GÜNDEM - 25 Haziran 2024 Salı 20:33

Emekli çift 7 metrelik tekne ile Türkiye turunda

A
A
A
Emekli çift 7 metrelik tekne ile Türkiye turunda

Ordu’dan yola çıkan emekli çift 70 yaşındaki Adem Koç ile 65 yaşındaki eşi Necla Koç, 7 metrelik tekneleriyle Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’i dolaşacakları sıra dışı yolculukta Bartın’ın Amasra ilçesine ulaştı. 41 yıldır hayalini kurduğu tura eşi ile birlikte çıkan Adem Koç, 2 yıl sürecek olan tekne turunu evliliklerinin 41. yılında tamamlamayı hedefliyor.


Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Adem Koç ile 65 yaşındaki eşi Necla Koç, 39 yıl önce evlendi. Evliliğinin ardından çalışmak zorunda kalan ve işi nedeniyle denizden uzak kalan Adem Koç, yıllardır tekne ile Türkiye’nin kıyılarını gezme hayali kurdu. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde babası ile balıkçılık yapan Adem Koç, emekli olduğu 2008 yılında 5 metrelik tekne alarak, hayalini gerçekleştirmek için tek başına Ordu’dan yola çıktı. Aile hasreti ve tek başına olmanın zorluğu gibi nedenlerden Balıkesir’in Edremit’in Akçay sahiline kadar gidebildi. Burada Türkiye turunu yarım bırakan Adem Koç, hayalini gerçekleştirebilmek için bu kez eşinin emekli olmasını bekledi. Süreçte yaşanan pandemi gibi çeşitli nedenlerden 16 yıl daha hayalini erteleyen Adem Koç, yaptırdığı 7 metrelik tekne ile 12 Haziran 2024 tarihinde eşiyle Ordu’dan yola çıktı.


Tam 41 yıl sonra hayalini gerçekleştirmek için ikinci kez deniz yolculuğuna başlayan Adem Koç, 12 gün süren yolculuğun ardından Bartın’ın Amasra ilçesine ulaştı. Çift, bir gece konakladığı Amasra Limanı’nda bulunan balıkçı tekneleri sahipleri, çalışanları, bölge esnafı ve ilçe halkının yoğun ilgisini gördü. Teknede yatıp kalkan çift, bölgedeki tarihi, kültürel yerleri de gezdi. Çift bir sonraki gün ise Türkiye’nin en uzun nehir taşımacılığının yapıldığı akarsuyu olan Bartın ırmağına da gelerek, Bartın’ı da gezdi.



Tekne turu 2 yıl sürecek


Başladıkları turun 2 yıl süreceğini söyleyen Adem Koç, ilk yılda 4 aylık Türkiye’nin sahillerini gezeceklerini, ikinci yılda ise Türkiye’nin deniz hudutlarını görmek istediklerini ifade etti. Bu yılki Eylül ayının sonlarına doğru Hatay’ın Samandağ ilçesine giderek ilk yılki turu tamamlamayı arzuladıklarını vurgulayan Adem Koç, ilk etabın tamamlanmasının ardından tekneyi kış mevsiminde Akdeniz’de bırakarak, otobüsle Ordu’ya dönmeyi planladıklarını kaydetti. Adem Koç, evliliklerinin 41. yıl dönümünde yani 2025 yılında ise tekneleri ile Akdeniz’den yola çıkarak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan ve Gürcistan sınırlarını görerek, turu tamamlamak istediklerini anlattı.


Çocukluk ve gençlik yıllarını denizde geçiren Adem Koç, 29 yaşında başladığı işi nedeniyle denizden ayrı kaldığını ama unutamadığını ifade etti. 25 yıl boyunca denize kavuşma hayali ile çalıştığını kaydeden Adem Koç, "Biz balıkçı aileyiz. 7 yaşından itibaren balıkçılık yapıyorduk. Ağlarımız vardı. Bu 7. teknem. Bu arada 2 yıllık yüksekokulu bitirdim. Elektrik teknikeriyim. 29 yaşında TEDAŞ’a işe girdim. Hep de iç bölgelerde çalıştım. Denizden uzaklaşınca, deniz aşkım dinmedi. İşi bitirip, emekli olunca böyle bir yolculuğa çıkmayı düşündüm. Bu düşünceyi unutamadım" ifadelerini kullandı.



