ASAYİŞ - 25 Aralık 2025 Perşembe 12:08

Öğrenciler savcıyı sorguya çekti

A
A
A
Öğrenciler savcıyı sorguya çekti

Bartın’da kariyer günleri çerçevesinde İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile buluşan Cumhuriyet Savcısı Doç. Dr. Fatih Ulaşan, savcılık mesleğini anlatarak, okul döneminden hatıralarını da paylaştı. İki eliyle de aynı anda yazarak not alabilme yeteneği bulunan Savcı Ulaşan, öğrencilerin ’’mafya ile karşı karşıya kaldınız mı, arkası kuvvetli şüpheliyle karşılaştınız mı, ölülerle duygusal bağ kuruyor musunuz?’’ sorularına da samimiyetle cevap verdi.


Bartın’ın Ulus ilçesinde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Fatih Ulaşan, kariyer günleri etkinlikleri kapsamında Şehit Mustafa Kemal Açıkgöz Anadolu İmam Hatip lisesinde öğrencilerle buluştu. Seminerde öğrencilik dönemlerini anlatan Savcı Fatih Ulaşan, öğrencilere başarılı olmak için istikrarlı ve yoğun bir çalışma temposuna girmeleri gerektiğini kaydetti.


Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Fatih Ulaşan, ’’Ben çok özel ders almadım. Bana göre liseler yeterliydi. En az günde 6-7 saat okuldan sonra ders çalışıyordum. Geleceğe hazırlık için de önemli. Hukuk fakültesine girdikten sonra da çalışmak zorundasınız. Üniversitede çalışma temponuzu devam ettirebilmeniz daha kolay olur. O ritmi yakalamanızda yardımcı olur’’ dedi


Savcı ve hakim olmak isteyenlere hukuk fakültesi ve branşlaşma konularında da bilgiler veren Doç. Dr. Ulaşan, ’’Hukuk Fakültesi sadece ceza ile alakalı değildir. Hayatı tanımanızı da sağlar. Belli bir problemi çözmek için sadece hukuk kitaplarıyla yorum yapamazsınız. Başka branşlardan da destek almalısınız. Kamu yönetimi, siyaset, ekonomi hatta psikoloji dersleri vardır. Onlardan bir bütün olarak destek alıp hukuku daha çok özümseyebilirsiniz. Kendinizi geliştirmek için Hukuk Fakültesi iyidir. Ama ondan sonra avukat mı olursunuz, hakim savcı mı olursunuz, yoksa başka bir iş mi yaparsınız onu bilemiyorum. Tabii Hukuk Fakültesi mezunu olduğunuzda benim bildiğim kadarı birden çok mesleğe girebilir, sınavlarına katılabilirsiniz. Size geniş bir imkan sunar. Hukuk Fakültesi’nde bütün dersleri almalısınız. Bütün derslerde yetkin duruma geldiğinizde branşlaşma olur. Hakim ve savcılığa girdiğinizde branşlaşma olur. Mesela biz savcı olarak hukuku çok bilmek zorundayız. Zaten ilgimiz de o değil. Biz cezaya bakarız. Onun için ceza durumu bizim için daha önemlidir’’ ifadelerini kullandı.



’’Adalet Bakanlığı’nda branlaşma, düşünülen bir konu’’


Savcı Fatih Ulaşan, soru üzerine Adalet Bakanlığı’nda pilot uygulamalarla branşlaşma başladığını da belirterek, ’’Adalet Bakanlığı’nda branşlaşma ileride düşünülen bir konu. İlerde yapılacağını, hatta yapıldığına yönelik örnekleri var ama ileride daha detaylı şekilde uygulanacağını düşünüyorum’’ şeklinde konuştu.



