ASAYİŞ - 26 Mayıs 2026 Salı 08:57

Cips poşetinde uyuşturucu

A
A
A
Cips poşetinde uyuşturucu

Balıkesir polisi şüphelendiği bir araçta yaptığı aramada çocukların ve gençlerin tükettiği bir cips poşetinin içinde uyuşturucu madde imalinde kullanılan ham madde ele geçirdi. Şüpheli şahıs ise uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan tutuklandı.


Balıkesir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda şüphe üzerinde durdurulan bir araçta yapılan aramalarda yaklaşık 206 kilogram sentetik kannabinoid (Bonzai) elde etmeye yarayacak 2 kilo 64 gram ham madde ele geçirdi. Konuyla ilgili yakalanan 1 şahıs hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan işlem yapılırken, şüpheli çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı.



Cips poşetinde uyuşturucu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Sürücü alkollü çıktı, yolcu gazetecilere saldırdı Isparta’da alkol denetimine takılan sürücü, alkolmetreyi üflememek için polis ekiplerinden süre istedi. Bol su içmesine rağmen yapılan ölçümde 1.06 promil alkollü olduğu tespit edildi. Araçta bulunan yolcunun ise gazeteci ve polis ekiplerine zor anlar yaşattığı, gazeteciye yönelik "Boşanma davam var. Çekme beni" diyerek tehdit ve küfürler savurduğu ve kameraya vurduğu anlar, kameraya anbean yansıdı. Isparta’da gece saatlerinde yapılan alkol denetiminde ilginç anlar yaşandı. Uygulamaya takılan bir sürücü, alkolmetreyi üflememek için polis ekiplerinden 5 dakika süre isteyerek bol su içti. Ancak yapılan ölçümde sürücünün 1.06 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye, alkollü araç kullanmaktan 25 bin lira, ters yöne girmekten ise 10 bin lira olmak üzere toplam 35 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücü, işlemlerinin ardından ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Araçta yolcu olarak bulunan bir şahıs ise çekici çağrılmasına tepki gösterdi. Ekiplerden aracın çekilmemesini isteyen şahıs, arkadaşının gelip aracı alacağını iddia ederek dakikalarca ısrar etti. Yaklaşık 1 saat boyunca kimsenin gelmemesi üzerine araç, çekiciyle otoparka götürüldü. "Boşanma davam var" diyerek gazeteciye saldırdı, Olay anını görüntüleyen gazeteciye tepki gösteren şahıs, "Boşanma davam var. Her türlü konuşurdum sana ama şu an konuşamam. Beni çekme" diyerek küfürler ve tehditler savurdu. Daha sonra kameraya yönelen şahıs, gazeteciye saldırmaya çalışınca polis ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Olay, hem gazeteciye hem de polis ekiplerine zor anlar yaşattı.
Amasya Amasya’nın taşkın koruma kalkanı 2 bin yıllık surlar Son günlerde yaşanan taşkınlarla gündem olan Orta Karadeniz Bölgesi’nde bulunan tarihi şehirlerinden Amasya’yı 2 bin yıllık surlar koruyor. Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örnekleri arasında gösterilen Yalıboyu Evleri, üstüne kurulu antik surlar sayesinde Yeşilırmak Nehri’nin sularıyla temas etmiyor. Şehrin eski belediye başkanlarından Mustafa Hatipoğlu, 1 kilometrelik alanda sıralı surların yüksekliği sayesinde tarihi evlerin korunmasında önemli rol üstlendiğini belirtti. UNESCO’nun geçici dünya mirası listesindeki Harşena Dağı’nın eteğinde sıralanan tarihi evlerin surların üstünde bulunduğunu anlatan İnşaat Yüksek Mühendisi Mustafa Hatipoğlu, "Amasya’da duvarlar taşkın debisine göre yapılmış. Amasya’yı koruyan surlardır. Bu surlar olmasaydı bu evler nasıl korunabilirdi? Surların faydası taşkın olmadan suyu geçiriyor. Hangi tecrübeye dayanarak yapmışlar bilemiyorum" dedi. "Belediye hudutları içerisinde tehlike yok" 1984 – 1989 yılları