25 yıl sonraki ilk denemesinde başarısız oldu


2008 yılında emekli olan Adem Koç, 5 metrelik tekne ile 25 yıldır hayalini kurduğu Türkiye turunu gerçekleştirmek için harekete geçti. Yaşadığı zorluklar nedeniyle hayali de yolculuğu da yarıda biten Adem Koç, "2008’de 5 metrelik tekne ile Ordu’dan Edremit Akçay’a gitme maceram oldu. Yalnızdım, zor şartlar vardı, Türkiye turunu bitiremedim. Ama kafama koymuştum, bu turu bitirmek istiyordum. Hazırlıklarımı tamamladım. Araya pandemi girdi anca turumuza başlayabildik" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye’nin kıyılarını karış karış gezen adam olmak istiyorum"


41 yıllık hayali için defalarca kez yola çıkmaya niyetlenen Adem Koç, süreçte yaşanan pandemi, teknenin küçük olması, sınır ötesi operasyonlar ve savaşlar gibi çeşitli sebeplerden hayalini defalarca kez ertelemek zorunda kaldığını vurguladı. 16 yıl süren hazırlığın ardından 12 Haziran’da yola çıkan Adem Koç, çıktığı ikinci seferinde hayalinin ilk etabını 4 ayda tamamlamak istiyor. Çiftin 2 yıl içerisinde toplamda 8 ay sürecek olan deniz yolculuğu 2025 yılı Ekim ayında tamamlanacak. Adem Koç, "Türkiye’nin bütün kıyılarını karış karış gezen adam olmak istiyorum. Bunu daha önce yapan oldu mu bilmiyorum. Ama Yunanistan ile aramızdaki adaların da etrafında turlayarak, görmek istiyorum" dedi.



"Maceralarını kitap yazarak anlatacak"


Koç, yolculukta yaşadığı maceralarını da kaleme aldığını ifade ederek, yolculuk sonunda tuttuğu günlükleri kitap halinde dönüştüreceğini ifade etti. 12 günlük yolculukta bile bir kitap yazacak kadar hatıra biriktirdiklerini söyleyen Adem Koç, emekli olan herkese çeşitli uğraşlar edinmeleri için örnek olmak istediğini de anlatarak, "Yaşadığım maceraları, hatıraları her gün günlüğüme yazıyorum. Şu ana kadar 12 defter bitirdim. Herhalde şu ana kadarki hatıralarımdan bile bir kitap çıkar. Tur sonuna kadar 3-4 kitap olur. Bundaki amacım da insanlara örnek olmak, esin kaynağı olmaktır. ’70 yaşından sonra ölümü beklemeyin, yine bir şeyler yapın’ diyorum. Gezmek isteyen gençlere de ilham olmak istiyorum. 41 yıllık hayalimi gerçekleştirmek, Türkiye’nin tüm kıyılarını gezmek hayatımın bu sön döneminde en keyifli şey olacaktır. Hedefe ulaşmayı çok istiyorum. Başaracağım" şeklinde konuştu.



10 günde deniz korkusunu yendi


Kocasının 41 yıllık hayaline katıldığı için çok mutlu olduğunu belirten Necla Koç, "Çocukluğumdan itibaren deniz beni hep tutardı. Eşimin hayaline katılmak istiyordum ama sürekli endişelerim vardı. Deniz tutar, teknede yatamam gibi. Birkaç gün zorlandım ama bir haftada bünyem alıştı. Şu an hiç bir şekilde zorlanmıyorum. İyi ki bu yolculuğa çıktık. Türkiye’nin muhteşem yerlerini görüyoruz. Her limanda yeni insanlarla tanışıyor, sohbet ediyor ve dostluk kuruyoruz. Ayrıca gittiğimiz yerleri gezip tanıyoruz. Buraların muhteşem doğasında, yemek yemeninin, çay içmenin ve kafa dinlemenin keyfini yaşıyoruz" diye konuştu.


Amasra ve Bartın’da geçirdikleri 2 günün ardından tekneleri ile İstanbul’a doğru hareket eden emekli çift, Zonguldak, Sakarya sahillerinde vereceği molanın ardından ise İstanbul Boğazı’ndan geçerek Marmara Denizi’ne, oradan da Ege ve Akdeniz’e açılarak, bu yılki yolculuğunu Hatay-Samandağ’da bitirecek.



Emekli çift 7 metrelik tekne ile Türkiye turunda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.