’’Bu mesleğin manevi sorumluluğu gücünden daha fazla’’


Geçici bir hevesle hakim ve savcı olmak isteyen öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Savcı Ulaşan, ’’Bu mesleğe geçici bir hevesle girmeyin. Hayli zamanınızı alır. Hukuk Fakültesi, hakim savcı hazırlık. Bu süreç 7-10 yıl bir zamanınızı alır. Ondan sonra ‘bu mesleği sevmedim, bana göre değil’ derseniz, hayatınızı en güzel dönemleri heba olabilir. Bu mesleği seçerken dikkat edin. Bu mesleğin manevi sorumluluğu, gücünden daha fazladır. Bizim gücümüz olabilir ama zannetmeyin ki, her zaman bu gücümüzü kullanıyoruz. Gücü adaletli bir şekilde kullanmakla hükümlüyüz. Çünkü karar verirken, hem manevi sorumluluklarımız var, hem de bizi denetleyen kurumlar vardır. Hiçbir zaman hakim savcı, tek güç olmaz. Karar vermede hakim ve savcı gerekir ama adaletli karar verdiğimiz takdirde, bu mesleğe devam edebiliriz. Bu mesleği seçerken, gücün dışında manevi sorumluluğu hesaba katarak girerseniz, sizin geleceğiniz için daha hayırlı olacağını düşünüyorum’’ ifadelerine yer verdi.


Ulaşan, soru üzerine ise kendisini savcı olmaya iten faktörleri şöyle anlattı:


’’Çocukluk dönemimde de okumayı severdim. O yüzden Hukuk Fakültesi’ni seçtim. Ben daha fazla dışarıdayım. Olay olur, bir durum olur, kolluğu denetleme olur, suç olur. Genel olarak biz savcılar dışarıdayızdır. Hem dosyalara bakarız, hem de dışarıdayızdır. Hakimliğin tarafı daha çok dosya olduğu için bana da daha monoton geldiği için ben savcılığı tercih etmiştim.’’



İki eliyle de aynı anda yazabiliyor


Savcı Ulaşan bir öğrencinin ’’İki elinizle de aynı anda not alabiliyormuşsunuz, bunu nasıl başardınız?" sorusuna ise ’’Yetenek diyelim. Öğrencilik döneminde gelişen bir yetenek. Daha hızlı yazabiliyorum. Benim yazım, çok iyi değildir. Not almam ya da aklımda tutmam gerektiğinde yazıya dökme çabam çift elle yazma yeteneğimin gelişmesinde bana yardımcı olmuştur’’ dedi.



’’Ölülerle psikolojik bağ kurmayız’’


Fatih Ulaşan başka bir öğrencinin, ’’Olay yerinde inceleme yapıyorsunuz, ölülerle duygusal bağ kuruyor musunuz, olaydan etkileniyor musunuz?’’ sorusuna, ’’Biz daha çok soruşturmayı, bundan sonrasının ne olacağını düşündüğümüz için ölülerle çok psikolojik bağ kurmayız. Mesela bir kaza olduğunu düşünürsek, hep şüpheliye ne yapacağımızı düşünürüz. Hep kafamız ordadır. Yani suçlu mudur, değil midir. Gözaltına alma, tutuklamaya sevk etme gibi yetkilerimiz olduğu için olayın sonrasını düşünürüz. Bu nedenle , ölüm mahallinden yada otopsi durumlarından etkilenmeyiz. Tabii etkilenecek olanlar, hassas olanlar varsa en azından savcılığı seçmesinler. Bunlar için hakimlik daha iyi olabilir. Çok daha az ölülerle muhatap olursunuz. Hakim ve savcılık mesleği, çok büyük, sorumluluk gerektiren meslektir. Manevi sorumluluğu çok daha ağırdır. Girdiğiniz zaman zaten oraya girmek için belli bir zaman harcamışsınızdır’’ ifadelerini kullandı.



’’Devletten büyük bir güç mü var’’


Savcı Ulaşan, ’’Arkası kuvvetli suçlu ya da şüphelilerle karşı karşıya kaldınız mı?’’ şeklindeki soruya ise, ’’Türkiye’de devlet var. Bartın’da devlet var. Devletten başka büyük bir güç mü var? Bizler de bu devletin savcılarıyız’’ ifadelerini kullandı.



’’Mafya ile karşılaşmadım’’


Bir başka öğrencinin, ’’Mafya babaları ile karşılaştınız mı, korktunuz mu?’’ sorusuna Ulaşan, ’’Mafya ile karşılaşmadım ama bize fark etmez. Bu mesleği seçerken her şeyi göze almıştık’’ dedi.



