgili meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve bu bölgede yaşayan tüm halkın katılacağı danışma kurulları, görüşleri ve değerlendirmeleri ile sonuçlandırılmalıdır. İmar uygulamaları bu planlara göre harfiyen uyularak yapılmalıdır" diye konuştu.



Ayvalık Kent Konseyi," Depremlerden ders almıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.