ASAYİŞ - 31 Ocak 2026 Cumartesi 15:54

Bakan Tunç: "Her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’

A
A
A
Bakan Tunç: "Her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TOKİ konutları kura töreninin ardından gazetecilerin, 15 yaşında öldürülen Ahmet Munguzzi, Van Gölü’nde ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojan Kabais ve Sivas ziyaretinde paylaştığı kar görüntüleri ile ilgili eleştiriler ile ilgili sorulara cevap verdi.


Adalet Bakanı Tunç, Ahmet Minguzzi davası ile ilgili soru üzerine yaptığı açıkalamada, ’’Ahmet Minguzzi’nin hunharca katledilmesinden sonra Atlas evladımızın da aynı şekilde hayatını kaybetmesi bizi derinden sarstı. Cumhurbaşkanımız’ın her iki aile için de hem telefonla, hem yüz yüze görüşmeleri oldu. Konuda ne yapılması gerekiyorsa, gerekli talimatları da oldu. Ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok acı, anneler ne derse haklıdırlar. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Temennimiz bu tür acı olayların olmamasıdır. Bu konuda alınması gereken tedbirler var. Konun sadece adalet, hukuk boyutu yok. Bunun için, eğitim, aile, gençlik, her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ dedi.


Çocukların suça sürüklenmesini önlemek, suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlar konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulduğunu anlatan Tunç, ’’Hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek, hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlar konusunda gerekeni yapmak. Bu anlamda Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş bir istişare yaptık. Hukukçularımızdan görüşler aldık. TCK nin 31. Maddesinde biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş. Burada 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanları ceza sorumluluğu yok. Çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yas arasındakilere cezası, yetişkinlere göre yarı oranda indiriliyor. 15-18 yaş grubundakiler ise cezaları 3’te bir oranında indiriliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili cezalarda, yetişkinlere göre indirimler söz konusu. Bütün dünya ülkelerinin uygulamalarını da inceledik. Ama maalesef, bazı basına düşen İsveç te, ceza sorumluluğu 15’ten 13 yaşa düşürülüyormuş, darısı bizim başımıza’ diyen haberler görüyoruz. Bizde ceza sorumluluğu 12 yaşın üstünde. İsveç daha yeni 13 yaşa yeni indirmeyi düşünüyor. Bizim hazırladığımız taslakta, özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından, her olayın suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu, gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi noktasında bir önerimiz vardı. Bu öneriyi de meclis grubumuzla paylaştık. Meclis grubumuz, diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda bir kanaat oluştu. Araştırma komisyonu kuralım, çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirler almak bakımından, hem diğer tedbirler, hem de yaptırımla, ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha kapsamlı bir çalışma iradesi, mecliste doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Mecliste İstanbul Milletvekilimiz Tuba Durgut’un başkanlığında bu komisyon çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz, çeşitli bakanlıkları, kurumları, akademisyenleri dinliyorlar. Bizler de görüşlerimizi komisyona ifade ediyoruz. Komisyonun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclisin gündeme gelebilecektir. Komisyon çalışmalarını bekliyoruz. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ile ilgili cezaları, 11. Yargı paketinde arttırmıştık. Hem 10, hem de 11. yargı paketinde, ceza adaletinin etkinliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti. Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme. Bunlar hep ceza kanununda yerlerini aldı. Hapis cezası gerektiren hususlar olarak şuanda yürürlüğe girmiş durumda. Çocuklar bakamından araştırma komisyonu önemli. Öncelikle çocukları suça iten nedenlerden korumak lazım. Bu nedenle meclisimiz araştırarak, çözüm önerilerini ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında da yapılması gerekenleri güdemiimizde tutmaya devam edeceğiz’’ dedi.