’’Yanlış kararın bir cezası vardır’’


Fatih Ulaşan, yanlış kararlarda sorumluluk kimin üzerinde olduğu yönündeki soruya ise, ’’Genelde sorumluluk hakimin üzerindedir. Ama sorumluluk kısmen, benim yani biz savcıların da üzerindedir. Kararı veren hakimdir. Hepimizin üzerinde belli bir sorumluk vardır. Karar verenler, iddia makamları. Ama birden çok itiraz ve temyiz makamları da vardır. Bunlar kullanılır. Yanlış kararın bir cezası vardır. Her meslekte olduğu gibi, hatanın derecesine bakılır. Nasıl bir hata yaptın, hangi şartlarda yaptın. Bunlara bakılır’’ şeklinde konuştu.


Ulaşan, ’’Savcılık dışında ise hangi mesleği seçerdin’’ yönündeki soru üzerine ise, ’’Savcı olmasam ya Hukuk Fakültesi’nde akademisyen olmak isterdim ya da Dışişlerinde görev yapmak isterdim. Dışişleri bana daha yakındı’’ dedi.


Seminerin ardından Okul Müdürü Hulusi Dökmeci ve öğrenciler, savcı Fatih Ulaşan’a teşekkür etti.



Öğrenciler savcıyı sorguya çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı resmi aracı alkollü kullanırken jandarmaya yakalandı Artvin’in CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal belediyeye ait resmi aracı alkollü kullanırken Cankurtaran Tüneli çıkışında jandarma ekiplerine yakalandı. Ahmet Soysal’ın ehliyetine el konulurken, alkollü araç kullanmaktan da para cezası kesildi. Alınan bilgiye göre, Cankurtaran Tüneli içerisinde geçtiğimiz 22 Şubat günü saat 02.30 sıralarında Artvin Belediyesi’ne ait 08 AC 958 resmi plakalı Volkswagen kamyonetin yalpalayarak seyir ettiği gözlendi. Aynı aracın Borçka ilçesi Çifteköprü köyü Cankurtaran Tüneli çıkışında yol şeridini ikiye bölen tabelaya da hafif bir şekilde çarptığının görülmesi üzerine araç şoförünün sağlık sorunu olabileceği düşünülerek jandarma ekipleri tarafından müdahale edildi. Aracın şoför koltuğundan inen CHP’li Artvin Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Soysal’ın (42) ayakta duramayacak şekilde alkollü olduğunun görülmesi üzerine jandarma ekipleri tarafından alkol kontrolü yapılmak istendi. Soysal’ın karşı koyarak buna yanaşmaması üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı‘ndan alınan talimat doğrultusunda kan testi yapılmak maksadıyla Borçka Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Ahmet Soysal’ın kan testi vermeyi de reddetmesi üzerine Borçka Nöbetçi Cumhuriyet Savcısından alınan talimat ile asayiş ekibi ve hastane güvenlikleri ile zor kullanılarak test yapılmak üzere kendisinden kan örneği alındı. Yaşanan olayın ardından Soysal, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ahmet Soysal hakkında görev başındaki güvenlik güçlerine mukavemet ve alkollü araç kullanmaktan işlem yapılırken, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Ahmet Soysal’ın ehliyetine el konulurken, alkollü araç kullanmaktan da para cezası kesildi.
Edirne Taşkında mahsur kalan hayvanlar kurtarılmaya devam ediyor Debisinin yükselmesi sonucu Meriç Nehri sularının yatağından çıkarak taşkın sahasına yayılması sonrası, özellikle Bosna köyü civarında su altında kalan alanlarda mahsur kalan hayvanlar için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Yapılaşma izni olmamasına rağmen bağ evi ya da hayvan ağılı olarak kullanılan bazı noktalarda küçükbaş hayvanların tahliyesi devam ederken, evlerde mahsur kalan kedi ve köpekler için de ekipler yoğun çaba harcıyor. Suların yükselmesiyle birlikte birçok ev ve eklenti su altında kalırken, özellikle kedi ve köpeklerin suyla temas etmeyen yüksek