EKONOMİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 18:59

Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu Bartın’da toplandı

A
A
A
Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu Bartın’da toplandı

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Aralık ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Bartın İnkumu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi.


Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan başkanlığında düzenlenen toplantıya; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Bartın İl Genel Meclisi Başkanı Turhan Kalaycı, Karabük İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fatih Çaprak, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Balık ile Ajans Genel Sekreter V. Mehmet Çetinkaya ve ajans personeli katıldı.


Ajans Genel Sekreter V. Mehmet Çetinkaya’nın ajansın devam eden çalışmaları hakkında yaptığı bilgilendirme sunumunun ardından ise bir önceki yönetim kurulu toplantısında alınan kararlarla ilgili yapılan çalışmaların değerlendirildi.


Toplantıda, bölgenin gelişimine katkı sağlayacak stratejik konular başta olmak üzere; kurumsal gelişim, mali ve teknik destekler, sonuç odaklı program faaliyetleri ile genel bilgilendirmeler ele alındı.


Karşılıklı değerlendirmelerin yapıldığı toplantı, görüş ve önerilerin paylaşılmasının ardından sona erdi



Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu Bartın’da toplandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zihinsel engelli Beyza filografi sanatıyla hayata tutunuyor Gaziantep’te yaşayan yüzde 55 zihinsel engelli Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin büyük desteği ile başladığı filografi sanatı çalışmaları sayesinde yaşama tutunuyor. Şahinbey ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Beyza Nur Küçüktürkmen, kalp hastası olarak dünyaya geldi ve henüz çocuk yaşta defalarca ameliyat oldu. Birçok hastalık geçiren Beyza Nur Küçüktürkmen, geçirdiği hastalıklar ve kullandığı ilaçların da etkisiyle zihinsel engelli kaldı. Filografi sanatıyla yapılan tablolara ilgi duydu Sürekli ilaç kullanan ve evden de kolay kolay çıkmayan Beyza Nur Küçüktürkmen, bir yıl önce mahallelerindeki Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi içinde yer alan filografi kursundaki kadınların yaptıkları tabloları tek tek inceledi. Kadınların çalışmalarını görüp etkilenen, her eve gidip gelişinde kurstaki filografi çalışmaları izleyen ve inceleyen Küçüktürkmen, kendisi de aynı şekilde filografi çalışması yapmak istedi. Durumu annesi Şule Nergiz Şenel’e anlatan Beyza Nur’un bu merakına annesi de büyük destek verdi. Kızı Beyza Nur’un Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan ve tellerin çivilerin arasından geçirilmesiyle yapılan filografi tabloların dikkatini çekmesi üzerine kursa başvuran anne Şule Nergiz Şenel, filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan’ın desteğiyle kızının kaydını yaptırdı. Annesinin desteğiyle kursa katıldı Şahinbey Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde kadınlar için açılan kursa başlayan Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin desteğiyle düzenli olarak kursa katıldı. Binlerce çivi ve metrelerce bakır telle yapılan filografi sanatında kendini geliştiren Küçüktürkmen, 1 yıldan beri aralıksız gittiği kursta filografi sanatıyla tablolar yapmaya başladı. Filografi sanatı ile hayata tutunan, yaptığı çalışmalarla birçok