Yılmaz Tunç, Van Gölü’nde ölü olarak bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabais ile ilgili soru üzerine ise, ’’Rojin Kabais sorusturmasi devam ediyor. ÖlÖlüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ama öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı, kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller alındı. İfadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı. Tüm bunlar Adli Tıp sürecinde incelendi. Telefonunun incelenmesi ile ilgili olrak da benim bizzat İspanya Adalet bakanıyla bir görüşmem oldu. Telefonun incelenmesine devam ediliyor. 10 haneli bir şifre olduğu için, sürekli bir deneme yapılarak, cep telefonundaki bilgilere ulaşılmaya çalışılıyor. Ailesiyle görüşme yaptık. Kararlıyız dedik. Sorumlular, hayatını kaybetmesine neden olanlar, katiller varsa, bu konuda devlet hiçbir şeyi gizlemez’ dedik. Maalesef gerek sosyal medyada, gerekse bazı çevreler tarafından sanki devletin, yargının ’birilerini gizliyormuş’ gibi paylaşımda bulunalar var. Yargı, devlet, üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın, hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç bir kimseyi, kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun, gizleme olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var. Aileyle görüştük, acıları gerçekten çok büyük. Onlara, ’Biz Rojin kızımızın, evladımızın iyaşamını yitirmesi konusunda, hiç bir karanlık nokta kalmayacak şekilde incelenmesi, soruşturulması hususunu sonuna kadar takip edeceğimizi ifade ettik’’ şeklinde konuştu.


Bakan Tunç, gazetecilerin sorusu üzerine Sivas’ta kar altında yürürken görüntülerinin de yer aldığı video ile ilgili eleştiride bulunan muhalefete de cevap vererek, ’’Ne diyeyim ben buna. Bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. İlin protokolündeki herkes, valiler, siyasi parti il başkanları, adalet bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız, protokoldeki herkes karşılamada bulunuyorlar. Ertesi gün yapılacak programları istişare ediliyor. Sivas’a ziyarette bulundum. Kar yağışı vardı. Ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Özellikle CHP, bu konuyu Adalet bakanı gitti, yanında baş savcı vardı, Hakimler savcılar Kurulu Başkan Vekili vardı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili, sivaslı. Memleketinde, Adalet Bakanı ile beraber olmasından daha doğal ne olabilir ki? Gittiğim yerlerde CHP’li milletvekilleri karşılamada bulunuyor. CHP’li belediyelere ziyarette bulunuyorum. Bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesi programa davet ediyoruz. Sivas’ta da il protokolü ile bulunduğumuz ortamı maalesef, sanki yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir e işte parti devleti. Arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiç bir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca Demokrasi ve Anayasa Bayramı diye kutlatan partinin, Yassıada zihniyetinin bize ’parti devleti’ dersi vermeye hakkı ve haddi de olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında, neden bu kadar CHP yöneticilerinin telaşlı olduklarını bu millet çok biliyor. Onlar rahatsız. Onların hukuk devleti anlayışı ile bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı. Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs Hukuk Devleti, 27 Mayıs Yargısıdır. Adnan Menderesi asan yargıdır. Onların huku devletinde yargı bağımsızlığından anladıkları, 28 Şubat yargısıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik. Yargımiz milli iradeye saygı duyan, darbecilerin değil, milletin yanında olan hale geldi. Bunlar hazmedilemiyor. Başta CHP genel başkanı olmak uzere yaptikları açıklamalara baktığınızda bir telaş var, sıkışmışlığın göstergesi. Yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar. Rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar. Yargı artık vesayetçiye de geçit vermez. Yargı milletin adına tüyü bitmemişin hakkını yiyenden, hırsızlık yapandan, yolsuzluk yapandan hesap sorar. CHP’nin rahatsızlığı budur. Bu nedenle bizim Sivas’a gidip yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak, yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımıza hakaret ederek, tehdit ederek, bir takım mana çıkararak, açıklamalar yapmak beyhudedir. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız. Hiç bir yerden talimat almadan Anayasa kanun ve vicdanına göre, millet adına görev yapar. Eski yargı sistemi yoktur’’ diye konuştu


Yılmaz Tunç, açıklamalarından ardından Bartın Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Kongresi ’ne katıldı