noktalara çıkarak korunmaya çalıştığı görüldü. Arama kurtarma ekipleri, mahsur kalan hayvanların aç kalmaması için kuru mama takviyesi yaptı. Edirne’ye gelen Sakarya AFAD ekibi, zodyak botlarla taşkın bölgesinde arama faaliyetlerini sürdürdü. Titizlikle yürütülen çalışmalarda kurtarılmayı bekleyen hayvanlar tek tek güvenli bölgelere taşındı. Ekipler, yaklaşık üç gündür aç olduğu tahmin edilen bir köpeği mahsur kaldığı yerden kurtararak zodyak bota aldı. Karaya ulaştırılan köpeğin, verilen kuru mamayı iştahla yemesi dikkatlerden kaçmadı. Kurtarılan hayvanın, kendisini kurtaran ekiplerin yanından uzun süre ayrılmaması ise duygusal anlara sahne oldu. Taşkın bölgesinde hem küçükbaş hayvanların tahliyesi hem de sahipsiz ya da mahsur kalmış evcil hayvanların kurtarılması için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Yetkililer, taşkın sahasında yapılaşma yasağına rağmen kullanılan alanların bu tür afetlerde ciddi risk oluşturduğuna bir kez daha dikkat çekiyor.
Manisa Gönüllü gençlerle iftar seferberliği Manisa’nın Demirci ilçesinde Ramazan ayı boyunca belediye aşevinde hazırlanan sıcak iftar yemekleri, gönüllü gençlerin desteğiyle her gün 350 ihtiyaç sahibi vatandaşın evine ulaştırılıyor; yaşlı ve hastalara ise evde temizlik hizmeti sunuluyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye ekipleri, ihtiyaç sahibi, kimsesiz ve hasta vatandaşları ramazan ayında da yalnız bırakmıyor. Demirci Belediyesi tarafından yılın her günü sürdürülen sıcak yemek desteği, ramazan ayıyla birlikte daha kapsamlı şekilde devam ediyor. Belediyeye bağlı aşevinde her gün özenle hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek, hijyenik bir ortamda özel ambalajlarla paketleniyor. Gönüllü gençler seferber oldu Yemeklerin hazırlanması, paketlenmesi ve evlere ulaştırılması sürecinde Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü gönüllü gençleri ile Eğitim Fakültesi öğrencileri de destek veriyor. Hazırlanan iftar yemekleri, belediye personelleri tarafından ilçedeki 350 vatandaşın evine iftar öncesinde tek tek teslim ediliyor. Öte yandan Demirci Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yalnızca yemek desteğiyle sınırlı kalmıyor. Kadın personellerden oluşturulan iki ayrı ekip, haftanın belirli günlerinde hasta ve yaşlı vatandaşların evlerine giderek temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor. Ev temizliği hizmeti sayesinde hem hijyen şartları iyileştiriliyor hem de vatandaşların yaşam alanları daha sağlıklı hale getiriliyor. "Sosyal belediyecilik sorumluluğumuzun gereğini yapıyoruz" Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada dayanışma ve paylaşma vurgusu yaptı. Başkan Kara, "Ramazan ayı; birlik, beraberlik ve yardımlaşma ayıdır. Bizler de Demirci Belediyesi olarak ihtiyaç sahibi, kimsesiz ve hasta hemşehrilerimizin her zaman yanındayız. Aşevimizde hazırlanan sıcak yemekleri yılın 365 günü vatandaşlarımızın evlerine ulaştırıyoruz. Ramazan ayında ise bu hizmetimizi aynı titizlikle sürdürüyoruz. Kimsenin sofrası boş kalmasın, kimse kendini yalnız hissetmesin istiyoruz" dedi. Ev temizliği hizmetine de değinen Kara, "Yaşlı ve hasta vatandaşlarımızın sadece yemek ihtiyacını değil, yaşam şartlarını da önemsiyoruz. Kadın personellerimizden oluşturduğumuz ekiplerimizle ev temizliği desteği sağlıyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, hemşehrilerimizin hayatına dokunan hizmetler üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.