insana örnek olan Küçüktürkmen, hayata küsmek yerine dört elle sarıldı ve yaptığı bir birinden güzel çalışmalarla birçok insana örnek oldu. Zamanla filografi sanatı çalışmasında gelişen ve ortaya koyduğu eserlerle profesyonellere taş çıkartan Küçüktürkmen, boş zamanlarında evde de çalışmalarını sürdürüyor. Ortaya koyduğu eserlerle herkesin beğenisini kazanan Küçüktürkmen, kendisini daha da geliştirerek annesiyle birlikte sergi açmayı planlıyor. "Bir yılda 3 tablo yaptım" Filiografi sanatının hayata bağlanma noktasında kendisi için güzel bir aktivite olduğunu belirten Beyza Nur Küçüktürkmen, "Kursa annemle gidip geliyorum. Kurs ve bu sanat bana çok iyi geldi. Tablo yapmayı da çok seviyorum. Kursa düzenli olarak geliyorum ve kursta güzel vakit geçiriyorum. Kursta vakit geçirdikten sonra annemle beraber eve gidiyorum. Annem beni bu kursa getirdi. Evde hiçbir şey yapmıyordum ve bende kursa gelmeye karar verdim. Kursa geldim. Şu ana kadar üç tablo yaptım. Elif, Vav ve kelebek tablosu yaptım" dedi. "Bende kızım sayesinde kursa başladım" Kızının kalp hastası olarak doğduğunu belirten anne Şule Nergiz Şenel, "Kızım açık kalp ameliyatı oldu. Ameliyatı 7-8 saat sürdü. Arkasından 4 defa anjiyo oldu. Beyza’nın hastalık süreci çok zorlu bir süreçti. Aldığı anesteziler ve ilaçlar Beyza’nın biraz beynine zarar verdi, Beyza yüzde 55 zihinsel engelli kaldı. Beyza’nın diğer kardeşlerinde de sıkıntı var ama Beyza kadar değil. Bu hastalık süreci de Beyza’yı çok etkiledi. Beyza son zamanlarda çok ağır depresyon ilaçları kullanıyordu. Biz bu kursa gelmezden önce Beyza tedavi görüyordu. İlaçların vermediği faydayı kızıma bu kurs verdi ve kursta kızıma normal bir bireymiş gibi davrandılar, kızım hiç dışlanmadı. Kızım kursa gelip giderek, sosyalleşti. Bu kurs ve sanat kızıma çok iyi geldi. Şu an Beyza Nur ilacı bıraktı. Doktoru da çok şaşırdı. ‘Annesi ne yapıyorsan Beyza Nur devam etsin’ dedi. Yıllardır verdiğim o mücadelenin sonunda bu günleri görmeye başladım" ifadelerini kullandı. "Filografi kursu Beyza Nur’a çok iyi geldi" Filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan da, "Bir gün atölyeye Beyza Nur’un annesi geldi ve ağlayarak ‘hocam, özel durumu olduğu için benim kızımı hiç kimse kabul etmiyor’ dedi. Derdini anlattı Ben de, ‘sorumluluk alıyorsan kursa getir, bir çocuğunu göreyim. Bir başlayalım, nasıl devam edecek ve gözlemleyelim. Eğer yapabiliyorsa burada devam edecek’ dedim. Annesi Beyza’yı getirdi. Beyza Nur kursa başladı. O gün bugündür burada çok güzel işler başardı. Hem motivesi çok yüksek hem de güzel işler çıkarıyor. Kursa gelmeden önce ilaç kullanıyordu. Şu anda ilacının bir kısmını kesildi. Çünkü burada gerçekten de motive oluyor, kendisine özgüven geldi. Aynı zamanda güzel işler çıkarıyor ve takdir alıyor. Beyza Nur, burada diğer kursiyerlerle sosyalleşiyor. Beyza Nur’a birçok şey kattığımıza inanıyorum" diye konuştu.
Gaziantep MAREV’de Arslan güven tazeledi Gaziantep’in en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Gaziantep Şubesi’nde genel kurul heyecanı yaşandı. Tek liste ile gidilen seçimde, mevcut Başkan Abdülkerim Arslan yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Gaziantep’te yaşayan Mardinlilerin yardımlaşma, dayanışma ve eğitim odağındaki buluşma noktası olan MAREV Gaziantep Şubesi, Olağan Genel Kurulu’nu bugün gerçekleştirdi. Altunkaya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya’nın yanı sıra bölgenin