Bakan Tunç: "Her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak İş kazasında ağır yaralanan eski muhtar hayatını kaybetti Hatay’ın İskenderun ilçesinde geçirdiği iş kazasında ağır yaralanan eski muhtar, tedavi gördüğü hastanede yaşamını kaybetti. Şahsın uzun yıllar görev yaptığı mahallede toprağa verileceği belirtildi. Edinilen bilgilere göre, olay 3 gün önce Hatay’ın İskenderun ilçesindeki bir yükleme sahasında meydana geldi. Abdullah Algur tanker üzerindeki benzin kapağını kontrol ettiği sırada aniden kıvılcım çıktı. Kıvılcımın bir anda parlamasıyla alevlerin arasında kalan Algur ağır yaralandı. Vücudunda ağır yanıklar oluşan Algur, olay yerine gelen sağlık ekiplerince sevk edildiği hastanede ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Şanlıurfa’daki tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilerek, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Günlerdir yaşam mücadelesi veren Algur, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Şırnak’ın Silopi ilçesinde yıllarca muhtarlık yaparak vatandaşların sevgisini kazanan Abdullah Algur’un vefatı, ailesi ve yakınlarının yanı sıra tüm Silopi halkını yasa boğdu. Acı haberin ardından çok sayıda vatandaş hastane ve taziye evine akın ederken, sosyal medyada da peş peşe taziye mesajları paylaşıldı. Hayatını kaybeden Algur’un cenazesinin işlemlerin tamamlanmasının ardından memleketi Silopi’ye gönderildiği öğrenildi. Saat 19.00 sıralarında ilçeye ulaşması beklenen Algur’un cenazesinin geniş katılımlı cenaze töreninin ardından uzun yıllar görev yaptığı Başak Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verileceği belirtildi.
Erzurum Halk Oyunlarında Erzurum Gençlik Spor ve EKTUD şampiyon Erzurum GSİM’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 2026 yılı faaliyet programında yer alan Halk Oyunları Bölge Birinciliği finalleri sona erdi. Erzurum Gençlik Spor Kulübü ve EKTUD Dadaşlar diyarına şampiyonluk sevinci yaşattı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) 2026 Faaliyet Programında yer alan ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu İl Temsilciliği tarafından organize edilen Halk Oyunları Bölge Finalleri, Erzurum Spor Salonu’nda yapıldı. Nefes kesen yarışlara neden olan küçükler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılan yarışlarda ekipler düzenlemeli ve düzenlemesiz dalda şampiyonluk kürsüsüne çıkmak için mücadele ettiler. Nefes Kesen Kulüpler arası Bölge Şampiyonası finallerine Erzurum’un yanı sıra Ardahan, Kars, Erzincan ve Iğdır illerinden ekipler katıldı. Minikler düzenlemeli dalda 1. Kars Gençlik Spor Merkezi oldu. Yıldızlar düzenlemesiz dalda ise Kars Doğu Rüzgarı Spor Kulübü şampiyon oldu. Erzincan ikinci, Erzurum Gençlik Spor Kulübü üçüncü oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü Zirvede Gençler düzenlemesiz dalda Bar Eğitimcisi Oktay Toktaş yönetimindeki Erzurum Gençlik Spor Kulübü şampiyon olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı elde etti. Zülal Bayraktar yönetimindeki kız ekibi ise minikler düzenlemesiz dalda üçüncü olarak bronz kupanın sahibi oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü halk oyunları bölge finallerinde iki kupa sevinci yaşadı. Ektud’dan Çifte Şampiyonluk Halk oyunları bölge finallerinde Erzurum’u temsil eden Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) Spor Kulübü bar ekipleri ise Dadaşlar diyarına çifte şampiyonluk sevinci yaşattı. Aynı zamanda EKTUD Başkanı olan bar eğitimcisi Gökhan Kılınboz yönetiminde piste çıkan EKTUD yıldızlar ve büyükler kategorisinde düzenlemesiz dalda çifte şampiyonluk kazandı. Yıldızlar düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Spor Kulübü (EKTUD) birincilik kürsüsüne çıkarken, Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci sırada yer aldı. Büyükler düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) şampiyon oldu. Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci oldu. Büyükler Karma dalda Ardahan Gençlik Spor Kulübü bölge birincisi oldu. Büyükler Düzenlemeli dalda ise şampiyonluk kupası Erzincan Gençlik Spor Kulübü’ne gitti. Dereceye giren takımların kupalarını Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Necati Yılmaz, MHK Yönetim Kurulu üyeleri Mevlüde Gül Erdem, Necip Çiçek, Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu ile diğer davetliler verdi. Çakmur Ve Dönmez’den Erzurum Ekiplerine Kutlama Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile aynı zamanda Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, hem Gençlik Spor Kulübünü hem de EKTUD’u başarılarından ötürü tebrik etti. Antrenörler Oktay Toktaş ile Zülal Bayraktar ile öğrencilerini tebrik etti. Çakmur ve Dönmez, Erzurum kültürüne hizmet veren ve takımlarını zirveye taşıyan Gökhan Kılınboz’u da kutladılar. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Kültürümüzü yaşatan ve başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Erzurum Gençlik Spor Kulübümüz ile EKTUD’a Türkiye finallerinde başarılar diliyorum" dedi. Bu arada yarışmalarda halk oyunları ekiplerini yalnız bırakmayan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Yaser Taşkesenlioğlu ve Ufuk Purutçu ile Halk Oyunları Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu da ekiplerin başarısına ortak olarak büyük sevinç yaşadılar.
