SPOR - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:08

Balıkesir Büyükşehir’in sporcuları güreş ve judoda 18 madalya topladı

A
A
A
Balıkesir Büyükşehir’in sporcuları güreş ve judoda 18 madalya topladı

Türkiye Güreş Federasyonu ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından organize edilen okul sporları turnuvaları kapsamında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sporcuları güreş ve judoda kazandıkları 18 madalya ile dikkat çekti.


Türkiye Güreş Federasyonu ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından organize edilen okul sporları turnuvaları kapsamında düzenlenen il şampiyonalarında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sporcuları önemli başarılara imza attı. Gençler B okullar arası grekoromen il seçmelerinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sporcuları 5 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazandı. Hasan Yağız Özkan (48 kg), Ahmed Faruk Aydın (55 kg), Efe Berk Acar (71 kg), Ali Kemal Gören (80 kg) ve Çağan Gökhan Su (110 kg) altın madalya kazanarak il birincisi olurken, Berkay Ateş (65 kg) ve Yavuz Selim Kartın (80 kg) gümüş, Hasan Yiğit Özkan (55 kg) ise bronz madalya elde etti. Kendi branşlarında birinci olan sporcular, Türkiye gruplarına katılma hakkı kazandı.


Balıkesir kulüpler arası U15 serbest erkekler il seçmelerinde Ahmet Faruk Aydın (57 kg) ve Yavuz Selim Kartın (85 kg) üçüncü olarak kürsüye çıkarken, Balıkesir U15 Grekoromen İl Şampiyonası’nda da büyükşehir sporcuları başarılarını sürdürdü. Bu şampiyonada Yavuz Selim Kartın (75 kg) ve Ahmed Faruk Aydın (57 kg) il birincisi olurken, Hüseyin Yağız Özkan (48 kg) ve Hasan Yiğit Özkan (52 kg) il üçüncülüğü elde etti. Bu dereceler sonucunda Balıkesir Büyükşehir Belediyespor, takım halinde il üçüncülüğü kupasını kazandı. Birinci olan sporcular, U15 grekoromen Türkiye gruplarına katılmaya hak kazandı.



Judo şampiyonasına ağırlığını koydu


Judo müsabakalarında da Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sporcuları bir kez daha öne çıktı. 2026 Spor Toto Ümitler Türkiye Judo Şampiyonası il seçmeleri kapsamında Yağız Efe Gülmez (73 kg), Efsa Dayanak (52 kg) ve Nilsu Savaş (44 kg) il birincisi, Emir Keskin (66 kg) il üçüncüsü oldu. İl birincisi olan sporcular, Türkiye Judo Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti.



