POLİTİKA - 31 Ocak 2026 Cumartesi 13:48

Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor"

A
A
A
Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TOKİ konutları kura töreninin ardından gazetecilerin, 15 yaşında öldürülen Ahmet Munguzzi, Van Gölü’nde ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojan Kabais ve Sivas ziyaretinde paylaştığı kar görüntüleri ile ilgili eleştiriler ile ilgili sorulara cevap verdi.


Adalet Bakanı Tunç, Ahmet Minguzzi davası ile ilgili soru üzerine yaptığı açıkalamada, ’’Ahmet Minguzzi’nin hunharca katledilmesinden sonra Atlas evladımızın da aynı şekilde hayatını kaybetmesi bizi derinden sarstı. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın her iki aile için de hem telefonla, hem yüz yüze görüşmeleri oldu. Konuda ne yapılması gerekiyorsa, gerekli talimatları da oldu. Ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok acı, anneler ne derse haklıdırlar. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Temennimiz bu tür acı olayların olmamasıdır. Bu konuda alınması gereken tedbirler var. Konun sadece adalet, hukuk boyutu yok. Bunun için, eğitim, aile, gençlik, her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ dedi.


Çocukların suça sürüklenmesini önlemek, suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlar konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulduğunu anlatan Tunç, ’’Hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek, hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlar konusunda gerekeni yapmak. Bu anlamda Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş bir istişare yaptık. Hukukçularımızdan görüşler aldık. TCK nin 31. Maddesinde biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş. Burada 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanları ceza sorumluluğu yok. Çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yas arasındakilere cezası, yetişkinlere göre yarı oranda indiriliyor. 15-18 yaş grubundakiler ise cezaları 3’te bir oranında indiriliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili cezalarda, yetişkinlere göre indirimler söz konusu. Bütün dünya ülkelerinin uygulamalarını da inceledik. Ama maalesef, bazı basına düşen İsveç te, ceza sorumluluğu 15’ten 13 yaşa düşürülüyormuş, darısı bizim başımıza’ diyen haberler görüyoruz. Bizde ceza sorumluluğu 12 yaşın üstünde. İsveç daha yeni 13 yaşa yeni indirmeyi düşünüyor. Bizim hazırladığımız taslakta, özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından, her olayın suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu, gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi noktasında bir önerimiz vardı. Bu öneriyi de meclis grubumuzla paylaştık. Meclis grubumuz, diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda bir kanaat oluştu. Araştırma komisyonu kuralım, çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirler almak bakımından, hem diğer tedbirler, hem de yaptırımla, ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha kapsamlı bir çalışma iradesi, mecliste doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Mecliste İstanbul Milletvekilimiz Tuba Durgut’un başkanlığında bu komisyon çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz, çeşitli bakanlıkları, kurumları, akademisyenleri dinliyorlar. Bizler de görüşlerimizi komisyona ifade ediyoruz. Komisyonun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclisin gündeme gelebilecektir. Komisyon çalışmalarını bekliyoruz. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ile ilgili cezaları, 11. Yargı paketinde arttırmıştık. Hem 10, hem de 11. yargı paketinde, ceza adaletinin etkinliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti.


Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme. Bunlar hep ceza kanununda yerlerini aldı. Hapis cezası gerektiren hususlar olarak şuanda yürürlüğe girmiş durumda. Çocuklar bakamından araştırma komisyonu önemli. Öncelikle çocukları suça iten nedenlerden korumak lazım. Bu nedenle meclisimiz araştırarak, çözüm önerilerini ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında da yapılması gerekenleri güdemiimizde tutmaya devam edeceğiz’’ dedi.


Yılmaz Tunç, Van Gölü’nde ölü olarak bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabais ile ilgili soru üzerine ise, ’’Rojin Kabais sorusturmasi devam ediyor. ÖlÖlüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ama öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı, kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller alındı. İfadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı. Tüm bunlar Adli Tıp sürecinde incelendi. Telefonunun incelenmesi ile ilgili olrak da benim bizzat İspanya Adalet bakanıyla bir görüşmem oldu. Telefonun incelenmesine devam ediliyor. 10 haneli bir şifre olduğu için, sürekli bir deneme yapılarak, cep telefonundaki bilgilere ulaşılmaya çalışılıyor.


Ailesiyle görüşme yaptık. Kararlıyız dedik. Sorumlular, hayatını kaybetmesine neden olanlar, katiller varsa, bu konuda devlet hiçbir şeyi gizlemez’ dedik. Maalesef gerek sosyal medyada, gerekse bazı çevreler tarafından sanki devletin, yargının ’birilerini gizliyormuş’ gibi paylaşımda bulunalar var. Yargı, devlet, üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın, hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç bir kimseyi, kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun, gizleme olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var. Aileyle görüştük, acıları gerçekten çok büyük. Onlara, ’Biz Rojin kızımızın, evladımızın iyaşamını yitirmesi konusunda, hiç bir karanlık nokta kalmayacak şekilde incelenmesi, soruşturulması hususunu sonuna kadar takip edeceğimizi ifade ettik’’ şeklinde konuştu.


