EĞİTİM - 30 Ekim 2024 Çarşamba 09:42

BARÜ’nün URAP Türkiye Sıralamasındaki yükselişi devam ediyor

A
A
A
BARÜ’nün URAP Türkiye Sıralamasındaki yükselişi devam ediyor

Bartın Üniversitesi (BARÜ) nitelikli bilimsel araştırma ve çalışmalarıyla University Ranking by Academic Performance (URAP) tarafından açıklanan ‘Türkiye Üniversiteler Sıralaması’ndaki yükselişini sürdürdü.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Enformatik Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren University Ranking By Academic Performance (URAP) tarafından 2024-2025 Türkiye Sıralaması açıklandı. Bu yıl Türkiye’den 190 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada; makale, atıf, bilimsel doküman, doktora, öğretim üyesi/öğrenci, uluslararası iş birliği, yurt içi iş birliği ve TÜBİTAK proje göstergeleri dikkate alındı.


BARÜ’de hedef: Sürekli İyileştirme


URAP Türkiye Sıralamasına göre BARÜ, sürdürülebilir bir performans göstererek Tüm Üniversiteler Sıralamasında bir önceki yıla göre 3 basamak, Devlet Üniversiteleri Sıralamasında ise 4 basamak yükselmeyi başardı. Bu yıl


sıralamaya giren 117 yükseköğretim kurumunu geride bırakan BARÜ, Tüm Üniversiteler Sıralamasında 73’üncü ve Devlet Üniversiteleri Sıralamasında ise 57’nci sıraya yerleşti. Nitelikli bilimsel araştırma ve çalışmalarıyla öne çıkan BARÜ; Tıp Fakültesi Olmayan Üniversiteler Sıralamasında 19’uncu, 2000 Yılından Sonra Kurulan Üniversiteler Sıralamasında ise 24’üncü sırada yer aldı.


Tüm üniversiteler sıralamasında 6 yılda 23 basamak yükseldi


BARÜ, sıralamaya giren üniversite sayısındaki artışa rağmen 6 yılda 23 basamak yükseldi. BARÜ; 2023 yılında 190 üniversite arasından 76’ncı, 2022 yılında 184 üniversite arasından 84’üncü, 2021 yılında 179 üniversite arasından 90’ıncı, 2020 yılında 166 üniversite arasından 91’inci ve 2019 yılında ise yine 166 üniversite arasından 96’ncı sırada yer alıyordu. Öte yandan BARÜ, 2019-2020 URAP Türkiye Sıralamasında devlet üniversiteleri arasındaki yerini de 6 yılda 21 basamak yukarıya taşımayı başardı.


Araştırma kalitesindeki başarılar URAP sıralamalarında öne çıktı


Tematik sıralamalarda da yükselişini sürdüren BARÜ, “Atıf Puan Sıralaması”nda 36’ncı, “Makale Puan Sıralaması”nda 54’üncü, “Uluslararası İş Birliği Sıralaması”nda 57’nci, “Yurt İçi İş Birliği Sıralaması”nda 63’üncü, “Bilimsel Doküman Sıralaması”nda 66’ncı, “TÜBİTAK Proje Sıralaması”nda 72’nci, “Öğretim Üyesi/Öğrenci Sıralaması”nda 86’ncı ve “Doktora Puanı Sıralaması”nda ise 141’inci sırada yer aldı. 7 alt alanda yükseliş kaydeden BARÜ, 6 yılda araştırma kalitesinin iki önemli göstergesi olan “Atıf Puan Sıralaması”nda 59 basamak ve “Makale Puan Sıralaması”nda ise 14 basamak çıkarak önemli bir başarı elde etti.


BARÜ; Tıp Fakültesi Olmayan Üniversiteler “Makale Puan Sıralaması”nda 14’üncü, “Atıf Puan Sıralaması”nda 12’nci basamakta yer alırken; 2000 Yılından Sonra Kurulan Üniversiteler “Makale Puan Sıralaması”nda 18’inci, “Atıf Puan Sıralaması”nda 8’inci sırada yer alarak sürdürülebilir yükselişini devam ettirdi.