Balıkesir Büyükşehir’in sporcuları güreş ve judoda 18 madalya topladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle dünyanın en önemli savunma sanayi buluşmalarından Suudi Arabistan’daki World Defense Show’da ilgi odağı oldu. SYS Grup, muharebe sahasında kendini kanıtlamış güvenlik çözümleriyle dünyanın farklı bölgelerinde değişen savunma ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunmayı sürdürüyor. Dünyanın en hızlı büyüyen savunma sanayi pazarlarından biri olan ve 100 milyar doları aşan savunma projeleriyle dikkati çeken Suudi Arabistan, 8-12 Şubat tarihleri arasında World Defense Show (WDS) 2026’ya ev sahipliği yapıyor. Sektörün en büyük etkinliklerinden biri olan ve küresel savunma devlerini buluşturan fuarda, Türk savunma sanayinin global arenadaki güçlü temsilcilerinden SYS Grup, bünyesindeki şirketlerin kabiliyetleriyle oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle adeta gövde gösterisinde bulundu. Grup bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS iş birliği, hafif silahlardan orta kalibre toplara, deniz platformlarından kara araçlarına kadar geniş bir yelpazede uçtan uca, anahtar teslim savunma çözümleri sunuyor. Özellikle kinetik İHA karşı tedbir (C-UAS) sistemleri, meskun mahal çatışmaları ve çok maksatlı görevlerde tercih edilen VENOM LR ile donatılmış TRAKON 30 uzaktan kumandalı silah sistemi (UKSS), SYS Grup’un "birleşik ekosistem " sunduğu en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. SYS Grup bünyesinde yer alan Birleşik Krallık merkezli AEI Systems tarafından geliştirilen ve düşük geri tepmeli yapısıyla sınıfında fark oluşturan 30x113 mm VENOM LR, fuarın en çok ilgi gören orta kalibre topu oldu. VENOM LR, FNSS tarafından üretilen Pars Alpha 8x8 platformu üzerinde, ÇAKA 30 ATO Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) entegrasyonu ile sergilendi. Bu çözümler, SYS Grup’un platform üreticileriyle olan yüksek uyum kabiliyetini de gözler önüne serdi. Grup şirketlerinden UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON 30 UKSS ise orta kalibre topların yüksek ateş gücünü yapay zeka tabanlı yazılım ve hassas stabilize sistemlerle birleştirerek, fuarın teknoloji odağındaki sistemleri arasında yerini aldı. Tekerlekli/paletli zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar geniş bir yelpazede görev yapabilen TRAKON 30, hareket halindeki platformlarda dahi yüksek ilk atımda vuruş oranıyla öne çıkıyor. TRAKON 30, AEI Systems’in düşük geri tepmeli VENOM LR topuyla birleştiğinde, günümüzün en büyük tehdidi olan İHA ve drone sürülerine karşı maliyet etkin ve yüksek imha gücüne sahip bir çözüm sunuyor. Krallığın "onaylı tedarikçisi" Grup şirketlerinden CANiK’in Orta Doğu’daki varlığı ise yalnızca teknolojik bir arzın ötesinde, derin bir güven ilişkisine dayanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri için gerçekleştirilen 12.7x99 mm ağır makineli tüfek tedarik süreçlerinde tüm zorlu testleri başarıyla tamamlayan CANiK, Krallığın "onaylı tedarikçisi" konumuna yükselmişti. WDS 2026, bu köklü iş birliğinin yeni nesil sistemlerle bir üst seviyeye taşınması açısından kritik bir önem taşıyor. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, yaptığı değerlendirmede, "İhracat, SYS Grup ve CANiK için yalnızca bir ticari faaliyet değil, stratejik bir büyüme alanıdır. Bugün, küresel ölçekte en üst ligde yer almanın verdiği motivasyonla emin adımlarla ilerliyoruz. Orta Doğu bölgesi, hızlı değişen güvenlik dinamikleriyle birlikte muharebede kendini kanıtlamış, güvenilir ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyaç duyuyor. Biz de bu ihtiyaca yalnızca katalog çözümleriyle değil, sahada performansı ispatlanmış sistemlerle yanıt veriyoruz. AEI Systems ile birlikte yıllık 400 adedin üzerinde orta kalibre top üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu kapasite ve entegrasyon yetkinliğimiz sayesinde, bu segmentte dünya genelinde fark oluşturan bir konuma ulaştık. WDS 2026, bu vizyonumuzu bölgedeki stratejik ortaklarımızla paylaşmak adına en kıymetli platformdur. Fuar boyunca ürünlerimize gösterilen ilgi sonucunda da yeni iş birliklerine kapı araladık. SYS Grup olarak bugüne kadar olduğu gibi bize güvenen ihtiyaç makamlarına, kuvvetlere en iyisini sunmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Bayburt Uluslararası Dede Korkut Öykü Yarışması başvuruları 13 Ocak’ta sona erecek Dede Korkut Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Uluslararası Turan’a Doğru Dede Korkut Öykü Yarışmasında başvuru süresinin bitmesine son 5 gün kaldı. Lise öğrencilerine yönelik organize edilen yarışmada başvurular 13 Şubat tarihinde sona erecek. Milli Eğitim Bakanlığı ile paydaş üniversitelerin katkı sunduğu yarışmaya Bayburt’tan da yoğun ilgi bekleniyor. Başvuruları 2 Ocak’ta başlayan yarışma, Türkiye genelinin yanı sıra Türk Dünyası’ndan da öğrencileri bir araya getiriyor. Bayburt İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman, yarışmaya büyük önem verdiklerini