GÜNDEM - 12 Eylül 2024 Perşembe 11:35

Balıkesir Büyükşehir’in desteğiyle öğrencilerin yüzü gülüyor

A
A
A
Balıkesir Büyükşehir’in desteğiyle öğrencilerin yüzü gülüyor

Herkese eşit ve adil bir yönetim anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının eğitimine destek oluyor. İlkokul öğrencilerinin günlük beslenmelerini karşılayan Büyükşehir Belediyesi; ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine de kırtasiye malzemesi desteği sağlayarak Türkiye’ye örnek olacak bir projeye imza attı.


“Halkçı Yönetim” anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşları daima önceleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, yeni eğitim-öğretim yılında her çocuğun okula beslenmesi ile gidebilmesi için harekete geçti ve gelir durumu düşük olan ailelere yönelik projelerini başlattı. Bu kapsamda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından öğrencilerin evlerine kadar gidilerek kırtasiye malzemeleri ile beslenme desteği sağlanıyor. Belediyenin 444 40 10 numaralı Çağrı Merkezi’ni arayan ya da Yakın Çözüm Merkezlerinden kayıt oluşturan aileler, öğrenim gören çocukları için kırtasiye ve beslenme desteği talep edebiliyorlar. Oluşturulan talepler, sosyal inceleme kapsamında uzman sosyologlar tarafından tespit edilerek kırtasiye ve beslenme yardımları yapılıyor.


7 günlük beslenme paketleri evlere ulaştırılıyor


Öğrencilerin günlük beslenmeleri, diyetisyen kontrolünde hazırlanarak Büyükşehir Belediyesi tarafından evlerine haftalık olarak bırakılıyor. İlkokul 1. sınıftan 4. sınıfa kadar devam eden öğrenciler için protein, karbonhidrat ve yağ dengesine göre haftalık beslenme çantaları hazırlanıyor. Gün gün paketlenmiş olan beslenmeler, haftalık olacak şekilde öğrencilerin evlerine ulaşarak çocukların dengeli ve sağlıklı beslenmelerine katkı sağlanıyor.


Öğrenciler Büyükşehir desteğiyle okula hazır


Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak adına çalışmalar yürüten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, beslenme desteğinin yanı sıra ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik üç farklı şekilde hazırlanan kırtasiye paketlerini de öğrencilere ulaştırıyor. Boya kalemlerinden defterlere kadar her öğrencinin ihtiyaç duyacağı temel kırtasiye malzemelerinin de yer aldığı çantalar, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına teslim ediliyor. Artan hayat pahalılığı nedeniyle ailelere destek olmayı hedefleyen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin eğitimine destek olmak amacıyla iki önemli çalışmayı hayata geçirdi. Çocuklarının eğitiminde en önemli iki gider kalemi olan beslenme ve kırtasiye ihtiyacının giderilmesi nedeniyle mutlu olduklarını bildiren aileler, Başkan Ahmet Akın’a desteklerinden dolayı teşekkür ettiler.



Balıkesir’deki öğrencilerin gıda ve kırtasiye malzemesi noktasında hiçbir eksiklik yaşamamaları için projeler ürettiklerini ifade eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın “İhtiyaç sahibi olarak belirlediğimiz öğrencilerimize evlerine beslenme çantası bırakıyoruz. Neden evlerine? Çünkü sağ elin verdiğini sol el görmesin. Evlatlarımız ilkokul 1’e başlarken de o eksikliği hissetmememiz ve hissettirmememiz lazım. Gıda pahalı, gıda krizi kapıda. ‘Biz ne yapabiliriz?’ dedik, bir liste oluşturduk. Adaletle ve şeffaflıkla tüm ilçelere de bunu yayıyoruz şu anda. Balıkesir’de ihtiyaç sahibi olup, gıda ile ilgili sıkıntı yaşayan bütün ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizin yanındayız, kapılarındayız. Onlara çok yakınız” şeklinde konuştu.



Balıkesir Büyükşehir’in desteğiyle öğrencilerin yüzü gülüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.