BARÜ’nün başarıları THE 2025 Dünya Üniversite Sıralamasına yansımıştı


BARÜ, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde sürdürülebilir başarısını uluslararası değerlendirme kuruluşlarının listelerinde yer alarak sürdürmüştü. Geçtiğimiz günlerde açıklanan THE 2025 Dünya Üniversite Sıralamasında ‘Araştırma Kalitesi’ kategorisinde dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında 455’inci sıraya yerleşen BARÜ, geçtiğimiz yıl ilk defa girdiği 2024 listesine kıyasla bu yıl başarısını artırarak 108 üniversiteyi daha geride bırakmıştı. BARÜ, ‘Araştırma Kalitesi’ kategorisinde Türkiye’de ise 2’nci olurken, devlet üniversiteleri arasında ilk sırada yer almıştı. BARÜ ayrıca, genel sıralamada 1001-1200 bandındaki yerini koruyarak Türkiye’nin en iyi 13’üncü üniversitesi olmayı da başarmıştı.


"Hedefimiz ‘Üreten Üniversite’ anlayışıyla daha iyiye ulaşmak


BARÜ’nün ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yükselişini sürdürdüğünü vurgulayan Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, “Bartın Üniversitesi olarak bilimsel çalışmalarımız, nitelikli yayın ve teknolojik etki değeri yüksek araştırmalarımızla ulusal ve uluslararası indekslerde yer almaya devam ediyoruz. Ortaya koyduğumuz sürdürülebilir gelişim ile yükseköğretim derecelendirme sıralamalarında önemli bir ivme yakalayarak her yıl başarılarımızı artırıyoruz. İnanıyorum ki oluşturduğumuz araştırma-geliştirme ve bilim ekosistemi ile bu sıralamalardaki yerimiz önümüzdeki yıllarda daha üst sıralara çıkacaktır. URAP Türkiye Sıralamasında gösterdiğimiz bu başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari insan kaynağımızı tebrik ediyorum. Ayrıca daha iyiye ulaşma hedefiyle çıktığımız gelecek yolculuğunda bizlere olan destekleri için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.