söyleyerek, bu yıl geçen yıla kıyasla daha fazla eserin gönderileceğine inandığını dile getirdi. Bayburt’un sözlü kültür açısından güçlü bir şehir olduğunu vurgulayan Kahraman, Dede Korkut anlatılarının bu geleneğin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Kahraman, "Öğrencilerimizin kalemi güçlü. Geçtiğimiz yıl Türkiye dördüncüsü çıkarmıştık. Bu yıl daha üst dereceleri Bayburt’umuza kazandıracağımıza inanıyorum" dedi. Dede Korkut Platformu Başkanı Ünal Yaşaroğlu da yarışmanın Türkiye ve Türk Dünyası’nı kapsayan önemli bir kültürel organizasyon olduğunu belirterek, Bayburt’un Dede Korkut ile olan tarihî bağlarına dikkat çekti. Yaşaroğlu, "Bayburt, Anadolu’da Dede Korkut’la hem kabri hem de hikâye kahramanlarıyla güçlü bağları olan bir şehir. Bu nedenle Dede Korkut’un torunları Bayburtlu evlatlarımızdan yoğun katılım bekliyoruz" diye konuştu. Öte yandan final programı 2 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan yarışmada, birinciye 50 bin, ikinciye 40 bin, üçüncüye ise 30 bin TL para ödülü verilecek. Yarışma kapsamında ayrıca Dede Korkut temalı önemli bir çalıştay düzenlenecek.
İstanbul Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor Kredi kartı markası Maximum, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla müşterilerine farklı imkanlar sunacağını duyurdu. Türkiye İş Bankası’nın ana kredi kartı markası olarak 2001 yılında hayata geçirilen Maximum, 25 yıldır milyonlarca kart sahibinin günlük yaşamına eşlik ederek, yeme-içmeden eğitime, spordan kültür-sanata, giyimden seyahate kadar geniş bir yelpazede ayrıcalıklar sunmaya devam ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, halihazırda 400 bini aşkın noktada taksitli alışveriş imkanı sağlayan ve pek çok kampanya yürüten kredi kartı markası, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla da müşterilerine farklı fırsatlar sunacak. "Yalnızca finansal ödemelerde aracılık etmiyor, yol arkadaşlığı yapıyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Bankanın ödeme sistemleri alanındaki öncü rolünü ve müşteri odaklı yaklaşımını en iyi yansıtan markalardan olan Maximum Kart’ın 25’inci yılını kutlamaktan duydukları büyük mutluluğu ifade ederek, "Maximum Kart sahibi 11,4 milyon müşterimize, günlük harcamalardan heyecanlı bir spor etkinliğine, aileyle keyifli bir yemekten konser veya tatil gibi özel anlara kadar geniş kapsamda sunduğumuz ayrıcalıklarla çeyrek asırdır yalnızca finansal ödemelerinde aracılık etmiyor, aynı zamanda yol arkadaşlığı yapıyoruz. Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u sürekli geliştirerek müşterilerimizin hayatına değer katmak için çalışıyoruz. Bu özel yıla yakışacak çeşitli sürpriz kampanyalar ile 25. yaşımızı müşterilerimiz ile birlikte kutlamak için sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
Bursa Otomotiv yan sanayinde rekabetin dili değişiyor Otomotiv yan sanayinde firmalar, küresel pazarda kalıcı olabilmek için teknoloji, verimlilik ve inovasyon odaklı üretim modellerini güçlendiriyor. Otomotiv yan sanayinde rekabetin yönü değişirken, firmalar artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; birikmiş tecrübeyi teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle çevreye duyarlı üretim süreçleri, verimlilik, enerji tasarrufu ve ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri, sektörün yeni standartları arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, otomotiv sektörünün tedarik zincirinde daha net hissediliyor. Ürün kalitesi kadar süreç yönetimi, kaynak verimliliği, çevresel etkilerin kaynağında azaltılması ve sürekli iyileştirme yaklaşımı hem iç pazarda hem de ihracatta firmaların tercih edilmesinde belirleyici rol oynuyor. 1980 yılında Bursa’da kurulan ve bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan ÜÇEL Kauçuk da bu yaklaşımı uzun yıllardır üretim kültürünün merkezinde konumlandıran firmalar arasında yer alıyor. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin 1980’den bu yana biriken tecrübesini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirdiklerini, hedeflerinin küresel pazarda güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle kalıcı büyüme sağlamak olduğunu ifade etti. Hüseyin Oruç, şirketin vizyonunda dünya genelinde ürünlerinin kullanılmadığı ulaşım aracı bırakmamak hedefinin yer aldığını ifade etti. Oruç, bu hedefi yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı üretim süreçleriyle desteklediklerini; yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, gelecekteki taleplere göre de üretim kabiliyetini geliştirmeye odaklandıklarını kaydetti. Üçel Kauçuk’un sürdürülebilirlik yaklaşımında çevreye duyarlı üretim süreçleri, enerji tasarrufu, su verimliliği, atıkların azaltılması ve çalışan farkındalığını güçlendiren eğitimler öne çıkarken, Hüseyin Oruç, bu başlıkların şirketin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Oruç, AR-GE çalışmalarını da hem ürün hem süreç inovasyonunu besleyen stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.