önde gelen iş insanları, sanayiciler ve vakıf üyelerinin katılımıyla düzenlenen kongrede, Divan Başkanlığını Mehmet Emin Türk yaparken divan üyeliklerini de Hadi Çelik ve Hüseyin Pak yaptı. Kongrede MAREV’in geçmiş dönem faaliyetleri ibra edilirken gelecek projeksiyonu da üyelerle paylaşıldı. "Eğitim önceliğimiz olmaya devam edecek" Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından üyelere teşekkür eden Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Arslan, MAREV’in misyonuna vurgu yaptı. Arslan, yaptığı konuşmada, "Vakfımız, kurulduğu günden bu yana ’doğduğu kent ile doyduğu kent’ arasında sarsılmaz bir köprü olmuştur. Bizim en büyük yatırımımız insana ve eğitime yapılan yatırımdır. Yeni dönemde de üniversite öğrencilerimize sağladığımız bursları artırmak ve gençlerimizin Gaziantep sanayisi ile entegrasyonunu sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. Bizlere bu onurlu görevi yeniden layık gören tüm üyelerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Sosyal ve kültürel projeler hız kesmeyecek Genel kurulda, vakfın sadece eğitimle sınırlı kalmayıp Mardin’in kadim kültürünü Gaziantep’te yaşatmaya yönelik projelerine de değinildi. Yeni yönetim döneminde; sosyal yardımlaşma ağının genişletilmesi, kültürel etkinliklerin çeşitlendirilmesi ve Gaziantep’in sosyal dokusuna sunulan katkıların artırılması hedefleniyor. Abdülkerim Arslan başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Hasan Erol, Yılmaz Aktürk, Abdulbaki Çelik, Osman Şimşek, Hilali Hacımustafaoğlu, Abdulkadir Gümüş, Abdulhalim Ünverdi ve Murat Güven yer aldı. Kongre, yeni yönetim kurulunun toplu fotoğraf çekimi ve tebriklerin kabulüyle sona erdi.
Adana 16. Kardelen Çiçeği Futbol Turnuvası "Özgür Gazze" temasıyla başladı Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi’nin gelenekselleşen "Kardelen Çiçeği Futbol Turnuvası", "Özgür Gazze" temasıyla, dostluk ve kardeşlik mesajları eşliğinde başladı. Karın altından güneşe doğru uzanan ve zorluklara karşı direnişi simgeleyen kardelen çiçeğinden adını alan turnuvanın açılış konuşmasını yapan Eğitim -Bir - Sen Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, her yıl farklı bir toplumsal konuyu tema olarak belirlediklerini hatırlatarak, "Bu yıl gözümüzün bebeği, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın bulunduğu topraklarda yaşanan soykırıma dikkat çekmek istedik. Bu yüzden turnuvamızı ’Özgür Gazze’ başlığı altında düzenleme kararı aldık" ifadelerini kullandı. Sporun birleştirici gücüne inandıklarını belirten Başkan Sarıgeçili, turnuvanın Eğitim-Bir-Sen üyeleri arasındaki birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu zirveye taşıdığını vurguladı. Sarıgeçili, "Bizim organizasyonumuzun değişmez sloganı ’Kaybedeni olmayan turnuva’dır. Bu turnuvada kıyasıya bir rekabet olacak, ter dökülecek; ancak bu rekabetin temelinde sonsuz bir saygı ve sarsılmaz bir kardeşlik var. Her sene olduğu gibi bu sene de toplumun her kesimine örnek olacak, centilmenlik dolu maçlar izleyeceğimize inancım tamdır" dedi. Eğitim camiasını bir araya getiren ve tam 6 hafta sürecek olan futbol şöleninde 24 takım şampiyonluk kupası için mücadele edecek. Sadece galibiyetin değil, spor ahlakının da ödüllendirileceği turnuvanın finalinde; şampiyon olan takımlara, fileleri en çok havalandıran gol kralına ve saha içindeki örnek davranışlarıyla öne çıkan en centilmen futbolcuya "Fair Play" ödülleri takdim edilecek.