BARÜ’nün URAP Türkiye Sıralamasındaki yükselişi devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Bilim Kafe’de kadın sağlığı ve erken tanının önemi konuşuldu Düzce Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi, Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü ile Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sağlığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen "Önlenebilir Bir Gelecek: Kadın Sağlığında Erken Tanının Gücü" başlıklı Bilim Kafe buluşması gerçekleştirildi. Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde ki programa Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim İletişimi Ofisi personeli ile Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde bulunan kadınlar katılım sağlarken etkinlikte, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Betül Keyif konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumla bilim arasında köprü kurmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında farklı alanlarda düzenli buluşmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kadın sağlığının toplumsal açıdan büyük önem taşıyan konulardan biri olduğunu belirten Cömert, özellikle Dünya Kadınlar Günü öncesinde bu başlığın ele alınmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında erken tanının önemine değinerek, birçok sağlık sorununun erken dönemde fark edildiğinde etkili bir şekilde yönetilebildiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Betül Keyif, kadın sağlığına ilişkin önemli başlıkları bilimsel bir bakış açısıyla ele aldı. Toplumda farkındalık oluşturmanın kadın sağlığından büyük önem taşıdığını belirten Betül Keyif, özellikle tarama programları ve koruyucu sağlık hizmetlerinin kadın sağlığının korunmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Kadınların kendi sağlıklarını tanımasının ve vücutlarındaki değişimleri takip etmesinin erken başvuru açısından önemli olduğunu belirten Keyif, kadın sağlığında görülebilen bazı durumların bireysel farklılıklar gösterebileceğini belirtti. Düzenli sağlık kontrollerinin ve tarama programlarının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Keyif, koruyucu uygulamalar arasında yer alan aşıların da kadın sağlığının korunmasına önemli derecede katkı sağlayabildiğinin altını çizdi. Katılımcıların merak ettikleri soruları doğrudan uzmanına yöneltme fırsatı tanıdığı ve interaktif bir şekilde gerçekleştirilen program, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile tamamlandı.
Karaman Karaman’da başıboş köpeklerin kediyi öldürdüğü anlar kameraya yansıdı Karaman’da başıboş köpeklerin saldırdıkları kediyi öldürdükleri anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yaşanan olay sonrası köy halkı başıboş köpeklerden endişe duyduklarını dile getirdi. Olay, merkeze bağlı Ekinözü köyünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, köy içerisinde sürü halinde dolaşan başıboş köpekler, bir evin bahçesinde bulunan kediye saldırdı. Saldırı sonucunda kedi telef oldu. Köpeklerin kediye saldırdığı anlar ise evin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde köpeklerin kediyi kovaladığı, kedinin köpeklerden kaçmak için ağaca tırmandığı sırada ağaçtan düşerek köpekler tarafından öldürüldüğü görülüyor. "Görüntüleri izlediğimizde acı bir tabloyla karşılaştık" Bahçesinde beslediği kedinin kaybolması üzerine kamera kayıtlarını incelediklerini belirten Emirhan Sezen, "Görüntüleri izlediğimizde acı bir tabloyla karşılaştık. Dört başıboş köpeğin kediye saldırdığını gördük. Köyde yaşıyoruz; diğer köylerde de olduğu gibi çoban köpekleri kontrolsüzce çoğalarak başıboş halde dolaşır oldu. Kış şartlarında aç kalarak saldırganlaşabiliyorlar. Bu nedenle köyde özellikle akşam saatlerinde yürümek, bisiklet sürmek gibi aktiviteleri yapamaz olduk. Sabah saatlerinde de öğrenciler servis beklerken tedirginlik yaşıyorlar. Bugün bir hayvana zarar veren bu durumun, yarın bir insanın başına gelmesinden endişe ediyoruz. Amacımız hiçbir canlının zarar görmesi değil, onların daha iyi şartlarda yaşamalarını ve gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi. Köy sakinleri, benzer durumların tekrarlanmaması adına çözüm beklediklerini ifade ettiler.