İzmir TOMA’nın üstüne çıkıp zarar veren saldırgan tutuklandı İzmir’de Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan miting öncesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan ve müdahale sırasında TOMA’nın üzerine çıkan şüpheli Deniz Yolçu, sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Tutuklanan Yolçu’nun İstanbul’da bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olduğu öğrenildi. Özgür Özel’in İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması planlanan mitingi öncesinde emniyet güçleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Meydanın giriş ve çıkışlarının kapatılmasının ardından bölgeye çok sayıda çevik kuvvet ekibi ve TOMA sevk edildi. İzmir Valiliği’nin miting alanı olarak alternatif Gündoğdu Meydanı’nı önermesinin ardından, Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanan kalabalığa polis ekipleri dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu. Yapılan uyarılara rağmen dağılmayarak alana girmek isteyen gruba emniyet güçleri biber gazı ve TOMA ile müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında tazyikli su sıkan bir TOMA’nın üzerine bir vatandaşın çıktığı anlar kameralara yansıdı. 3 kişi gözaltına alındı Meydanda yaşanan gerginliğin ardından güvenlik güçleri müdahalede bulunarak 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Avukat Kıvılcım Çolak emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, diğer 2 şüpheli ise mevcutlu olarak adliyeye sevk edildi. TOMA’ya çıkan saldırgan tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler arasında, polisin tazyikli suyla müdahalesi esnasında TOMA’nın üzerine çıkan Deniz Yolçu da yer aldı. Hakim karşısına çıkarılan Yolçu, ’Kamu Malına Zarar Verme’ ve ’Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltındaki diğer şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İmam hatip lisesinde müdür yardımcısı çıktı Miting alanındaki olaylarda TOMA’nın üzerine çıkan ve mahkemece tutuklanan Deniz Yolçu ile ilgili bir detay daha ortaya çıktı. Yolçu’nun, İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı belirlendi.
Antalya Arkadaşını kurtarmak isterken boğulma tehlikesi geçiren çocuk hastanelik oldu Antalya’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde Konyaaltı Sahili Varyant girişinde boğulma tehlikesi yaşandı. Yüzme bilmeyen arkadaşının denizde zorlandığını gören 16 yaşındaki Nurullah Y., arkadaşını kurtarmaya çalışırken su yuttu. Kendi imkanlarıyla denizden çıkan çocuk, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Olay anını anlatan arkadaşı Suphi Ü., "Ben yüzme bilmiyordum, suya girdiğimde boğulma tehlikesi yaşarken o beni kurtarmaya geldi. Sonra biri beni çıkardı ama o suda kaldı. Daha sonra kendini kurtardı ama su yuttu" dedi. Olay, Kurban Bayramı’nın birinci gününde Konyaaltı Sahili Varyant girişinde 14.00 sularında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, falezlerin yakınındaki kayalıklarda arkadaşlarıyla vakit geçiren 16 yaşındaki Nurullah Y., yüzme bilmeyen arkadaşı Suphi Ü.’nün (15) denize girerek falezlerin bulunduğu bölgeye yanaştığı sırada zorlandığını fark etti. Arkadaşının yüzemediğini gören Nurullah Y., onu kurtarmak için denize girdi. Suphi Ü.’yü kurtarmaya çalıştığı sırada su yutan çocuk, denizde kısa süreli panik yaşadı. Suphi Ü. çevredekilerin yardımıyla denizden çıkarılırken, Nurullah Y. de kendi imkanlarıyla denizden çıktı. Sağlık ekipleri hastaneye kaldırdı İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri ve emniyet güçleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Nurullah Y., ambulansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. "O beni kurtarmaya geldi" Olay anını anlatan Suphi Ü., yüzme bilmediğini belirterek arkadaşının kendisini kurtarmak için denize girdiğini söyledi. Suphi Ü., "Ben yüzme bilmiyordum, suya girdiğimde boğulma tehlikesi yaşarken o beni kurtarmaya geldi. Sonra biri beni çıkardı ama o suda kaldı. Daha sonra kendini kurtardı ama su yuttu" ifadelerini kullandı.