POLİTİKA - 14 Mart 2026 Cumartesi 07:06

Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

A
A
A
Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi


Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi.



’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’


İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı.



’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’


Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu.



’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’


Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi.



’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’


Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu.


Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.



Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Kene popülasyonu arttı, uzmanlar tedbir çağrısı yaptı Yağmur yağışları ve havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı uzmanlar vatandaşları uyardı. İlkbahar ve yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında artış yaşanırken, özellikle kene ısırmaları sonucu görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Karakeçili, özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında vaka yoğunluğunun arttığını söyledi. Bu yıl kene popülasyonunun fazla olduğuna dikkati çeken Karakeçili, keneye maruz kalan vatandaşların en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti. Karakeçili, hastaneye ulaşımın mümkün olmadığı durumlarda kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirterek, "Eldiven ya da poşet yardımıyla cımbız kullanılarak uygun şekilde çıkarılmasını öneriyoruz." dedi. Kırsal alanlarda kapalı kıyafet tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakeçili, şunları kaydetti: "Kapalı ayakkabı giyilmeli ve pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı. Çünkü keneler yerden gelerek vücudumuza tutunuyor. Ayrıca vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor." Kenelere karşı koruyucu spreylerin de kullanılabileceğini aktaran Karakeçili, vatandaşların panik yapmadan bilinçli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da bayramın ilk gününde 232 acemi kasap hastanelik oldu Şanlıurfa’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban keserken yaralanan 232 kişi hastanelik oldu. El, kol ve ayaklarından yaralanan vatandaşların tedavileri acil servislerde yapıldı. Şanlıurfa’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban kesmeye çalışırken yaralanan 232 kişi hastanelere başvurdu. Kent genelinde sabah saatlerinden itibaren başlayan kurban kesimleri sırasında yaşanan dikkatsizlikler nedeniyle çok sayıda vatandaş çeşitli yerlerinden yaralandı. Bayram namazının ardından kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlar, belirlenen kesim alanlarında ve evlerinin önünde kurbanlarını kesmeye başladı. Ancak kesim sırasında bazı vatandaşlar kullandıkları bıçaklarla el, kol ve ayaklarından yaralanırken, bazıları da kurbanlık hayvanların darbeleri sonucu vücutlarının çeşitli bölgelerinden yaralandı. Yaralanan vatandaşlar, yakınları tarafından kentteki hastanelerin acil servislerine götürüldü. Şanlıurfa’daki hastanelerde yoğunluk oluşturan ve halk arasında "acemi kasap" olarak adlandırılan 232 kişinin tedavileri sağlık ekipleri tarafından yapıldı. İlk müdahaleleri tamamlanan yaralıların büyük bölümünün taburcu edildiği öğrenildi. Bayram sabahı kurbanını kendisi kesmek isterken elinden yaralanan Cuma Yıldız, "Kurbanı kesmeye çalışırken elimi kestim. Buna da şükür, daha kötü de olabilirdi. Buradan acemi kasaplara da şunu söylemek istiyorum; kasaplık herkesin işi değildir. İşiniz olmayan işi yapmayın. Kasaba 5-10 bin lira verin, riskli işler yapmayın. Ben elimi kestim, birazdan ameliyata gireceğim. 100 bin lira değil, 1 milyon TL de versem artık bu başparmağım eskisi gibi olmayacak. Acemi kasaplardan ricam herkes bu işi yapmasın" diye konuştu. Bayramın ilk gününde Şanlıurfa’da yüzlerce kişinin benzer nedenlerle hastanelere başvurduğu öğrenilirken, sağlık ekipleri vatandaşlara kurban kesiminde dikkatli olunması çağrısında bulundu.