Bakan Tunç, gazetecilerin sorusu üzerine Sivas’ta kar altında yürürken görüntülerinin de yer aldığı video ile ilgili eleştiride bulunan muhalefete de cevap vererek, ’’Ne diyeyim ben buna. Bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. İlin protokolündeki herkes, valiler, siyasi parti il başkanları, adalet bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız, protokoldeki herkes karşılamada bulunuyorlar.


Ertesi gün yapılacak programları istişare ediliyor. Sivas’a ziyarette bulundum. Kar yağışı vardı. Ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Özellikle CHP, bu konuyu Adalet bakanı gitti, yanında baş savcı vardı, Hakimler savcılar Kurulu Başkan Vekili vardı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili, sivaslı. Memleketinde, Adalet Bakanı ile beraber olmasından daha doğal ne olabilir ki? Gittiğim yerlerde CHP’li milletvekilleri karşılamada bulunuyor. CHP’li belediyelere ziyarette bulunuyorum. Bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesi programa davet ediyoruz. Sivas’ta da il protokolü ile bulunduğumuz ortamı maalesef, sanki yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir e işte parti devleti. Arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiç bir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca Demokrasi ve Anayasa Bayramı diye kutlatan partinin, Yassıada zihniyetinin bize ’parti devleti’ dersi vermeye hakkı ve haddi de olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında, neden bu kadar CHP yöneticilerinin telaşlı olduklarını bu millet çok biliyor. Onlar rahatsız. Onların hukuk devleti anlayışı ile bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı.


Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs Hukuk Devleti, 27 Mayıs Yargısıdır. Adnan Menderesi asan yargıdır. Onların huku devletinde yargı bağımsızlığından anladıkları, 28 Şubat yargısıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik. Yargımiz milli iradeye saygı duyan, darbecilerin değil, milletin yanında olan hale geldi. Bunlar hazmedilemiyor. Başta CHP genel başkanı olmak uzere yaptikları açıklamalara baktığınızda bir telaş var, sıkışmışlığın göstergesi. Yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar. Rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar. Yargı artık vesayetçiye de geçit vermez. Yargı milletin adına tüyü bitmemişin hakkını yiyenden, hırsızlık yapandan, yolsuzluk yapandan hesap sorar. CHP’nin rahatsızlığı budur. Bu nedenle bizim Sivas’a gidip yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak, yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımıza hakaret ederek, tehdit ederek, bir takım mana çıkararak, açıklamalar yapmak beyhudedir. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız. Hiç bir yerden talimat almadan Anayasa kanun ve vicdanına göre, millet adına görev yapar. Eski yargı sistemi yoktur’’ diye konuştu


Yılmaz Tunç, açıklamalarından ardından Bartın Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Kongresi ’ne katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
İstanbul Elini teraziye sıkıştıran acemi kasap: "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" Kurban Bayramı’nda kurban kesimi ve hazırlığı sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelere akın etti. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne gelen acemi kasaplardan Uzay Güler, elini teraziye sıkıştırdığını belirterek, "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" dedi. İstanbul’da her Kurban Bayramı’nda yaşanan tanıdık manzaralar bu yıl da değişmedi. Bayram namazının ardından kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle kendini yaralayan çok sayıda vatandaş hastanelere akın etti. Kesim alanlarında ve evlerinin önünde kurban işlemleri yaparken bıçakla ya da çeşitli aletlerle kendilerini yaralayan vatandaşlar, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde yoğunluk oluşturdu. "Sakarlığımız başımıza dert oldu" Kurban etlerini tarttığı esnada elini teraziye kaptıran ve tedavisinin ardından yaşadığı talihsiz kazayı anlatan Uzay Güler, vatandaşları uyararak şöyle konuştu: "Terazinin arasına elim sıkışmıştı. Onu çekerken bir anda hızlı gelmesiyle elim saca çarptı ve kesildi. Bir şey olmadığını düşünmüştüm ama hastaneye geldiğimde tendonlarımda da bir zarar olduğunu söylediler ve tendonları diktiler, parmağımı da diktiler. Sakarlığımız başımıza dert oldu. Benim aslında bıçakla da işim yoktu ama içeride gördüğüm kadarıyla çok daha ciddi vakalar vardı. Bu konuda halkımızın dikkat etmesini ve bu işleri bilinçli kişilere bırakmasını öneriyorum; ben de dahil."