Bursa Osmangazi’de 8 Mart’a özel medya buluşması Osmangazi Belediyesi, Medya Buluşmaları programında bu kez ‘Kadın Gözünden Gazetecilik’ konusunu ele aldı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen programda gazeteci Aysın Komitgan, medya dünyasına kadın perspektifinden önemli bir bakış sunarken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi. Gazetecilik mesleğinde kadınların karşılaştığı zorluklara ve elde ettikleri başarılara değinen Aysın Komitgan, kadınların medya sektöründe daha görünür olması gerektiğini vurguladı. Meslek hayatından örnekler paylaşan Komitgan, gazeteciliğin sorumluluk gerektiren ve toplumsal etkisi yüksek bir meslek olduğunu ifade ederek özellikle gençlerin doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasının önemine dikkat çekti. "Kadın her zaman vitrinde olmalı" Programın moderatörlüğünü üstlenen Sevda Kurul, söyleşi boyunca yönelttiği sorularla gazeteciliğin değişen dinamiklerini ve dijital medyanın etkilerini gündeme taşıdı. 8 Mart’ın aslında bir kutlama değil, daha çok bir anma günü olduğunu söyleyen Komitgan, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "8 Mart, 1857’de fabrikada çalışan kadınlara yapılan saldırı ve 129 kadının hayatını kaybetmesiyle başlayan acıklı bir hikayeye dayanıyor. Bugün hala kadınlar olarak haklarımızı elde etmek, erkeklerle omuz omuza çalışma ortamları oluşturmak ve eşit haklara sahip olmak için mücadele ediyoruz. Oysa Atatürk 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Buna rağmen bugün siyasette, ticarette, kamuda ve hatta gazetecilikte bile kadınların çoğu zaman geri planda bırakıldığını görüyoruz. Oysa kadın her zaman vitrinde olmalı, mutfakta değil. Çünkü kadın; evde, işte, sosyal hayatta ve annelikte büyük sorumluluklar üstlenen emekçi bir güçtür. Bu nedenle 8 Mart’ı kadınların haklarını hatırladığı ve haklarını kazanma mücadelesini sürdürdüğü bir gün olarak görüyorum." "Yakın gelecekte kadınlar daha fazla var olacak" Medya sektöründe kadınların rolü, sahada yaşanan deneyimler ve mesleğin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapan Aysın Komitgan, "Son 20 yılda kadın çalışan ve kadın yönetici sayısının ciddi şekilde arttığını görüyorum. Bu çok sevindirici. Yakın gelecekte kadınların daha fazla var olacağı bir tablo göreceğimize inanıyorum. ‘Kadın yapamaz’ denilen her işi kadınların başaracağını düşünüyorum." diye konuştu. Son olarak gençlere tavsiyelerde bulunan Komitgan, "İnsan sevmediği bir işi yaparsa başarılı olamaz. Ben mesleğimi çok seviyorum ve hala severek yapıyorum. Gençlere tavsiyem yaptıkları işi sevmeleri ve kendilerini sürekli geliştirmeleri. Dünyayı ve ülkeyi takip etmek, yaşadıkları kentte herkesle iletişim kurabilmek çok önemli. Bir kurumda çalışabilirsiniz ama asıl önemli olan bulunduğunuz yerde kendinizi ispatlayıp o kente imzanızı atabilmektir. Bu kolay değil ama imkansız da değil. Yeter ki insanlar yaptıkları işi sevsin, kaliteli yaşasın ve dünyayı takip etsin." açıklamalarında bulundu. Program sonunda ise Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, başarılı gazeteci Aysın Komitgan’a günün anısına teşekkür plaketi takdim etti.
Bursa Orhaneli’nin turizm potansiyeli Bursa’yı gülümsetecek Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Orhaneli ilçesinde düzenlediği iftar programına katılan Başkan Mustafa Bozbey, dağ yöresine ayrı bir önem verdiklerini belirterek, "Dağ yöresi gülümserse, Bursa’nın tamamı da gülümser" dedi. Ramazan ayının manevi iklimini düzenlediği programlarla kentin farklı noktalarında vatandaşlara yaşatan Büyükşehir Belediyesi, iftar programlarına Orhaneli ilçesiyle devam etti. Orhaneli Kapalı Spor Salonu’ndaki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Masaları tek tek gezen Başkan Mustafa Bozbey, Orhanelililerle sohbet ederek talep ve önerilerini dinledi. Akşam ezanının okunmasıyla vatandaşlar hep birlikte oruçlarını açtı. "Dört dağ ilçesini nitelikli hale getirmeyi hedefliyoruz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan bereketini ve huzurunu paylaşmaya ve aynı sofralarda buluşmaya devam ettiklerini ifade etti. Göreve geldikleri günden itibaren dağ yöresine ayrı bir önem verdiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Dağ yöresi bugüne kadar dışlandı ve kabul edilmedi. Bu anlayışı kabul etmeyen birisi olarak bölgeye ayrı bir önem veriyorum. Dört dağ ilçesini nitelikli ve talep gören bir hale getirmeyi hedefliyoruz. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanların yanında olmaya devam edeceğiz. Dağ yöresinin güzel insanları bunu hak ediyor" diye konuştu. "Halkımızın mutlu ve huzurlu yaşaması için sahadayız" Ramazan ayının halden anlamayı, aynı ekmeği, suyu ve duayı paylaşmanın değerini hatırlattığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan boyunca 17 ilçede dayanışmanın ve paylaşmanın örneğini yaşadıklarını vurguladı. Birçok ihtiyaç sahibinin derdine derman olmak kendilerini adadıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak dağ ilçelerimizdeki muhtarlarımızdan gelen talep ve önerileri değerlendirerek halkımızın mutlu ve huzurlu yaşaması için sahada çalışıyoruz. Dağ yöresi gülümserse, Bursa’nın tamamı da gülümser. Orhaneli’nin turizm potansiyeli de bizim için önemli. Önümüzdeki süreçte Orhaneli’nin bu yönünü ele alan hizmetlerimizi gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve CHP Orhaneli İlçe Başkanı Yusuf Tosun da iftar sofrasında Orhanelililerle buluşmalarını sağlayan Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ederek Ramazan’ın kardeşlik ve huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Başkan Mustafa Bozbey ve beraberindekiler, Beyce Kıraathanesi’ni ve CHP Orhaneli İlçe Başkanlığını ziyaret etti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlara çiçek veren Başkan Mustafa Bozbey, ziyaretlerde ilçede gerçekleştirilen çalışmaların ve projeleri de değerlendirdi.
Erzurum Hacımüftüoğlu; "Hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır " Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin Ramazan ayında cuma günleri, teravih namazı sonrası EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip ettiği "Huzur Dersleri"nin bu haftaki konuğu İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu oldu. Yarım asırlık hocalık ve ilmî hayatında Tefsir ve Belâgat sahasında ihtisaslaşmış olan Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu "Huzur Dersleri"nde "Kuran-ı Kerim’e Göre İnsanın Yaratılışı ve Mükellefiyet Eşitliği" başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında kendi kamuoyumuzda büyük bir kesimin inandığı insanın yaratılışıyla ilgili umumî bilginin İsrailî olduğunu ifade ederek Tekvin’de Üçüncü Bab’da söylendiği gibi Havva’nın Adem’in kaburgasından değil Adem gibi Havva’nın da topraktan yaratıldığını; şeytanın da bir melek değil bir cinnî olduğunu ifade etti. "Kadın ve erkek nev’i olarak eştir, eşittir İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Hacımüftüoğlu’nun Huzur Dersleri’ndeki konuşmasına şöyle devam etti: "Nisâ suresi birinci ayet, kadın ve insanlık tarihi için büyük bir inkılaptır. Kuran’da geçen kelimelerin etimolojisi, ıstılahları, nüansları iyice incelendiğinde ayet-i kerimelerde geçen ‘zevc’ kelimesi müennes değildir, erkek için de kullanılmıştır. Osmanlı Türkçesinde "zevce" sadece müennes, yani kadınlar için kullanılmıştır. Nisa-1, A’râf-189, Nahl-72, Zümer-6 ayetlerinde ‘zevceha, ezvecân’ kelimeleri geçer. Eş olan kadın mı erkek mi? Yoksa eşit mi? Evet, ayet-i kerimeler kadının da erkeğin de ‘eş’ olduğunu bildiriyor. Ayetteki eşlik eşitlik anlamı bu ayetler (indirildiği dönem de dikkate alındığında) insanlık ve bilhassa kadınlar için muhteşem bir inkılap... Kuran-ı Kerim’in indiği dönemde Arap yarımadasında, Avrupa’da ve dünyanın pek çok yerinde kadının adı yoktu; kadın diri diri gömülüyor, cadı diye diri diri yakılıyor, bir fuhuş malzemesi olarak kullanılıyordu. İsrailiyatta kadının erkeğin kaburgasından yaratıldığı yazar. Ancak Kuran-ı Kerim’de kim kimden yaratıldı, açıklamaz ve ‘eş (eşit)’ kelimesini kullanır. Kadın demez, erkek demez; eş der. Evet, kadın ve erkek nev’i olarak eştir, eşittir, insan türüdür; cinsiyet olarak farklıdır, kadın insanoğlunun yaratılışında ve neslinin devamında büyük bir rol üstlenmiş ulvi bir varlıktır. İslam’ın kadına verdiği değer budur işte. Meleklerin secde ettiği varlıktır, esmanın tecelli ettiği kadın veya erkek." "Hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır" Hacımüftüoğlu, Avrupa’nın sapkın inanışlarını öne çıkaran Ortaçağ kavramının bizim medeniyet tarihimiz için söz konusu olamayacağını vurgulayarak, " Avrupalı karanlık Ortaçağ’ı yaşarken biz Müslümanlar en parlak medeniyet tarihimizi yaşıyorduk. Onların veya dünyanın farklı iklimlerindeki halkların kadına bakışı ne kadar kötü, iğrenç olursa olsun İslam medeniyetlerinde kadın meleklerin secde ettiği ulvi bir varlıktır. Allah ruh-i hayvanî olan insana değil topraktan aşama aşama yaratılan insana Allah kendi ruhunu üfledikten sonra meleklere ona secde etmesini istedi. Melekler hangi insana secde etmeli? Allah’ın kendi ruhundan üflediği insana, o insan ki esmanın tecelligâhı olarak kalmaya gayret etmişse... Netice itibariyle şunu söyleyebiliriz: Kendisini yaratan Allah’a karşı insanın, yani hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır. Rabbim bizi kendisine kul kabul eylesin. O’na lâyık olamasak da... O’na döndürüleceğiz. Allah o günümüzde merhamet eylesin." Dedi. İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun konuk olduğu ve TDED Erzurum Şubesi tarafından EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip edilen Huzur Dersleri programına Çögenderli Hacı Salih Efendinin ve Sakıp Efendi Hocaların talebesi Abdullah Şeker Hoca da iştirak etti ve programı bir dua ile tamamladı.