arasında belediye başkanlığını yaptığı şehrin bir kısmında geçmişte taşkınlar yaşandığını hatırlatıp yapılan yatırımlarla nehrin iki yakasına taş duvarlar örüldüğüne değinen 81 yaşındaki Hatipoğlu, "Belediye hudutları içerisinde tehlike yok. Ancak Yeşilırmak’ın kenarına yapılan binalarda bodrum katları mesken olarak kullanmamak lazım" diye konuştu. "Evlerdeki eşyaların kayıklarla kurtarıldığını hatırlıyorum" Tarihi Hatuniye Mahallesi’nin 2 bin yıllık surlar nedeniyle taşkın riski az noktalardan biri olduğunu anlatan Nurettin Karademir de, "Daha önceden Yeşilırmak’ın kıyısındaki duvarlar yoktu. Hacılar Meydanı mevkiinde nehrin taşmasıyla Sultan II. Bayezid Camii’nin bulunduğu alana kadar sular girmişti. Evlerdeki eşyaların kayıklarla kurtarıldığını hatırlıyorum" şeklinde konuştu. Yeşilırmak Nehri’nin debisi 215 metreküpe ulaştı Yeşilırmak Nehri’nin kıyısındaki köylerde yaşanan olağan üstü yağışlar sonrası oluşan taşkın nedeniyle 6 bin dekar arazide zarar olduğunu vurgulayan Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, debisi 215 metreküpe ulaşan nehirdeki suyun önümüzdeki hafta yağışların azalmasıyla düşüşe geçeceğini umut ettiğini söyledi. 7 ay önce sazlık ile adacıklar temizlenmişti Nehrin Akbilek ve Hacılar Meydanı mahallelerinden geçtiği kısmında oluşan sazlık ile adacıkların 7 ay önce temizlendiğini hatırlatan Cebeci, "Bugün huzurlu bir şekilde uyuyorsak bunu sayın valimiz ve DSİ çalışanlarına borçluyuz. O çalışma yapılmasaydı Amasya’yı su basabilirdi" ifadelerini kullandı.
Isparta Sürücü alkollü çıktı, yolcu gazetecilere saldırdı Isparta’da alkol denetimine takılan sürücü, alkolmetreyi üflememek için polis ekiplerinden süre istedi. Bol su içmesine rağmen yapılan ölçümde 106 promil alkollü olduğu tespit edildi. Araçta bulunan yolcunun ise gazeteci ve polis ekiplerine zor anlar yaşattığı, gazeteciye yönelik "Boşanma davam var. Çekme beni" diyerek tehdit ve küfürler savurduğu ve kameraya vurduğu anlar, kameraya anbean yansıdı. Isparta’da gece saatlerinde yapılan alkol denetiminde ilginç anlar yaşandı. Uygulamaya takılan bir sürücü, alkolmetreyi üflememek için polis ekiplerinden 5 dakika süre isteyerek bol su içti. Ancak yapılan ölçümde sürücünün 106 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye, alkollü araç kullanmaktan 25 bin lira, ters yöne girmekten ise 10 bin lira olmak üzere toplam 35 bin lira idari para cezası uygulandı. Sürücü, işlemlerinin ardından ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Araçta yolcu olarak bulunan bir şahıs ise çekici çağrılmasına tepki gösterdi. Ekiplerden aracın çekilmemesini isteyen şahıs, arkadaşının gelip aracı alacağını iddia ederek dakikalarca ısrar etti. Yaklaşık 1 saat boyunca kimsenin gelmemesi üzerine araç, çekiciyle otoparka götürüldü. "Boşanma davam var" diyerek gazeteciye saldırdı, Olay anını görüntüleyen gazeteciye tepki gösteren şahıs, "Boşanma davam var. Her türlü konuşurdum sana ama şu an konuşamam. Beni çekme" diyerek küfürler ve tehditler savurdu. Daha sonra kameraya yönelen şahıs, gazeteciye saldırmaya çalışınca polis ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Olay, hem gazeteciye hem de polis ekiplerine zor anlar yaşattı. (FD-
Ankara Kurban Bayramı’nda sofraların gözdesi Kahramankazan kavurması Ankara’da 1956’dan bu yana aynı yöntemle hazırlanan ve bayram sofralarının meşhur kavurması olan Kahramankazan kavurmasında Kurban Bayramı öncesi yoğun mesaiye başlandı. Kurban Bayramı öncesi Kahramankazan ilçesinde 1956’dan bu yana aynı bakır tencerede ve meşe odunlu özel sobada pişirilen meşhur Kahramankazan kavurması için hazırlıklar başladı. Kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetin püf noktaları arasında dananın kol eti, ince doğrama tekniği ve kısık ateşte uzun süre pişirme yer alıyor. Saraykent’te şubesi bulunan usta Ali Özarslan, Kahramankazan kavurmasının yapım sürecini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kavurmamız, Karamankazan’da ünlü bir kavurmadır" Toplam 4 şubenin olduğunu, 3’üncü ve 4’üncü kuşak olarak kavurmacılığı devam ettirdiğini belirten Ali Özarslan, "Meşhur kavurmamız, Karamankazan’da ünlü bir kavurmadır. Bizim kavurmamız dananın koludur. Kolu yumuşak, lokum ettir. Kolu ince ince derisinden ayıklarız. Ayıkladıktan sonra sinirlerini alırız. Aldıktan sonra lokum eti haline ince ince getiririz. Sonra bizim 1956’dan beri olan bakır tenceremiz var. Bakır tenceremizde bunu yağ ile beraber harmanlarız. Harmanladıktan sonra içine olmazsa olmaz soğanımız var. İnce ince soğanlardan kıyarız. Soğanlarımız 2 saat içinde yavaş yavaş eriyerek görünmez hale gelir. Görünmez hale geldikten sonra servise hazır olan kavurmamızı sunarız" dedi. "Sobamızın üzerinde 1956’dan beri olan bakır dövme tencerelerimiz var" Bakır tencere ve özel yapım sobanın yapımı ile hikayesini anlatan Özarslan, "Bizim sobamız Bursa yapımıdır. Allah rahmet eylesin sobayı yapanlarımız öldü, şu anda yapanları yok. Sobamızın içinde meşe odunu vardır. Sobamızın üzerinde de 1956’dan beri olan bakır dövme tencerelerimiz var. Bu bakır dövme tencerelerimizde kavurmamız lokum eti haline gelir. Normalde tüpte pişirmeyiz. Tüpte pişse bu kavurmamız 1 saat içinde falan olur ama sobanın üzerinde olduğu için yaklaşık 2 saatte kavurmamız yenecek hale gelir" ifadelerini kullandı. "Doğrama şekline kelebek et deriz" Kahramankazan kavurmasının yaprak halinde doğranmasını anlatan Özarlsan, "Kavurmamızın eti buttan olursa butlar genellikle küp küp olur. Ama dananın kolu olursa, kolu yumuşak bir ettir. Etin de doğrama şekline kelebek et deriz biz. Kelebek şeklinde kesersek lokum eti haline geliyor" diye konuştu. "Soğanı koyduktan sonra kısık ateşte kavurmamızı pişireceğiz" Kavurmanın püf noktasına değinen Özarslan, "Dananın kolunu kullanacağız. Dananın kolunu kullandıktan sonra bakır tenceremiz varsa bakır tenceremiz daha güzel olur kavurma için. Diğer tencerelerde olmaz mı? Olur. Bakır tencerede daha iyi bir şekle gelir. İnce ince doğranmış soğan koyacağız. Soğanı koyduktan sonra kısık ateşte kavurmamızı pişireceğiz. Çok ateşe atarsak kavurmamız bir anda yağa biner ve kavurmamız özelliğini kaybeder. Kısık ateşte yaparsak yaklaşık 2 saat içinde lokum eti haline gelir" şeklinde konuştu. "İlk başta tuzu kuzuya atabilirler ama danaya başta tuz atılmaz" Aynı zamanda Kurban Bayramı’nda kavurma yapacak vatandaşlara öneride bulunan Özarslan, "Lokum et haline gelene kadar karıştırsınlar. Biz üzerine yağ binmesi deriz. Pişip pişmediğini oradan anlarız. Tuzunu da en son atsınlar. Bazıları tuzu ilk başta atıyor. İlk başta attıkları için kavurmanın eti sert olur. İlk başta tuzu kuzuya atabilirler ama danaya başta tuz atılmaz. En büyük yanlışlardan birisi bu. Tuz atarlarsa tuz pişirmez" dedi. "Kesim tarzı farklı olduğu için daha yumuşak, etin aroması daha iyi hissediliyor" İşletmeye yakın bir muhitte çalıştığını söyleyen İsa Ekmen, "Öğle araları zaman zaman gelip kavurmanın lezzetini tadıyoruz. Eti farklı olsa gerek. Kesim tarzı da farklı olduğu için daha yumuşak ve etin aroması daha iyi hissediliyor. Onun için tercih ediyoruz. İzin gününde özellikle gelip yemek için uğramak istedik" ifadelerine yer verdi.